(5237 S. K. m. 53, 314) (3713 S. K. m. 5)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 05/10/2017 tarih ve 2017/2733 Esas 2017/712 nolu iddianamesiyle; Sanık .... hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Kazanç Müsaderesi" suçundan cezalandırılması istemi ile istemiyle Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açılmıştır.
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/12/2017 tarih, 2017/635 esas - 2017/667 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5/1, TCK'nun 53/1, 58/9 maddeleri uyarınca 9 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı sanık ve müdafi tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık yerel Mahkemede alınan savunmasında:"25.05.2017 tarihinde;
Başkan: .... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği iddiası ile dava açıldı. İddianameyi gönderdik cezaevine tebliğ aldın mı?
Sanık: Aldım efendim.
Başkan: Okudun mu?
Sanık: Okudum efendim.
Başkan: Peki hakkındaki suçlamaları biliyorsun.
Sanık: Biliyorum.
Başkan: Bir kısım tanık beyanlarına göre örgütle irtibatın ve iltisakın olduğu, sözde örgütün ifade ettiği sözde sohbet toplantılarına katıldığın iddiası var. Ayrıca örgüte müzahir örgütle irtibatlı ve iltisaklı olan derneklerden .... Derneğine üyeliklerin var. İddianamede yazdığı için söylüyorum. 2014 yılındaki bir yurt dışı çıkışı yaptığın iddiası var. Örgütün finansal kuruluşu olan Bank ....'da örgüt elebaşının talimatından sonra para yatırdığın ve bu banka ile hesap hareketliliği yarattığın iddiası var. Bu iddialara ilişkin olarak neler söyleyeceksin, nedir savunman seni dinliyoruz.
Sanık: Teşekkür ederim efendim. Önce sayın Savcımın tarafıma isnat ettiği suçlamaları kabul etmiyorum. Beni kendisi Fetö-Pdy terör örgütüne üye olmamla da suçlamıştır. Hayatım boyunca silahlı veya silahsız hiçbir terör örgütüne üye olmadım efendim. Bu yapının tüm kalbimde bir terör örgütü olduğuna inanıyorum. 17-25 öncesine kadar bu yapıya sempati duydum efendim. Terör örgütü .... televizyondaki bedduasından sonra gerek televizyonlarda, gerek gazetelerde vermiş olduğu ayrımcı, ırkçı politikalarından dolayı bu yapıya olan gönül bağım koptu efendim. Bunların Vatana ve Millete hizmet yaptıklarına inanmadım bu kanaatimden dolayı bir daha toplantı gibi sohbet gibi bunların çağrıldıkları yerlere gitmedim efendim.
Başkan: Bank ....'daki hesap hareketliliği açıklamak istediğin bir şey var mı?
Sanık: Efendim Bank ....'da hiç hesabım olmadı benim. Avukatımda dokümanları size göstermiş olabilir. Ben sadece kredi kartı kullandım. O da çocuğumun eğitimi için kullandım. Bir kereye mahsus 12 taksit yapılmıştı okul taksiti, o da 10.350,00 TL olarak onu kullandım. Ben hayatım boyunca .... Bankası ve .... Bankası ile çalıştım. Yani Bank .... ile hiçbir çalışmışlığım olmamıştır. Daha önceki itiraz dilekçelerimde de Emniyette de verdiğim ifadelerde Bank ....'dan 2008 yılında bir ev kredi konut kredisi kullanmıştım. 42.000,00 TL almıştım bunu da 24 ay taksitle 52.000,00 TL olarak geri ödedim bunu da Şekerbank tarafından yatırdım taksitlerini, bunun dışında Bank .... ile hiçbir bağım olmamıştır. Ticari faaliyetim olmamıştır hani.
Başkan: Peki bu dernek üyelikleri ile ilgili?
Sanık:Efendim .... Derneğine üye oldukları doğrudur. 2007 yılında .... Derneğine davet edildim. İşimi geliştirebilir miyim düşüncesiyle gittim. O zaman ben pansiyon işletmeciliği yapıyordum. Hani pansiyonla ilgili Devletimizin böyle bir katkısı teşviki neler oldur düşüncesiyle gittim. Fakat gittiğim toplantılarda genelinde yurt dışına açılımlar anlatmaktaydı. İnsanların yurt dışına yaptığı yatırımlar bahsedilmekteydi. Benim imkanım ve gücüm bu anlatılanlara yetmediği için bir de farklı bir sektördüm pansiyondum. Bunlar konuşulmuyordu. Bir daha ben bu şeylere katılmadım toplantılarına, hatta 2010'da ve efendim 2013 genel kurul toplantılarında adım geçmemektedir. 2014 yılında .... beyin tekrar başkan seçilmesinde benim gıyabımda hiç haberim olmadan buraya yedek üye olarak yazılmışım bunu da hani avukatımla cezaevinden öğrendim kendisinden. .... Derneğine üyeyim doğrudur. Fakat ben bu iki derneğinde ne toplantılarına ne seçimlerine.
