(5237 S. K. m. 53, 62, 63, 220, 314) (3713 S. K. m. 1, 3, 5, 7) (5271 S. K. m. 141, 223, 280)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca 07/12/2016 tarih, 2016/4487 esas sayılı iddianame ile; sanık B. Y.'ın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 53, 3713 sayılı yasanın 5/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2017 tarih, 2016/259 esas ve 2017/148 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanık B. Y.'ın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle TCK'nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı yasanın 3, 5/1, TCK'nın 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı sanık müdafi tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık B. Y. yerel Mahkemede alınan savunmasında; "Öncelikle suçlamaları kabul etmiyorum, bylock kullanmadım, bylock çıkan 0533 341 70 .. numaralı hat benim adıma kayıtlıdır ancak bu hattı eşim 10 yılı aşkın süredir kullanmaktadır. Ben örgüt sohbetlerine gitmedim, organizasyonlarına katılmadım, üniversitede devlet yurdunda kaldım. Sendika üyeliğim yoktur, gazete dergi aboneliğim yoktur. Çocuklarım 2007 yıllarında okul başarılı diye Altınbaşak'a gittiler, ben eşimle birlikte Umre'ye gittim, Umre gezilerine özel şirketlerle gitmiştik, hangileri olduğunu tam olarak hatırlayamıyorum. Bankasya'da hesabım yoktur. Okumuş olduğunuz TC kimlik numarası bana aittir, 533 341 70 .. numaralı telefon numarası benim adıma kayıtlıdır ancak bu numarayı eşim kullanmaktadır. Ben bylock kullanmadım, kabul etmiyorum. 2014'te Erzurum'a ailecek Palandöken'e gitmiştim, şubat tatiliydi, Eyüp'e yine ailecek gitmiştik, çocuk eğlence merkezi Vialand'a gitmiştik. 0505 858 61 .. numaralı hat benim kullandığım hattır. A. E.'i tanımıyorum, H. Ö.'i de hatırlamıyorum, H. G.'ı da tanımıyorum, H. K.’yı da tanımıyorum. Ben aile hekimiydim belki bunlar hastam olabilir, L. T.u da tanımıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık B. Y. Dairemizde alınan savunması da; "Ben suçlamaları kabul etmiyorum, aşamalardaki savunmalarımı tekrar ediyorum. FETÖ/PDY örgütüyle herhangi bir bağlantım yoktur. Tıp Fakültesini Eskişehir'de okudum, okurken devlete ait yurtlarda kaldım. Zorunlu hizmetimi Doğuzbeyazıt'ta yaptıktan sonra Isparta'ya tayin oldum. Burada annelerimizin aynı camiye gitmelerinden dolayı tanışmaları sonucu ben de eşimle görücü usulüyle tanışıp evlendik. Yaklaşık 10 yıl önce eşimin kullandığı ama kayden bana ait olan telefon hattında çıkan bylock programıyla ilgili bir bilgim yoktur. Bu hattı belirttiğim gibi 10 yıl önce almış ve o tarihte eşime kullanması için vermiştim. Eşimin de FETÖ/PDY ile bir bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum bana herhangi bir şey yansıtmadı. Şu anda kendisi 9 yıla hüküm özlü olarak cezaevinde tutuklu bulunmaktadır. Eşim Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde bir dönem başhekim yardımcılığı yaptı. Rektörlükte herhangi bir idari görev almadı. Evliliğimiz sırasında bana Fetullah Gülen ya da hizmet hareketiyle ilgili herhangi bir şey söylemedi. Bylock programını kullanmışsa da benim hiç haberim olmadı. Çocuklarımı Fetö'nün okuluna 2006 yılında göndermiştik, o zamanlar cemaat olarak biliniyordu, gönderilmesine de tercihi eşim yapmıştı dedi. Devamla; eşime verdiğim telefon hattı 0533 341 70 .. idi, bu hattı ben hiç kullanmadım ilk aldığım tarihten itibaren hep eşim kullandı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-26/08/2016 tarihli arama ve el koyma tutanağı,
3-21/08/2017 tarihli analiz raporu,
4-Isparta İl Emniyet Müdürlüğünün 10/02/2017 tarihli üst yazısı ile ekli istihbarat raporu,
5-Isparta İl Emniyet Müdürlüğünün 10/01/2017 tarihli araştırma ve tespit raporu,
6-Sanığın yapılan otel sorgulamasında kalmış olduğu otel kayıtlarına ilişkin Isparta İl Emniyet Müdürlüğünün 12/01/2017 tarihli yazı cevabı,
