(5237 S. K. m. 3, 52, 53, 61, 62, 63, 105, 226) (5271 S. K. m. 226, 237, 280) (6284 S. K. m. 20)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca 31/05/2016 tarih, 2016/12093 esas sayılı iddianame ile; sanık G. K. hakkında çocuğu müstehcen yayınları okumaya ve seyretmeye teşvik, müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak suçunu işlediğinden bahisle eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 226/1-a, 53/1, 226/3-1.cümle, 53/1, 105/1-2. fıkra, 105/2-d, 105/2-e, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarih, 2016/453 esas ve 2017/699 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın üzerine atılı cinsel taciz suçundan TCK'nın 105/1-2, 105/2-d-e. maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, müstehcenlik suçundan TCK'nın 226/1-a, 52, 53, 63. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 100,00.-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı katılan vekili ve sanık tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık G. K. yerel Mahkemede alınan 26/09/2016 tarihli savunmasında; "Ben bu hususta daha önce karakolda ifade verdim. O ifadem okunsun" şeklinde beyanda bulunmuş. Sanığa 28/01/2016 tarihli Bahçelievler Polis Merkezinde vermiş olduğu ifadesi okunup sorulduğunda:" Doğrudur, bana aittir aynen tekrar ederim, avukatımla birlikte ifade verdim. Söylediklerimin hepsi doğrudur. İfademin hepsi duruşmada bana okunmuştur. Değiştireceğim bir husus da yoktur " şeklinde beyanda bulunmuş, gereği nedeniyle sorulduğunda: "G. B. ismiyle M. B. ile yazışan kişi benim G. B. hesabını sadece ben kullandım " şeklinde beyanda bulunmuş, gereği nedeniyle sorulduğunda:" M. B.'un 7-8 çıplak fotoğrafını ablası olduğunu düşündüğüm F. isimli kişi istediği için ona gönderdim. Bir de beni arayan abisi olduğunu söyleyen soyadı B. olan birini gönderdim. Yine bir kişiye daha gönderdim. Onun da soyadı B.'tu. Benim bu fotoğrafları gönderme amacım M. B.'un bir daha beni aramamasını s ağlamaktı. Ben kendisinin 16 yaşından küçük olduğunu bilmiyordum. Sonradan G. isimli arkadaşı söyleyince öğrendim. Bunu öğrenince de M. ile arkadaşlığımı bitirdim. Bir daha onu aramadım. Onunla konuşmadım. Aksine o beni aradı. Sürekli rahatsız etti. Ben de" beni arama yoksa ailene fotoğrafları gösteririm" dedim. O da bana " siktir git. Kime veriyorsan ver. Benim güvendiğim erkek var" şeklinde bir söz söyleyip bana hakaret etti. Ben bu yüzden fotoğrafları yukarıda belirttiğim B. soyadlı kişilere gönderdim. Yoksa çocuğun müstehcen yayınları okumaya ve seyretmeye teşfik, müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanma veya çocuğa karşı cinsel taciz suçunu işleme kastım yoktur. Fotoğrafları yaymadım. Kimseye de göndermedim. Başka bir yere de yüklemedim" şeklinde beyanda bulunmuş, gereği nedeniyle sorulduğunda:" Ben M. B.'la hiç buluşmadım. Mağdurun ifadelerini kabul etmiyorum. Sadece telefonda konuştuk. Kendisiyle kesinlikle bir yerde yalnız kalmadım. Kendisine dokunmadım. Hatta M. B. ifadesinde benimle yüz yüze gelmediğini söylemiştir " şeklinde beyanda bulunmuş, gereği nedeniyle sorulduğunda:" Ben M. B.'la telefonla bir süre konuştum. Arkadaşlığımız ilerledi. Sevgili olduk. Kendisi telefonda bana "sana güveniyorum" şeklinde bir söz söyledi. Sonra ben öylesine herhangi bir amacım olmadan "öyleyse bana açık fotoğrafların yolla " şeklinde bir söz söyledim. Göndereceğini hiç tahmin etmiyordum. Daha beni tam olarak tanımadan birden kendi rızasıyla fotoğraflarını yolladı. Ben şok oldum. Amacım müstehcen yayın üretiminde çocuk kullanmak değildi" şeklinde beyanda bulunmuş, gereği nedeniyle sorulduğunda: "bu konuşma sonrasında M. B. benim cinsel organımın fotoğrafını istedi. Kendisinin açık fotoğraflarını gönderdiğini söyleyince ben de ona kendi fotoğrafımı yolladım. 