(AİHS m. 10) (2709 S. K. m. 25, 26, 104) (5237 S. K. m. 53, 62, 299) (5271 S. K. m. 223, 280) (YCGK 02.04.1990 T. 1990/9-84 E. 1990/106 K.)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 24/10/2017 tarih ve 2017/1217 esas sayılı iddianamesi ile; Sanığın üzerine atılı Cumhurbaşkanına Hakaret suçunu işlediği iddiasıyla eylemine uyan 5237 sayılı TCK. 299/1, 299/2, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2018 tarih 2017/365Esas2018/439karar sayılı ilamıyla; Sanığın sübut bulan ve katılana yönelik olarak sarfettiği iddianamede belirtilen sözlerinin; Cumhurbaşkanının şeref ve saygınlığını ihlal eden hakaret vasfında olmadığı, eylemin hakaret boyutuna varmayan beddua, nezaket dışı-kaba ve ağır eleştiri niteliğinde sözler olduğu, bu nedenle atılı suçun unsurları itibariyle somut olayda oluşmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK.nun 223/2-a maddesi uyarınca atılı suçtan sanığın beraatına karar verilmiş, bu karara karşı katılan vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık yerel Mahkemede alınan savunmasında: "Benim sosyal paylaşım sitesi .... da .... ve .... isimli sosyal hesaplarım vardır, bu hesaplarımdan çeşitli paylaşımlarda bulunurum, iddianamede bahsi geçen ve benim hesaplarımda paylaşılmış görünen Cumhurbaşkanı ....'ın fotoğrafının yanında "BİR SONRAKİ SELA SANA GELSİN," şeklinde "ALLAH TÜM TÜRKİYE HALKINA SENİ YÜCE DİVANDA YARGILANIRKEN GÖRMEYİ NASİP ETSİN" şeklinde, Cumhurbaşkanı ....'ın çocukların para montajlı fotoğraflarının üzerinde "OF YAA BIBICIM! ŞİMDİ İŞİN YOKSA BU KADAR PARAYI SARAYA TAŞI! .... SALLANMA KIZ!" paylaşımına "Baban öle bilal anan öle bilal sülalen öle bilal" şeklinde , "*Astsubay "Kandırıldım" diyor, görevden alınıyor, içeri atılıyor. *İşadamı "Kandırıldım" diyor, görevden alınıyor, içeri atılıyor. *Kaymakam "Kandırıldım" diyor, görevden alınıyor, içeri atılıyor. *Vali "Kandırıldım" diyor, görevden alınıyor, içeri atılıyor. *Cumhurbaşkanı "Kandırıldım" diyor. kahraman oluyor.", şeklinde, ....: "Şehitlik ölümün en şereflisi, sabır acı ama meyvesi tatlı demiş.. Biz de diyoruz ki "Allah ....'e o şerefı; size de o meyveyi tuttırsın..." şeklinde, "Gereğini yapacaksınız Fethullah Terör Örgütüne yardım ve yataklık suçunu işledinizi İTİRAF ettiniz İster Demokrasi, ister dikta ile yönetilsin, dünyanın hiçbir ülkesinde "Ben bu suçları işledim ama aldanmışım, kandırılmışım, çok safmışım.." deyip kurtulan yoktur.." şeklindeki paylaşımları kendi sitemde paylaşıp paylaşmadığımı bilmiyorum, ancak bu yazıları ben yazmadım, başkaları tarafından kendi sitelerinde yazılan yazılardır, bu yazıları kendi .... sayfamda paylaşıp paylaşmadığımı bilemiyorum, emniyetteki ifademde de bu şeklide söylemiştim, yine emniyette polis memurları tarafından bana özellikle .... hesabımın kırılıp kırılmadığını veya bu paylaşımların başkaları taraf ından benim .... ta kötü niyetli olarak paylaşılmış olabilme ihtimalini olup olmadığını özellikle sordular, ancak ben o gün şifremin kırılmadığını, bahsi geçen sosyal .... hesabımı o güne kadar kendimin kullandığını söylemiştim, daha sonra kızım yaptığı araştırmalarda benim .... hesabımın 16/08/2016 tarihinde saat 09:21'de değiştirildiğini daha sonra yeniden aynı gün 11:06 sıralarında değiştirildiğini tespit etmiş, buna ilişkin bilgisayar çıktısını mahkememize sunuyorum dedi. 1 adet smm .... hesabına ilişkin ..... Com sitesinden alınmış bilgisayar çıktısı sureti ibraz etti, alındı, okundu, dosyasına konuldu. Daha doğrusu bu çıktı da bana emniyetçe verilen çıktılar arasında imiş, kızım bu belgeleri okurken bunu fark etmiş, ben iddianamede bahsi geçen paylaşımları okuduğumu hatırlıyorum, ancak bu paylaşımların kendim tarafından benim .... hesaplarımda paylaşılıp paylaşılmadığından emin değilim, paylaşmış olabilirim, fakat bu yazıları kedim sosyal hesabımda okuduğumdan eminim, ancak paylaşımımı hatırlamıyorum, benim .... hesabım herkese açıktır, şimdiye kadar herhangi bir çalınma ve hacklenme durumu olmadı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık Dairemizde talimatla alınan savunmasında: "Daha önce yazılı olarak vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ediyorum, o ifadeyi de şu an mahkemenize sunuyorum, Antalya BAM 2. Ceza Dairesinin bozma ilamını kabul etmiyorum, öncelikle beraatimi, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Tutanak,
3-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