7-Sanığın Bank Asya ve Zaman Gazetesine yönelik operasyonları protesto amacıyla Isparta ilinde yapılan gösterilere katılan ve kimlik tespiti yapılanlar arasında olmadığına dair Isparta İl Emniyet Müdürlüğünün 06/01/2017 tarihli yazı cevabı,
8-Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketinin 18/01/2017 tarihli sanığın abonelik kaydının bulunmadığına dair yazı cevabı,
9-Sanığın kullandığı GSM hattına ilişkin HTS dökümlerinin incelenerek terör örgütü ile bağlantısı olan kişilerle irtibatının olup olmadığı hususunda düzenlenen 17/03/2017 ve 18/06/2017 tarihli HTS analiz raporları,
10-Sanığın bylock dökümlerine ilişkin 18/07/2017 tarihli tespit ve değerlendirme tutanağı,
11-Sanığın bylock kullandığına dair 06/10/2016 tarihli tutanak ile 13/01/2017 tarihli araştırma tutanağı,
12-Bylock programına ilişkin bilgi notu,
13-Asya Katılım Bankası AŞ'nin 23/03/2017 tarihli yazı cevabı,
14-Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/121 esas sayılı dosyası üzerinden 20/09/2016 tarihinde yapılan duruşma tutanakları ve SEGBİS çözüm tutanağı, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca M. H. Y.'ın 15/03/2016 tarihinde alınan savunma örneği, M. H. Y.'ın 15/03/2016 tarihinde kolluk birimlerince alınan ifade tutanağı,
15-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
16-Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/259 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
ISPARTA 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 25/10/2017 tarih, 2016/259 esas ve 2017/148 karar sayılı hüküm ile; sanık B. Y.'ın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle TCK'nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı yasanın 3, 5/1, TCK'nın 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık müdafi 25/10/2017 ve 01/12/2017 havale tarihli istinaf dilekçeleri ile; müvekkili hakkında yerel mahkemenin zorlama gerekçeler ile örgüte yardım etme yönünde hüküm tesis etmesinin ceza hukukunun evrensel ilkesi olan cezaların şahsiliği prensibine aykırılık teşkil ettiğini, kurulan hükmün somut veriden uzak tahmine ve olasılığa dayandığını, bu nedenlerle hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında 27/03/2018 tarihli celsedeki esas hakkında mütalaasında; "sanık hakkında Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2017 tarih, 2016/259 esas - 2017/148 karar sayılı gerekçeli kararıyla hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etmek suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de sanık hakkında mahkumiyete temel alınan çocuklarını örgüte müzahir Altunbaşak okullarına göndermek ve hakkında örgüt üyeliğinden soruşturma açılan bazı kişilerle telefon irtibatı kurmak şeklindeki eylem ve durumların atılı suçun unsurlarını oluşturmayacağı anlaşıldığından mahkemenin mahkumiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
TCK'nın 314. maddesi bakımından; bir oluşumun, bir yapılanmanın silahlı terör örgütü sayılabilmesi için, TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen suç işlemek için örgüt kurma suçunda örgütün varlığı için gerekli koşullar yanında, Türk Ceza Kanununun ikinci kitap, dördüncü kısım, dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları "amaç suç" olarak işlemek üzere kurulmuş ve amaca matuf bir eylem gerçekleştirmeye yeterli derecede silahlı olması ya da bu silahları kullanabilme imkanına sahip bulunması gerekir. Bu suçu, TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen suçtan ayıran en önemli ölçüt budur.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/1. maddesinde; terör örgütlerini kurma, yönetme ve üye olma suçları düzenlenmektedir. Maddede; "TCK 314. maddesi hükümlerine göre cezalandırılacağı" hükmüne yer verilerek 314. maddenin ceza hükümlerine atıf yapmıştır.
Buna göre Türk Ceza Hukukunda silahlı terör örgütünün unsurları şu şekilde kabul edilmektedir;
Üye sayısı; en az 3 kişiden oluşur. (TMK 7/1, TCK 220-314 maddeleri.)
