(5237 S. K. m. 53, 58, 63, 220, 314) (3713 S. K. m. 3, 5) (5271 S. K. m. 280) (YCGK 11.11.1991 T. 1991/9-242 E. 1991/305 K.)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 23/02/2017 tarih ve 2017/421 Esas 2017/90 nolu iddianamesiyle; Sanık .....'un "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan cezalandırılması istemi ile Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/84 Esas, 2017/168 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle 3713 sayılı yasanın 3/1, TCK'nın 314/2, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nın 53/1, 58/9, 58/6, 63 maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı sanık müdafi tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık ....., Ceza Mahkemesinde alınan savunmasında:"Ben suçlamaları kabul etmiyorum, aşamalardaki savunmalarımı tekrar ediyorum. Bankasya’ya 2013 yılından önce de hesap açtırdım, ocağın 7 inde veya 8 inde taksit süresi geldiği için paramı çektim. Herkes evini arabasını altınını satıp oraya yatırırken ben böyle bir para yatırmadım ve talimatla hareket etmedim. Tutuklu kaldığım süre, ailemin görmüş olduğu mağduriyet nazara alınarak tahliyeme ve beraatime karar verilmesini talep ediyorum. Evle aracım üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasını talep ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ....., Dairemizde alınan savunmasında: "Sanık: Efendim ben hiç bir silahlı terör örgütüne üye değilim kesinlikle. Böyle bir ne FETÖ ya da herhangi bir silahlı terör örgütüne üyeliğim yoktur. Şuana kadar elime askerden başka silah almadım, hiç bir zamanda silah dahi de kullanmadım ve hiç bir şekilde de ...
Başkan: …… diye bir öğretmen var tanır mısın?
Sanık: Tanırım efendim.
Başkan: Bunun iddialarda yer aldığı şeklide Dazkırı da toplantılar yapılır örgüt toplantıları sizin sohbet dediğiniz, bu toplantılara seninde katıldığın iddiası var.
Sanık: Bu benim askere gitmeden önce bir kaç defa katılmış olduğum bir toplantı. Ama askerden sonra böyle bir şeye ya da artık ne nasıl tabir ediyorsanız ben bu toplantılara katılmadım yani.
Başkan: Var mı başka söylemek istediğin? avukat beye söz hakkı vereceğim.
Sanık: Neyle suçlandığımı hepsini tam anlayamadım ama silahlı terör örgütü dediniz
Başkan: İddianameyi okumadın mı?
Sanık: Okudum efendim
Başkan: Orada hepsi yazıyor sana isnat edilen eylemler bütün eylemler yazıyor.
Sanık: Ben suçlu değilim efendim beraatimi istiyorum.
Sanık Müdafii: Müvekkilimin beyanlarına şu aşamada aynen katılıyorum, Bank …. ile ilgili özellikle durumu kendisinden bir kez daha
Başkan: Soralım
Sanık Müdafii: Mahkemenin heyecanı ile aklına gelmemiş olabilir.
Başkan: Peki soralım, Bank …. da özellikle örgüt ele başının talimatından sonra para yatırdığın iddiası da var, iddialardan bir tanesi de bu. Zaman gazetesi aboneliğin var.
Sanık: Aboneliğim yok efendim onu daha önce çalışmışlığım var
Başkan: Çalışmışlığın düzeltiyorum doğru.
Sanık: Efendim, Bank …..ya ben öncelerden bir hesap açtırmıştım o faizsizlik bankacılık olduğu için oraya parayı o şekilde yatırıyordum ve hiç bir şekilde ben ömrüm boyunca kredi çekmedim, hiç bir şekilde maaş hesabımdaki ek hesaptan dahi kullanmadım. Faize karşı olduğumdan dolayı faizsiz bankacılık diye oraya yatırıyordum daha öncelerinden, sizin tabir ettiğiniz şekilde ele başının talimatından sonra yatırmaktan ziyade ben orada ev aldım Ocağın 8 inde ve ev paramın oradan taksit süresi geldiği müddetçe oradan paramı çektim. Herkes evini, arabasını, altınını satıp oraya yatırırken ben tam tersini oradan paralarımı çektim. Benim param orada kayyum atandıktan ve TMSF’ye geçtikten sonra devam etti ve paraları yatırma süreci oradan sonra başladı zaten ve ben en son Temmuz içerisinde 2016 Temmuz içerisinde araba satın aldım. Araba aldığımda paralarımı çektim, yani yoksa paralarım halende daha orada duracaktı yani.
