(AİHS. m. 6) (2709 S. K. m. 36, 138) (3713 S. K. m. 5, 7) (5237 S. K. m. 53, 54, 55, 58, 61, 62, 63, 314) (5271 S. K. m. 101, 156, 188, 280, 289, 302)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık/sanıklar hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 30/03/2017 tarih ve 2017/921 Esas 2017/279 nolu iddianamesiyle; Sanık .....'nin "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan eylemine uyan 3713 sayılı yasanın 7, 5. maddeleri ile TCK'nın 314/2, 53, 54, 55, 58, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK 314/2 maddesi, 3713 Sayılı Yasanın 5/1 maddesi, TCK 53/1-2, 58/9-6 maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/07/2017 Tarih, 2017/205 Esas, 2017/237 Karar sayılı kararına karşı istinaf isteminin esastan reddine dair Dairemizin 13/09/2017 tarih 2017/2370 esas 2017/1952 karar sayılı ilamının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 12/04/2018 tarih 2018/116 esas 2018/1174 karar sayılı ilamı ile "... CMK. 188/1. maddesinde;"Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve kanunun zorunlu müdafiiliği kabul ettiği hallerde müdafiinin hazır bulanması şarttır."şeklinde duruşmada hazır bulunması gerekenler gösterilirken "zorunlu müdafiiyi" mahkeme heyetinden saymıştır.
CMK 289. maddesinin 1-a-e bendlerinde, kanuna kesin aykırılık halleri içinde, "mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması ile Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması" gösterilmiştir. Temyiz denetiminde bu madde kapsamındaki hukuka aykırılıklar temyiz kapsamında gösterilmiş olmasa da re'sen incelenecektir. (CMK 289/1)
Bu açıklamalar doğrultusunda, somut olayda;
Somut olayda silahlı terör örgütü üyeliği suçundan CMK 101/3 maddesi gereğince tutuklamaya sevk edilip ve tutuklu olarak yargılanan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK 156 maddesi gereğince re’sen müdafii görevlendirilmeyerek bulunduğu hal nedeniyle, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesinin ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde, adaletin selameti açısından gerekli olan müdafiinin hukuki yardımından yararlandırılmadan yargılama yapılıp sorgusu tespit edilmek ve hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması yukarıda izah edilen mevzuat ile CMK 101/3, 188/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi;
Kanuna aykırı," gerekçesiyle hükmün CMK 302/2 maddesince bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyulmuş, yeniden yapılan yargılamada;
SAVUNMA:
Sanık ..... Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan savunmasında:
Sanık: Efendim öncelikle üzerime atılı olan bu suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Doğrudur Emirdağ'ın da ki şirkete ortaklığım vardır. Tamamen ticari amaçla girdiğim eğitime destek verme amaçlı başta ifadelerimde söylediğim gibi, eğiteme, eğitim alamamış birisi olarak Emirdağ da eğitime destek vermek amaçlı girdiğim bir şirkettir, legal bir şirkettir. Bu güne kadar hiç bir yasal soruşturma geçirmemiştir. 2015 yılında bu şirkete ortak olduğum doğrudur. Sohbetlere veya işte şeylere katıldığım konusunda bu yapılanmanın herhangi bir sohbetine veya istişaresine kesinlikle katılmadım, bu konudaki tanık beyanlarını da kabul etmiyorum.
Başkan: Dernek üyeliği
Sanık: Evet dernek üyeliğim vardır efendim. Emirdağ'ındaki derneğe üye oldum. İş adamlarının Emirdağ’daki arkadaşların kurduğu bir dernekti doğrudur bende üye oldum.
Başkan: Hangi tarihte üye oldun?
Sanık: Tam hatırlamıyorum üye olduğum tarihi. Ama derneğin zaten bir faaliyeti olmadı. Dolayısıyla herhangi bir faaliyete katılmadığımız için kasamda bulunan Bank ..... cüzdanına gelince doğrudur, kasamda Bank ..... hesap cüzdanım bulundu ama bana ait değildi emanet bırakılmış muhtemelen kalmış eski bir cüzdandı. Onu polis arkadaşlarıma da söyledim kendileri de baktılar ama aldılar delil torbasına koydular bakıldığı zaman görülecektir bana ait olmadığı.
