(5237 S. K. m. 299) (5271 S. K. m. 223)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığının 07/02/2018 tarih, 2018/59 esas ve 2018/55 numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan TCK'nın 299/1, 43/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 04/05/2018 tarih, 2018/76 esas ve 2018/420 sayılı kararı ile CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
Bu karara karşı O yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan vekili istinaf yoluna başvurması üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dairemiz tarafından sanığın eylemlerinin Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığının ve TCK'nın 43. maddesinin uygulama koşullarının bulunup bulunmadığını tartışılıp değerlendirilmesi bakımından CMK'nın 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık yerel Mahkemede alınan savunmasında: "Mahkemenize sunmuş olduğum yazılı savunmamı aynen tekrar ederim, dilekçemde ayrıntılı olarak beyanda bulundum, .... ve .... ile aramda dilekçemde belirttiğim üzere husumet bulunmaktadır, bu yüzden .... ve ....'in tanıklığını kabul etmiyorum, ....'in belirttiği .... ve .... da böyle bir şeyin olmadığına ilişkin beyanlarda bulunmuşlardır, gerektiği takdirde bu şahıslar dinlenebilir, üzerime atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum, devlet büyüklerine karşı asla hakaret edici söz sarf etmedim, .... ile aramdaki husumetin ciddiliğini .... da bizzat bilmektedir, ayrıca ....'ın bildirmiş olduğu .... ve .... böyle bir şeyin olmadığına dair yani hakaret etmediğimi söylemişlerdir, ben bu iki şahsın da tanık olarak dinlenilmesini istiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, aksi halde lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığın Dairemizce alınan savunmasında; "Sayın Başkanım kesinlikle ben Cumhurbaşkanına ve devlet büyüklerime karşı herhangi bir hakaret etmedim. Bu kişiler daha önceleride kendileride söylüyor. Şahsi husumetlerinden dolayı böyle gelişti, bu yola başvurdular. Kendi gösterdikleri şahitlerde orada belirtildi, kendilerini yalanladılar, kendileri de bizzat söylemektedirler. Bizim şahsi husumetlerimiz var olduğundan dolayı onlar bana iftira atmaktadır. Kesinlikle ben Cumhurbaşkanımıza saygı duyulması makamıdır. Saygı duyulması olan kişidir. Devletin başkanıdır. Kesinlikle ben hakaret etmedim. Son sözüm budur sayın başkanım, çünkü ben Cumhurbaşkanımızı veya herhangi bir devlet büyüklerine karşı hakaret etmedim. Bu kişiler şahsi husumetlerinden dolayı hatta .... orada şeye girdiğiyle hadi .... ben sana bunun hesabını sorarım diyerek içeri girdi, bunda da şahit vardı orda hakime hanım gerek yok dedi, tamam dedi, onu dinlemek istemedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık müdafii Dairemizde yaptığı savunmalarında; "Efendim biz daha önceden de beyanlarımızda bulunmuştuk. Efendim biz dosyada öncelikle hiçbir maddi somut bir delil yok. Yani sosyal paylaşımla alakalı bir suçlama değil. Sadece tanık ifadeleri var. Aslında müvekkilinde ifade ettiği gibi 4 ayrı tanık var. .... özellikle müvekkile husumetli olduğunu daha önceden aynı yerde görev yaptığından dolayı aralarında küfürleşmelerin gerçekleştiğini bu sebeple bir husumetin olduğunu kabul etti. Yine beyanlarında dedi ki ben cemaatteyken sanığın şunları şunları dediğini şahit oldum, cemaatte kimler vardı diye hakime hanım sorduğu vakit bilmiyorum dedi görev yaptığı cemaatteki kişileri bilmediğini söyledi. Onun haricinde iki kişi söyledi, şunlar vardır dedi bunlar dinlendi bunlarda dedi ki biz bu şekilde dediğini duymadık dedi sanığın, bunun haricinde yine .... buda aynı şekilde işte hırsızlar dedi ancak bunu Cumhurbaşkanına mı dedi demedi mi bilmiyorum şeklinde beyanda bulundu. 