Başkan: 2016 Temmuz ayında sıfırlamışsın hesabı
Sanık: Araba aldığımdan dolayı, orada arabamda şeyde bellidir zaten arabamın olduğu, bir kaç ay öncesinde çekmiştim paramı ve
Başkan: Bu cihan haber ajansına nasıl girdin? Zaman gazetesi dağıtım işi, çalışma işi...
Sanık: İş başvurusunda bulundum onlar yanlış hatırlamıyorsam 2-3 ay gibi bir süre içerisinde cevap verdiler ve dağıtım işine kabul ettiler.
Başkan: Referans var mıydı?
Sanık: Yok hayır.
Cumhuriyet Savcısı: Başkanım bir de yurt dışı gezisi kaldı da.
Başkan: Yurt dışı ile ilgili olan kısmını mı soruyorsun. Savcı bey der ki yurt dışı gezisi de var bu Suriye'ye düzenlenen geziye kiminle gitti, neden gitti.
Sanık: Efendim gazetede çalışırken orada kimin organize ettiğini bilgim yok ama orada gazetede çalışırken beraber gitmiş olduğum bir gezi.
Başkan: Evet Hakim bey derki toplantılarla ilgili cevap vermedi, bu Dazkırı’da ki evlerde yapılan, evde yapılan toplantılara ilişkin.
Sanık: Dazkırı'ya kadar gidip
Başkan: Ne zaman gittin askere?
Sanık: 2012’nin Aralığında gittim efendim.
Başkan: Ondan sonra aynı evde kaldın mı?
Sanık: Efendim ben o evde hiç kalmadım.
Başkan: Pardon Dinar'a döndükten sonra o eve tekrar bu kapsamda yapılan toplantılara gittin mi ?
Sanık: Askerden sonra gitmedim efendim, çünkü ben askerden Haziranda, Temmuzda geldim o tarihten itibaren bir daha gitmedim efendim.
Üye Hakim: Zabıt katipliğini nasıl kazandın, herhangi birin sınavı kazanmandan mülakattı geçmende katkısı oldu mu veya işte daha önceden zabıt katiplerinden dinlemiştik, belli evlerde hazırlanmalar yapılmış işte daktilo, klavye gibi veya mülakatta nasıl davranılacağı yönünde mizansenler yapılmış öyle bir şeylere katıldın mı?
Sanık: Efendim ben bu soruya muhatap olabileceğimi düşünerek bizim aileme bahsettim, benim çalışma kitapçığım vardı onun üzerine karalamalar yaparak çalışmıştım ben. Klavye çalışma kitapçı, o kitapçığı bulamadılar. Ben kesinlikle ne evde, ne yurtta, nede herhangi bir yerde böyle bir şeye katılmadım. Kesinlikle cemaatten yani ben orada çalışıyor olmama rağmen kesinlikle cemaatten bir kişi bile bana referans olmadı. Bunu ispatlaması mümkün yani kesinlikle.
Başkan: ....., Cumhuriyet Savcısı görüşünde senin Silahlı Terör Örgütüne Üye olduğun iddiası ile cezalandırılman yönünde görüş beyan ediyor. Biraz önceki savunmalarına eklemek istediğin, söylemek istediğin bir husus var mı seni dinliyoruz.