16 yaşından küçük olduğunu o tarihte bilmiyordum. Büyük olduğunu zannediyordum. Konuşmalar sırasında kaç yaşında olduğunu sormadım. O bana erkek arkadaşından ben ona kız arkadaşımdan bahsettim. Dertleştik. Konuşmasından yaşı büyük zannettim. Öğrenince derhal arkadaşlığımı bitirdim. Çocuğu müstehcen yayın seyretmeye teşfik etmedim. Onu cinsel taciz amacıyla fotoğraf göndermedim. Sevgili olduğumuz için gönderdim " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık G. K. Dairemizde alınan 06/03/2018 tarihli savunmasıda; "Ben aşamalardaki savunmalarımı tekrar ediyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmem. Olay süreci içerisinde yaptığımız sohbet sırasında mağdurenin benim eski kız arkadaşlarımla neler yaptığımı merak etmesi nedeniyle kendisine seks yaptığımı söylemiştim. O sırada da seks teklifinde bulundum. Daha sonraki görüşmelerimiz sırasında ki bu görüşmeler elektronik vasıtalarla oluyordu hiç yüzyüze gelmedik. Sohbet sırasında güven meselesi açılınca bana güvendiğini ispatlamak için hatırlamadığını kadarıyla 5-6 tane fotoğraf gönderdi. Bu fotoğraflarda yüzü, göğüs bölgesi ve vajinası açık şekilde gözüküyordu. Hatırladığım kadarıyla bir fotoğrafı tamamen çıplak boydan çekilmişti, bir fotoğrafı yüz ve göğüs kısmı memeleri seçilecek şekilde çekilmişti, bir fotoğrafı belden aşağı vajinası belli olacak şekilde çekilmişti. Diğerleri de bunun gibiydi. Fotoğrafları kendisi çekmişti, mağdure bana fotoğraflarını gönderdikten sonra kendisine güvenip güvenmediğimi sordu ve güveniyorsan cinsel organının fotoğrafını gönder dedi. Bende bir penis fotoğrafı bulup gönderdim. Daha sonra da çeşitli olaylar nedeniyle başımın belaya gireceğini düşünerek ayrıldım. Mağdure peşimi bırakmayınca bırakmasını sağlamak için akrabalarıyla internet ortamından elde ettiğim telefonlarıyla görüşüp bana inanmalarını sağlamak için ve mağdurenin beni aramasını engellemeleri için mağdurenin bana göndermiş olduğu söz konusu çıplak fotoğrafları ya whatsapp ya da facebook "messenger" yoluyla iki ya da üç kişiye gönderdim. Sonrada başıma bu olaylar geldi. Benden sonra mağdurenin konuştuğu A. İ. isimli kişiyi tanımıyorum, ismini soruşturma dosyasında gördüm. Ben mağdurenin yaşını sonradan öğrendim, fotoğrafları gönderdiğimde ve ben bu fotoğrafları mağdurenin akrabalarına gönderdiğimde yaşını bilmiyordum. Daha doğrusu ben mağdurenin yaşını öğrendikten sonra akrabalarıyla temasa geçip fotoğrafları gönderdim" şeklinde beyanda bulunmuş,
Sanığa TCK'nın 226/5. fıkrasının uygulanması ihtimali nedeniyle CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilerek, ek savunmasında: "Savunma yapacağım, atılı suç oluşmamıştır. Ben mağdureyle olan ilişkimi kesmek için ağabeyiyle ve ablasıyla görüşünce bana "bahsettiğin kişinin kardeşimiz olduğunu nerden bilelim" dedikleri ve bu konuda beni tehdit ettikleri için ispatlamak amacıyla mağdurenin fotoğraflarını gönderdim. Yoksa çocuğun müstehcen görüntülerini yaymak gibi bir amacım yoktu" şekline beyanda bulunmuştur.