Başkan: Bank ..... da hesabın yok mu?
Sanık: Yok efendim hayır.
Başkan: Peki zaman gazetesi aboneliğin.
Sanık: Tabi var efendim zaman gazetesi aboneliğim
Başkan: Hangi tarihe kadar sürdü?
Sanık: Yani içeri alınmadan gazete kapanmadan bir kaç ay önce bırakmıştım gazeteyi.
Başkan: 2016 ya kadar devam etmiş.
Sanık: Aşağı yukarı efendim evet. ..... gazetesi ile birlikte başka gazetelerde almaktaydım efendim, ben pastahane işletmecisiyim, pastahanem var Emirdağ'ında, pastahanem de bir kaç tane gazetesinden bir tanesi de zaman gazetesiydi, yani hürriyette alıyorum pastahaneye sabah gazetesi de müşterilerim var her çeşit insan.
Başkan: Bu adliye önündeki protesto eylemlerine neden katıldın?
Sanık: Adliye önündeki protesto eylemlerine katılmadım efendim, sadece buradaki bu adliyenin önündeki eyleme bizim 500 metre ileride kardeşimin işletmesi var iş yeri var burada adliyeden 500 metrede ileride sadece oraya giderken burada kalabalığı gördüğüm beyan etmiştim daha öncede. Sadece 15-20 dk kadar bulundum, kesinlikle organize bir şekilde buraya gelmedim. O dükkanı yeni açmıştık, devamlı gelip gidiyordum, 15-20 dk’lık bir bulunmam vardır başkada kesinlikle bir şey yoktur.
Başkan: Bir slogan atmadın mı?
Sanık: Hayır atmadım efendim. Sadece merakımı celp etti, alışkın değiliz böyle yerlerde böyle protesto eyleminin yapılmasına, dolayısıyla bir 15-20 dk bulunduktan sonra tekrar işletmeye geçtim.
Başkan: Emirdağ okulunda öğrenciymiş oğlun
Sanık: Sayın hakimim doğrudur, okulda oğlum öğrencidir. Zaten okul benim de ortağım olduğu ..... A.Ş nin açtığı 2015-2016 yılında eğitim yılında açtığımız okuldur. Dolayısıyla yani okulun ortaklarından bir tanesi benim. Benim açtığım okul, eee kendi açtığım okula tabi ki kendi çocuğumu gönderdim. Bu okul bakanlık izni ile açılmış, devlet teşvik vermiştir bu okula. Bakın tarihi de yenidir yani, 2015-2016 eğitim sezonunda açılmış bir okul.
Başkan: ..... ile ortaklığın var mı, ayrı ayrı dükkanlarınız?
Sanık: Beraberiz abimdir kendisi
Başkan: Berabersiniz.
Sanık: Evet.
Başkan: Başka var mı eklemek istediğin bir husus?
Sanık: Sayın hakimim mesela tanık ifadelerinde tanıklar abimle birlikte işte yapının istişare toplantılarına katıldığımızı beyan etmişler. Bunu kesinlikle kabul etmiyorum.
Başkan: Tanıkları dinleyeceğiz.
Sanık: Bizi Emirdağ'ın da tanıyan herkes bilir ki, biz abimle aynı anda bir yerde bulunamayız efendim.
Başkan: Neden
Sanık: Çünkü yaptığımız meslek buna müsait değil, biz bir birimize yemeğe davetli olduğumuzda bile bir tanemiz dükkanı beklemek zorunda. Tanıklar neden böyle bir ifade verdiler bilemiyorum. Özellikle ..... ile işte ne bileyim buraya isimlerini yazdığım ..... ile falan benim bırakın böyle bir toplantıda bir araya gelmişim, bir düğünde ne bileyim bir cenaze yemeğinde, bir Yasin toplantısında bir araya gelmişliğim yoktur kesinlikle bu ifadeleri kabul etmiyorum. Ben böyle bir toplantıya hiç bir şekilde katılmadım. Abim söylemiştir benden önce buraya çıktı, 2011 yılında çok ağır bir kaza yaptı zaten toparlanması dönmesi 3 sene sürdü abimin. Yani biz pastahane işletiyoruz, tahmin edersiniz ki sabahleyin çok erken başlayan bir mesai ve çok geç biten bir mesai. Bizim bu tür propagandalara katılacak vaktimiz yok efendim.