Sanık: Ben az öncede bahsettiğim gibi kesinlikle böyle bir terör örgütüne üye değilim. Dediğim gibi hani referansla hakim beyin sorduğu gibi referans olayı da var. Benim böyle bir şeye üye olmuş olsam yada bir bağım olmuş olsa ben oradan birisi yada bir kaçı referans olur. Böyle bir şeyle de karşı karşıya değilim. Hatta arkadaşımızın bir tanesine Çünür, Isparta Çünür dedikleri bir yer varmış, orada klavye kursu yaptırılmış bir çok kişiye bir yurt gibi bir şey varmış orada. Beni orada gören olmadı, Afyon’da da elbette yargılama yapıyorsunuz Afyon’da da benim ismimi söyleyen başkası olmamıştır. Benim böyle bir şeyle hiç bir alakamın olmadığını buradan da anlayabilirsiniz. Ben beraatimi istiyorum efendim. Ben bir şey daha eklemek istiyorum. Ben cezaevindeyken çocuğum oldu şuanda tam 8. Ayını dolduruyor efendim, mümkün görürseniz beraat şu aşamada mümkün değil derseniz efendim, tutuksuz yargılanmamı yada adli kontrol talep ediyorum. Olmadığı sürece mütalaaya savunma yapmak için süre istiyorum bir ay." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ..... 25/05/2015tarihinde SEGBİS üzerinden alınan savunmasında;"
Sanık:Efendim sayın Savcı bey benim ..... Haber Ajansından çalışmamdan dolayı silahlı terör örgütü üyesi olduğumu söylüyor. Ama ben orada 2012 yılından önce çalışmıştım. Yani 2012 yılında böyle bir iddia ya da böyle bir söylem yani hiçbir şey yoktu. Yani ben çalışırken orada böyle bir şey olmadığından dolayı seneler sonra çalıştığım bir yerden dolayı suçlanabileceğim hiç aklıma gelmeden çalıştım ve ben orada emek verdim. Evime ekmek götürmek için çalıştım ve karşılığın ücret aldım. Benim tek bağlantım bu kadar ki tanıklara da sordunuz seneler geçmesine rağmen hani abone ol, dergi al vesaire gibi bir telkinlerde bulundu mu size diye, olmadığını burada tanıklar kendisi hür bir şekilde Mahkemeniz heyetine bunu izah etti ve aynı zamanda benim kendi aboneliğim de yok olmadığını da beyan etmiştim ve kayıtlarda da gözüktü zaten aboneliğimde yok, bundan dolayı benim orada seneler önce çalışmış olmam kesinlikle terör örgütüne üye olduğumu göstermez yani, üniversiteyi bitirdim atanamadım. Atanamayınca değişik yerlere iş başvurusu yaptım burası kabul ettim ve ben burada çalıştım. Dediğim gibi o zamanlarda böyle bir şey yoktu yani ufak bir emaresi olsa zaten yanaşmazdım yani orada çalışmak için hiç bir şekilde uğraş çaba sarf etmezdim yani daha sonra bankadan bahsetmiş Savcı bey mütalaasında talimat diye benim hesabım 2008'den beri devam ede gelen hesap orada ve aynı zamanda talimat ile iddianamede gördüğüme göre 2014 Ocak ve Temmuz ayları arasında bir talimat gerçekleşmiş iddianameye bu şekilde yazılmış. Benim orada hesap hareketlerim bilmiyorum çok dikkat edildi mi ama hesap hareketlerimde Ocak ve Temmuz arasında devamlı para çekişleri ve yüklü bir şekilde para çekişleri, talimatın tam tersine işlem yapılmış benim orada, ha benim haberim yoktu talimattan ama haberim olmamasına rağmen Allah tarafından belki de tam tersi hareket yaptırmış orada banka hesaplarında, ben tam tersi bir şekilde oradan paralarımı çekmişim ve kayyum ve TMSF'ye aktarıldıktan sonra cüzi miktarda para yatırmışım oraya ve Devletin tamamen eline geçtikten sonra yatırmışım, hani bu terör örgütünün elindeyken değil yani yatırmış olduğum paralar hiçbir tanesi, onu da zaten daha öncede belirtmiştim dini hassasiyetimden dolayı faizsiz bankacılık diye oraya yatırıyordum paramı ve ben ömrüm boyunca ben hiçbir şekilde ben faiz çekmedim bütün hesaplarımı kontrol edebilirsiniz, 1 TL faiz çıkarsa bütün suçlamanızı ben kabul edebilirim yani, çekmediğim gibi yatırmadım da ek hesap dahi kullanmadım yani devlet memuruydum ihraç edildim KHK ile ben ek hesap dahi 1 TL dahi ek hesap kullanmadım ve kredi kartını asgarisini dahi ödemedim yani bu kadar hassas olduğumdan dolayı ben faizsiz bankacılık diye ben paralarımı oraya yatırdım ve ben paralarımı yatırdığımdan dolayı terör örgütü oldum. Dini inancımdan dolayı, hem dindarım hem terör örgütüyüm. Yani böyle bir muammada olduğunu düşünüyorum ben burada ve herkes arabasını, evini, altınını, akçesini satarkenki bunlarda yine talimatta var iddianamede var. Böyle bir talimat gelmiş, bu talimatları herkes yaparken Ocak'ın 8'inde ev alıyorum yani garip bir durum yine, talimatın tam tersini