(3713 S. K. m. 5) (5237 S. K. m. 53, 54, 58, 60, 63, 314)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2017 Tarih, 2017/137 Esas sayılı iddianamesiyle, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 3713 sayılı Yasanın 5/1, 314/2, 53/1-2, 54/1-4, 58/9, 60 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Burdur Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açılmıştır.
Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 29/03/2017 tarih, 2017/41 esas - 2017/53 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle TCK 314/2, 3713 sayılı Yasanın 5, TCK'nun 62/1, 53, 58, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı sanık müdafi tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık yerel Mahkemede alınan savunmasında:"...daha önceki savunmalarımda da belirttiğim gibi bu suçlamayı kabul etmiyorum. Sadece sendika. Bunlarla ilgili ihbar yazısı deniliyor. Ben 2009 dan beri fen işlerinde çalışıyorum. Belediye değişiminde bile kendi kadroları yerinde beni orada tutmayı tercih ettiler. Ben işlerle ilgili sırları kimseye açıklamadım. Ben işi Devlet işi gibi değil de kendi işim gibi yaptım. Ben burada evrak bile dağıttım. Hatta başkan benim düğünüme başkan, başkan yardımcı ve müdürlerim çiçek bile gönderdiler İzmir'e. Bu yazıda şu unutulmuş, yazı İç İşleri Bakanlığına istinaden yazılmış. Herkes benim ne olduğumu biliyor. Ben zaman gatesine bir yıl abone olmuştum. Üniversite sınavı için. Ben memur olduğumdan beri hacca yazlıyorum. Hac çıkmayınca onun da umre çekilişleri var diye. Annemin 7.yılında hacı çıkması kesin olduğu için ben o dergiyi bıraktım. Sızıntı dergisi umre çekilişleri veriyordu o yüzden abone olmuştum. Ben daha önce 3 sendika değiştirdim. Ben o sendikayı en son diğer sendikalardan ayrılınca 2014 yılında üye oldum. Bu sendikanın fetönün olduğunu bilmiyordum. Açığa alındığım yazı elime ulaşıncaya kadar ne görsel basında, ne yazılı basında, ne kurumumdan, ne valilikten, ne emniyetten, MİT den veya başka bir kurumdan böyle bir yazı gelmedi. Ben açığa alındığımda öğrendim. Derneği de 2015 yılında kapattık. Burdur çalışanları derneğinin fetö ile alakası olduğuna dair tek bir toplantı görmedim. Haziran da kapatılacağına dair ben imzalayıp düğünüme gittim. Ben oradan da ayrılacaktım kapatılıcağını söyleyince ben düğünüme gittim. Bank asya hesabı dikkat ederseniz sadece maaşım var. Oradaki hesabım para biriktirmeye çalışıyordum. Ben bank asyada bir hesap açtırdım ama dört hesap görünüyor. Zaten çok bir para da değil. Ben 10 bin TL demiştim ama bilirkişi raporunda 11.800,00 TL deniliyor. Ben maaşımdan artan paraları oraya aktardım. İlk başta 3800 TL gibi bir meblağ yatırdım. Daha sonra 800-900TL olarak yatırdım. Ben hiç faize bulaşmadım. Daha sonra bir arkadaşıma lazım olunca o da faize bulaşmasın diye çektim ve arkadaşıma verdim. Benim orada en fazla 300-400 TL param kalmıştır. Belirtildiği gibi bir hesabım yok. Orada bir hata var diye düşünüyorum. En fazla ocak 2015 de ben o bankaya ne para yatırdım ne para çektim. Ben .... kardeşim .... adına kayıtlı telefon numarasını aşağı yukarı 2004 veya 2005 yılından beridir kullanıyorum. Evde internet kullanmıyorum, hiç olmadı da. Dediğim gibi ben bunların hiçbir birisine, bir örgüte veya yardım amaçlı hiçbir şey yapmadım. Dergiye sadece umre çekilişi için katıldım. Ben ne görsel basında ne yazılı basında ne de Devlet'in herhangi bir biriminde sendikanın fetönün olduğunu duymadım. Ben bir haftalık evliyken tutuklandım. Evliliğim şu anda tehlikededir. Bana bugüne kadar babamın bile yardımı olmadı. Ben fetö örgütünü sadece basında Devlet büyüklerinin söylediği kadar biliyordum. Gazetesini dergisini ben kendim söyledim. Ben söylemesem belki ortaya çıkmayacaktı. İki tane dergi evimde bulundum. Ben örgüt üyesi olsam bunu gizleme şeysi hissederim. Öyle düşünmediğim için gizleme gereği duymadım. Sendikanın tek üyesi olduğum için. Daha önce de üç sefer sendika değiştirdim ben. Ben bunları savunmalarımda içtenlikte söyledim. Ben 2015 DGS sınavında inşaat mühendisliğini kazanmıştım. Üyelik aidatlarım Devlet tarafından yatırılmış benim hesabıma. Hatta ben teşvik bile edildim..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığın savunması Dairemizce kayıt altına alınmış olup buna ilişkin çözümleme tutanağı dosya içerisine konulmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Sendika ve dernek kayıtları