Sanığa, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 2016/ABE/41 sayılı inceleme raporuna konu CD Dairemizce izlettirildi, CD'de yer alan bir kısım fotoğraflar ile video görüntüler gösterildi. Sanığa sorulduğunda: "Şuanda çıktısını alarak dosyaya koymuş olduğunuz fotoğrafların hiçbiri mağdureye ait değildir. CD'de yer alan bu fotoğrafları hatırlamıyorum ancak diğer fotoğrafların bir kısmı benim aileme ait, ailesel yaşamıma ilişkin fotoğraflardır. Mağdurenin bana gönderdiği fotoğraflardan bir tanesi şuanda çıktısını aldığınız bacaklarını ikiye ayırmış bir eliyle vajinasını açmış, diğer eliylede makineyle yakından çekilmiş fotoğrafa benziyordu" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığa sabıka kaydı okunup sorulduğunda: "Sabıka kaydım doğrudur, Türkiye'nin çeşitli yerlerindeki Mahkemelerinden şantaj, cinsel saldırı, tehdit, hakaret ve başkalarını rahatsız etme eylemlerinden ceza aldım. Ancak bunun sebebi kız arkadaşıma lezbiyenlik teklifi vardı, kız arkadaşım bunu engellememi istedi. Bende engel olmak adına kız arkadaşımı rahatsız eden kişileri arayıp başımı belaya soktum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Mağdur ve katılanlar beyanları,
3-Antalya Çocuk İzlem Merkezinden alınan beyan ve beyanı içerir 1 adet CD,
4-Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 2016/ABE/41 sayılı inceleme raporuna konu 1 adet CD,
5-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
6-Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/453 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
ANTALYA 21. ASLİYE CEZA MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 19/09/2017 tarih, 2016/453 esas ve 2017/699 karar sayılı hüküm ile; sanık G. K.'nun üzerine atılı cinsel taciz suçundan TCK'nın 105/1-2, 105/2-d-e. maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, müstehcenlik suçundan TCK'nın 226/1-a, 52, 53, 63. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 100,00.-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık 19/10/2017 tarihli istinaf dilekçesi ile; yerel Mahkemece hakkında verilen kararın çok olduğunu, hak etmediğini, haksız yere ceza aldığını bu nedenle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Katılan vekili 22/09/2017 ve 12/10/217 tarihli istinaf dilekçeleri ile; yerel Mahkemenin temel cezayı alt sınırdan belirlemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, verilen cezanın çok az olduğunu, sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında 06/03/2018 tarihli celsedeki esas hakkında mütalaasında; "Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarih, 2016/453 (E) ve 2017/699 (K) sayılı gerekçeli kararı ile sanık hakkında çocukla telefonda cinsel içerikli konuşmalar yapıp cinsel birliktelik teklifinde bulunduğundan bahisle TCK'nın 105/1-2, 105/2-d-e. maddeleriyle ve yine sanığın çocuğa müstehcen içerikli kendi cinsel organını gösterir fotoğrafları göndermek suretiyle TCK'nın 226/1-a. maddelerinden verilen mahkumiyetlerine yönelik istinaf incelemesinde; suçun işleniş şekli ve sanığın sabıka kaydına göre bu suçlarda TCK'nın 3. ve 61. maddelerine göre alt sınırdan uzaklaştırmayı gerektirir şartlar bulunduğu dikkate alınarak Mahkemenin bu suçlardan kurduğu mahkumiyet kararının kaldırılarak TCK'nın 105/1-2, 105/2-d-e. ve TCK'nın 226/1-a. maddeleriyle cezalandırılması,