Başkan: Yönetim kurulu yardımcısıymışsın diyorum nasıl gitmedin?
Sanık: Şöyle izah edeyim efendim. .... bey başkanlığı bıraktığında dernekte bir başkan yoktu. Tuncay bey başkan seçildi arkadaşlarda beni başkan yardımcısı seçtiler 2015 tarihinde ve derneği kapatmak için biz bu işlemleri yaptık, hani 4-5 ay sonrada derneği kapattık. Hani ben o yıla kadar bu her iki derneğin ne toplantılarına, ne seçimlerine, ne seçim kurullarına, ne bu iki başkan tarafından bana bir talimat verilip bir iş yapılması için gerekli bir şey söylenmedi. Ben bu iki dernek için hiçbir aidat ödemedim efendim. Hani benim haberim gıyabım olmadan genel kurul toplantılarında ismim geçmektedir.
Başkan: Peki .... bu Denizli'deki örgüte müzahir olan okulda eğitim görmüş.
Sanık: Efendim iddianamemde o da Servergazi diye geçiyor bir yanlışlık olmuş. Günay Anadolu Lisesi aslında gittiği okul kızımı ben buraya kaydettirmeden önce kızım Dinar Fen Lisesine kayıtlıydı. Dinar Fen Lisesi o yıl açılmıştı. Devlet tarafından bir hak verilmişti fakat hazırda bir okul yoktu. O dönem Kaymakamımız ve Milli Eğitim Müdürümüz bu hak kaybolmasın diye Anadolu Lisesinin üçüncü katında geçici bir sınıf açıldı. Bizde çocuğumuzu buraya kaydettirdik. Fakat hazırda bir okul olmayınca öğretmenlerde atanmamıştı. Çocuğum buraya tam 23 gün gitti. Dersler boş geçtiği için eğitimi iyi olmadığı için açıkçası çünkü 480 puanı vardı. Fen lisesi bir öğrencisiydi iyi bir eğitim olması için çocuğumun kaydını ben buradan aldırdım. Sonra Denizli'de devlet okullarına gittim yatılı bir okul aradım. Bütün 20 gün içerisinde bu okullarda kayıtlar bittiği için yaptıramadım. Özel okullara gittim 20-25 bin TL altında kayıt ettirebileceğim bir okul bulamadım. Bu Günay Anadolu Lisesini tavsiye ettiler. Kendileri çocuğuma pansiyon verdiler ve 9500,00 TL bir fiyat vermişlerdi, indirim yaptılar. Benimde bütçeme uygun olduğu için bu okulu tercih ettim. Hani o dönemde de bu okullarla da ilgili yasaklı bir şeyler duyulmadığı bilmediğim için veya bir sıkıntı yaratacağını bilmiyordum açıkçası. Ama benim ilk tercihim.
Başkan: Hangi tarihte?
Sanık:2013' ün eylül ayıydı hatta avukatım size okuldan almış olduğumuz.
Başkan: Belgeyi sunacaktır.
Sanık: Evet onu bırakmıştır.
Başkan: Peki bu evde çıkan dokümanlar var.
Sanık: Doğrudur efendim.
Başkan: Örgüt elebaşına ait kitaplar.
Sanık: Emniyetimizin evimde arama yaptığında 1 Cd ve 4 yasaklı kitap bulundu. Cd çocuklarımın oyun Cd'si vardı. Annesi bu Cd'leri oyun Cd'leri çok eski çizgi filmler açıkçası efendim. Torunlarım seyretsin diye hatıra olsun diye saklardı bu Cd'leri, bunun içinde 1 tane hiç filmi açılmamış, jiletini yırtılmamış bir .... Cd'si çıktı. 4 tane kitapta yine 3 kızım yetişkin dışarıda okuyorlar bunların çocuk odaları kiler odasına çevirmişti eşim, bu 4 kitapta kullanmadığımız çekmece çıktı. Hani bir kütüphanemizde değil. Kiler odası olduğu için kullanılmayan bir çekmecede çıktı. Emniyetteki ifademde de bunları görmüş olsaydım atardım diye söylemişimdir.