yapıyorum yani, hani ben Ocak'ın 8'inde tapu kayıtlarında da bellidir zaten, tam Ocak'ın 8'inde evin ilk taksitini yatırdım orada Bank ……'da yüklü para dediğim bu, ilk taksitini oradan toplu bir şekilde çektim. Daha sonra ikinci taksitini Nisan'da çektim. Gene o talimat dönemi içerisinde yüklü miktarlarda oradaki para, yüklü miktar derken zaten ikinci taksitten sonra param kalmadı zaten orada o paramı çektim yani, siz bunları diyorsunuz ki talimat üzerine yatırdı. Tam tersi ben ev alacağım diye paramı çektim. Daha sonra kalan paramın hepsini de araba alırken çektim yani, bunlardan dolayı ben nasıl terör örgütü oluyorum gene bir garip çünkü talimat zamanında ben bu paraları çekmek yerine yatırmış olsaydım bir nebze tamam diyebilirdim. Hani bankadan terör örgütü olur diye ama tam tersi ben paralarımı çekmişim oradan o talimat süreci içerisinde o yüzden ben kesinlikle bu iddiayı da kabul etmiyorum efendim. Daha sonra yurt dışı gezisinden bahsetmiş Savcı bey mütalaasında ben yurt dışı gezisini tamamen gezi amaçlı yaptım. Terör örgütü ile alakalı değil ki iddianamede de zaten bu belirtilmiş, terör örgütü 2009 yılında Suriye'ye gezi düzenlemiş ben 2010 yılında Suriye gezisine gittim ve orada tekrar iddianamede aynen yazan kelimeyi söylüyorum değerlendirilmektedir diyor terör örgütünün gezisi demiyor. Ama 2009'da kinde terör örgütünün gezisidir propagandasıdır şeklinde bir ibare kullanmış orada iddianamede o şekilde bir ibare kullanılmış. Kesinlikle ben 2010'daki gittiğim gezide terör örgütü ile alakalı değildi yani, bunu da hiçbir şekilde böyle bir iddiada yok efendim. Daha sonra sohbetlerden bahsetmiş Savcı bey, ben sohbetlere gittim bir kaç defa gittiğimi söylemiştim ki benim gittiğimde ispatlar şekilde ve bir iki defa olduğunu söyler şekilde ve tanıklarda burada üç tane tanık çağırdınız, üçü de aynı şeyi söyledi. Bir tek …… 2013'de ben devam ettiğini kendisinin devam ettiğini söyledi. Ama bende size izah ettiğim gibi 2012'in sonunda ve 2013'ün haziranına kadar askerdeydi. Zaten gitme şansımda yoktu. Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde yaptım askerliğimi ve 98'inci Çanakkale ayinlerinde Türkiye Cumhuriyetinin çelengini taşıyan iki kişiden birisiyim efendim. İki kişi taşıdık sabahın dört buçuğunda o çelengi ve o iki kişiden bir tanesi nedense askeriye de beni seçtiler onu da bilmiyorum yani. O iki kişiden bir tanesiyim ve bunlar internette de hala yayınlanır yani ve 38 tane ülkede bu canlı yayınlandı o çelenk taşımam yani efendim. Daha sonra efendim ben dediğim gibi bir iki defa gitmiş olmama rağmen Savcı bey demiş ki, sürekli, çeşitli ve yoğunlukla bu işlemleri yapıyor demiş, şimdi ben buna anlam veremedim. 20 gündür ben bunu düşünüyorum bir iki defa sohbete gitmekle nasıl çeşitli, nasıl yoğunluk ve nasıl süreklilik oluyor. İdeolojiyi benimsemiş demiş orada yani bir iki defa gitmekle ideoloji benimsiyorum. Seneler önce terör örgütü olmadan gazete çalışmamla nasıl ideoloji benimseyebiliyorum. Talimat yatır derken ben paramı çekiyorum ideoloji benimsemiş oluyorum. Bunların hiçbirini hem katılmıyorum hem de hiç bir anlam veremiyorum efendim yani kusura bakmayın ve ben bu terör örgütünün üyesiyim ki nasıl bir üyeyim hiçbir derneğine hiçbir şirketine ortaklığım ya da üyeliğim yok, memur olmadan öncede yok, memur olduktan sonra zaten olamaz, şirket olabilir ama dernek olamaz, okuluna çocuğumu göndermemişim, hiçbir otel programına katılmamışım efendim bunlarda iddianamede gözüktüğü şekilde, hiçbir şekilde himmet ve bursta vermemişim, evimde aramalar yapılmış, iş yerimde arama yapılmış, arabamda arama yapılmış hiçbir tane bir tane dahi suç eşyası olan kitaplar dahi bulunamamış, silah zaten olamaz çünkü askerden başka hiç elime silah almadım. Kitap dahi bulunamamış efendim, cd dahi bulunamamış evimde ve ben terör örgütünün üyesiyim onu da geçtim 1 dolar bile çıkmamış, hani 1 dolarlar gönderiliyormuş o 1 dolar bile çıkmamış benim evimde ama ben bu örgütün üyesiyim. Hiçbir şemada yer almamama rağmen, o kadar şemalar gördüm ben değişik iddianamelerde hiçbirisinde yer almamama rağmen bu terör örgütünün üyesiyim. Yani bu kısmını kesinlikle kabul etmiyorum ve çok garip geliyor ve ben bankaya talimat ile para yatırmışım diyor Savcı bey ama banka tarihlerini şu anda hatırlayamıyorum.
