(5237 S. K. m. 53,58, 62, 63, 220, 314) (3713 S. K. m. 1, 5, 7) (5271 S. K. m. 100, 107, 280, 302)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca 10/10/2016 tarih, 2016/23990 soruşturma, 2016/8600 esas sayılı iddianame ile; sanık C. İ.'nun üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 314/2. maddesi ile (TCK'nın 314/3. maddesi delaletiyle ve 220/7. maddesi gereğince) 3713 sayılı TMK'nın 5/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesince 07/02/2017 tarih, 2016/317 esas ve 2017/12 karar sayılı karar ile; sanık C. İ.'nun üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9, 53, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmiş, bu karara karşı sanık müdafi tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dairemizin 27/03/2017 tarih, 2017/718 esas ve 2017/691 karar sayılı kararı ile de; sanık C. İ. hakkında üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemlerinin, oluşa soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde tespit edilip suç niteliğinin tayin edildiği, sanığın savunmalarının yeterli yasal gerekçe gösterilerek reddedildiği, verilen hükmün usul ve yasaya uygun olduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve C. Savcısı ile sanık müdafinin temyizi üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 19/07/2017 tarih, 2017/1800 esas ve 2017/4837 karar sayılı ilamı ile Dairemiz kararının bozularak dosyanın 2017/3159 esas sırasına kaydı yapılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık C. İ. yerel Mahkemede alınan savunmasında; "Ben devletimi seven birisiyim, atılı suçlamayı kabul etmiyorum, Bylock programını da gözaltına alındığımda duydum ve öğrendim, böyle bir program kullanmadım, cezaevinde düşünürken bu programın internet paylaşımı sebebi ile benim üzerimde görünmüş olabileceği sadece aklıma geldi, telefonumun incelemesi henüz sonuçlanmamıştır, telefonumda bylock uygulaması yoktur, babam aizamer hastası, iki çocuğum var eşim çalışmıyor, tutukluluğum nedeni ile mağdurum, benim karartacak bir delilde yoktur, kaçma şüphemde yoktur, tahliyeme karar verilsin" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık C. İ. Dairemizde alınan savunmasında; "Ben suçlamaları kabul etmiyorum, aşamalardaki savunmalarımı tekrar ediyorum. Cezaeevinde hazırlamış olduğum savunmamı avukatım vasıtasıyla gönderdim, okunmasını istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuş olup, dilekçesi dosyaya eklenmiştir.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-07/09/2016 tarihli ev arama ve el koyma tutanağı ile aynı tarihli iş yeri arama ve el koyma tutanağı,
3-08/11/2016 tarihli inceleme raporu,
4-28/12/2016 tarihli export inceleme ve tespit tutanağı,
5-Bank Asya'ya ait 26/10/2016 tarihli cevabi yazı ve hesap dökümleri,
6-23/01/2017 tarihli bylock tespit tutanağı,
7-06/07/2017 tarihli bylock tespit ve değerlendirme tutanağı, bylock içerikleri ve CD
8-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
9-Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/317 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
DENİZLİ 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 07/02/2017 tarih, 2016/317 esas ve 2017/12 karar sayılı hüküm ile; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9, 53, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık müdafi 09/02/2017 ile 10/03/2017 tarihli dilekçeleri ile; yerel Mahkemece verilen kararın müvekkili lehine bozulmasını talep etmiştir.
