(5237 S. K. m. 50, 52, 53, 62, 289) (2004 S. K. m. 82) (5271 S. K. m. 223, 280, 286)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 17/12/2015 tarih 2015/20397 soruşturma, 2015/10716 esas ve 2015/9064 iddianame nolu iddianamesi: "Müştekinin alacağını sağlanması amacıyla Denizli 7. İcra Dairesinin 2014/7641 esas sayılı dosyasından 19/02/2015 tarihinde haczedilen koltuk takımı, bulaşık makinesi, 102 ekran LCD TV, çamaşır makinesi şüpheliye yediemin sıfatıyla teslim edildiği, borçlunun haciz tarihinden sonra borcu ödemeye yanaşmaması nedeniyle haczedilen eşyanın muhafaza altına alınması için mahcuzların bulunduğu adrese 03/04/2015 tarihinde gidildiğinde şüpheliye yediemin sıfatıyla bırakılan hacizli malların adreste bulunmadığının tespit edildiği" sanık .....'nın üzerine atılı Muhafaza Görevini Kötüye Kullanmak suçunu işlediği iddiasıyla TCK 289/1-1. Cümle, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açılmıştır.
Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi 16/02/2017 tarih, 2016/5 Esas ve 2017/130 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; Sanığın üzerine atılı muhafaza görevini kötüye kullanma suçunu işlediği gerekçesiyle TCK'nın 289/1, 62, 52, 50/4-a, 52. maddeleri uyarınca 2.000 TL. ve 3.000 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı sanık tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık ..... yerel Mahkemede alınan savunmasında; "Olay tarihinde icra dairesinde görevliler geldiğinde söz konusu mallar eşyalar zaten tır üzerindeydi ve taşınacaktı, formalite icabı bana yediemin olarak teslim edildi, onun dışında benim bir bilgim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunması,
2-Müşteki beyanı,
3-Denizli 7. İcra Dairesinin 2014/7461 sayılı dosyası,
4-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
5-Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/5 Esas ve 2017/130 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
DENİZLİ 4. ASLİYE CEZA MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 16/02/2017 tarih, 2016/5 Esas ve 2017/130 Karar sayılı hüküm ile; Sanığın üzerine atılı muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan TCK'nın 289/1, 62, 52, 50/4-a, 52. maddeleri uyarınca 2.000 TL. ve 3.000 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık ..... 21/02/2017 ve 15/03/2017 tarihli istinaf dilekçeleri ile; Yerel mahkemece verilen kararının bozulmasını talep etmiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında 11/10/2017 tarihli celsedeki esas hakkında mütalaasında; "Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2017 gün ve 2016/5 esas, 2017/130 sayılı kararı ile sanık ..... hakkında "Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma" suçundan TCK'nun 289/1, 62, 50 ve 52. maddeleri gereğince verilen 3.000,00 ve 2.000,00 TL adli para cezalarına yönelik sanık .....'nın 21.02.2017 havale tarihli süre tutum ve 15.03.2017 havale tarihli gerekçeli dilekçeleri ile yapmış olduğu istinaf istemi üzerine duruşma açılmak suretiyle yürütülen istinaf kovuşturması sonucunda,
Denizli 7. İcra Müdürlüğünün 2014/7641 sayılı dosyası üzerinden alacaklısı ..... Orman Ürün Hayvan İnşaat Teks Gıda Nakliyat Sanayi Tic. Ltd. Şti., borçluları ....., ..... ve ..... olan, 115.584,93 TL'lik alacak için kanbiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, icra takibi kapsamında Denizli 7. İcra Müdürlüğünde zabıt katibi olarak görev yapan tanık ......'in alacaklı temsilcisi ile birlikte 19.02.2015 tarihinde borçlular ..... ve .....'in ikamet ettikleri ...... adresine gittikleri, 19.02.2015 tarihli Haciz Tutanağı ile belirlendiği üzere, bahsi geçen adreste kapıyı açanın olmadığı, komşulardan birinin borçluların o an itibariyle adresten taşındıklarını beyan etmesi üzerine icra görevlisinin sitenin arka tarafına geçip, alacaklıların ev eşyalarını Tanrıverdi Nakliyat isimli şirkete ait araçla başka bir yere nakletmekte olduklarını gördüğü, bu sırada boçlunun yanlarına gelerek borcu ödeyemeyeceğini söylemesi üzerine icra görevlisinin 6352 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile değişik 2004 Sayılı İcra İflas Kanunun 82/3. fıkrası gereğince aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşyalardan olup Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 22.04.2013 