Amaç ve saik; terör örgütü siyasi maksatla faaliyet gösterir. Bu doğrultuda, “Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme ve tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetlerini yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak” amacıyla faaliyet gösterir. (TMK m.1)
Yöntem; terör örgütü cebir ve şiddet kullanarak baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle hareket eder. (TMK 1-7.md.)
Elverişlilik; terör örgütünün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması gerekir. (TCK 220.md.)
Araç gereç; terör örgütü silahlı bir örgüt türüdür. (TCK 314. madde) Silah suçun unsurudur. Üyelerinin tamamının silahlı olması gerekmez, nitelik ve nicelik bakımından amaç suçu işlemeye yetecek kadar elemanında silah bulunması yeterlidir. Örgütün silahlı olup olmaması sahip olunan silahların cins, nitelik ve miktarı somut tehlikenin belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. Örgütün, silahlı örgüt vasfını kazanması için mensuplarının silah sahibi olmaları gerekmez. Silahlar üzerinde gerektiğinde tasarruf imkanının olması gerekli ve yeterlidir. Elverişlilik somut olaya göre hakim tarafından takdir edilecektir.
Terörle Mücadele Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında, bir oluşumun, örgüt niteliğinde bulunup bulunmadığı ve niteliğinin belirlenmesi hususunda özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Yargılama safahatında, dava ya da soruşturmaya konu oluşumun nerede, ne zaman, kimler tarafından, ne amaçla kurulduğu, ülke genelinde amaca elverişli eylem ve faaliyetlerine ilişkin bilgiler ilgili Devlet kurumlarından dosyaya getirtilmek suretiyle dosyada mevcut olay ve deliller doğrultusunda yargılama makamlarınca belirlenmekte ve yargı kararının kesinleşmesi ile oluşumun suç, terör ya da silahlı terör örgütü niteliğinde bulunup bulunmadığı kesin olarak tespit edilmektedir.
Bir oluşumun örgüt olarak kabulü için uygulanacak kriterler yukarıda açıklanmıştır. Bu oluşum çıkar amaçlı suç örgütü olabileceği gibi, terör örgütü ya da silahlı terör örgütü olarak da yapılanmış olabilir. Örgütün niteliklerinin mahkemece belirlenmesi bir tespit kararıdır. Önceden var olan ancak hakkında karar verilmediği için kamuoyu tarafından bilinmeyen örgütün hukuki varlık kazanması mahkemeler tarafından verilecek karara bağlı ise de, örgütün kurucusu, yöneticileri ya da üyeleri açısından, kuruluş tarihinden veya meşru amaçlarla kurulup daha sonra suç örgütüne dönüştüğü andan itibaren ceza hukuku bakımından işledikleri fiile göre sorumlu olacaklardır.
Bu açıklamalar ışığında; 5237 sayılı TCK'nun 314. maddesinde düzenlenen silahlı örgüt üyeliği suçu; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Örgüte üye olmak fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur. Tek taraflı irade ile bile örgüte katılmak mümkündür. Silahlı örgüte üye olmak; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.
5237 sayılı TCK'nun 220/7. maddesinde suç örgütüne bilerek, isteyerek yardım eden kişinin cezalandırılması öngörülmüştür. Buradaki “yardım eden” kişi, örgütün hiyerarşik yapısı içinde olmayan kişidir. Başka bir deyişle “yardım eden” kişinin örgüt üyesi olmaması gerekir. Dolayısıyla da TCK'nun 220/7. maddesi anlamında yardımdan söz edilebilmesi için yardımın örgüt üyeliği seviyesinde olmaması gerekir. Terör örgütünün, amacına ulaşmak için suç işlediği şüphesizdir. Terör örgütü amacına ulaşmak için birbirinden farklı birçok suç işler. Bir kişinin örgüt üyeliği seviyesinde olmaksızın örgütün genel amacı yönünde gerçekleştirilen faaliyetlere yardımda bulunması ise TCK'nın 220/7. maddesi kapsamında değerlendirilir.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, devletin anayasal nizamını; cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY örgütü silahlı bir terör örgütüdür.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 13/01/2017 tarihli ByLock tespit tutanağına göre; 0533 341 70 .. numaralı sanık B. Y. adına kayıtlı hat ve 990002284618.. IMEI numaralı telefonda ilk kez 24/08/2014 tarihinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programının kullanıldığının tespit edildiği,