3-BankAsya kayıtları
4-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
5-Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/41 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık müdafi, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
YARGITAY İLAMI:
Dairemizce verilen 16/06/2017 tarih, 2017/1171 esas - 2017/1543 karar sayılı ilam, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 16/10/2018 tarih, 2017/3298 esas - 2018/4167 karar sayılı ilamıyla; "Silahlı örgüte üye olmak; örgüte katılmayı bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Burdur Belediyesinde memur olarak görev yapan, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY ile iltisaklı olan Ufuk Yerel Yönetim Hizmetleri Kamu Görevlileri Sendikası Burdur il temsilcisi ve .... Memur ve Emeklileri Derneği ile Burdur Çalışanları ve Yardımlaşma Üyesi Derneği üyesi olan sanığın, terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütle iltisaklı olan Bankasya’daki hesabına para yatırması ve katılım hesabı açması eylemlerinin silahlı terör örgütüne yardım suçunu oluşturacağı gözetilerek hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerekirken delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu suç vasfında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması" usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında alınan esas hakkında mütalaasında; "Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 29/03/2017 tarih 2017/41 (E) ve 2017/53 (K) sayılı kararı ile sanık .... hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan netice itibari ile verilen 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine kararı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 16.06.2017 tarih 2017/1171 Esas 2017/1543 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmünün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine kararı inceleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 16/10/2018 tarih 2017/3298 Esas 2018/4167 karar sayılı ilamında özetle;
"Silahlı örgüte üye olmak; örgüte katılmayı bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Burdur Belediyesinde memur olarak görev yapan, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY ile iltisaklı olan Ufuk Yerel Yönetim Hizmetleri Kamu Görevlileri Sendikası Burdur il temsilcisi ve .... Memur ve Emeklileri Derneği ile Burdur Çalışanları ve Yardımlaşma Üyesi Derneği üyesi olan sanığın, terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütle iltisaklı olan Bankasya’daki hesabına para yatırması ve katılım hesabı açması eylemlerinin silahlı terör örgütüne yardım suçunu oluşturacağı gözetilerek hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerekirken delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu suç vasfında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması..." noktalarından bozulması üzerine açılan duruşmada;
Burdur Belediyesinde memur olarak görev yapan, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY ile iltisaklı olan Ufuk Yerel Yönetim Hizmetleri Kamu Görevlileri Sendikası Burdur il temsilcisi ve .... Memur ve Emeklileri Derneği ile Burdur Çalışanları ve Yardımlaşma Üyesi Derneği üyesi olan sanığın, terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütle iltisaklı olan Bankasya’daki hesabına para yatırması ve katılım hesabı açması eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarının bulunmadığı, sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğuna dair yeterli kanaatin oluşmadığı, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üyelik değil, bilerek ve isteyerek silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturacağı anlaşılmakla;
Mahkemenin kararının kaldırılarak, sanığın eylemine uyan TCK 314/2, 3713 Sayılı yasanın 5/1, TCK 220/7, 53, 63 Maddeleri ile cezalandırılmasına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
"Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 29/03/2017 tarih 2017/41 (E) ve 2017/53 (K) sayılı karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemize gönderildiği, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda Dairemizce 16.06.2017 tarih 2017/1171 Esas 2017/1543 Karar sayılı kararında sanık ....'ın üzerlerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay tarafından dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