Dairemizin 27/03/2017 tarih, 2017/718 esas ve 2017/691 karar sayılı kararına ise sanık müdafi ile C. Savcısı tarafından yapılan temyiz taleplerinde ise; delillerin ve belgelerin tam olarak toplanması sonucunda bir karar verilmesi gerekirken gerekli incelemenin yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmişlerdir.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 19/07/2017 tarih, 2017/1800 esas - 2017/4837 karar sayılı ilamı ile özetle;
1-Sanığın ByLock uygulamasını kullandığının teknik verilerle tespit edilmesinin gerektiği ve bu nedenle sanık C. İ.'nun (TC: ……………..) üzerine kayıtlı olan ve kendisinin kullandığını beyan ettiği ……………..nolu …………….. İMEİ numaralı hat ile ByLock programına ilk kullanım tarihi olan 13.10.2015 tarihinden son kullanım tarihine kadar (23.01.2017 tarihli tutanaktan şahsın son kullanma tarihi tespit edilemediği) ByLock uygulamasına ait IP adresine (…………….., …………….., …………….., …………….., …………….., …………….., …………….., …………….., ……………..) kaç defa bağlandığının ilgili GSM şirketi tarafından tespit edilmesine yönelik Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumuna müzekkere yazılarak gelen yazı cevabına göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmesi,
2-Kabule göre de; mahkumiyete esasa alınan belirleyici delillerden biri olan ByLock uygulamasının sanık tarafından kullanıldığının tespiti için yerel mahkemece, Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan 07.02.2014 tarih ve 2006/317 esas sayılı müzekkere cevabı beklenilmeden, programa erişimin terör örgütü üyelerinin kendi aralarında kurulum dosyasını birbirlerine yüklemeleri ile sağlanabilecek olmasının yeterli olacağı şeklindeki gerekçe ile karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi gerekçesiyle hükmün CMK'nun 302/2. maddesi uyarınca bozulmasına, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vermiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında 09/01/2018 tarihli celsedeki esas hakkında mütalaasında; " Sanık C. İ. hakkında Denizli Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/317 esas ve 07/02/2017 tarihli dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı kanunun 5/1. ve TCK'nın 62/1. maddeleri uygulanarak netice olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasıyla ilgili verilen kararın istinaf edilmesi üzerine kararı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 22/03/2017 tarih ve 2017/718 sayılı istinaf talebinin esastan ret kararının sanık ve C.savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine bu kararı inceleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 19/07/2017 tarih ve 2017/1800 esas sayılı kararı ile özetle; sanığın kullandığı kabul edilen bylock programı ile ilgili içeriğin temini ile sanığın hukuku durumunun değerlendirilmesinin gerektiğinin belirtildiği ve dosyaya sanığın kullandığı bylock programının içeriğinin getirtildiğinin, getirtilen programa göre sanığın 0546 896 89 64 nolu hattı ile bylock programını kullandığının anlaşıldığı, sanığın yine bilgisayarında örgüt liderinin vaazı isimli görüntü ve resimlerinin bulunduğu ve yine sanığın Bankasya adlı bankaya 10/09/2014 tarihinde hesap açtırdığı, 16/09/2014 ile 16/12/2015 tarihleri arasında başka bir banka yatan maaş hesabındaki paralarını bu bankaya havale ettirerek kullandığının anlaşıldığı,
Sanığın bu şekilde atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşıldığından sanığın istinaf talebinin esastan reddi ile tutukluluk halinin de devamına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Sanık C. İ.'nun Denizli Ticaret İl Müdürlüğünde gümrük ve ticaret denetmen yardımcısı olarak görev yaptığı, sanığın kolluk birimlerince yapılan araştırmalar neticesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kendi üyeleri arasındaki haberleşmeyi sağlamak amacıyla kullandıkları ByLock isimli programı kullandığının tespit edildiği ve ardından sanığın çalıştığı kurumdan idari tasarrufla ihraç edildiği sabittir.