Üye Hakim: İki sorum var
Sanık: Buyurun efendim.
Üye Hakim: Köylere hizmet götürme derneği üyeliğin var mı?
Sanık: Var efendim
Üye Hakim: İş adamları derneğine?
Sanık: Her ikisine de üyeyim efendim.
Üye Hakim: İki soru daha. Bu şirket hisselerini 270 bin TL.ye satın aldığını söylemişsin doğru mu?
Sanık: Yani rakam yanlış, hisseleri aldığım doğru efendim
Üye Hakim: Kaça aldın onları?
Sanık: 2012 bin liraya aldım.
Üye Hakim: evrak üzerinde kayıtsal bir alış mı, gerçekten para ödedin mi?
Sanık: Tabi ki gerçekten para ödedim efendim. Ama şöyle bir şey var hisseleri aldığım .....'in hesaplarında haciz olduğundan dolayı yani bana söylediği parayı elden ödedim kendisine, ama satış resmidir yapılmıştır." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Başkan: 17.05.2017 tarihli celsedeki görüşü okundu. O görüşünde silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan dolayı cezalandırılman talep ediliyor. Celse arasında yazılı savunmalarını cezaevinden göndermişsin, o savunmalarda suçlamaları kabul etmediğini, beraatini ve tahliyeni talep etmişsin. Eklemek istediğin son savunmaların onu dinliyoruz.
Sanık: Yok sayın Hakimim yazılı savunmama eklemek istediğim bir şey yok.
Başkan: Beraatini ve tahliyeni talep ediyorsun.
Sanık: Tabi ki evet.
Başkan: Peki son sözün nedir karar vereceğiz?
Sanık: Takdir Mahkemenindir buyurun." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık .....'nin Dairemizde SEGBİS ile savunması alınmış olup, savunmasına ilişkin CD kaydı dosya içerisinde bulunmaktadır.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Tanık beyanları
3-Arama el koyma tutanakları
4-Bank..... hesap dökümleri
5-Derneklere ilişkin bilgi belgeler
6-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
7-Yargıtay bozma ilamı,
8-Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık müdafi, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında 10/10/2018 tarihli celsedeki esas hakkında mütalaasında; "Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/04/2017 tarih 2017/205 (E) ve 2017/237 (K) sayılı kararı ile sanık ..... hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan netice itibari ile verilen 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine karar ı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 13/09/2017 tarih, 2017/2370 esas - 2017/1952 karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin esastan reddine dair kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine kararı inceleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 12/04/2018 tarih, 2018/116 esas - 2018/1174 karar sayılı ilamında özetle:
"... Somut olayda silahlı terör örgütü üyeliği suçundan CMK 101/3 maddesi gereğince tutuklamaya sevk edilip ve tutuklu olarak yargılanan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK 156 maddesi gereğince re’sen müdafii görevlendirilmeyerek bulunduğu hal nedeniyle, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesinin ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde, adaletin selameti açısından gerekli olan müdafiinin hukuki yardımından yararlandırılmadan yargılama yapılıp sorgusu tespit edilmek ve hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması yukarıda izah edilen mevzuat ile CMK 101/3, 188/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi..." noktalarından bozulması üzerine açılan duruşmada:
Sanık .....'in 1976 yılında Rize Çamlıhemşin'de doğduğu, ilkokulu Afyon ili Sandıklı ilçesinde bulunan ..... ilköğretim okulunda okuduğu, daha sonra aile mesleği olan pastahanecilik işi ile iştigal ettiği ve Emirdağ ilçesinde bulunan ..... pastahanesi isimli iş yerini işlettiği,
Sanığın Emirdağ ..... Derneği Denetim Kurulu üyesi olduğu, ve yine örgüte müzahir olduğu değerlendirilen Emirdağ ..... Derneğine üye olduğu,
Örgütün medya ayağını oluşturan ..... gazetesi döneminin yöneticileri ..... ve .....' nın göz altına alınması ile ilgili FETÖ/PDY Silahlı terör örgütünün Afyonkarahisar Adliyesi Önünde 15.12.2014 tarihinde düzenlemeye başladığı protesto eylemlerine katıldığı,
Sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün medya ayağında bulunan ve örgütün yayın organı olması nedeniyle kapatılan ..... gazetesine aboneliğinin bulunduğu,
Sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne ait örgütün finansal kuruluşu olan Bank ..... isimli finans kurumuna örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in 15.01.2014 tarihinde yayınlanan 15.12.2013 tarihli konuşmasında örgüt üyelerine vermiş olduğu "Bank .....'ya para yatırın talimatı öncesi ve devam eden süreçte örgüt elebaşının talimatı doğrultusunda örgüte destek sağlamak amacıyla para yatırdığı ve hesabını aktif olarak kullandığı,
Sanığın örgütsel toplantılara katıldığı,
Emirdağ ilçesinde örgütünü şemsiye şirketi olan ve Emirdağ ilçesinde örgütün yapılanmasını sağlayan örgüte müzahir ..... A.Ş. şirketinin hissedarı olduğunun anlaşıldığı,
Sanığın eylemlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluğa göre örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından,
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma gerekçesi de gözetilerek sanığın eylemine uyan TCK 314/2, 3713 Sayılı yasanın 5/1, TCK 53/1, 58/9, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması, sanığa atılı suça ve mevcut delil durumuna göre tutukluluk halinin devamına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması (FETÖ/PDY); dini, istismar ederek paravan olarak kullanan, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "Altın Nesil" adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan sui generis özelliğe sahip bir suç örgütüdür.
Örgütün türü ve niteliği açısından değerlendirme yapıldığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliğe riayet edildiği, illegal faaliyetleri gizleyebilmek için, hiyerarşik yapıya uygun hücre sistemi içinde yapılanarak, grup imamları tarafından emir talimat verilmesi, üyeleri arasında haberleşmenin sağlanması için By-Lock gibi haberleşme araçlarının kullandığı, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkın gizlendiği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp, örgütün yarattığı kaos ortamı sonucu, demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle parlamento, hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirmek olduğu, bu amaçla, Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisini haiz kurumlara sızan üyeleri vasıtasıyla, kendisinden olmayan güvenlik güçlerine, kamu görevlilerine, halka, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Meclis binası gibi simge binalar ve birçok kamu binasına karşı ağır silahlarla saldırıda bulunmak suretiyle amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirildiği, FETÖ/PDY'nin küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu kabul edilmiştir. Bu örgüt, kuruluşundan 15 Temmuz 2016 tarihine kadar geçen süreçte örgüt lideri Fethullah Gülen tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket etmiştir. Gerçekleştirdiği eylemlerde kullandığı yöntem, bir kısım örgüt üyelerinin silah kullanma yetkisini haiz resmi kurumlarda görevli olmaları ve bu silahlar üzerinde tasarrufta bulunma imkanlarının varlığı, örgüt hiyerarşisi doğrultusunda emir verilmesi halinde silah kullanmaktan çekinmeyeceklerinin anlaşılması karşısında, tasarrufunda bulunan araç, gereç ve ağır harp silahları bakımından TCK'nın 314/1-2 maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanmaya çalışıldığı üzere Fethullahçı Terör Örgütünün en önemli özelliklerinden biri dini istismar etmek suretiyle kullanmasıdır. Örgütte gizlilik temel prensip olarak alınmış, örgüt bütünlüğü ve sıkı bir disiplin içerisinde hiyerarşik bir yapılanma söz konusudur. Örgütün bir hücre sistemi içerisinde yapılandığı ve grupların başında imam olarak adlandırılan sorumlularının bulunduğu, bu sorumlu kişilerin hiyerarşik düzen içerisinde kendi üstlerinden aldıkları emir ve talimatları grup üyelerine ilettikleri ve grup üyelerinden de aldıkları bilgileri bir rapor halinde kendi üstlerine aktarmak suretiyle örgütsel faaliyet içerisinde oldukları anlaşılmaktadır. Örgütün en önemli ve temel özelliklerinden birisi olan ve yukarıda değinilen gizliliğin sağlanması bakımından bylock gibi haberleşme araçlarını da kullandığı, halk nezdinde gerçek yüzüyle görünür yüzünü gizlediği gibi devletin tüm kurumlarına sızmak ve demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanarak parlamento hükümet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidarı ele geçirme amacını taşıdığı anlaşılmaktadır.