Başkan: Peki zaman gazetesi ve sızıntı dergisi abonelikleri ile ilgili?
Sanık: Efendim zamanında bunlara abone olduğum doğrudur. Yine çocuğum dershaneye gittiği dönem bunların içinden çocukların sınav için şey gerekiyordu gazete almamız gerekiyordu. Dershane tarafından kaydedildik, kayıtlarda 1 yıllık oluyordu. Bu şekil oldu açıkçası.
Başkan: Hangi tarihte aboneliği sonlandırdın?
Sanık: Efendim çocuğum 2012 yılında dershaneye gitti. İşte 1 yıl geldi bu gazete bize 2013 yılında da sonlandırdım.
Başkan: Peki yine iddialardan birisi .... pansiyonu değil mi?
Sanık: Evet efendim.
Başkan: İddiaya göre bu tayinden gelen örgütte müzahir kişiler ev buluncaya kadar daha ziyade senin pansiyonunu tercih eder orada barınırlarmış.
Sanık: Şimdi efendim.
Başkan: .... pansiyonu
Sanık: Arsayı mı açıklayayım, pansiyonla ilgili mi?
Başkan: Pansiyonla ilgili
Sanık: Pansiyonu diyorsunuz. Efendim pansiyon ….. beyin açıklamasını mı yapayım efendim.
Başkan: Yok sana iddia olduğu için söyledim. Bir .... isimli pansiyon arsa ile ilgili husus, bir de gelen üyelerin bu pansiyonda kaldığı.
Sanık: Evet efendim ben 2008 yılından 2013 yılının Eylül ayına kadar pansiyon işletmeciliği yaptım. 2013 yılında Dinar'daki Cezaevi açıldığında infaz memurları Dinar'a geldiler. Stajyer olarak gelmişlerdi. Kendileri yer aradıklarını yerimin olup olmadığını sordular benimde yerim vardı. Aslında öğrenci pansiyonuydum ben ama yıllar artık öğrenci bulamıyorduk. Kredi yurtlar açılmıştı pansiyonumuzda boşluklar oluyordu. Kendilerine aylık 300,00 TL öğrenciden almış olduğum bedelin aynısını kendilerinden talep ettim. Kendileri de fiyatımızı uygun gördükleri için kaldılar.
Başkan: Bu hibe meselesi ile ilgili?
Sanık: Hibe olarak da efendim böyle bir şey yok aslında, biz 1985 yılında babamız rahmetli oldu. Bu arsa 3 kardeşim ve anneme miras kaldı. Ben bunu itiraz dilekçelerimde de sürekli dile getirdim. Konumundan dolayı uzun süre satamadık biz bu arsamızı çünkü sanayi çarşısında çıkmaz bir sokakta un fabrika depolarının arasında batıl bir arsaydı. İmarı da tek katlı bir dükkan yapılma izni vardı. Sanayi çarşısının da taşınacak olmasından dolayı alıcı çıkmadı 1995 yılında deprem oldu. Depremden sonra bir göç yaşandı. Tekrar satamadık bu zaman içerisinde, hem arsamız değer yitirdi bu sebepten dolayı, 2008 yılında bu yapının şirket ortakları arsamıza talip oldular. Bizde o günkü rayiçten buraya sattık. Hatta yanımdaki parseli de belediyeden satın alarak inşaatlarını yaptılar. Hani benim hibe etme söz konum değil çünkü vereseli bir mal, hatta annem buranın satışını en son kardeşim çok küçük yaşta yetim kalmıştı. Buranın arsa bedeli ile buna bir iş açın oğlum hani okumadı ticaret yapsın bari diye o amaçla kullandık parayı, 95 yılındaki depremde de biz maddi ve manevi zaten çok zarar görmüştük hani bir yere hibe edecek imkanımız yok efendim.
Başkan: .... kargo acenteliğini satın almışsın?
Sanık: Efendim sürat kargo acenteliğine 2012 yılında müracaat ettim kendilerine, o yıl 20 bin nüfuslu ilçelere acentelik vermediklerini söylediler reddettiler. 2013 yılında internetten yine acentelik verileceğini duydum, kendilerini aradım kendileri beni İstanbul'da acenteler müdürlüğüne davet ettiler. Gittiğimde herkese uyguladıkları şartları bana söylediler. 50.000,00 TL lik teminat mektubu istediler yeni bir araç istediler. Merkezde bir dükkan istendi. 2 çalışan istendi ve içerisindeki tesisatı, cihazı kendilerinden satın almam istendi. Bir de isim bedeli bu da dosyamda avukatım koymuştur zannedersem, bunları ben yerine getirerek.
