(5237 S. K. m. 53, 62, 158, 209, 267) (5271 S. K. m. 223, 231, 280, 286)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında dairemizce yapılan duruşma sonunda aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2007 tarih ve 2007/9957 Esas sayılı iddianamesinde özetle; Sanığın, Ç. Ö.'e borcu olmadığı halde Ç. Ö.'ün kendisini borçlu göstererek 21.220 YTL. bedelli sahte senet düzenleyerek icraya koyduğunu belirterek Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu, yapılan imza incelemesinde senetteki imzanın sanığın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, böylece sanığın iftira suçunu işlediği iddia edilerek TCK'nun 267/1, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/787 Esas-2009/1135 Karar sayılı ilamı ile sanığın TCK'nun 267/1, 62/1, 53 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın 14/01/2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/425 Esas-2016/1180 Karar sayılı ilamı ile, CMK'nın 231/11 maddesi gereğince hükmün açıklanmasına ve sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi sonucu dosya dairemize gelmiştir.
SAVUNMA:
Sanık S. O., Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2016 Tarihli duruşmasındaki beyanında; "1220 TL'lik bir senet söz konusuydu, ilk aşamada bana imza sorulduğunda benim olmadığını beyan ettim, çünkü bana ibraz edilen senet 21.220 TL'lik senetti, bende öyle bir senet imzalamadığımı beyan ettim, hatta ilk bilirkişi raporunda da imzanın benim olmadığına dair rapor geldi, daha sonrasında ikinci bir bilirkişiden de imzanın benim olduğuna dair rapor geldi, detaylı incelemede rakamın başına 2 eklendiği ilişkin karar verildi, karşı tarafta bundan dolayı ceza aldı, beraatimi istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık S. O., Dairemizin 22/02/2017 tarihli duruşmasındaki beyanında; "Ben aşamalardaki savunmalarımı tekrar ediyorum, ben şikayet ederken 21220 TL bedelli senet imzalamadığım düşüncesiyle şikayetçi oldum, kaldı ki benim şikayetimden sonra aldırılan ilk bilirkişi raporunda da imzanın bana ait olmadığına dair rapor düzenlendi, ben kimseye iftira kastında hareket etmedim, bu nedenle beraatimi istiyorum, benim adıma avukatım savunmamı yapacaktır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık S. O. Müdafii Av. Orhan Evren, Dairemizin 22/02/2017 tarihli duruşmasında, "Biz dosyaya ibraz ettiğimiz istinaf dilekçemizi tekrar ediyoruz, müvekkilimiz ilk şikayette bulunurken suça konu senetle ilgili olarak öyle bir borcu olmaması ve imzanın sahte olarak atılmış olabileceği düşüncesiyle şikayette bulunmuş, nitekim aldırılan bilirkişi raporu da müvekkilimizi doğrulamıştır ancak daha sonra aldırılan bilirkişi raporunda imzanın müvekkilimize ait olduğu tespit edilmiş, bunun üzerine müvekkilimizin detaylı düşünmesi ve araştırması sonucunda müşteki ile ortaklıkları sırasında komşuları olan U. Ş. isimli şahsa 1220 TL lik imzalı boş senet verdiğini hatırlamış, bu nedenle yaptığımız şikayet üzerine müşteki Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesince mahkum edildiği gibi açtığımız menfi tespit davasında da senedin başına 2 rakamının ilave edilmesi suretiyle tahrifat yapıldığı tespit edilmiştir. Daha önce Antalya 5. Asliye Ceza mahkemesince müvekkilimiz hakkında HAGB verilmesi nedeniyle mahkemenin kararını temyiz edemedik burada açık bir hak ihlali ile müvekkilimizin mağduriyeti vardır, biz bu nedenle bozma kararı verilerek sanığın beraatine karar verilmesini talep ediyoruz, müvekkilimiz güvenlik şirketinin yöneticisidir bu karar nedeniyle yöneticilikten ayrılmak zorunda kaldı ve mağdur oldu" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
1-Borçlusu S. O. alacaklısı Ç. Ö., 20/12/2005 tanzim 20/01/2006 ödeme tarihli 21.220 YTL bedelli senetteki imzanın S. O.'nun eli ürünü olmadığına dair bilirkişi Hıdır Kızıltaş tarafından düzenlenen 21/04/2007 tarihli rapor,
