(5237 S. K. m. 292) (5271 S. K. m. 2) (2004 S. K. m. 340)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 23.05.2016 gün ve 2015/8537-2016/3351 sayılı kararında da açıklandığı gibi TCK'nun 292. maddesinde düzenlenen "hükümlü veya tutuklunun kaçması" suçunun oluşabilmesi için failin hükümlü veya tutuklu statüsünde bulunması gerekir.
Başka bir statüde bulunurken cezaevinden kaçan kişinin eyleminin, anılan maddedeki failin kimler olabileceğine ilişkin sınırlama ve aynı yasanın 2. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen "Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz" biçimindeki kıyas yasağı uyarınca mümkün değildir.
Disiplin hapsi 5271 sayılı CMK'nun 2/1. maddesinin (l) bendinde "Kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen" hapis olarak tanımlanmış olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14.12.2006 gün ve 2006/5261-9088 sayılı kararında, "disiplin ve tazyik hapsinin bir "hapis" cezası olmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 2. maddesinde tanımlanın "disiplin hapsi" kavramı içinde kaldığı ve kısmi bir düzeni korumak amacıyla getirildiği, kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde serbest kalacağı" vurgulanmak suretiyle, tazyik hapislerinin de disiplin hapsi niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayımız değerlendirildiğinde;
İcra İflas Kanununun 340. maddesi uyarınca disiplin hapsi niteliğinde 3 aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılmasına karar verilen ve hükümlü sıfatını kazanmamış olan sanığın kendisine uygulanan disiplin hapsi nedeniyle bulunduğu cezaevinden kaçması eyleminin, kıyas yasağıda gözetildiğinde TCK'nun 292/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturmayacağı gözetilmeden beraati yerine yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi;
Usul ve yasaya aykırı olup, sanığın istinaf istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nun 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/1. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 20/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)