Başkan: Onu açıkladın zaten.
Sanık: Belli tarihlerde o bankanın protestoları yapılmış ve bunu fotoğraf ve video ile giden çıkan kişiler tespit edilmiş ve iddianamelere dosyalara konulmuş bunlar hiçbirisinde yokum. Gazete için keza gene protestolar yapılmış onların fotoğrafları ve ne bileyim videoları var ama ben gene hiçbirisinde yokum. Böyle bir iddia dahi yok, iddiayı da geçiyorum söylem dahi yok gitti, gitmiş olabilir bile diyen yok ama ben öyleyken bu şeyin terör örgütünün üyesiyim ve aynı zamanda efendim iddianamede diyor ki açık ve net bir şekilde bu çok hoşuma gitti benim eylem birlikteliği yoktur diyor efendim. Ama ben terör örgütünün üyesi ile suçlanıyorum. Eylem birlikteliğim olduğu söyleniyor ideolojisini benimsediğim söyleniyor bunlar bana şey gelmiyor ve kesinlikle bunların hiçbirisini kabul etmiyorum efendim.
Başkan: Peki.
Sanık: En son olarak bir şey daha söylemek istiyorum. İşe girenlerin referansını sormuştunuz geçen sefer bana, benim oradan çıkardığım kadarıyla hani referansın kim diye sormuştunuz bana benim oradan çıkardığım kadarıyla bu cemaat üyelerinin ya da terör örgütü üyelerinin işe girerken referans olarak giriliyor, bana bir kişi referansı bu ya da böyle olduğunu duydum diyen dahi yok, yani bunu iddia etme somut bir şey olmayabilir ama duyduğunu dahi söyleyen yok, hani duydum ettim deyip yalan söyleyenler çok oldu burada benim hakkımda ve sonradan hepsi ifadelerini geri aldı kendilerini kurtarmak için böyle bir yalanı dahi ortaya atamamışlar ki böyle bir iddia yok, olay yok ve klavye kursu mevzusuna gelince hani burada geçende şey yaptığımız gibi.
Başkan: Evet toparla artık.
Sanık: Isparta Çünür'de klavye kursu yapılmış efendim o klavye kursunda beni gören duyan olmamış ki burada ….. o kadar açıklamalar yapmıştı bunlar vardı, fotoğraf göstermişlerdi biz aynı kovuşta kalıyorduk daha önceden oradan biliyorum. Fotoğraflar göstermişler bunlar vardı demiş ama benim ismimi söylemedi çünkü yoktum. Söyleyemezdi zaten bunu Afyon'da da böyle bir muhtemelen bir şey yapılmıştır Afyon'da da benim ismini söyleyen duyduğunu gördüğünü diyen dahi olmamış. O yüzden efendim bunların hepsini toparlayacak olursak efendim bunların hiçbirisi bana yapışmıyor o yüzden kesinlikle ben bu terör örgütünün üyesi değilim ve darbe komisyonu diyor ki bu terör örgütü için 2013 öncesi cemaattir. 2013 sonrası terör örgütüdür. Çok doğru bir cümle kullanmış ve gördüğünüz üzere bu benim saydıklarım benim hakkımda iddia edilenler bütün hepsi 2012 öncesi velev ki bunlarda böyle bir şey varsa dahi hepsi 2012 öncesinde, 2012' den sonra hiçbir şeyim yok, o yüzden darbe komisyonunun dediği şekliyle cemaat kısmındayken cemaat tanımı yapılırken, tekrar söylüyorum. Cemaat olduğu zamanda yapılmış olan faaliyetler nedir .....'da çalışmak, nedir bankada hesap açtırmak, nedir yurt dışı, sohbetler.