Denizli İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince düzenlenen 23/01/2017 tarihli ByLock tespit tutanağına göre; sanığın 0…………….. numaralı hat üzerinden ve 3…………….. IMEI numaralı telefon aracılığıyla ilk tespit tarihi 13/10/2015 olacak şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığının tespit edildiği,
Dosya içerisinde mevcut, 06/07/2017 tarihli ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre; sanığın …………….. numaralı hat vasıtasıyla ilk Log tarihi 13/10/2015 olacak şekilde ByLock programını kullandığı, kullanıcı profil bilgilerine göre; kullanıcı ID'sinin "………..", kullanıcı adının "………..", şifrenin "………….." ve son online tarihinin 19/02/2016 olduğu, gönderilen mail sayısının 24, toplam mail sayısının 239, giriş sayısının 154, alınan mail sayısının 250, toplam gönderilen mail sayısının 4, eklediği arkadaş sayısının 1, alınan mesaj sayısının 98, okunan mail sayısının 296, toplam alınan mail sayısının 235, gönderilen mesaj sayısının 101, silinen mail sayısının 194 olduğu, yine ………. numaralı ID'yi ekleyenlerin N. S., C. M. Dağıtım A.Ş., R. Ö., A. D. olduğu, bu ekleyenlerin …………….. numaralı ID'ye "………." ve "………bey" isimlerini verdikleri, ……… numaralı ID'nin N. S., C. M. Dağıtım A.Ş, U. D. ve A. D.'yı eklediği, …………. numaralı ID'ye bağlı kişi listesinde 6 kişinin, 451265 numaralı ID'ye bağlı mail listesinde 5 kişinin bulunduğu, yine ………. numaralı ID'ye bağlı yazışma içeriklerine göre yazışmaların FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile alakalı yazışmalar olduğu sabittir.
Dosya içerisinde mevcut, 12/08/2017 tarihli Log kayıtlarına göre, sanık adına kayıtlı olup sanığın fiilen kullandığı ……………………… numaralı GSM hattı vasıtasıyla ByLock programının hedef IP'lerinden olan ………………………numaralı IP üzerinden ByLock programına 13/10/2015 tarihinden 14/02/2016 tarihine kadar toplam 59 kez giriş yapıldığı sabittir.
Dosya içerisinde mevcut, 26/10/2016 tarihli Bankasya cevabi yazısı ve hesap dökümlerine göre, sanık C. İ. adına Bankasya isimli bankada açılı hesabın bulunduğu ve bu hesaba 17/25 aralık 2013 tarihinden sonra sanık tarafından düzenli olarak 16/09/2014 tarihinde 2904,24.-TL, 16/10/2014 tarihinde 2303,00.-TL, 18/11/2014 tarihinde 3932,69.-TL, 16/12/2014 tarihinde 2748,61.-TL, 16/01/2015 tarihinde 1903,00.-TL, 17/02/2015 tarihinde 2750,00.-TL, 17/03/2015 tarihinde 3087,53.-TL, 16/04/2015 tarihinde 2689,77.-TL, 25/05/2015 tarihinde 989,78.-TL, 16/06/2015 tarihinde 3117,78.-TL şeklinde para yatırma işlemlerinin olduğu sabittir.
Sanıktan elde edilen dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 28/12/2016 tarihli export inceleme ve tespit tutanağına göre; sanığa ait işyerinden elde edilen bilgisayarda FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün elebaşısı Fetullah Gülen'e ait fotoğraflar ile 13.42.00 süreli M. Fetullah Gülen'in 6 nisan 1986 çamlıca vaazı isimli görüntü kaydı, zaman tv ve S armalı ekran görüntülerinde kısa haber görüntülerinin olduğu sabittir.
TCK'nın 314. maddesi bakımından; bir oluşumun, bir yapılanmanın silahlı terör örgütü sayılabilmesi için, TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen suç işlemek için örgüt kurma suçunda örgütün varlığı için gerekli koşullar yanında, Türk Ceza Kanununun ikinci kitap, dördüncü kısım, dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları "amaç suç" olarak işlemek üzere kurulmuş ve amaca matuf bir eylem gerçekleştirmeye yeterli derecede silahlı olması ya da bu silahları kullanabilme imkanına sahip bulunması gerekir. Bu suçu, TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen suçtan ayıran en önemli ölçüt budur.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/1. maddesinde; terör örgütlerini kurma, yönetme ve üye olma suçları düzenlenmektedir. Maddede; "TCK 314. maddesi hükümlerine göre cezalandırılacağı" hükmüne yer verilerek 314. maddenin ceza hükümlerine atıf yapmıştır.