Dosya içerisinde mevcut ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre; B. Y. adına kayıtlı 0533 341 70 .. numaralı hat vasıtasıyla ilk kez 10/11/2014 tarihinde, M. H. Y. adına kayıtlı 05333417080@ttnet kullanıcı adlı internet aboneliği ile ilk kez 09/11/2014 tarihinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programının kullanıldığı, yine bu tutanak içeriğine göre kullanıcı ID'sinin 98584, kullanıcı adının drmurad, şifrenin 323232, son online tarihinin 29/12/2014 olduğu gibi, gelen arama sayısının 3, giriş sayısının 34, alınan mail sayısının 5, giden arama sayısının 3, alınan mesaj sayısının 6, okunan mail sayısının 7, gönderilen mesaj sayısının 7 olduğu, 98584 ID'ye bağlı kişi listesinde A. T. ve M. K.'nun bulunduğu, 98584 ID'nin 6 adet arama kaydının bulunduğu, arama kayıtlarında gözüken kişilerin A. T., M. K., 161115 kullanıcı adlı şahıs ile M. C. Ü. oldukları, 98584 numaralı ID'ye bağlı Log tablosuna göre 34 ve 88 kez Log kaydının bulunduğu,
26/08/2016 tarihinde sanığa ait evde yapılan aramada, sanığa ait olan LG marka, 357991-07-060368-2 IMEI numaralı telefon ile içerisindeki 0505 858 61 .. numaralı hattın elde edildiği,
Isparta İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen 21/08/2017 tarihli raporda; sanıkta ele geçirilen cep telefonu ve SİM kart üzerinde yapılan inceleme neticesinde, telefondaki verilerin 24/08/2016-26/08/2016 tarihleri arasında olduğunu, şahsın telefonunu bu tarihler arasında kullandığının ya da format/fabrika ayarlarına döndürmüş olabileceğinin değerlendirildiğinin, mevcut veriler ışığında yapılan değerlendirmede, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili olabilecek veri ya da delile rastlanılmadığının bildirildiği,
Dosya içerisinde mevcut 17/03/2017 tarihli HTS analiz raporuna göre; sanık B. Y. adına kayıtlı olan 0505 858 61 .. ve 0533 341 70 .. numaralı GSM hatlarının 01/01/2014 ila 30/12/2016 tarihleri arasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı 65 kişi ile görüşme kaydının bulunduğunun tespit edildiği,
Dosya içerisinde mevcut 18/06/2017 tarihli HTS analiz raporuna göre; sanık B. Y. adına kayıtlı 0505 858 61 .. GSM numaralı hat ile 01/01/2014 ila 30/12/2016 tarihleri arasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı 25 kişi ile iletişim kurulduğunun tespit edildiği,
Sanığın eşi olup, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan tahkikat yürütülen M. H. Y.'ın kolluk birimlerince alınan ifadeleri sırasında; 0533 341 70 80 numaralı hattı iletişim numarası olarak verdiği ve beyanlarında bu hattı son 5-6 yıldır kullandığını beyan ettiği,
Sanık B. Y.'ın aşamalarda alınan savunmalarında özetle; yaklaşık 10 yıldır 0505 858 61 .. numaralı hattı kullandığını, yine kendi adına kayıtlı olan 0533 341 70 .. numaralı hattı eşi M. H. Y.'ın kullandığını, eşinin mart ayı içerisinde tutuklandığını, kendisine ait telefonun oğlu tarafından oynarken bozulduğunu, ardından başka bir telefon alarak kullandığını, eşinin ByLock isimli programı kullanıp kullanmadığını bilmediğini, BankAsya'da hesabının bulunmadığını, kızı İ. Y. ile oğlu E. Y.'ın Altınbaşak okullarında okuduklarını, 15 temmuz darbe girişiminin ardından çocuklarının kaydını sildirdiğini, bu yapı ile bir ilgisinin bulunmadığını, 2007-2016 yılları arasında aile hekimi olarak görev yaptığını, HTS analiz raporunda ismi geçen bazı şahısların hastası olduğunu, bazılarının komşusu olduğunu, bazı şahısları tanıdığını, bazı şahısları ise tanımadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği,
Yerel mahkeme gerekçeli hükmünde de belirtildiği üzere; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programının indirildiği hat olan 0533 341 70 80 numaralı hattın sanık adına kayıtlı olmasına rağmen yaklaşık son 10 yıldır sanığın eşi olan M. H. Y. tarafından kullanıldığı gibi ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre kullanıcı adının da "drmurad" şeklinde belirlendiği, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kamu davası bulunan sanığın eşi M. H. Y.'ın hakkında yürütülen soruşturma aşamasında ve yargılandığı dosya üzerinden alınan savunmasında, eşi B. Y. adına kayıtlı olan 0533 341 70 80 GSM numaralı hattı 5-6 yıldır kullandığını beyan ettiği, sanık B. Y.'ın aşamalarda alınan savunmalarında ByLock programını kullanmadığını, eşinin ByLock programını kullanıp kullanmadığını bilmediğini beyan etmiş olması ve hakkında ayrıca tahkikat yürütülen M. H. Y.'ın beyanları ile tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sanık B. Y.'ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullanmadığı anlaşılmıştır.
