(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 44, 52, 53, 54, 62, 63, 152, 174, 220, 265, 314) (3713 S. K. m. 3, 4, 5, 7) (2911 S. K. m. 32, 33) (5271 S. K. m. 34, 225, 230, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafi Av. A. D.'in istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık R. Y.'ın, 13/09/2015 tarihinde, terör örgütünün duyurusu üzerine içinde yer aldığı grupla birlikte Tarsus ilçesi Barbaros Mahallesinde düzenlenen gösterilere katıldığı, burada iddianamede belirtilen eylemleri gerçekleştirdiği iddiasıyla hakkında 3713 sayılı Yasanın 7/2, 5237 sayılı yasanın maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
Mahkemece yapılan yargılama sonunda sanığın, TCK 314//2, 220/6, 3713 Sayılı Yasanın 3-4-5, TCK 62/1 maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis, TCK 174/1, 3713 Sayılı Yasanın 3-4-5, TCK 62/1, 52/1-2-3-4 maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 120.00 TL adli para cezası, TCK 152/1-a, 2-a, 3713 Sayılı Yasanın 3-4-5, TCK 35/2, 62/1 maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis, 2911 Sayılı Yasanın 32/1, TCK 62/1 maddeleri gereğince 5 ay hapis, 2911 Sayılı Yasanın 32/2 maddesi delaletiyle TCK 265/1-3-4, 43/2, 62/1 maddeleri gereğince 12 ay 15 gün hapis, 2911 Sayılı Yasanın 33/1-a, TCK 62/1 maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis, 3713 sayılı yasanın 7/3, TCK 62/1 maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılarak tutukluluk halinin devamına karar verildiği,
Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği kararın incelenmesinde;
1-)Mahkemenin 17/01/2017 tarih, 2015/242 Esas ve 2017/13 Karar sayılı gerekçeli kararında delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde sanığın içinde bulunduğu grubun eylemleri anlatıldığı halde sanığın isnat edilen eylemleri grupla birlikte ne şekilde gerçekleştirdiği yolunda delillerin neler olduğu belirtilerek tartışılıp değerlendirilmediği ve ulaşılan kanaatın sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ne olduğu açıklanmayarak CMK.nun 230/1-a-b. Maddelerine muhalefet edilmesi,
2-)Sanık hakkında kamu davası açan 05/10/2015 tarihli iddianamede; 2911 Sayılı Yasanın 32/1-2 ve 33/1-2 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılmış bir kamu davası olmadığı halde CMK.nun 225/1. Maddesiki "hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." düzenlemesinin dışına çıkılarak ek savunma verilmek suretiyle açılmamış olan kamu davalarından sanığın 2911 Sayılı Yasanın 32/1. ve 33/1-a. Maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması yoluna gidilerek CMK.nun 230/1. Maddesine aykırı hüküm kurulması,
3-)Sanığın kimliğini gizlemek amacıyla yüzünü kapatarak ve çantasında taşıdığı molotof kokteyli ile terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösteri yürüyüşüne katıldığı kabul edilmesi karşısında 6638 Sayılı Yasanın 8. Maddesi ile değişik 2911 Sayılı Yasanın 33/1-a. ve 6638 Sayılı Yasanın 10. Maddesi ile değişik 3713 Sayılı Yasanın 7/3. Maddesindeki düzenlemeler nazara alınarak TCK.nun 44. Maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren suçtan mı cezalandırılacağı, yoksa her iki suçtan ayrı ayrı hüküm mü kurulacağı tartışılıp gerekçelendirilmeden her iki suçtan ceza verilmesi yoluna gidilerek CMK.nun 230/1. Maddesine aykırı hüküm kurulması,
4-)3713 Sayılı Yasanın 7/3. Maddesi 2. cümlesinde "...Bu suçu işleyenlerin cebir ve şiddete başvurmaları ya da her türlü silah, molotof vb. patlayıcı, yakıcı ya da yaralayıcı maddeleri bulundurmaları veya kullanmaları halinde verilecek cezanın alt sınırı 4 yıldan az olamaz." düzenlemesiyle TCK.nun 174/1. Maddesindeki düzenleme nazara alınarak sanığın çantasında taşıdığı molotof kokteyli nedeniyle TCK.nun 44. Maddesi uyarınca tek suç mu, yoksa 3713 Sayılı Yasanın 7/3. Maddesi 2. cümlesindeki suç ile TCK.nun 174/1. Maddesindeki suçun birlikte mi oluştuğu hususunun tartışmasız bırakılarak CMK.nun 230/1. Maddesine aykırı hüküm kurulması,
5-)Sanığa yüklenen görevi yaptırmamak için direnme suçunun sanık tarafından kimlere karşı hangi eylemlerle ne şekilde işlendiğinin tartışmasız bırakılarak CMK.nun 230/1. Maddesine aykırı hüküm kurulması,
6-)13/09/2015 tarihli olaylara ilişkin görüntülerin yer aldığı CD'lerin usulüne uygun şekilde çözümünün yaptırılarak görüntülerde sanığın yer alıp almadığı, yer alıyor ise hangi eylem ve eylemlere katıldığının tespitinin mümkün olup olmadığı araştırılmadan sanık müdafiinin talebine rağmen CD çözümlerinin yaptırılmayarak CMK.nun 289/1-h. Maddesi uyarınca savunma hakkının kısıtlanması,
Usul ve yasaya aykırıdır.
Anayasanın 141, CMK'nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve denetime imkan verecek biçimde olması gerektiği, kararların dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerinden üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada arttırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken açıklanan bu hususlara uymayarak mevcut şekilde karar verilmiş olması gerekmektedir.
Bu sebeple belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınarak Anayasasının 141/3, CMK 34. ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararının yukarıda belirtilen şekilde gerekçeli olmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığa yüklenen ve sabit görülen eylemlerin nasıl ve ne şekilde anılan suçları oluşturduğunun ve hukuki nitelendirmesinin yapılmadığı, dolayısıyla mahkeme kararının davanın tüm taraflarını tatmin eder şekilde gerekçeli olmadığı, anılan yasal zorunluluk nedeniyle sanık müdafiinin istinaf isteminin kabulü ile başka yönleri incelenmeksizin CMK'nın 289/1-g-h. maddesi uyarınca HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu CMK'nun 286/1. Maddesi uyarınca kesin olarak 15.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)