Burdur Belediyesinde memur olarak görev yapan, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY ile iltisaklı olan Ufuk Yerel Yönetim Hizmetleri Kamu Görevlileri Sendikası Burdur il temsilcisi ve .... Memur ve Emeklileri Derneği ile Burdur Çalışanları ve Yardımlaşma Üyesi Derneği üyesi olan sanığın, terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütle iltisaklı olan Bankasya’daki hesabına para yatırması ve katılım hesabı açması eylemlerinin silahlı terör örgütüne yardım suçunu oluşturacağı gözetilerek hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerekirken delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu suç vasfında yanılgıya düşüldüğü gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 29/03/2017 tarih 2017/41 (E) ve 2017/53 (K) sayılı bozma ilamına uyularak yapılan duruşmalı yargılama neticesinde;
Burdur Belediyesinde memur olarak görev yapan, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY ile iltisaklı olan Ufuk Yerel Yönetim Hizmetleri Kamu Görevlileri Sendikası Burdur il temsilcisi ve .... Memur ve Emeklileri Derneği ile Burdur Çalışanları ve Yardımlaşma Üyesi Derneği üyesi olan sanığın, terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütle iltisaklı olan Bankasya’daki hesabına para yatırması ve katılım hesabı açması (sanığın söz konusu bankada 24.01.2014, 20.02.2014, 10.06.2014 ve 16.07.2014 tarihlerinde hesap açtırdığı, hesabına özellikle 30/01/2014 tarihinde 3.350,00 TL tutarında ve devamında değişik miktarlarda para yatırıldığı ve toplamda 12 adet işlemde 11.800,-TL para girişi olduğu, söz konusu bankada hesap açma ve hesaba para yatırma işlemlerinin tarih ve miktarı göz önüne alındığında sözde örgüt lideri Gülen’in talimatları ve örgüt iradesi doğrultusunda gerçekleştirildiği, Bank Asya isimli bankadaki hesabında terör örgütü liderinin talimatından sonra 4 adet yeni hesap açtırdığı ve hesaplarına para girişi yapıldığı) eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarının bulunmadığı, sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğuna dair yeterli delilin mevcut olmadığı, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üyelik değil, bilerek ve isteyerek silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturacağı anlaşılmakla;
Sanık ....'ın üzerine atılı terör örgütüne üye olmamakla birlikte terör örgütüne yardım etmesuçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 220/7. ve 314/2. maddesi uyarınca, aynı kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemi yardım düzeyinde kaldığından hükmolunan cezasından TCK'nın 220/7. maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 s. kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1)Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık .... hakkında verilen Burdur Ağır Ceza Mahkemesi'nin 29/03/2017 Tarih, 2017/41 Esas, 2017/53 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2)Sanık ....'ın üzerine atılı terör örgütüne üye olmamakla birlikte terör örgütüne yardım etme suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 220/7. ve 314/2. maddesi uyarınca, aynı kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın eylemi yardım düzeyinde kaldığından hükmolunan cezasından TCK'nın 220/7. maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 s. kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 3 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılara.... YIL 1 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
6-Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
7-TCK'nun 63. maddesi uyarınca, sanığın hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran gözaltı süresi ile tutuklulukta geçirdiği sürelerin verilen cezadan indirilmesine,
8-SEGBİS kayıtlarının tutanağa geçirilerek dosya içerisine alınmasına,
9-İlk derece Mahkemesi ve Dairemizce aşağıda dökümü yapılan toplam ............. TL. yargılama giderinin sanıktan alınarak Hazineye verilmesine,
Yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi asliye ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi asliye ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer cezaevi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, Cumhuriyet savcısının görüşüne uygun olarak C. Savcısı …. (….) ile sanık ve müdafinin yüzüne karşı tefhim edilerek açıkça okunup usulen anlatıldı.05/02/2019 (¤¤)