Sanık B. Y.'ın yukarıda açıklanan nedenlerle ByLock programını kullanmadığının tespit edilmiş olması, sanığın çocuklarını FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Altınbaşak isimli okula göndermesi ve HTS analiz raporuna göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı kişilerle iletişim kaydının bulunması şeklinde gerçekleşen somut olayda;
Yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK'nun 314. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçunun oluşabilmesi için silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmenin gerektiği gibi eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinci ile hareket edilmiş olmasının gerektiği, ayrıca örgütle organik bağ kurulmasının, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunulmasının gerektiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Altınbaşak isimli okula çocuklarını göndermesi ve HTS analiz raporuna göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı kişilerle iletişim kurması, sanığın iletişim kurduğu bu kişilerin aile hekimi olması nedeniyle hastaları ve yakınları olduğunu beyan etmiş olması ve sanık savunmasının aksinin kesin olarak kanıtlanamamış olması, yine sanığın eşinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullanması hususunun cezaların şahsiliği ilkesi de gözetilerek TCK'nun 314. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu yasal unsurları itibariyle oluşturmadığı gibi sanığın yüklenen silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği yönünde mahkumiyetine yeter, kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak kanıtların da elde edilemediği,
Yine, yerel mahkemece sanık B. Y.'ın çocuklarını FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Altınbaşak okuluna göndermesi, HTS analiz raporuna göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı kişilerle iletişim kaydının bulunması ve eşinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullanıyor olması hususları bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgüte yardım etmek suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, TCK'nun 220/7. maddesinde düzenlenen örgüte yardım suçunun oluşabilmesi için yardım eden sıfatı taşıyan failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamasının gerektiği gibi failin örgüt üyeliği seviyesinde olmaksızın örgütün genel amacı yönünde gerçekleştirilen faaliyetlere katılarak yardımda bulunmasının gerektiği, somut olayımız değerlendirildiğinde; sanık Berna'nın çocuklarını FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Altınbaşak okuluna göndermesi, HTS analiz raporuna göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı kişilerle iletişim kaydının bulunması, sanığın savunmalarında HTS analiz raporunda belirtilen kişilerin hastaları veya yakınları olabileceğini beyan etmesi ve bu savunmanın aksinin kesin olarak kanıtlanamamış olması, sanığın eşinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullanıyor olması hususları cezaların şahsiliği ilkesi gözetilerek örgütün genel amacı yönünde gerçekleştirilen faaliyetlere yardım olarak nitelendirilemeyeceği ve anılan suçun da yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla;
Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmek suçundan sanık hakkında verilen Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/10/2017 tarih ve 2016/259 esas, 2017/148 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK’nın 223/2. maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık B. Y. hakkında verilen Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/10/2017tarih ve 2016/259 esas, 2017/148 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2) Her ne kadar sanığın Türk Ceza Kanununun 314/2. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ve ilk derece Mahkemesince sanığın eylemi sabit görülerek aynı yasanın 314/2, 220/7. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Dairemizce yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK’nın 223/2. maddesi uyarınca BERAATİNE,
3) Sanığın yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasına,
4) Sanığın CMK'nın 141. maddesi uyarınca gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği günler için tazminat isteyebileceğinin bildirilmesine,
5) Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi asliye ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi asliye ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer ceza evi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, iddia makamının görüşüne uygun olarak C. Savcısı Ahmet Soytürk (34816) ile sanık ve vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 27.03.2018 (¤¤)