Başkan: Şunun için söylüyorum. Şimdi .... kargo seninde bilindiği üzere bu örgüte müzahir olan bir şirket, taşımacılık şirketi.
Sanık: Evet efendim.
Başkan: Dolayısıyla bu örgütün genel prensibi olarak kendisinden olmayan, kendisi gibi düşünmeyen, kendisi gibi hissetmeyen hiç kimseye zerre kadar faydası yoktur. Yani sana vermelerindeki bir sebebi bulmaya çalışıyorum ben, örgütle bağını reddettiğin için.
Sanık: Şimdi efendim. Efendim 2012 yılında bu sektörde bir araştırma yapmıştım ben Dinar'da 3 tane kargo şirketi vardı. İşleri de oldukça iyi ve yoğundu. Bir tek olmayan .... kargoydu. Yani tercih etmemin sebebi başka acentelik alamamamdı. Sadece bu acenteliği alabiliyordum.
Başkan: Sana nasıl verdiler işte sen bu yapıdan değilsen, bu yapıyla bir bağın yoksa çok kolay kolay vermiyorlar ben onu anlatmaya çalışıyorum.
Sanık: Ama efendim 800 acentesi var bu .... kargonun Türkiye genelinde, herkese acentelik veriyorlar, bir de ben bu şartları yerine getiriyorum para veriyorum hani parasız hiçbir şey almadım oradan, artı ben 2013' ün 1 ayında müracaat ettim. Nisan ayında acenteliğimi açtım. 1 sene sonrada zaten kayyum ve devlet yönetimine geçti kargomuz. Hani bu yapıdan çok Devletle çalıştım ben, ...... Holdinge kayyum atandıktan sonra zaten hep denetlendik gelen müfettişler denetlediler.
Başkan: Dolayısıyla bir sıkıntı yok diyorsun.
Sanık: Yani ben paramı ödeyerek bir acentelik aldım. Geçimimi sağlamak için aldım. Herkese uygulanan şartlar bana da uygulandı. Hani ben bir yer bana lütfedilmedi ve Dinar'da bu kargo hiç yoktu. Ben ilk defa açtım. Hani bir hazır bir yer olur efendim de .... bey siz burayı alın çalıştırın, geliri şöyle iyi diyebilirler hani. " Şeklinde savunma yapmıştır.
25.05.2017 tarihinde
Başkan: Evet .... son söz senin ne diyeceksin son sözlerin nelerdir?
Sanık: Efendim ben 3 ay öncede huzurunuza çıktım. Sormuş olduğunuz sorulara bütün samimiyetimle doğru cevaplar verdim. Sizden samimiyetimden dolayı adli kontrol ile serbest bıraktınız. Bunun içinde tekrar teşekkür ediyorum. Ben sadece ticaret olarak .... kargoyu çalıştırdım. Bu işimden dolayı bunlara gelen giden kargoları götürdüğümden dolayı bunlarla ticari ilişkilerim oldu. Bu yapının tamamen bir terör örgütü olduğuna göre gönlümden inanıyorum. .... bu terör örgütünün lideridir. Bunlardan televizyondaki bedduasından sonra vermiş olduğu demeçlerden sonra tamamen koptuğumu, bunların niyetlerinin iyi olmadığını bütün samimiyetimle söyledim efendim. Bunca şehidimizin sorumluları olduğuna inanıyorum. Ben bu yapıdan hiçbir zaman talimat almadım. Görev almadım. Bir zaman sempati duyduğumu size açık yüreklilikle söyledim. Fakat bu devletimizi ele geçirme gibi yapılanmalarından dolayı dışarıdayken de iyice anladım. Hapishanedeyken yayın olmadığı için bilmiyordum. Bunları daha iyi görme fırsatı oldu. Ben sadece işimi yaptım efendim. Bunlara gelen kargolarını götürdüm. Yasal bir işti yaptığım iş ve bu işimi 2017' in başında bıraktım. Gene benim demirbaşlarımı devlet benden satın aldı ve bedelini ödedi. Hani yasa dışı bir iş yapmadım ben her ay faturamı kestim devlet hesabıma paramı yatırdı efendim. Bunun dışında gene bu yapının içinde hiçbir zaman mütevelli toplantılarında olmadım. Bunlardan bir talimat almadım. Bunlara yardım yapmadım. Bu kurum için para toplamadım. Destek olmadım hiçbir zaman. Yüce Adaletinize inanıyorum güveniyorum. Hani keşke bu olayların içerisinde hiç olmasaydım. Yüce Adaletinizden gereken şeyi bekliyorum efendim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığın savunması Dairemizce kayıt altına alınmış olup buna ilişkin çözümleme tutanağı dosya içerisine konulmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Tanık beyanları
3-Arama ve el koyma tutanakları
4-ByLock sorgu tutanağı
5-CGNAT kayıtları
6-Bank.... kayıtları
7-Veri inceleme raporu
8-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
9-Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/635 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık ve müdafi, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
YARGITAY İLAMI:
Dairemizce verilen 05/04/2018 tarih, 2018/928 esas - 2018/1011 karar sayılı ilam, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 25/12/2018 tarih, 2018/5211 esas - 2018/5402 karar sayılı ilamıyla; "1-) İstinaf aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan başka dosya şüphelisi ....’ın sanık hakkındaki teşhisi karşısında; ....’ın aşama beyanlarının aslı veya onaylı suretleri getirtilip, yine istinaf aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı 09.03.2018 tarihli veri inceleme raporu, bu rapora dayanak delilin elde edilişi ve CMK'nın 134. maddesine göre alınan mahkeme kararı soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan araştırılıp getirtilmesinden sonra, CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması ile tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yasal olmayan gerekçe ve yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-) Kabul ve uygulamaya göre;
a-) Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte sabıkası bulunmayan ve duruşma tutanaklarında hakkında olumsuz bir gözlem yer almayan sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b-) İlk derece mahkemesince ‘örgüt ideolojisinin aşılanması, örgüte eleman kazandırılması ve örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel toplantılara katıldığı, bu toplantılarda burs, himmet, kurban parası adı altında paralar toplandığı, toplanan yardım paralarının elden alındığı, herhangi bir kayıt tutulmadığı, kendisinin de bu kapsamda destek olduğu’ şeklinde dosya kapsamıyla örtüşmeyen gerekçeye yer verilmesi" usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında alınan esas hakkında mütalaasında; "Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/12/2017 tarih 2017/635 (E) ve 2017/667 (K) sayılı kararı ile sanık .... .... hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan netice itibari ile verilen 9 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine kararı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza dairesinin: 05.04.2018 tarih 2018/928 Esas 2018/1011 Karar sayılı istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair hükmünün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine kararı inceleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 25/12/2018 tarih 2018/5211 Esas 2018/5402 Karar sayılı ilamında özetle;
"...Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) İstinaf aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan başka dosya şüphelisi ....’ın sanık hakkındaki teşhisi karşısında; ....’ın aşama beyanlarının aslı veya onaylı suretleri getirtilip, yine istinaf aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı 09.03.2018 tarihli veri inceleme raporu, bu rapora dayanak delilin elde edilişi ve CMK'nın 134. maddesine göre alınan mahkeme kararı soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan araştırılıp getirtilmesinden sonra, CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması ile tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yasal olmayan gerekçe ve yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-) Kabul ve uygulamaya göre;
a-) Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte sabıkası bulunmayan ve duruşma tutanaklarında hakkında olumsuz bir gözlem yer almayan sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b-) İlk derece mahkemesince ‘örgüt ideolojisinin aşılanması, örgüte eleman kazandırılması ve örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel toplantılara katıldığı, bu toplantılarda burs, himmet, kurban parası adı altında paralar toplandığı, toplanan yardım paralarının elden alındığı, herhangi bir kayıt tutulmadığı, kendisinin de bu kapsamda destek olduğu’ şeklinde dosya kapsamıyla örtüşmeyen gerekçeye yer verilmesi..." noktalarından bozulması üzerine açılan duruşmada;
Sanığın, ........ nolu telefon hattı ile 27/08/2014 - 05/05/2015 tarihleri arasında ........ IMEI nolu telefonu ile örgütün kriptolu haberleşme programı bylock'a HİS kayıtları ile uyumlu olarak hedef port : 443 hedef IP:........ ve ........ olduğu halde 2483 kez Afyonkarahisar-Uşak ve Denizli illerinden bağlandığı,