Başkan: Evet son cümlelerini alayım.
Sanık: Efendim bunların hepsi cemaat kısmındayken olduğundan dolayı ben beraatimi istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Bank….. hesap dökümleri
3-Arama el koyma tutanakları
4-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
5-Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/84 Esas, 2017/168 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
AFYONKARAHİSAR 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/84 Esas, 2017/168 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle 3713 sayılı yasanın 3/1, TCK'nın 314/2, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nın 53/1, 58/9, 58/6, 63 maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık vekili, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
YARGITAY İLAMI:
Dairemizin 22/09/2017 tarih, 2017/2358 esas - 2017/2022 karar sayılı ilamı, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 11/04/2018 tarih, 2017/3625 esas - 2018/1947 karar sayılı ilamı ile;
"Ayrıntıları Dairemizin 20.12.2017 tarih ve 2017/1862 Esas 2017/5796 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere;
Örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiği sanık tarafından bilindiği somut delil ve olgularla ortaya konulmasının zorunlu olduğu, işlenen bir suçta gerçekleşebilecek unsur yanılgısının kastı ortadan kaldıracağı, bu durumun hata hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği yukarıda anılan tarihten sonra gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen hareketlerin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgütle irtibatlı Bank …..’daki hesabına para yatıran sanığın eyleminin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması "usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında 06/09/2018 tarihli celsedeki esas hakkında mütalaasında; "Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/05/2017 tarih 2017/84 (E) ve 2017/168 (K) sayılı kararı ile sanık ..... hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan netice itibari ile 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine kararı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 22/09/2017 tarih 2017/2358 Esas 2017/2022 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine kararı inceleyen Yargıtay 16. Ceza dairesinin 11/04/2018 tarih 2017/3625 Esas 2018/1947 Karar sayılı kararında özetle;
"...Örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiği sanık tarafından bilindiği somut delil ve olgularla ortaya konulmasının zorunlu olduğu, işlenen bir suçta gerçekleşebilecek unsur yanılgısının kastı ortadan kaldıracağı, bu durumun hata hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği yukarıda anılan tarihten sonra gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen hareketlerin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgütle irtibatlı Bank ……’daki hesabına para yatıran sanığın eyleminin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması ..." noktalarından bozulması üzerine açılan duruşmada;
Sanığın Dazkırı Adliyesinde katip olarak çalıştığı, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan hain darbe girişiminden sonra yapılan soruşturmalar nedeniyle açığa alındığı ve KHK ile görevinden İhraç edildiği, örgütün finansal kuruluşu olan Bank ….. isimli finans kurumuna örgüte destek sağlamak amacıyla para yatırdığı ve hesabını aktif olarak kullandığı,
Sanığın bir dönem örgütün medya ayağını oluşturan kurumlardan olan ..... Haber Ajansında çalıştığı,
Sanığın örgütsel toplantılara katıldığı,
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından "Adiller" olarak adlandırılan, Cezaevi ve Adliye personelinin bulunduğu grup içinde yer aldığı
Sanığın haklarında soruşturma yürütülen örgüt üyeleriyle irtibatlı olduğu tespit edilen fiillerinin sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunduğunu göstermeyeceği, sanığın bu fiillerinin bilerek ve isteyerek örgüte yardım etme niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından mahkemenin mahkumiyet kararının kaldırılarak;
Sanığın eylemine uyan TCK 314/2, 220/7, 3713 Sayılı yasanın 5/1, TCK 53/1, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması, sanığa atılı suça ve tutuklu kaldığı süreye göre tutukluluk halinin kaldırılmasına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E. sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E. sy. kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın nihai amacından haberdar oldukları yönünden kuşku bulunmamakta ise de bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devlete sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlanması, bu yapının kamuoyu veya medya tarafından tartışılır hale gelmesi üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler yapılması ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek somut olay gözetildiğinde;
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24/02/2017 tarihli iddianame ile sanığın terör örgütü üyeliğinden cezalandırılması amacıyla hakkında kamu davası açılmıştır.