2-Borçlusu S. O. alacaklısı Ç. Ö., 20/12/2005 tanzim 20/01/2006 ödeme tarihli 21.220 YTL bedelli senetteki imzanın S. O.'ya ait olduğuna dair bilirkişi H. K. tarafından düzenlenen 21/05/2007 tarihli ek rapor,
3-Resmi Belgede Sahtecilik suçundan Ç. Ö. hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2007 tarih 2016/197 sayılı kararı,
4-Sanık S. O.'nun Cumhuriyet Savcılığında müşteki sıfatıyla vermiş olduğu 03/01/2006 tarihli ifadesi,
5-Borçlusu S. O., alacaklısı Ç. Ö. olan 20/12/2005 tanzim 20/01/2006 ödeme tarihli 21.220 YTL bedelli bono fotokopisi,
6-Antalya Emanet Bürosunun 2007/1893 sayılı emanet makbuzu ve emanette kayıtlı suça konu senedin müşteki Ç. Ö.'e iadesine dair 05/07/2011 tarih 2007/787 esas 2009/1135 karar sayılı ek kararın kaldırılmasına ilişkin Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/08/2011 tarih 2011/1345 değişik iş sayılı kararı,
7-Müşteki Ç. Ö.'ün 07/05/2007 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında şüpheli sıfatıyle vermiş olduğu ifadesi,
8-Sanık S. O.'nun şüpheli sıfatıyla 04/06/2006 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında vermiş olduğu ifadesi,
9-Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 24/09/2008 tarihli suça konu senedin "1.220 YTL bedelli iken, baş tarafına "2" rakamını eklenmesi suretiyle "21.220 YTL" haline dönüştürüldüğü, miktarın yazı ile yazıldığı bölümün ise bir seferde yazılmış olduğu sonucuna varıldığını" bildirir raporun fotokopisi,
10-Sanık (Davacı) S. O.'nun açmış olduğu Antalya 7. İcra Müdürlüğünün 2007/8885 esas sayılı takip dosyasındaki 21.220 TL bedelli bononun 20.000 TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine ilişkin Antalya 2. Ticaret Mahkemesinin 26/03/2009 tarih 2007/621 esas 2009/122 karar sayılı ilamı,
11-Sanık savunması,
12-Müşteki Beyanı,
13-Antaya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/813 esas 2016/548 karar sayılı sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğine dair ihbar yazısı,
14-Müşteki Ç. Ö.'ün, "Borçlusu S. O. alacaklısı Ç. Ö., 20/12/2005 tanzim 20/01/2006 ödeme tarihli 21.220 YTL" bedelli senedin ilk önce, "1.220 YTL bedelli olduğu sonradan Ç. Ö.'ün bedel kısmının önüne "2" rakamını koyarak senedi 21.220 YTL haline dönüştürerek icraya koyması nedeniyle TCK'nun 209/1 ve TCK'nun 158/1-d maddelerince cezalandırılmasına ilişkin" Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/427 esas 2013/72 karar sayılı ilamı,
15-Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/787 esas 2009/1135 karar sayılı dosyası ve 2016/425 esas-2016/1180 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm delilerden ibarettir.
ANTALYA 5. ASLİYE CEZA MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Sanık S. O. hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2007 tarih ve 2007/9957 Esas sayılı iddianamesi ile Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/787 esas-2009/1135 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, sanığın TCK'nun 267/1, 62/1, 53 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK 231/5 maddesi gereğince Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı verildiği, kararın 14/01/2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde basit yaralama suçunu işlemesi nedeniyle Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/813 esas-2016/548 karar sayılı ilamı ile ihbarda bulunulması sonucunu, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesince dosya yeniden ele alınarak 2016/425 Esas - 2016/1180 Karar sayılı ilam ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK'nun 231/11 maddesi gereğince açıklanarak TCK 267/1, 62/2, 53 maddelerince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık S. O. Vekilleri, Av. Orhan Evren - Av. Dr. İlker Evren 15.11.2016 tarihli istinaf talep dilekçesi ile, sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesini talep etmişlerdir.
ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAA:
Cumhuriyet Savcısı 22/02/2017 tarihli celsedeki esas hakkındaki mütalaasında; "İncelenen Antalya 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 11/11/2016 tarih 2016/425 esas 2016/1180 Karar sayılı kararı ile sanık S. O.'nun Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/787 Esas 2009/1135 sayılı kararı ile TCK 'nun 267/1,62,53 maddeleri uyarınca verilen 10 ay hapis cezasının açıklanması ile 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Dosya incelendiğinde kararın gerekçesi sanığın daha önce kendisinin imzalamış olduğu 20/01/2006 ödeme tarihli 20/12/2005 düzenleme tarihli senet ile ilgili olarak yapmış olduğu şikayette imzanın kendisine ait olmadığını belirtmesi, ancak daha sonra yapılan kriminal incelemelerde imzanın sanığa ait olduğu ancak 1220 TL değerinde olan senedin rakam ile olan kısmına "2" rakamının sonradan eklenerek senedin 21.220TL haline getirildiğinin ancak yazı ile yazılı miktarın tek bir seferde yazıldığının tespit edildiği, bu şekilde imza kendisine ait olmasına rağmen şikayet eden sanığın iftira suçunu işlediği düşüncesi ile sanığın cezalandırıldığı görülmüştür.
Her ne kadar sanık şikayetinde imzanın kendisine ait olmadığını, tahrifat iddiasının bulunmadığını ilk başta beyan etmiş ise de, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/621 sayılı kararında yapılan yargılamada söz konusu soruşturmaya konu senedin 1220TL'lik olduğu, daha sonra başına "2" rakamının eklenerek tahrifat yapıldığı ve 21.220TL'lik hale getirildiği, bu nedenle de senetteki 20 Bin TL'lik borç için sanığın borçlu olmadığına karar verildiği, adli tıp raporunun da bu doğrultuda olduğu görülmüştür.
Bu şekilde oluşan olaydan da anlaşılacağı üzere sanık beyanında ve şikayetinde kendisinin bu şekilde bir senet imzalamadığını belirttiği görülmüş ise de, senetteki miktar ile ilgili olarak bu miktarda bir senet vermediğini beyan etmiş, senette de tahrifat olduğu ortaya çıkmıştır. Dolayısı ile sanığın kendisine ait olmayan miktardaki bir borcu düzenleyen senet ile ilgili olarak herhangi bir gerekçe gösterip şikayette bulunması ve soruşturma yapılmasını istemesi yararına ve menfaatinedir. Öbür yandan doğrunun ortaya çıkartılması açısından da bu gereklidir. Zira soruşturma makamları ceza soruşturmasında şikayetle ve şikayet sebebiyle sıkı sıkıya bağlı değildirler. Maddi gerçeğin ortaya çıkartılması doğrultusunda her türlü soruşturma ve kovuşturma tekniklerini kullanabilirler. Olayımızda da senet incelenerek senette tahrifat yapıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda sanığın senet ile ilgili olarak her ne gerekçe gösterirse göstersin yaptığı şikayetin haklı olduğu ve Anayasa güvencesine tabi şikayet hakkını kullandığı, dolayısıyla şikayetin anayasal güvence altına alınan şikayet etme hakkı kapsamında kaldığı ve suç oluşturmadığı anlaşılmakla,
Antalya 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 11/11/2016 tarih 2016/425 esas 2016/1180 Karar sayılı CMK'nun 280/2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Sanık S. O.'nun üzerine atılı suçun unsurları açısından oluşmadığından CMK 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE karar verilmesini...' talep ve mütalaa etmiştir.
DAİREMİZİN KABULÜ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre; Sanık S. O.'nun Cumhuriyet Savcılığına verdiği 03/01/2016 tarihli şikayet dilekçesinde; kendisi adına başlangıçta 1220 YTL'lik bono tanzim edildiğini, daha sonra senetin önüne "2" rakamı konularak senette tahribat yapıldığını, senetteki imzaların kendisine ait olmadığını belirterek müşteki hakkında şikayetçi olduğu, Cumhuriyet Savcılığınca yapılan soruşturmada suça konu borçlusu S. O. alacaklısı Ç. Ö. 20/12/2005 tanzim 20/01/2006 ödeme tarihli 21220 YTL bedelli senetteki imzanın S. O.'nun eli ürünü olduğuna dair bilirkişi Hıdır Kızıltaş tarafından düzenlenen 21/05/2007 tarihli ek rapor sonucu Ç. Ö. hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek sanık hakkında da iftira suçundan TCK 267/1 maddesince Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunularak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiilin isnad edilmesi gerekir.