gün ve 2013/6290 esas, 2013/17702 karar sayılı, 24.03.2016 gün ve 2015/30939 esas, 2016/8773 karar sayılı, 16.01.2017 gün ve 2016/8501 esas, 2017/373 karar sayılı bozma ilamları gibi bir çok emsal kararda haczedilemeyecek eşyalar olarak belirlenen 500,00 TL değerinde koltuk takımı, 500,00 TL değerinde bulaşık makinesi, 500,00 TL değerinde 102 ekran LCD televizyon ve 500,00 TL çamaşır makinesini haczederek, hukuki ve fiili sorumluluklarını hatırlatarak yedi emin sıfatıyla sanık .....'ya teslim ettiği, 03.04.2015 tarihinde icra görevlisinin aynı adrese gittiğinde, adresin boş olduğunu, haczedilen eşyaların adreste olmadığını tespit edip, site güvenlik görevlisinin borçlunun 19.02.2015 günü adresten taşınıp gittiğini beyan ettiği,
Bu şekilde vuku bulan somut olayda gerek haczedilen eşyaların 6352 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile değişik 2004 Sayılı İcra İflas Kanunun 82/3. fıkrası gereğince aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu olmasına nazaran haczedilemeyecek eşyalardan olması, gerekse sanığa zaten adresten çıkarılıp, nakledilmekte olan eşyaların yedi emin olarak teslim edilmiş olması nedeniyle "Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma" suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, ilk derece mahkemesi tarafından yasal unsurları oluşmayan suçtan dolayı ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu tüm kovuşturma evrakı kapsamı ile sabit olmakla,
Sanık .....'nın 21.02.2017 havale tarihli süre tutum ve 15.03.2017 havale tarihli gerekçeli dilekçeleri ile yapmış olduğu istinaf isteminin kabul edilerek, usul ve yasaya aykırı olan Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2017 gün ve 2016/5 esas, 2017/130 sayılı kararının CMK'nun 280/2. fıkrası gereğince kaldırılmasına,
Sanık .....'nın 03.04.2015 tarihinde gerçekleştirdiği iddia olunup, yasal unsurları oluşmayan "Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma" suçundan CMK'nun 223/2-a bendi gereğince beraatine" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Sanık hakkında Denizli 7. İcra Müdürlüğünün 2014/7641 esas sayılı dosyasında 19/02/2015 tarihinde haczedilerek kendisine yediemin olarak bırakılan 500,00 TL değerindeki koltuk takımı, 500,00 TL değerinde bulaşık makinası, 500,00 TL değerinde çamaşır makinasının muhafazası için 03/04/2015 tarihinde gidildiğinde hacizli malların yerinde bulunmadığı iddiasıyla sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan açılan kamu davası sonucunda Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/5 esas 2017/130 karar sayılı ilamı ile sanığın eylemi sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; suça sonu haczedilen eşyaların İcra İflas Kanununun 6352 sayılı Kanunla değişik 82/3. maddesi gereğince lüzumlu eşyalardan olması ve aynı amaçla kullanılan başkaca eşyaların da bulunmaması nedeniyle haczedilemez eşya konumunda bulundukları, buna göre yapılan haczin hukuken geçersiz olması nedeniyle unsurları yönünden oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülerek sanığın istinaf isteminin kabulü ile Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ..... hakkında verilen Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2017 tarih ve 2016/5 esas, 2017/130 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, unsurları oluşmayan suçtan 5271 sayılı CMK’nın 223/2. maddesi uyarınca sanığın beraatine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1) Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ..... hakkında verilen Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2017 tarih ve 2016/5 esas, 2017/130 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2) Her ne kadar sanığın Türk Ceza Kanununun 289/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ve ilk derece Mahkemesince sanığın eylemi sabit görülmesine karşın aynı yasanın 289/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Dairemizce yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK’nın 223/2. maddesi uyarınca BERAATİNE,
3)Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-d. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar, iddia makamının görüşüne uygun olarak C.Savcısı ..... (…..)'in yüzüne karşı, sanığın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/10/2017 (¤¤)