(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 53, 61, 62) (5271 S. K. m. 34, 230, 280) (3713 S. K. m. 7)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mersin 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 01/02/2017 Tarih, 2016/455 Esas, 2017/18 Karar sayılı dosyasında;
1-Suça sürüklenen çocuğun terör örgütü adına suç işlemek eyleminden verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Verilen mahkeme kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde ve yapılan işlemlerde bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, cezanın hukuki bağlamda tayin edildiği sonucuna varılmakla CMK.nun 280/1-a. maddesi ilk cümlesi uyarınca suça sürüklenen çocuk müdafiinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, CMK.nun 286/2-a. Maddesi uyarınca kesin olarak;
2-3713 sayılı Terör Mücadele Kanunun 7/2. maddesinde düzenlenen Terör Örgütü Propagandası suçuna ilişkin verilen kararın incelenmesinde;
3713 sayılı Terör Mücadele Kanunun 7/2. maddesinde düzenlenen Terör Örgütü Propagandası suçunun oluşabilmesi için herşeyden önce propaganda kabul edilecek bir söz ya da davranışın varlığı gerekip, bir eylemin propaganda olarak kabul edilebilmesi için terör örgütü ile ilgili öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek veya yaymak amacıyla yapılmış olması şarttır. Bu koşulu taşımayan söz ve davranışlar propaganda olarak nitelendirilemez. Eylemin TMK 7/2 maddesi kapsamında kabul edilebilmesi için terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek şekilde veya terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini övecek şekilde veya terör örgütünün cebir şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde yapılması gerekmektedir.
Diğer bir anlatımla işlenen fiil terör örgütü ile ilgili olmakla birlikte bu örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine ilişkin değilse, işlenen fiil terör örgütü ile ilgili bu örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemleri ile ilişkin olmakla bu yöntemleri bir başkasına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla işlenmiyorsa, işlenen fiilin konusu terör örgütü ile ilgili bu örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemleri ile ilişkin olmakla birlikte bu yöntemleri meşru gösterecek, övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek nitelikte değil ise TMK 7/2 maddesinde düzenlenen terör örgütü propagandası suçunun işlenmesi söz konusu olmaz.
5271 sayılı CMK'nın 230/1 maddesinde mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar belirtilerek,
"Madde 230 - (1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir:
a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.
b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.
c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62 nci maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi.
d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar" ın gösterilmesi gerektiğini açık bir şekilde hükme bağlamıştır.
Bu anlatılanlardan hareketle,
CMK 230/1-c maddesine aykırı olarak SSÇ'un mahkumiyetine karar verilen Terör Propagandası suçunun hangi eylem ya da eylemler ile ne şekilde oluştuğunun, adı geçenin, ne şekilde örgüt propagandasını yaptığının, atılı suç yönünden hukuki niteleme ve açıklama yapılmamıştır.
Diğer bir deyişle Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında SSÇ'un hangi eyleminin 3713 sayılı yasanın 7/2 maddesinde unsurları ihtiva ederek propaganda suçunu oluşturduğu yönünden hiçbir inceleme, değerlendirme yapılmayarak açık şekilde CMK 230/b-c maddelerine muhalefet edilmiştir.
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1 ve 230. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve kararda mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekip belirtilen hususların yerine getirilmemesi CMK'nın 280/1-b maddesi delaleti ile 289/1-g maddesi uyarınca mutlak bozma nedenidir.
Bu nedenle Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/02/2017 tarih, 2016/455 esas, 2017/18 karar sayılı suça sürüklenen çocuk Murat Dinçer'in 3713 Sayılı Yasanın 7/2. Maddesi ile TCK.nun 31/2. ve 62. Maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın CMK'nun 289/1-g. maddesi uyarınca yeterli gerekçeyi içermediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf isteminin kabulü ile hükmün CMK'nın 280/1-b maddesi delaleti ile 289/1-g. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK 286/2-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 20/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)