Örgütün finans kurumlarından Bank ....'da örgüt liderinin talimatından sonra 17/01/2014 tarihinde 17.950,00TL'lik, 26/01/2015 tarihinde 45.000,00TL'lik yeni katılım hesapları açarak örgüte destek olduğu,
Tanık ...., 2011 yılında Doğu beyazıt ilçesinde sanık ile birlikte sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katıldıklarını beyan ettiği,
Mahrem İmam soruşturmaları kapsamında sanık hakkında elde edilen verilere göre sanığın " FETÖ mensubu olup, herşeyi ile teslim olan ancak yönetici vasfı olmayan polis memuru (SAY)" olarak ta kodlanmış olduğu da anlaşılmakla;
Sanığın eylemlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluğa göre sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde olduğu bu şekilde örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla,
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma gerekçesi de gözetilerek sanığın eylemine uyan TCK 314/2, 62, 3713 Sayılı yasanın 5/1, TCK 53/1, 58/9, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması, sanığa atılı suça ve delil durumuna göre tutukluluk halinin devamına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
TCK'nın 314. maddesi bakımından; bir oluşumun, bir yapılanmanın silahlı terör örgütü sayılabilmesi için, TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen suç işlemek için örgüt kurma suçunda örgütün varlığı için gerekli koşullar yanında, Türk Ceza Kanununun ikinci kitap, dördüncü kısım, dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları "amaç suç" olarak işlemek üzere kurulmuş ve amaca matuf bir eylem gerçekleştirmeye yeterli derecede silahlı olması ya da bu silahları kullanabilme imkanına sahip bulunması gerekir. Bu suçu, TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen suçtan ayıran en önemli ölçüt budur.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/1. maddesinde; terör örgütlerini kurma, yönetme ve üye olma suçları düzenlenmektedir. Maddede; "TCK 314. maddesi hükümlerine göre cezalandırılacağı" hükmüne yer verilerek 314. maddenin ceza hükümlerine atıf yapmıştır.
Buna göre Türk Ceza Hukukunda silahlı terör örgütünün unsurları şu şekilde kabul edilmektedir;
Üye sayısı; en az 3 kişiden oluşur. (TMK 7/1, TCK 220-314 maddeleri.)
Amaç ve saik; terör örgütü siyasi maksatla faaliyet gösterir. Bu doğrultuda, “Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme ve tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetlerini yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak” amacıyla faaliyet gösterir. (TMK m.1)
Yöntem; terör örgütü cebir ve şiddet kullanarak baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle hareket eder. (TMK 1-7.md.)
Elverişlilik; terör örgütünün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması gerekir. (TCK 220.md.)
Araç gereç; terör örgütü silahlı bir örgüt türüdür. (TCK 314. madde) Silah suçun unsurudur. Üyelerinin tamamının silahlı olması gerekmez, nitelik ve nicelik bakımından amaç suçu işlemeye yetecek kadar elemanında silah bulunması yeterlidir. Örgütün silahlı olup olmaması sahip olunan silahların cins, nitelik ve miktarı somut tehlikenin belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. Örgütün, silahlı örgüt vasfını kazanması için mensuplarının silah sahibi olmaları gerekmez. Silahlar üzerinde gerektiğinde tasarruf imkanının olması gerekli ve yeterlidir. Elverişlilik somut olaya göre hakim tarafından takdir edilecektir.
Terörle Mücadele Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında, bir oluşumun, örgüt niteliğinde bulunup bulunmadığı ve niteliğinin belirlenmesi hususunda özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Yargılama safahatında, dava ya da soruşturmaya konu oluşumun nerede, ne zaman, kimler tarafından, ne amaçla kurulduğu, ülke genelinde amaca elverişli eylem ve faaliyetlerine ilişkin bilgiler ilgili Devlet kurumlarından dosyaya getirtilmek suretiyle dosyada mevcut olay ve deliller doğrultusunda yargılama makamlarınca belirlenmekte ve yargı kararının kesinleşmesi ile oluşumun suç, terör ya da silahlı terör örgütü niteliğinde bulunup bulunmadığı kesin olarak tespit edilmektedir.