Fethullahçı Terör Örgütünün silahlı bir terör örgütü olduğu konusunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Örgüt legal görünüm altında dernek, sendika gibi sivil toplum örgütleri vasıtasıyla toplum içinde örgütlenmeye çalışarak illegal faaliyetlerini perdelemeye çalışmanın yanında, aynı zamanda açıklanmaya çalışıldığı üzere devletin sivil ve resmi tüm kurumlarına da sızma faaliyetlerini devam ettirmiştir. Sivil toplum örgütlerinde örgütsel faaliyetlerini toplantı adı altında yürüttüğü gibi, üyelerinin ev ve iş yerlerinde dahi bu tür örgütsel toplantıları yaptığı, bununla da kalmayıp toplantılara katılan üyelerden örgüt jargonunda himmet olarak adlandırılan paralar da toplamak suretiyle örgüte finansal destek sağladığı anlaşılmaktadır. Örgütün kendi üyelerini değişik sektörlerde finanse etmek için ..... Katılım Bankası A.Ş.'ni kurdurduğu ve bu nedenle 2014 yılı Ocak ayı içerisinde kamuoyuna yansıdığı üzere örgüt lideri Fethullah Gülen'in kısaca "Varınızı yoğunuzu satın Bank.....'ya yatırın" şeklindeki talimatı üzerine örgüt üyelerinin arabalarını satarak, başka bankalardan kredi çekerek ve benzeri şekillerde para yatırdıkları, katılım hesapları açtırdıkları bilinmektedir.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir. Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın Milli Güvenlik Kuruluşunca Devletin Milliği güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplara aidiyeti, iltisakı veya bunlarda irtibatı bulunduğu değerlendirilen Emirdağ ..... Derneği Denetim Kurulu üyesi olduğu, ve yine örgüte müzahir olduğu değerlendirilen Emirdağ ..... Derneğine üye olduğu,
Örgütün medya ayağını oluşturan ..... gazetesi döneminin yöneticileri ..... ve .....' nın göz altına alınması ile ilgili FETÖ/PDY Silahlı terör örgütünün Afyonkarahisar Adliyesi Önünde 15.12.2014 tarihinde düzenlemeye başladığı protesto eylemlerine katıldığı,
Sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne ait örgütün finansal kuruluşu olan Bank ..... isimli finans kurumuna örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in 15.01.2014 tarihinde yayınlanan 15.12.2013 tarihli konuşmasında örgüt üyelerine vermiş olduğu " Bank .....' ya para yatırın talimatı öncesi ve devam eden süreçte örgüt elebaşının talimatı doğrultusunda örgüte destek sağlamak amacıyla para yatırdığı ve hesabını aktif olarak kullandığı,
Sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün örgütsel bağının artırılması, örgüt ideolojisinin aşılanması, örgüte eleman kazandırılması ve örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel toplantılara katıldığı, bu toplantılarda örgüt ele başı Fetullah Gülen'in kitaplarından alıntılar yapıldığı, CD'lerinin izlendiği, ayrıca burs, himmet, kurban parası adı altında paralar toplandığı, toplanan yardım paralarının elden alındığı, herhangi bir kayıt tutulmadığı kendisinin de bu doğrultuda destek olduğu, bu hususun bir kısım tanık beyanlarıyla da desteklendiği,
Örgütün Emirdağ ilçesindeki şemsiye şirketi olan ..... Özel Eğitim ve Öğretim Kurumları Basılı Yayın Dağıtım San. Tic. A.Ş' in Emirdağ ilçesinde 24.01.2002 tarihinde …., ….., ....., ....., ..... ve ..... tarafından 20 Milyar sermaye ile kurulduğu, ..... A.Ş'nin eğitim ve öğretim kurumlarından olan …. Erkek Öğrenci Yurdu, …… Erkek Öğrenci Yurdu, …… Kız Öğrenci Yurdu, …….. Kız Öğrenci Yurdu, Emirdağ …… Dershanesi, ….. Mahallesinde bulunan Apart Otel, pansiyon ve Kitap Dağıtım, Satış işleri ile iştikal eden bir kısım iş yerlerinin bu şirketin bünyesinde faaliyet gösterdiği, Emirdağ ilçesinde örgütün eğitim ve yurt olarak faaliyetlerinin, 2002 yılında kurulan ..... Özel Eğitim A.Ş. İsimli şirket ile başladığı, Emniyet Araştırma tutanakları ve Örgüt yapılanması ile tespit edilen bu şirket bünyesinde faaliyet gösteren Özel …. Erkek Öğrenci Yurdu, ….. Ortaokulu, Özel …. Kız Öğrenci Yurdunun 21.07.2016 tarihinde Valilik oluru ile kapatılmasına karar verildiği, Özel … Kız Yurdu'nun 22.07.2016 tarihinde Valilik oluru ile faaliyetlerinin durdurulduğu, 667 Sayılı ile KHK ile ..... A.Ş'ye ait yurt ve okulların kapatıldığı ve 670 Sayılı KHK ile ..... A.