3 kişi vardı ortamda dedi. 3 kişi geldi dinlendi, biz bunun sanığın Cumhurbaşkanına hakaret ettiğini duymadık. Sadece hacla ilgili konuşmalar vardı. Umre öncesi ziyaretti diye söylemişti. .... zaten dedi ki ben ....'den duydum. Yani husumetli olduğu bir kişiden duydum, bunun üzerine ben tanıklık yaptım dedi. ....'de yine aynı şekilde hatta istinabe evrakı var müvekkil FETÖ / PDY suçlamasıyla yargılanırken tanık olarak yine beyanlarına geçti "ben sen daha ölmedin mi senin mezarını ben hazırlayacağım" diye böyle bir şekilde sanıkla aralarında konuşma geçtiğini kabul etti. Biz kısacası tanıkların husumete dayalı beyanlarının kabul edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Yine hakime hanımın beraat gerekçesinde gösterdiği gibi şüpheden sanık yararlanır ilkesinin de burada uygulanması gerektiği kanaatindeyiz. Çünkü sizde biliyorsunuz ki Ceza Muhakemesinde ispat bir takım delillerin gözardı edilerek değil, tamamen hepsinin bir bütün olarak değerlendirilerek kesin kanaate varılarak verilmesi gerekir, yani buradaki tanıkların husumete davalı beyanları gözardı edilmemelidir bizce, biz burada müvekkilin üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil olmadığının kanaatindeyiz. Önceki beraat kararının aynen kaldırılmaması ve müvekkilin beraatini talep ediyoruz. Aksi halde dahi Cumhurbaşkanı sayın Cumhurbaşkanının göreve başlamadığı önceki tarihlere ilişkin suçlamalar olduğu için TCK 125 maddesinin 3. fıkrasında kamu görevlisine hakaret olarak da değerlendirilmesini talep ediyoruz. Her halükarda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ediyoruz. Çünkü kesinleşmiş bir sabıkası bulunmamaktadır müvekkilimin." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
1- İddia,
2- 05/09/2016 tarihli ....'e ait Tanık İfade Tutanağı,
3- 29/08/2016 tarihli ....'e ait Tanık İfade Tutanağı,
4- 29/08/2016 tarihli ....'a ait Tanık İfade Tutanağı,
5- 23/08/2016 tarihli ....'a ait Tanık İfade Tutanağı,
6- Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
7- Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/76 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
TANIK BEYANLARI:
Tanık ....: "Ben daha önce beyanda bulunmuştum, o beyanımda belirttiğim üzere sabah namazı için camiiye gittiğimde namazdan meal okuyordu ve meali bırakarak cemaate hitaben bunlara destek verenlerin fasıhlar olduğunu kıyamet günü fasıhların birlikte cehennemde yanacağını ve Cumhurbaşkanımıza hitaben zalim nemrut gibi söylemlerde bulunmuştur, sabah namazları cemaatleri genellikle 10-15 kişiden oluşmaktadır, aradan geçen zaman dolayısıyla bu kişilerin kim olduğunu hatırlayamamaktayım, belirttiğim gibi .... ve .... isimli şahıslar bu cemaatin içerisinde olabilir, hatta ben cemaatin içindeki kişilere ben bu iş böyle olmaz ne yapalım diye sorduğumda boşver Allahından bulsun gibi karşılık vermişlerdir, ayrıca .... mahallesi camisinin cemaatinde .... hakkında "zulmün sonu bu kıyamete kadar böyle mi gidecekti firavunun yıkılışı bu" şeklinde söz söylediğini ben duymuştum ama bunu kimden duyduğumu hatırlamıyorum, bu sözleri duyduğumda yanımda kimse yoktu, olaya ilişkin bilgi ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık nedeniyle ücret talebim yoktur" dedi.
Tanık ....: "....'ın hacca gideceği için kendisini ...., ...., .... ile birlikte ziyarete gitmiştik, orada .... de vardı, o günlerde yolsuzlukla ilgili haberler çıkmaktaydı, kendisi hırsızlar şeklinde ifadeler kullanmıştı, ancak bunu Cumhurbaşkanına hitaben mi söyledi, başka bir şey için mi kullandı bilmiyorum ama tahminen Cumhurbaşkanına yönelikti, olaya ilişkin bilgi ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık nedeniyle ücret talebim yoktur" dedi.
