(5237 S. K. m. 58) (5271 S. K. m. 289) (5275 S. K. m. 108)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nun 58. Maddesi hükümleri uygulanmış ise de, iddianamede TCK'nın 58. Maddesinin uygulanmasının talep edilmediği gibi, duruşmada adli sicil kaydında gözüken mahkumiyetlerinin savunmaya esas teşkil edecek biçimde açık ve ayrıntılı okunmadığı anlaşıldığından, ek savunma hakkı verilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması 5271 Sayılı CMK'nın 289/1-h. maddesi anlamında mutlak hukuka aykırılık hallerinden olduğu,
2-Mahkemenin kabulüne göre;
a) Sanık aleyhine istinaf başvurusu mevcut değilse de 5275 Sayılı Yasanın 108/3. Maddesi uyarınca sanığın 2.kez mükerrirliğine hükmedilmemesi,
b) Sanığın adli sicil kaydında gözüken mahkumiyetlerinden İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/220 Esas ve 2012/163 Karar sayılı 5 yıl hapis cezasına ilişkin en ağır hükümlülüğünün TCK'nın 58. Maddesi uyarınca tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu,
Yukarıda 1 numaralı bentte belirtildiği üzere sanığa ek savunma hakkı tanınmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması mutlak hukuka aykırılık hallerinden olduğundan, 5271 Sayılı Yasanın 280/1-b. Maddesi atfı ile aynı yasanın 289/1-h. Maddesi uyarınca sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu CMK'nın 286/1. Maddesi uyarınca kesin olarak 07/02/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)