Bir oluşumun örgüt olarak kabulü için uygulanacak kriterler yukarıda açıklanmıştır. Bu oluşum çıkar amaçlı suç örgütü olabileceği gibi, terör örgütü ya da silahlı terör örgütü olarak da yapılanmış olabilir. Örgütün niteliklerinin mahkemece belirlenmesi bir tespit kararıdır. Önceden var olan ancak hakkında karar verilmediği için kamuoyu tarafından bilinmeyen örgütün hukuki varlık kazanması mahkemeler tarafından verilecek karara bağlı ise de, örgütün kurucusu, yöneticileri ya da üyeleri açısından, kuruluş tarihinden veya meşru amaçlarla kurulup daha sonra suç örgütüne dönüştüğü andan itibaren ceza hukuku bakımından işledikleri fiile göre sorumlu olacaklardır.
Bu açıklamalar ışığında; 5237 sayılı TCK'nun 314. maddesinde düzenlenen silahlı örgüt üyeliği suçu; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Örgüte üye olmak fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur. Tek taraflı irade ile bile örgüte katılmak mümkündür. Silahlı örgüte üye olmak; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, devletin anayasal nizamını; cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY örgütü silahlı bir terör örgütüdür. Kendisini kısaca "hizmet hareketi" olarak tanımlayan terör örgütünün, paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşmak aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip, örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içinde olmayı hedef edinen ve gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, bundan da başarılı olan, ele geçirdiği kamu gücünü kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan, amaca ulaşmak için yeterli eleman araç ve gerece sahip olan, yarattığı kaos ortamı sonucu demokratik olmayan yöntemlerle cebir ve şiddet kullanarak parlamentoyu, hükümet ve diğer anayasal kurumları fesih ederek iktidara gelmeyi amaçlayan, bu amacını gerçekleştirmek için devlete ait silahlı kurumlara kendi üyelerini sızdırarak, halka karşı silahlı saldırıda bulunmak suretiyle amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli, öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştiren, kendine özgü eli kanlı silahlı bir terör örgütüdür.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık ....'ın Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Hocalar İlçe Emniyet Amirliğinde görev yapmakta iken FETÖ/PDY Silahlı terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı, aidiyeti olduğu gerekçesiyle 03.10.2016 tarihinde kamu görevinden uzaklaştırıldığı, sonrasında OHAL kapsamında çıkartılan 677 sayılı KHK ile 22/11/2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiği, dosya içerisinde mevcut ByLock sorgulama tutanağına göre; sanığın, ........ GSM numaralı hat ile, ilk tespit tarihi 27/08/2014 olarak şekilde ........ IMEI numaralı cihaz ile ByLock programını kullandığının tespit edildiği, mevcut HIS/CGNAT kayıtlarına göre; sanığın ........ GSM numaralı hat ile, 27/08/2014 ila 05/05/2015 tarihleri arasında ........ IMEI nolu cihaz ile ByLock sunucu IP'lerinden olan ........ ve ........ IP numaralarına toplam 2483 kez Afyonkarahisar-Uşak ve Denizli illerinden bağlandığı, sanığın, örgütün finans kurumu olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Bank....'da 17/25 aralık 2013 tarihinden hemen sonra; 17/01/2014 tarihinde 17.950,00.-TL'lik, 26/01/2015 tarihinde 45.000,00.-TL'lik yeni katılım hesapları açtırdığı, dosyaya temyiz aşamasında gelen tanık ....'ın beyanına göre, 2011 yılında Doğubeyazıt ilçesinde sanık ile birlikte sohbet adı altında düzenlenen örgütsel toplantılara katıldığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen mahrem imam soruşturmaları kapsamında elde edilen veri inceleme raporuna göre, sanığın, "FETÖ mensubu olup, herşeyi ile teslim olan ancak yönetici vasfı olmayan polis memuru" olarak nitelendirilmiş "SAY" derecelendirmesi ile kodlandığı anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/09/2017 tarih, 2017/16.MD-956 esas, 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ilk derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24/04/2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere bylock iletişim sistemi FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ sistemi olduğu açıktır. Örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi gerektiği de kararlarda açıkça vurgulanmıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 27/06/2018 tarih, 2018/1438 esas, 2018/2131 karar sayılı ilamı ve benzer ilamlarında da açıklandığı üzere; bylock iletişim sisteminde bağlantı tarihi bağlantıyı yapan IP adresi hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığı, haberleşmelerin kimlerle gerçekleştirildiği ve içeriğinin ne olduğu tespit edilebilmekle bu hususların tespit edilmesi durumunda kişinin özel bir iletişim sisteminin bir parçası olduğu aşikardır. Bylock kullanıcılarının tespitleri açısından operatörler tarafından tutulan CGNAT (HIS) kayıtları bir çeşit üst veri olması nedeniyle bir iz ve emare niteliği taşıdığından tek başına kişinin gerçek bylock kullanıcısı olduğuna işaret etmediğini, kişinin USER-ID ve şifrelerinin belirlenememesi ve fakat CGNAT kayıtları bylock sunucusuna bağlantı