Sanık hakkında Antalya C. Başsavcılığının açtığı TCK'nın 226/3-1. maddesinde müstehcen yayınlarda çocukları üretimde kullanmak suçundan Mahkemece verilen beraat kararının kaldırılarak sanığın suç tarihinde 15 yaşından küçük olan ve verdiği rızanın suçun oluşumunu etkilemeyecek olan mağdurdan müstehcen içerikli fotoğraflarını göndermesini isteyerek aldığı, bu şekilde müstehcen içerikli görüntülerin oluşturulmasında çocuğun kullanılması suçunu işlediği anlaşıldığından Mahkemenin beraat kararının kaldırılarak eylemine uyan TCK'nın 226/3.1.cümle ile cezalandırılması, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Mağdur M. B.'un, suç tarihi olan 28/12/2015 - 12/01/2016 tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olduğu, mağdurun kaybolması nedeniyle annesi Z. B.'un, 12/01/2016 tarihinde Demircikarakolu Merkezine başvurmasıyla mağdur Medine'nin aranması yönünde yapılan çalışmalar sonucunda, mağdurun bulunarak annesine teslim edildiği, kendisi ile yapılan mülakatta ve Antalya ÇİM'de alınan ifadesinde mağdurun, 28/12/2015 tarihi itibariyle facebook sosyal paylaşım sitesinde gezinirken kendisine istek geldiği, istek gönderen kişiyi araştırmadan arkadaşlık teklifini kabul ettiği ve sonrasında görüşmeye başladıkları, kendisine istek gönderenin, sanık G. K. olduğu, ancak sanığın kendisini mağdura G. B. olarak tanıttığı, ikisi arasında belli bir süre cinsel konulu sohbetler yapıldığı, sanığın, mağdurdan çıplak görüntü ve resimlerini istediği, bunun üzerine mağdurun, sanığa birkaç adet çıplak vaziyette göğüslerinin ve cinsel organı görünür şekilde resimlerini gönderdiği, sanığın da mağdura kendi yüzü görünmeyecek ancak cinsel organı görünecek şekilde kendi resmini gönderdiği, bu arada sanığın mağdura seks yapalım şeklinde teklifte bulunduğu, belli bir süre sonra da ikisinin arasının bozulunca, sanığın facebook üzerinden mağdurun ablasını ve akrabalarını bularak, mağdurdan elde ettiği cep telefonunda sakladığı mağdura ait çıplak durumdaki resimlerini onlara gönderdiği, yine mağdurun telefon numarasını internet üzerinde yayarak başkalarının eline geçmesini sağladığı, bu şekilde dosyası tefrik edilen A. İ. isimli şahsın, bu telefon üzerinden mağdurla irtibata geçerek onunla buluştuğu ve A.'in, mağdura cinsel yönden istismarda bulunduğu gerekçesiyle hakkında soruşturma açıldığı, sanık G. K.'nun ise mağdura karşı mağdurun müstehcen fotoğraf ve videolarını çekerek göndermesini sağlamak, bu videoları almak suretiyle müstehcen görüntü üretiminde kullanmak, kendisine ait müstehcen görüntüleri mağdura göndermek ve sosyal medya üzerinden cinsellik üzerine sohbet etmek suretiyle hakkında TCK'nun 226/1-a, 226/3-1, 105/1-2, 105/2-b-2-e ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması amacıyla 31/05/2016 tarihinde kamu davası açılmıştır.
Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017, 2016/453 esas - 2017/699 karar sayılı kararı ile sanığın TCK'nun 226/3-1. cümlesi uyarınca suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle beraatine, TCK'nun 105/1-2, 2-d-e maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası, TCK'nun 226/1-a maddesi uyarınca 6 ay hapis ve 100,00.-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Kararın 19/10/2017 tarihinde sanık tarafından, 22/09/2017 tarihinde ise katılanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dairemizce dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, sanığın üzerine atılı müstehcenlik ve cinsel taciz suçlarının yasal unsurları bakımından oluşup oluşmadığının, davanın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına ihbarı ve hükmolunacak cezanın üst hadden takdir edilip edilemeyeceğinin tartışılarak değerlendirilmesi bakımından 5271 sayılı Yasanın 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
06/03/2018 tarihinde yapılan duruşmada, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının gönderdiği 6284 sayılı Yasanın 20/2. maddesi uyarınca katılmaya konu 20/02/2018 tarihli dilekçesi doğrultusunda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı adına Av. Ş. U.'ın CMK'nun 237. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilmiştir.