Tanık ....: "2014 yılı Haziran seçimlerinden sonra yaz festivali için eşimle birlikte festivale gitmiştik, .... benim sürekli gördüğüm ve şakalaştığım birisidir, festivalde kendisi de hanımıyla birlikteydi, karşılaştığımızda kendisine Cumhurbaşkanı seçimlerini hatırlattığımda " hırsızlar, yamyamlar " şeklinde hakaretvari sözler söyledi, ben hatta bunu kendime yönelik algılamıştım, ancak bu olaylar çıkınca bu sözlerinin Cumhurbaşkanına yönelik olduğunu anladım, ben kendisinin bu gibi yollara saptığından kesinlikle haberdar değildim, olaya ilişkin bilgi ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık nedeniyle ücret talebim yoktur" dedi.
Tanık ....: "Ben ....le aynı ortamda bulunan birisi değilim, çalıştığımız yer buna engeldir, ....'in Cumhurbaşkanına hakaret ettiğine yönelik bizzat söylemlerini duymadım, ancak daha önceki beyanımda da belirttiğim üzere sözleri .... hocamdan duymuştum, duyduğum şudur 1 Kasım öncesindeki seçimlerde hükümet tek başına iktidar olamadığından dolayı sevindiğini duymuştum, olaya ilişkin bilgi ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık nedeniyle ücret talebim yoktur" dedi.
Tanık ....6: "Ben ....'i komşum olması sebebiyle tanırım. ....'in imamlık yaptığı .... mahallesine ara ara namaz kılmaya giderdim. .... ile muhabbet ederdik. ....'i Cumhurbaşkanına hakaret ederken duymadım. Ancak ben ....'ın evinde ...., ...., .... ve .... ile birlikteydik. Burada sadece Hac ibadeti ile ilgili konuştuk. Burada Cumhurbaşkanına yönelik hakaret içerikli bir söz duymadım. Ayrıca oturduğumuz odada televizyon dahi yoktu" dedi.
Tanık ....: "Benim bu dava ile herhangi bir alakam yoktur. İsmimin yanlışlıkla geçtiğini düşünüyorum. Ben ....'ın evine ...., .... ile birlikte gittiğimi hatırlamıyorum. Ben mali müşavirlik görevi yapmaktayım. Sanırım diğerleri din görevlisidir. Ben böyle bir olaya tanıklık yaptığımı hatırlamıyorum. Tanıklık nedeniyle ücret talebim yoktur" dedi.
Tanık ....: ".... Umreye gitmeden önce kendisini ziyaret etmek istedik. Herkes kendi aracıyla eve gitti. Gidenler arasında ben, .... vardı. Vardığımızda içeride .... …. …. …. oturuyordu. Ardından .... geldi. Ben televizyona en yakın kanepede oturdum. Diğer 4 arkadaşta birlikte oturuyorlardı. Konuşmalara ben dahil olmadım. Televizyonda Samanyolu açıktı onu izliyordum. Bu ziyaret sırasında herhangi bir kimseden Cumhurbaşkanına hakaret içerikli bir söz sarf edildiğini duymadım. Tanıklık nedeniyle ücret talebim yoktur" dedi.
İSTİNAF İSTEMİ:
O yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan vekili; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında alınan esas hakkında mütalaasında;"Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 04/05/2018 tarih 2018/76 (E) ve 2018/420 (K) sayılı kararı ile sanık …. …. hakkında Cumhurbaşkanına Hakaret suçundan netice itibari ile verilen beraat hükmünün sanık müdafii avukatlık ücretine hükmedilmemesi yönünden, O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine açılan duruşmada:
Cumhurbaşkanı için "zalim, nemrut, hırsızlar, hırsız, yolsuz, firavun" şeklinde sözler sarf ederek Cumhurbaşkanına yönelik olarak onur, şeref ve saygınlığı rencide edici nitelikte hakaretlerde bulunarak Cumhurbaşkanına Hakaret suçunu işlediği, sanığın 10 Ağustos 2014 tarihinden önceki sözlerinin Cumhurbaşkanına Hakaret suçunun unsurlarını oluşturmayacağı, eylemde TCK 43/1 maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla;
Mahkemenin beraat kararının kaldırılarak, sanığın eylemine uyan TCK 299/1, 53/1 maddeleri ile cezalandırılmasına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Sanığın suç tarihinde Isparta İli Yalvaç İlçesi .... Mahallesi Camii imam hatibi olarak görev yaptığı, tanık ....'in 05/09/2016 tarihinde idari tahkikat kapsamında beyan edip ilk derece Mahkemede de yinelediği üzere 17-25 Aralık 2013 tarihinde gerçekleşen olaylar akabinde sabah namazında katılan …..'a yönelik zalim, nemrut şeklinde ifadeler kullanarak hakaret ettiği, tanık ....'in idari tahkikat sırasında beyan edip ilk derece Mahkemede yinelediği ifadeler kapsamında Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında yapılan Yalvaç Festivali sırasında tanık .... ile karşılaştığında "hırsızlar, yamyamlar" şeklinde hakaret içeren sözler sarfettiği, tanık ....'un idari tahkikat sırasında beyan edip Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/163 talimat sayılı dosyası kapsamında yinelediği ancak ilk derece Mahkemede döndüğü beyanları kapsamında 07/06/2015 tarihinde yapılan seçimlerden 1 gün sonra görevli bulunduğu caminin avlusunda "zulmün sonu bu, kıyamete kadar böyle mi gidecek? firavunun yıkılışı" şeklinde sözler sarfederek Cumhurbaşkanına hakaret ettiği,