yaptığının tespit edilmesi halinde kişinin gerçek bylock kullanıcısı olduğu ancak henüz USER-ID ve şifresinin tespit edilemediği anlaşılabileceği gibi bylock sunucularına tuzak yöntemlerle yönlendirmiş olabileceği de değerlendirilmiştir. Bu nedenle ancak kişinin örgütsel gizliliği sağlamak ve haberleşmek amacıyla bylock sistemine girdiğinin ve bu sistemi kullandığını USER-ID şifre ve grup elamanlarını içerir bylock tespit ve değerlendirme tutanağı ve CGNAT kayıtlarını içeren belgeler ile kesin olarak kanıtlanmasının zorunluğu olduğuna işaret etmesi karşısında her ne kadar sanığa ait HIS kayıtlarının mevcut olması ancak bylock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunamamış ve tespit edilememiş olması nedeniyle dosya kapsamındaki örgütsel eylem olarak nitelendirilen diğer eylemlerin ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde sanığın eylemlerindeki yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik halinin mevcut olması, bu örgütle irtibatı ve iltisakının belirtilen delillerle ispat edilmesi karşısında sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunun sübuta erdiği hususunda Dairemizde tam bir vicdani kanı hasıl olmuştur.
Ancak Anayasanın 138/1. maddesi hükmü ile TCK’nun 61. maddesinde belirtilen ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesinde yazılı orantılılık ilkesi ile hak ve nesafet kuralları da gözetilerek uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği cihetle, sanık hakkında ceza hükmü tesis edilirken temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranış ve kişilik özelliği bulunmayan sanık hakkında; fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkiler gözönünde bulundurularak takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerekirken, dosya kapsamına uygun yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden TCK’nın 62. maddesinin uygulamasına yer olmadığına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı görülerek, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık .... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/12/2017 tarih, 2017/635 esas - 2017/667 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanık ....'ın sabit görülen silahlı terör örgütüne üye olma eyleminde TCK'nın 61. maddesi dikkate alınarak, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki gözönüne alınarak 3713 sayılı Kanunun 3/1. maddesi yollamasıyla eylemine uyan TCK'nun 314/2. maddesi gereğince takdiren ve teşdiden 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3713 sayılı Yasanın suç tarihinde yürürlükte bulunan 5/1. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen cezada 1/2 oranında arttırım yapılarak sanığın 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1-Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık .... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/12/2017 tarih, 2017/635 esas - 2017/667 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanık ....'ın sabit görülen silahlı terör örgütüne üye olma eyleminde TCK'nın 61. maddesi dikkate alınarak, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki gözönüne alınarak 3713 sayılı Kanunun 3/1. maddesi yollamasıyla eylemine uyan TCK'nun 314/2. maddesi gereğince takdiren ve teşdiden 5 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-3713 sayılı Yasanın suç tarihinde yürürlükte bulunan 5/1. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen cezada 1/2 oranında arttırım yapılarak sanığın 7 YIL 15 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 6 YIL 10 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanık hakkında Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53/1. maddesinin UYGULANMASINA,
6-Sanık hakkında TCK'nın 58/9. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 58/9. maddesi uyarınca sanığa hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin UYGULANMASINA,
7-Sanığa verilen ceza miktarı ve bu ceza ile ölçülü olması açısından hükümle birlikte TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, hüküm özetinin Kapalı infaz kurumunda sanığa tebliğine,
Tutuklama kararına karşı sanığın bu günden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize dilekçe vermek ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak düzenletmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine itiraz hakkının olduğunun bildirilmesine (bildirildi),
8-TCK'nın 63. maddesi uyarınca, sanığın hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran gözaltı süresi ile tutuklulukta geçirdiği sürelerin verilen cezadan indirilmesine,
9-Aşağıda dökümü yapılan ......................-TL yargılama giderlerinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-SEGBİS kayıtlarının tutanağa geçirilerek dosya içerisine alınmasına,
Yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi ağır ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi ağır ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer cezaevi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, Cumhuriyet savcısının görüşüne uygun olarak Cumhuriyet savcısı ...... (……) ile sanık ve müdafinin yüzlerine karşı tefhim edilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)