Böylece tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, müstehcenlik ve çocukların bu tür zararları yayınlara karşı korunmasına ilişkin düzenlemenin TCK'nun 226. maddesinde düzenlendiği, değerlendirilebilir bir unsur niteliğini taşıyan müstehcenlik kavramının içeriğinin belirlenmesinde, toplumda egemen olan değer ölçüleri ile toplumun sahip bulunduğu ortak hedef (ar veya haya) duygularının, edep, törelerinin ihlali, incitilmesi ve her ne suretle olursa olsun hedef ve ahlak temizliğine alanen saldırı niteliği taşıyan hareketler, tutum ve davranışlar ve takınılan durumlar olarak ele alındığı, bu bakımdan sanığın, henüz irade serbestiyeti gelişmemiş olan mağdur Medine ile sosyal paylaşım sitesi olan facebook üzerinden giriştiği arkadaşlık sonrasında bir vesileyle kendisinden aldığı çıplak vaziyetteki resimlerini telefonuna kaydetmek suretiyle ileti yoluyla mağdurun ablasına ve akrabalarına göndermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, TCK'nun 226/3-1. cümle kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu maddede müstehcenliğe karşı çocukları korumaya yönelik olarak suç tanımına yer verildiği, bu bakımdan müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukların kullanılmasıyla atılı suçun oluşacağı, böylelikle sanığın mağdura ait görüntüleri yayması ile üzerine atılı suçun oluştuğu, sanığın ayrıca kendi cinsel organının fotoğrafını elektronik haberleşme aracılığıyla mağdura göndermesi şeklindeki eyleminin de TCK'nun 226/1-a maddesi kapsamında kaldığı, bu maddede müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin verilmesi ya da bunların içeriğinin görülmesi, okunması, okutulması veya dinletilmesi ile suçun oluşacağı, bu bakımdan sanığın müstehcen görüntülerini mağdura göndermesi ile üzerine atılı suçun oluştuğu, son olarak sanığın mağdura seks yapalım şeklindeki teklifine konu eyleminin TCK'nun 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sanığın, eylemini elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlediğinden ayrıca hakkında TCK'nun 105/2-d maddesinin uygulanmasının lazım geldiği, TCK'nın 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen fiilin ağırlığı, suçların işleniş biçimi, suçların işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak, alt sınırdan uzaklaşılmış ve sanığın yargılama sürecinde gözlemlenen olumsuz tutum ve davranışları, adli sicil kaydından belirlenen hakkında verilmiş hükümler, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında hakkında TCK'nun 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1) Çocuğa müstehcen görüntü göstermek, müstehcen görüntülerin üretiminde çocukları kullanmak ve cinsel taciz suçlarından sanık G. K. hakkında verilen Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarih ve 2016/453 esas, 2017/699 karar sayılı mahkumiyet ve beraat hükümlerinin 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2) Sanık hakkında cinsel taciz suçu nedeniyle:
2.1) Sanık G. K.'nun üzerine atılı, seks teklifinde bulunmak suretiyle çocuğa karşı cinsel taciz suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan TCK'nun 105/1. fıkrasının son. cümlesi uyarınca, aynı kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2.2) Sanığın üzerine atılı suçu elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlemesi nedeniyle hükmolunan cezasının TCK'nın 105/2-d. Maddesi uyarınca yarı oranında arttırılarak 3 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2.3) Sanığın yargılama sürecinde gözlemlenen olumsuz tutum ve davranışları, adli sicil kaydından belirlenen hakkında verilmiş hükümler, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında hakkında TCK’nın 62.maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
SANIĞIN SONUÇ OLARAK ÇOCUĞA KARŞI CİNSEL TACİZ SUÇUNDAN 3 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
2.4) Sanığa hükmolunan ceza süresinin 2 yıldan fazla olması ve CMK.nun 231/5. maddesinde öngörülen süre sınırı nedeniyle hakkında aynı madde de düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının ve TCK'nın 50. ve 51. maddelerinin değerlendirilmesine yer olmadığına;
2.5) Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına;
3) Sanık hakkında çocuğa müstehcen görüntü göstermek suçu nedeniyle:
3.1) Sanık G. K.'nun üzerine atılı, kendi cinsel organının fotoğrafını elektronik haberleşme aracıyla göndermek suretiyle çocuğa müstehcen görüntü göstermek suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan TCK'nun 226/1. maddesi uyarınca, aynı kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 1 YIL 6 AY HAPİS VE 100 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3.2) Sanığın yargılama sürecinde gözlemlenen olumsuz tutum ve davranışları, adli sicil kaydından belirlenen hakkında verilmiş hükümler, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında hakkında TCK’nın 62.maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