Buna göre Türk Ceza Hukukunda silahlı terör örgütünün unsurları şu şekilde kabul edilmektedir;
Üye sayısı; en az 3 kişiden oluşur. (TMK 7/1, TCK 220-314 maddeleri.)
Amaç ve saik; terör örgütü siyasi maksatla faaliyet gösterir. Bu doğrultuda, “Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme ve tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetlerini yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak” amacıyla faaliyet gösterir. (TMK m.1)
Yöntem; terör örgütü cebir ve şiddet kullanarak baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle hareket eder. (TMK 1-7.md.)
Elverişlilik; terör örgütünün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması gerekir. (TCK 220.md.)
Araç gereç; terör örgütü silahlı bir örgüt türüdür. (TCK 314. madde) Silah suçun unsurudur. Üyelerinin tamamının silahlı olması gerekmez, nitelik ve nicelik bakımından amaç suçu işlemeye yetecek kadar elemanında silah bulunması yeterlidir. Örgütün silahlı olup olmaması sahip olunan silahların cins, nitelik ve miktarı somut tehlikenin belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. Örgütün, silahlı örgüt vasfını kazanması için mensuplarının silah sahibi olmaları gerekmez. Silahlar üzerinde gerektiğinde tasarruf imkanının olması gerekli ve yeterlidir. Elverişlilik somut olaya göre hakim tarafından takdir edilecektir.
Terörle Mücadele Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında, bir oluşumun, örgüt niteliğinde bulunup bulunmadığı ve niteliğinin belirlenmesi hususunda özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Yargılama safahatında, dava ya da soruşturmaya konu oluşumun nerede, ne zaman, kimler tarafından, ne amaçla kurulduğu, ülke genelinde amaca elverişli eylem ve faaliyetlerine ilişkin bilgiler ilgili Devlet kurumlarından dosyaya getirtilmek suretiyle dosyada mevcut olay ve deliller doğrultusunda yargılama makamlarınca belirlenmekte ve yargı kararının kesinleşmesi ile oluşumun suç, terör ya da silahlı terör örgütü niteliğinde bulunup bulunmadığı kesin olarak tespit edilmektedir.
Bir oluşumun örgüt olarak kabulü için uygulanacak kriterler yukarıda açıklanmıştır. Bu oluşum çıkar amaçlı suç örgütü olabileceği gibi, terör örgütü ya da silahlı terör örgütü olarak da yapılanmış olabilir. Örgütün niteliklerinin mahkemece belirlenmesi bir tespit kararıdır. Önceden var olan ancak hakkında karar verilmediği için kamuoyu tarafından bilinmeyen örgütün hukuki varlık kazanması mahkemeler tarafından verilecek karara bağlı ise de, örgütün kurucusu, yöneticileri ya da üyeleri açısından, kuruluş tarihinden veya meşru amaçlarla kurulup daha sonra suç örgütüne dönüştüğü andan itibaren ceza hukuku bakımından işledikleri fiile göre sorumlu olacaklardır.