Yargılamaya konu olay incelendiğinde; Sanık S. O. tüm aşamalarda üzerine atılı suçu işlemediğini, Ç. Ö.'e 21220 YTL borcu bulunmadığını, senet üzerinde tahribat yapıldığını iddia etmiştir. Sanık, Cumhuriyet Savcılığına vermiş olduğu şikayet dilekçesinde imzanın kendisine ait olmadığını bildirmiş ve daha sonra yapılan bilirkişi incelemelerinde senetteki imzanın sanığa ait olduğu anlaşılmış ise de İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceme Şubesinin 24/09/2008 tarihli raporunda suça konu senedin "1220 YTL bedelli iken baş tarafına "2" rakamının eklenmesi suretiyle "21220 YTL haline dönüştürüldüğü" bildirilmiş, bu rapor uyarınca Antalya 2. Ticaret Mahkemesinin 26/03/2009 tarih 2007/621 esas-2009/122 karar sayılı ilamı ile senette tahribat yapıldığı kabul edilerek sanığın açmış olduğu Menfi Tespit davasının kısmen kabulü ile; Antalya 7. İcra Müdürlüğünün 2007/8885 esas sayılı takip dosyasındaki 21220 YTL bedelli bononun 20000 TL'lik kısmından S. O.'nun borcu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Suça konu senetle ilgili olarak Sanık S. O.'nun şikayeti sonucunda katılan Ç. Ö. hakkında Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine Resmi Belgede Sahtecilik ve Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında; S. O. tarafından "1220 YTL" yazılı senedin imzalanarak Ç. Ö.'e verildiği, Ç. Ö.'ün bononun unsurlarını tamamlayarak "1220 YTL"nin önüne "2" rakamını koyarak "21220 YTL" için icra takibine geçtiği kabul edilerek TCK'nın 209/1 maddesinde düzenlenen açığa atılan imzanın kötüye kullanılması ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından TCK'nın 158/1-d maddesince cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanığın şikayet dilekçesi, aşamalardaki beyanı, dosya kapsamı, Adli Tıp Kurumu raporu, Antalya 2. Ticaret Mahkemesinin ve Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararları birlikte değerlendirildiğinde sanığın isnadının maddi olgulara dayandığı, eyleminin suç işlemediğini bildiği kimseye suç atmak biçiminde olmayıp anayasal şikayet ve ihbar hakkını kullanmak niteliğinde bulunduğundan iftira kastı ile hareket etmediği kanısına varılarak sanık S. O. müdafiilerinin istinaf isteminin kabulü ile; Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/11/2016 tarih, 2016/425 Esas ve 2016/1180 Karar sayılı sanığın TCK'nun 267/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının kaldırılmasına, sanığın üzerine atılı suçtan CMK.nun 223/2-c. Maddesi uyarınca beraatine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
Sanık S. O. müdafiilerinin istinaf isteminin kabulü ile; Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/11/2016 tarih, 2016/425 Esas ve 2016/1180 Karar sayılı sanığın TCK.nun 267/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının KALDIRILMASINA,
Sanık S. O.'nun iftira kastı ile hareket etmediği sabit görülmekle, CMK.nun 223/2-c. Maddesi uyarınca BERAATİNE,
Sanık yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden tarifesine göre hesaplanmış 990 TL. ücreti vekaletin hazineden alınarak sanığa verilmesine,
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına.
Sanık S. O. ve müdafi Av. Orhan Erdem'in yüzüne karşı katılanın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı C. Ö. (37384)'nün huzurunda talebe uygun sanık yönünden kararın tefhiminden katılan yönünden kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde dairemize verilecek ya da dairemize ulaşacak şekilde ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veya yerel mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle ya da zabıt katibine yapılacak beyanın tutanağa geçirilmesi yoluyla CMK.nun 286/1. maddesi uyarınca Yargıtay'a temyiz yolu açık, süresinde temyiz edilmediği takdirde kesinleşeceği ihtaratıyla oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen tefhim kılındı. 22.02.2017 (¤¤)