Ş'nin Hazineye devredildiği, örgüte ait olduğu kesin olarak tespit edilen bu şirket bünyesinde faaliyet gösteren okul, yurt ve iş yerlerinin gerek örgüte eleman temin etme, gerekse finansal kaynak sağlamak amacıyla kullanıldığı, mahkememize davaları açılan ve haklarında yargılamaları devam eden ve kararları verilen …., ....., ....., ...., ....., ..... gibi ortakların bu şirkete şeklen ortak yapıldığı, aslında bir sermaye konulmadığı, tüm iş ve işlemlerin örgütün ilçe sorumluları tarafından yürütüldüğü, sanığın savunmalarında ..... A.Ş. isimli şirketin gerçek sahiplerinden olduğunu iddia ettiği, fakat dosyadaki mevcut delil durumu dikkate alındığında sanığın savunmalarına itibar edilemeyeceği, sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde yerel Mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı;
Ancak Anayasanın 138/1. maddesi hükmü ile TCK’nun 61. maddesinde belirtilen ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesinde yazılı orantılılık ilkesi ile hak ve nesafet kuralları da gözetilerek uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği cihetle, sanık hakkında ceza hükmü tesis edilirken temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranış ve kişilik özelliği bulunmayan sanık hakkında; fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkiler göz önünde bulundurularak takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerekirken, dosya kapsamına uygun yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden TCK’nın 62. maddesinin uygulamasına yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülerek; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan sanık ..... N. hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/07/2017 tarih ve 2017/205 (E) ve 2017/237 (K) sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 5237 sayılı TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK'nun 62/1, 58/9 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1-Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık .....hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/07/2017 tarih ve 2017/205 (E) ve 2017/237 (K) sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanık .....'nin üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 6 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 s. Kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 9 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın TCK’nın 58/9 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunun CMK’nın 100/3. maddesinde sayılan suçlardan olmasına, verilen ceza miktarına, mevcut delil durumuna, kaçma ihtimalinin bulunmasına göre sanık hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasının yetersiz kalacağı ve bu nedenlerle uygulanan tutuklama tedbirinin açık bir orantısızlık oluşturmayacağı değerlendirildiğinden sanığın tahliye taleplerinin reddi ile HÜKMEN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Tutuklama kararına karşı sanığın bu günden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize dilekçe vermek ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak düzenletmek suretiyle Antalya BAM 3. Ceza Dairesine itiraz hakkının olduğunun bildirilmesine (bildirildi),
Hüküm özetinin Dinar Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
TCK'nın 63. maddesi uyarınca sanığın hükmün kesinleşmesinden önce gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin cezasından mahsubuna,
SEGBİS kayıtlarının tutanağa geçirilerek dosya içerisine alınmasına,
İlk derece Mahkemesi ve Dairemizce aşağıda dökümü yapılan toplam ............... TL. yargılama giderinin sanıktan alınarak Hazineye verilmesine,
Yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi asliye ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi asliye ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer cezaevi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, Cumhuriyet savcısının görüşüne uygun olarak C. Savcısı ..... (…..) ile sanığın ve müdafinin yüzüne karşı tefhim edilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 10.10.2018 (¤¤)