(5271 S. K. m. 280) (5237 S. K. m. 43, 174) (3713 S. K. m. 7)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mersin 4. Ağır ceza Mahkemesi'nin 02/05/2017 Tarih, 2017/77 Esas, 2017/179 Karar sayılı hükmünde;
PKK terör örgütünün güdümünde yayın yapan …../anf isimli internet sitesinde yayınlanan çağrı üzerine 31/08/2014 tarihinde Mersin ili Gündoğdu Mahallesi 5722 sokak üzerinde toplanan yaklaşık 50-60 kişilik grubun, sokak ve caddeye barikat kurup yolu araç trafiğe kapattıkları, gruba dağılmaları yönünde ikaz yapılmasına karşın, grubun dağılmadığı ve devamında kamu görevlilerine yönelik olarak, taşlı, havai fişekli ve molotof kokteylli saldırıda bulundukları, suça sürüklenen çocuk N. Y.'ın ikrarı, görüntü kayıtları ve 252158 sicil nolu emniyet görevlisinin ifadesine göre sanığın yüzü kapalı bir şekilde grup içerisinde yer aldığı ve elinde molotof kokteyli bulundurduğu ve taşla güvenlik görevlilerine saldırdığının anlaşılması;
12/03/2013 tarihinde güvenlik görevlilerinin Akdeniz İlçesi, Güneş Mahallesi 5821 sokak üzerinde devriye görevlerini ifa ettikleri sırada sokak üzerinde koli bandı ile birbirine sarılmış, çakmak gazı tüpüne ve fanta ibareli 250 ml'lik pet şişeye hazırlanmış, fitili içerisine düşmüş durumda örgütsel hedeflerde kullanılmak üzere hazırlanan el yapımı patlayıcı maddenin bulunduğu ve bu madde üzerinde yapılan kriminal incelemede, tespit edilen örneğin, suça sürüklenen N. Y.'ın kan örneği ile uyumlu bulunduğunun sabit görülmesi karşısında,
1-SSÇ N. Y. hakkında 12/03/2013 tarihli olayla tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma suçu yönünden verilmiş mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Yapılan yargılama toplanan deliller ve dosya kapsamına göre eylemin oluşa, soruşturma ve kovuşturma sonuçlara uygun şekilde tespit edilip, suç niteliğinin tayin edildiği, verilen hükmün usul ve yasaya uygun olduğu, cezanın kanuni bağlandığı uygulandığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk N. Y. müdafiinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden CMK.nun 280/1-a. maddesi ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-SSÇ N. Y. hakkında 31/08/2014 tarihli olayla ilgili olarak verilen 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunun 32/1. Maddesine Muhalefet, Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Örgüt Adına Suç İşleme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde:
SSÇ N. Y.'ın, kamu görevlisi olan polis memurlarına karşı Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçunu birden fazla mağdura karşı işlediği tüm dosya kapsamıyla sabit olsa da mahkemece SSÇ hakkında TCK 43/2 maddesi delaleti ile 43/1 maddesi uyarınca cezasından arttırım yapılmaması aleyhe istinaf olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yukarıda açıklanan eleştiri dışında eylemlerin oluşa, soruşturma ve kovuşturma sonuçlara uygun şekilde tespit edilip, suç niteliklerinin tayin edildiği, verilen hükmün usul ve yasaya uygun olduğu, cezaların kanuni bağlandığı uygulandığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk N. Y. müdafiinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden CMK.nun 280/1-a. maddesi ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
3-31/08/2014 tarihli olaylarla ilgili TCK 174/1-2. Maddesi uyarınca Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Bulundurma, 3713 Sayılı Yasanın 7/2. Maddesi kapsamında Terör Örgütü Propagandası Yapmak ve 2911 sayılı yasanın 33/1 maddesine muhalefet etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Dosya kapsamına göre 31/08/2014 tarihinde suça sürüklenen çocuk N. Y.'ın terör örgütüne müzahir internet sitelerinin çağrısı doğrultusunda toplanan grubun içinde yüzü kapalı ve elinde molotof olarak yer aldığı ve elindeki taşla güvenlik görevlilerine saldırdığının kabul edilmesi karşısında sanığın terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösteri yürüyüşüne katıldığı sabit olmakla,
Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 27/03/2015 tarih ve 6638 Sayılı Yasanın 8. Maddesi ile Değişik 2911 Sayılı Yasanın 33/1-a. Maddesinde "Ateşli silahlar veya havai fişek, molotof ve benzeri el yapımı olanlar dâhil patlayıcı maddeler veya her türlü kesici, delici aletler veya taş, sopa, demir ve lastik çubuklar, boğma teli veya zincir, demir bilye ve sapan gibi bereleyici ve boğucu araçlar veya yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı eczalar veya diğer her türlü zehirler veya her türlü sis, gaz ve benzeri maddeler taşıyarak veya kimliklerini gizlemek amacıyla yüzlerini tamamen veya kısmen bez vesair unsurlarla örterek katılanlar iki yıl altı aydan dört yıla kadar"......... hapis cezası ile cezalandırılırlar hükmü ile Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 27/03/2015 tarihli 6638 Sayılı Yasanın 10. Maddesi ile değişik 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 7/3. Maddesinde "Terör Örgütünün Propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde kimliklerini gizlemek amacıyla yüzünü tamamen veya kısmen kapatanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu suçu işleyenlerin cebir ve şiddete başvurmaları ya da her türlü silah, molotof ve benzeri patlayıcı, yakıcı ya da yaralayıcı maddeler bulundurmaları veya kullanmaları halinde verilecek cezanın alt sınırı dört yıldan az olamaz......"
Düzenlemeleri birlikte nazara alındığında;
Yukarıda değinildiği üzere suça sürüklenen çocuk N. Y.'ın, 31/08/2014 tarihinde kimliğini gizlemek amacıyla yüzünü kapatarak ve yanında taşıdığı molotof kokteyli ile terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösteri yürüyüşüne katıldığı kabul edilmesi karşısında TCK.nun 7/2. Maddesi uyarınca lehe yasanın tespiti açısından suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6638 Sayılı yasanın 8. Maddesi ile değişik 2911 Sayılı Yasanın 33/1-a ve 6638 Sayılı Yasanın
10. Maddesi ile değişik 3713 Sayılı Yasanın 7/3-2. Maddesindeki düzenlemeler nazara alınarak TCK'nın 44. Maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren suçtan mı cezalandırılacağı, yoksa her üç suçtan ayrı ayrı hüküm mü kurulacağı tartışılıp gerekçelendirilmeden ve hangi yasa ya da uygulamanın lehe olduğu tespit edilmeden üç suçtan hüküm kurularak ceza verilmesi yoluna gidilerek CMK 230/1 maddesine aykırı hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bu nedenle sanık müdafiinin istinaf istemleri belirtilen suçlar yönünden yerinde olmakla, CMK.nun 289/1-g. Maddesi uyarınca HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK 286/1-2-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 06.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)