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesince 25/05/2017 tarih, 2017/84 esas - 2017/168 karar sayılı karar ile sanığın TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Verilen karar; sanık müdafii tarafından süresi içerisinde istinaf edilmesi ile dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan istinaf incelemesinde; Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun bulunarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizce verilen kararın, sanık müdafiince süresi içerisinde temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesine gönderildiği, Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından dosya üzerinde yapılan incelemede; sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgütle irtibatlı Bank…..'daki hesabına para yatırma şeklinde gerçekleşen eyleminin örgüte yardım suçunu oluşturacağından bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararı sonrası Dairemizce yeniden duruşma açılarak yapılan yargılamada, sanığın, FETÖ terör örgütü ile iltisaklı Bank …..'da 14/07/2008 tarihinde açılmış bir hesabının olduğu, Aralık 2013 tarihinde 60820,22 TL, Ocak 2014 tarihinde 28609,48 TL, Şubat 2014 tarihinde 42489,00 TL, Mart 2014 tarihinde 45603,82 TL, Nisan 2014 tarihinde 15839,95 TL, Mayıs 2014 tarihinde 18409,51 TL, Haziran 2014 tarihinde 20743,00 TL, Temmuz 2014 tarihinde 0,21, Ağustos 2014 tarihinde 2725,21 TL, Eylül 2014 tarihinde 24741,63 TL, Ekim 2014 tarihinde 36,33 TL, Kasım 2014 tarihinde 55,76 TL, Aralık 2014 tarihinde 1676,59 TL, Mart 2015 tarihinde 7038,1 TL, Haziran 2015 tarihinde 7444,53 TL, Eylül 2015 tarihinde 20688,11 TL, Aralık 2015 tarihinde 20918,3 TL, Temmuz 2016 tarihinde ise 0 TL hesabının bulunduğu, görüleceği üzere sanığın, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda, örgütle irtibatlı Bank ……'daki hesabına para yatırdığı anlaşılmaktadır.
Tüm bu hususlar dikkate alınarak, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 11/04/2018 tarih, 2017/3625 esas - 2018/1947 karar sayılı ilamında ifade edildiği gibi sanığın Bank ….’ya para yatırması eyleminin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgütün amacına hizmet şeklindeki bu tür eylemlerinin yardım suçu olarak değerlendirileceği gözetilerek, sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesince 25/05/2017 tarih, 2017/84 esas - 2017/168 karar sayılı ilamının CMK'nun 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım etmek suçunu işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Yasanın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Yasanın 5, TCK'nun 62/1, 53, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ..... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/05/2017 tarih ve 2017/84 esas, 2017/168 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2.1)Sanık .....'un üzerine atılı terör örgütüne üye olmamakla birlikte terör örgütüne yardım etme suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 220/7. ve 3713 sayılı kanunun 7. maddesinin 1. fıkrası 1. cümlesi yollaması ile 5237 sayılı TCK'nın 314/2. maddesi uyarınca, aynı kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2.2)Sanığın eylemi yardım düzeyinde kaldığından hükmolunan cezasından TCK'nın 220/7. maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2.3)Sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 s. kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 3 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2.4)Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak2 YIL 13 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2.5)Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
2.6)Sanığa hükmolunan cezanın miktarına, tutuklulukta geçen süreye ve mevcut delil durumuna göre sanığın TAHLİYESİNE, başka bir suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise salıverilmesi için C.savcılığına müzekkere yazılmasına,
2.7)Sanığın mal varlığına konulan tedbirin kaldırılmasına,
2.8)TCK'nın 63. maddesi uyarınca sanığın hükmün kesinleşmesinden önce gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin cezasından mahsubuna,
2.9)İlk derece Mahkemesi ve Dairemizce yapılan toplam 47,60-TL. yargılama giderinin sanıktan alınarak Hazineye verilmesine,
Dair, yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi asliye ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi asliye ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer ceza evi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek yada tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, iddia makamının görüşüne uygun olarak C. Savcısı …. (….) ile sanık ve vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 06.09.2018 (¤¤)