Bu açıklamalar ışığında; 5237 sayılı TCK'nun 314. maddesinde düzenlenen silahlı örgüt üyeliği suçu; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Örgüte üye olmak fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur. Tek taraflı irade ile bile örgüte katılmak mümkündür. Silahlı örgüte üye olmak; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, devletin anayasal nizamını; cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY örgütü silahlı bir terör örgütüdür.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Dairemizce, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 19/07/2017 tarih, 2017/1800 esas ve 2017/4837 karar sayılı bozma ilamına uyularak ve ilamda belirtilen eksikliklerin giderilmesinin ardından yapılan yargılama neticesinde;
Sanık, her ne kadar FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmadığını ve üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş ise de; ByLock iletişim programının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğu, örgüt talimatı ile sanığın bu ağa dahil olduğu ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullandığının teknik verilerle tespit edildiği, bu kapsamda; ………. numaralı ID kullanıcısının, kullanıcı adı olarak "c………." kodunu belirlediği, sanığın isminin C. İ. olduğu, sanığın Denizli il merkezinde görevli olduğu ve Denizli ilinin de plaka kodunun 20 olduğu, bu ID'yi kullanan ……………….. numaralı GSM hattının sanık adına kayıtlı olduğu ve sanık tarafından kullanıldığı, bu ID'yi ekleyenlerin verdikleri isimler kısmında "…….." ve "………. bey" ibarelerinin kayıtlı olduğu, Log kayıtlarına göre ByLock isimli iletişim sistemine 13/10/2015 tarihi ile 14/02/2016 tarihi arasında 59 kez giriş yapıldığı ve hedef IP'nin ByLock server IP'lerinden olan …………… IP numarası olduğu, tüm bu teknik verilerle sanık tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock uygulamasının kullanıldığının tespit edildiği, yine sanığın, adına Bankasya isimli bankada açılı hesabı üzerinden 17/25 aralık 2013 tarihinden sonra da sürekli olarak işlem yapmaya devam ettiği, her ay maaşını aldığı farklı bir bankadaki hesabından belirli bir miktarı bu tarihten sonra da Bankasya isimli bankadaki hesabına aktarmaya ısrarla devam ettiği, yine sanığın işyerinde kullanmakta olduğu kişisel bilgisayarı üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen rapora göre; sanığın kullanımındaki bu bilgisayarda FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün elebaşısı olan M. Fetullah Gülen'e ait fotoğraflar ile vaaz görüntü kaydının mevcut olduğu hususları tüm dosya kapsamı ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşisine dahil olarak, eylemlerinde çeşitlilik ve yoğunluk göstererek örgüt lideri ve üst yöneticilerinin emir ve talimatları kapsamında hareket ederek 5237 sayılı TCK'nun 314. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği yönünde Dairemizde tam bir vicdani kanı hasıl olmuş ve bu kapsamda sanığın yerel mahkemece silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükme ilişkin yapılan istinaf başvurusunun CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince esastan reddine, sanığın üzerine atılı suçun katalog suçlardan olması, sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması, tutuklama tedbirinin ölçülü olması ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı gerekçeleriyle sanığın hükmen tutukluluk halinin devamına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
Sanık C. İ. hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan kurulan hükme ilişkin mahkemenin kararında, usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından bu suça ilişkin istinaf başvurusunun CMK'nın 280/1-a. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Sanığın üzerine atılı suçun CMK' nın 100/3-a-11 maddesinde sayılan suçlardan oluşu, atılı suçun işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması, verilen cezanın miktarı, dikkate alındığında sanığın kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların bulunması nedeniyle tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu, adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı anlaşılmakla, 5271 Sayılı CMK.'nın 100 ve devamı maddeleri uyarınca sanığın HÜKMEN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, Hüküm özetinin Cezaevi Müdürlüğüne gönderilmesine,
Tutuklamanın devamına ilişkin kararımıza karşı yedi gün içerisinde, mahkememize verilecek bir dilekçe veya zabıt katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle itiraz edebileceği, itirazın mahkememizce yerinde görüldüğü takdirde düzeltileceği, aksi takdirde en çok üç gün içinde dosyanın itirazı incelemeye yetkili olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderileceğinin bildirilmesine, (kararın içeriği sanık ve sanık müdafiine sözlü olarak bildirildi)
Sanığın halen tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumunun bulunduğu yer olan Antalya CB. Savcılığı'na müzekkere yazılarak, Tutukluluğun devamına ilişkin bu kararın CMK'nun 107/1. maddesi uyarınca, tutuklunun bir yakınına veya belirleyeceği bir kişiye gecikmeksizin bildirilmesinin istenmesine, (sanığa bu hakkı bildirildi),
Dair, yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi asliye ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi asliye ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer ceza evi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek yada tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, iddia makamının görüşüne uygun olarak C. Savcısı A. S. (34816) ile sanık ve vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2018 (¤¤)