3.3.1) Sanığa verilen adli para cezasının sonuç gün sayısı olan 100 gün üzerinden, TCK.nun 52./2 maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri nazara alınarak günlüğü takdiren 20,00 TL den olmak üzere 2.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3.3.2) Sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK'nun 52/4 maddesi uyarınca sanığa verilen adli para cezasının birbirini takip eden aylar halinde 10 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın 6545 Sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 Sayılı Kanun'un 106. maddesi uyarınca infaz edileceğinin sanığa ihtarına,
SANIĞIN SONUÇ OLARAK ÇOCUĞA MÜSTEHCEN GÖRÜNTÜ GÖSTERMEK SUÇUNDAN 1 YIL 6 AY HAPİS VE 2.000,00 TL. ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
3.4) Sanığın yargılama sürecinde gözlemlenen olumsuz tutum ve davranışları, adli sicil kaydından belirlenen hakkında verilmiş hükümler, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri ve bir daha suç işlemeyeceği konusunda kanaat edinilememesi nedeniyle hakkında CMK'nın 231/5. maddesi ve TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
3.5) Sanığa hükmolunan cezanın kısa süreli olmaması nedeniyle hakkında TCK'nın 50. maddesinin değerlendirilmesine yer olmadığına,
3.6) Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına;
4) Sanık hakkında müstehcen görüntülerin üretiminde çocukları kullanmak suçu nedeniyle:
4.1) Sanık G. K.'nun üzerine atılı müstehcen görüntülerin üretiminde çocukları kullanmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan TCK'nun 226/3. maddesi uyarınca, aynı kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 8 YIL HAPİS VE 1000 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4.2) Sanığın yargılama sürecinde gözlemlenen olumsuz tutum ve davranışları, adli sicil kaydından belirlenen hakkında verilmiş hükümler, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında hakkında TCK’nın 62.maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
4.3.1) Sanığa verilen adli para cezasının sonuç gün sayısı olan 1000 gün üzerinden, TCK.nun 52./2 maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri nazara alınarak günlüğü takdiren 20,00 TL den olmak üzere 20.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4.3.2)Sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK'nun 52/4 maddesi uyarınca sanığa verilen adli para cezasının birbirini takip eden aylar halinde 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın 6545 Sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 Sayılı Kanun'un 106. maddesi uyarınca infaz edileceğinin sanığa ihtarına,
SANIĞIN SONUÇ OLARAK MÜSTEHCEN GÖRÜNTÜLERİN ÜRETİMİNDE ÇOCUKLARI KULLANMAK SUÇUNDAN 8 YIL HAPİS VE 20.000,00 TL. ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
4.4)Sanığa hükmolunan ceza süresinin 2 yıldan fazla olması ve CMK.nun 231/5. maddesinde öngörülen süre sınırı nedeniyle hakkında aynı madde de düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının ve TCK'nın 50. ve 51. maddelerinin değerlendirilmesine yer olmadığına;
4.5)Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına;
5)Diğer hususlar
5.1)Sanığın üzerine atılı müstehcen görüntülerin üretiminde çocukları kullanmak suçundan hükmolunan ceza miktarına, sanığın kaçma şüphesi dikkate alınarak CMK'nın 100. ve devamı maddeleri uyarınca TUTUKLANMASINA, hakkında yeteri kadar tutuklama müzekkeresi çıkartılmasına,
Sanığın istemesi halinde tutuklandığına dair kararın belirlediği bir yakınına haber verilmesine,
Sanığın tutuklamaya ilişkin karara karşı bugünden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ile ya da tutanağa geçirmek şartıyla Dairemiz zabıt katibine veya tutuklu sanık için ilgili ceza infaz kurumu müdürlüğüne beyanda bulunmak suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine itiraz edebileceği hususunun bildirilmesine,
5.2)Sanığın gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürelerin TCK'nın 63. maddesi gereğince cezasından mahsubuna,
5.3)Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgili Mahkemelerine gereğinin takdir ve ifası için ihbarda bulunulmasına;
5.4)İlk derece Mahkemesince ve Dairemizce yapılan toplam 254,00 TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5.5)Karar kesinleştiğinde bir örneğinin 5320 sayılı Kanunun 16. maddesi gereğince soruşturmada görev alan kolluk birimlerine Mahkemesince gönderilmesine,
5.6)Adli emanete alınan CD'nin karar kesinleştiğinde dosyada delil olarak saklanmasına,
Dair, yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi asliye ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi asliye ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer ceza evi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek yada tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, C. Savcısı A. S. (34816) ile sanık ve vekili ile katılan vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2018 (¤¤)