Katılan ....'ın 10/08/2014 tarihinde Cumhurbaşkanı seçilmesi nedeniyle sanığın 17-25 Aralık 2013 tarihi sonrasında sarfettiği hakaret içeren sözlerin Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturmayıp kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturduğu, buna ilişkin ise açılmış bir kamu davasının bulunmadığı, 10/08/2014 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında sanığın tanık ....'e yönelik sarfettiği "hırsızlar, yamyamlar" şeklindeki sözlerin ise katılana yönelik olmayıp Cumhurbaşkanlığı seçiminde katılana oy veren seçmenlere yönelik olması nedeniyle bu sözlerin de Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturmadığı,
Sanığın 08/06/2015 tarihinde sarfettiği "zulmün sonu bu, kıyamete kadar böyle mi gidecekti? firavunun yıkışı" şeklindeki sözlerin ise Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturduğu, dolayısıyla ilk derece Mahkemenin sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince verdiği beraat kararının yerinde olmadığı hususunda tam bir vicdani kanaate varılarak,
Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 04/05/2018 tarih 2018/76 esas ve 2018/420 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın sübut bulan Cumhurbaşkanına hakaret suçundan eylemine uyan TCK'nın 299/1. maddesi uyarınca, aynı kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın tutanaklara yansıyan ilk derece Mahkemesinde ve Dairemizde gözlemlenen herhangi bir olumsuz tutum ve davranışının bulunmaması, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak TCK'nın 62/1. maddesi gereğince verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanık hakkında kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına nazaran sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53. Maddende yer alan haklardan yoksun bırakılmasına, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunmaması, Dairemizce sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi ve suç nedeniyle maddi bir zararın bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Yasanın 231/5. maddesi uyarınca hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, CMK'nın 231/8 maddesi uyarınca beş yıl süre ile denetime tabi tutulmasına, sanığın şahsi ve sosyal durumu göz önüne alınarak hakkında takdiren denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1-Cumhurbaşkanına hakaret suçundan sanık .... hakkında verilen Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 04/05/2018 tarih 2018/76 esas ve 2018/420 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanık ....'in üzerine atılı Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan TCK'nın 299/1. maddesi uyarınca, aynı kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak TCK'nın 62/1. maddesi gereğince verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılara.... AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
5-Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunmaması, Dairemizce sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi ve suç nedeniyle maddi bir zararın bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Yasanın 231/5. maddesi uyarınca hakkındaki HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
6-Sanığın, CMK'nun 231/8 maddesi uyarınca BEŞ YIL SÜRE İLE DENETİME TABİ TUTULMASINA, sanığın şahsi ve sosyal durumu göz önüne alınarak hakkında takdiren DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA, CMK'nun 231/10-11 maddeleri uyarınca denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemediği ve denetimli serbestlik tedbirlerine uygun davrandığı takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceği, aksi halde mahkemenin hükmü açıklayacağı hususunun sanığa ihtar edilmesine (edildi)
7-Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 2725 TL ücreti vekalet ile sanıktan alınarak katılana verilmesine,
8-Aşağıda dökümü yapılan ........ TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 268 inci maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere iddia makamının talebine uygun, katılan vekilinin yokluğunda, sanık ve müdafiinin yüzüne karşı, iddia makamında Cumhuriyet savcısı .... (....)'ün yüzüne karşı oybirliği ile karar verildi. 09/04/2019 (¤¤)