(5271 S. K. m. 38, 280)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
08/05/2018 tarihinde yapılan 21. celseye saat 17:15'de son verilip sanık ........'a son sözünün sorulması ve kısa kararın tefhimi için duruşmanın 09/05/2018 günü saat 14:00'a bırakılarak 18 sayfalık fiziki duruşma tutanağı tanzim edildiği, ancak 09/05/2018 tarihinde 22. celse açılmak yerine 08/05/2018 tarihli 21. celseye devam edilerek sanık ........'dan son sözünün sorulup kısa hükmün tefhim edildiği, bu işlemlerin bir önceki gün tanzim olunan 18 sayfalık duruşma tutanağına ilave şeklinde zapta geçirilerek 08/05/2018 tarihli, 23 sayfalık ikinci bir duruşma tutanağının tanzim edildiği, dolayısıyla dosya içerisinde 08/05/2018 tarihli iki farklı tarihli fiziki duruşma tutanağı oluşturularak 21. celse duruşma tutanağının sıhhati hususunda tereddüt oluşturulmuş ise de;
CMK'nın 38/A. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır." şeklindeki ve 5. fıkrasındaki elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi halinde UYAP'ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli geçerli kabul edilir" şeklindeki yasal düzenleme karşısında UYAP'ta güvenli elektronik imza ile kayıt altına alınan 08/05/2018 tarihli, 23 sayfadan ibaret tek bir 21. celse duruşma tutanağı mevcut olması nedeniyle fiziki evraklardaki çelişki sonuca etkili esaslı bir usuli eksiklik olarak görülmediğinden,
Kısa hükmün sanıklar ve müdafilerine 09/05/2018 tarihinde tefhim edilmesine rağmen gerekçeli karar başlığında karar tarihinin 07/05/2018 olarak yazılması, karar tarihinin hükmün tefhim edildiği duruşma tutanağında ve UYAP kayıtlarında tereddüte mahal vermeyecek şekilde 09/05/2018 tarihi olarak belirgin olup, karar başlığındaki tarihin maddi hata niteliğinde görüldüğünden,
Sanıklar üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun temadi eden suçlardan olup suç tarihinin sanıklar ........, ........, ........, ........, ........, ........ ve ........ için yakalanmalarıyla temadinin kesildiği 26/08/2016, sanık ........ içinse yakalandığı 24/11/2016 olduğu halde gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 2016 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek bir eksiklik olarak görüldüğünden,
Sanık ........'dan el konulan dijital materyallerde tespit edilen FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kurucusu ve yöneticisi olan ........'in fotoğraflarının, konuşmalarını içerir videolarının ve örgüte müzahir yayın yapan ........ Haber isimli yayın kuruluşuna ait haber videosunun tespit edildiği, sanık ........'ın savunmasında Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/370 esas sayılı dosyası kapsamında üstlendiği müdafiilik görevi kapsamında dosya delillerini flash bellek ile mahkemeden alarak Mersin klasörü ismiyle bürosundaki bilgisayara kaydettiğini, tespit edilen fotoğraf ve videoların bu klasördeki fotoğraf ve videolar olduğunu beyan ettiği, ilk derece mahkeme tarafından sanığın savunmasını denetlemeye yönelik Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinden 2015/370 esas sayılı dosyada delil olarak bulunan dijital bulguların 51 CD ve DVD halinde getirtilerek bilirkişi vasıtasıyla sanıktan elde edilen dijital materyallerdeki bulgular ile aynı olup olmadığının tespiti yoluna gittiği, 03/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda sanıktan el konulan dijital materyallerden elde edilen ........'e ait 2 dakika 9 saniyelik videonun, ........ Haber isimli yayın kuruluşuna ait 10 dakika 45 saniyelik haber programına ait videonun, "........ Neden Ağlıyor" isimli videonun, "Hz. Peygamber tweetleri ikiye katlayın demiş" isimli klasör içindeki 2 dakika 42 saniyelik ses kaydının, 13/03/2013 tarihli 26 saniyelik kamera çekiminin Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/370 esas sayılı dosyasından temin edilen 51 CD ve DVD içerisinde tespit edilen görüntülerle aynı olduğunun, ........'e ait fotoğraf ve 1 dakika 8 saniyelik videonun 51 CD ve DVD içerisinde tespit edilemediğinin bildirilmiş olmasına rağmen, bilirkişi raporu ile bağdaşmayacak şekilde ........'e ait tüm fotoğraf ve videolarla örgüte müzahir yayın yapan ........ Haber isimli yayın kuruluşuna ait haber videosunun hükme esas alınması dosya kapsamı ile bağdaşmadığından FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kurucusu ve yöneticisi olan ........'e ait fotoğraf ve 1 dakika 8 saniyelik video dışındaki bilirkişi raporunda belirtilen videolar ve ses kaydının delil niteliğinde görülmeyerek gerekçeli karardan çıkarılmakla birlikte delil olarak kabul edilen dijital bulgular ile ........ sorgu tutanağı, HIS (CGNAT) kayıtları, ........ tespit ve değerlendirme tutanağı, 15/04/2016 tarihinde Denizli Cumhuriyet Başsavcılığında ........'nın ifadesi alındığı sırada şüphelinin müdafii sıfatıyla "FETÖ/PDY ismi verilen örgütün kurucusu olduğu iddia edilen ........ ile ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2008/9-82 esas, 2008/181 karar sayılı beraat kararı halen geçerliliğini korumaktadır. Bu şahısla ilgili terör örgütü kurmak ve yönetmek kapsamında yeni bir mahkemesel karar mevcut değildir, bu ve buna benzer yargısal içtihatlar ışığında mevcut yapının terör örgütü olup olmadığı hususundaki değerlendirmenizin gözden geçirilmesini talep ediyorum" şeklindeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde mevcut delillerin sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sübutu için yeterli olup gerekçeli karardan çıkarılan delillerin suçun sübutu bakımından sonuca etkili görülmediğinden,
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan haklarında soruşturma yürütülen adli personelinin tutuklanma, serbest kalma, göreve dönme durumlarını takip eden whatsapp yazışmalarının sanık ........ gözaltında bulunduğu sırada büro çalışanı tarafından yapıldığı dosya kapsamında sabit olmasına rağmen whatsapp yazışmalarının hükme esas alınarak teşdit nedenleri arasında gösterilmesi dosya kapsamı ile bağdaşmadığından bahsi geçen whatsapp yazışmaları delil niteliğinde görülmeyerek gerekçeli karardan çıkarılmakla birlikte ........ sorgu tutanağı, HIS (CGNAT) kayıtları, ........ tespit ve değerlendirme tutanağı, ........ üzerinden yapılan yazışmalar, tanık beyanları beyanları birlikte değerlendirildiğinde mevcut delillerin sanık ........'un silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sübutu için yeterli olup, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Denizli İli avukat yapılanmasındaki konumu, örgütün Denizli İlindeki sorumlu düzeydeki mensupları ile olan irtibatına nazaran temel cezanın alt sınırdan uzaklaşarak tayin edilmesinde bir isabetsizlik bulunmayıp, gerekçeli karardan çıkarılan delillerin suçun sübutu bakımından sonuca etkili görülmediğinden,
Sanıklar ........, ........, ........, ........ ve ........'ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Denizli İli avukat yapılanması içerisinde konumları, terör örgütünün ildeki sorumlu düzeydeki mensupları ile irtibatlarına nazaran silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan TCK'nın 314/2. fıkrası gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmaları gerekirken, temel cezanın alt sınırdan taktir edilerek eksik ceza tayin edilmesi aleyhe istinaf olmadığından davanın yeniden görülme nedeni yapılmamıştır.
Yukarıda yapılan eleştiriler ve açıklamalar dışında, sanıklar hakkında yapılan yargılama sonunda; eylemlerinin oluşa, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde belirlenip suçların niteliğinin tayin edildiği, sanıkların savunmalarının yeterli yasal gerekçe gösterilerek reddedildiği, verilen hükümlerin usul ve yasaya uygun olduğu, cezaların kanuni sınırlar içinde uygulandığı anlaşılmakla;
Sanıklar ........, ........, ........, ........, ........ ve ........'un eşi ...... ile sanık müdafiilerinin ileri sürdüğü istinaf istemi yerinde görülmediğinden, CMK'nın 280/1-a. maddesi ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunana tebliğine,
Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 08/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)