4-Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Katılan vekili, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında alınan esas hakkında mütalaasında; "Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2018 tarih 2017/365 Esas 2018/439 Karar sayılı kararı ile sanık İsmail ERKAN hakkında Cumhurbaşkanına Hakaret suçundan netice itibari ile verilen beraat hükmünün katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine açılan duruşmada ;
Sanığın sosyal paylaşım sitesi .... .... ve .... isimli hesaplarından Cumhurbaşkanı ....'ın fotoğrafının yanında "BİR SONRAKİ SELA SANA GELSİN," şeklinde "ALLAH TÜM TÜRKİYE HALKINA SENİ YÜCE DİVANDA YARGILANIRKEN GÖRMEYİ NASİP ETSİN" şeklinde paylaşımda, Cumhurbaşkanı ....'ın çocukların para montajlı fotoğraflarının üzerinde "OF YAA BIBICIM! ŞİMDİ İŞİN YOKSA BU KADAR PARAYI SARAYA TAŞI! .... SALLANMA KIZ!" paylaşımına "Baban öle bilal anan öle bilal, sülalen öle bilal" şeklinde yorum ile paylaştığı, "*Astsubay "Kandırıldım" diyor, görevden alınıyor, içeri atılıyor. *İşadamı "Kandırıldım" diyor, görevden alınıyor, içeri atılıyor. *Kaymakam "Kandırıldım" diyor, görevden alınıyor, içeri atılıyor. *Vali "Kandırıldım" diyor, görevden alınıyor, içeri atılıyor. *Cumhurbaşkanı "Kandırıldım" diyor. kahraman oluyor.", şeklinde söylemlerde bulunarak Cumhurbaşkanına hakaret ettiği anlaşılmakla,
İlk derece mahkemesinin beraat hükmünün kaldırılarak, sanığın eylemine uyan TCK 299/1-2,53/1 Maddeleri ile cezalandırılmasına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 31/05/2018 tarih, 2017/365 esas - 2018/439 karar sayılı hüküm ile; "sanığın sübut bulan ve katılana yönelik olarak sarfettiği iddianamede belirtilen sözlerinin; Cumhurbaşkanının şeref ve saygınlığını ihlal eden hakaret vasfında olmadığı, eylemin hakaret boyutuna varmayan beddua, nezaket dışı-kaba ve ağır eleştiri niteliğinde sözler olduğu, bu nedenle atılı suçun unsurları itibariyle somut olayda oluşmadığı anlaşıldığından 5271 Sayılı CMK.nun 223/2-a maddesi uyarınca atılı suçtan sanığın beraatine" karar verilmiş,
Dairemizce, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği, yapılan inceleme sonucunda, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşup oluşmadığı ve diğer eksikliklerin değerlendirilmesi için CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
Cumhurbaşkanına hakaret suçunun düzenlendiği, TCK'nın 299. maddesinde;
“(1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun alenen işlenmesi halinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.
(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanlığı'nın iznine bağlıdır.” hükmü düzenlenmiştir.
Cumhurbaşkanına hakaret suçuna ilişkin Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 22.06.2016 tarih ve 2016/1480Esas, 2016/4444Kararsayılı ilamında;
"T.C. Anayasasının 104/1 maddesine göre, Cumhurbaşkanı devletin başıdır ve bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder. Bu nedenledir ki Cumhurbaşkanına hakaret suçu, kişilere ve şerefe karşı suçlar içerisinde değil Devlete karşı işlenmiş suçlar bölümünde düzenlenerek Devleti temsil eden Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığının korunması amaçlanmıştır. Devlete karşı işlenen suçlardan bir kısmının gerçek mağdurunun makamı temsil eden gerçek kişi olmakla birlikte, devlete ilişkin hukuki yararın korunması, kişiye nazaran daha üstün tutulmuştur.
Suç doğrudan doğruya Cumhurbaşkanı olan kişiye karşı işlenmekte ise de, suçla korunan ve bu nedenle ihlal edilen hukuki değer devletin siyasal iktidar yapısıdır. (Özek, Siyasi İktidar Düzeni ve Fonksiyonları Aleyhine Cürümler, İst 1967 s. 10)
Ceza himayesinin konusu Devlet kuvvetlerinin korunmasıdır. (Faruk Erem, Türkiye Barolar Birliği Dergisi 1991/1, Manzini V trattato di diritto penale İtaliano, IV (Torino,1926 s. 198)
Suçun faili herkes olabilir. Cumhurbaşkanlığı sıfatı seçimle değil andiçmeyle başlar. Suçun görevin devamı sırasında işlenmesi gereklidir. (CGK 02.04.1990 tarih 84/106 sy karar)
Hakaret, bir kişiye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle; onur, şeref ve saygınlığa saldırılmasıdır.
Eylemin yüze karşı ya da yoklukta işlenmesi arasında fark yoktur. Gıyapta hakarettin varlığı için belirli sayıda kişiyle ihtilat ögesi aranmadığından, failin bir kişinin duyabileceği şekilde yoklukta hakaret etmesi halinde suç oluşur. (Yaşar-Gökçan-Artuç, TCK.6.cilt, 2.baskı s. 8628)
Serbest hareketli suç olup, sözler, imalı şarkılar, yazı, çizim, resim, nefreti gösteren hareketler ve bunun gibi davranışlarla işlenebilir. Aynı şekilde, telefonla, mektupla, basın yayın araçları veya medya yoluyla diğer iletişim araçlarıyla gerçekleştirilmesi de olanaklıdır. ( CGK. 13.4.1999, 9-50/61 sayılı karar)
Manevi unsur genel kastır. Mağdurun sıfatı bilinerek hareket edilmelidir. Saikin siyasi olması şart değildir. Cumhurbaşkanlığı sıfat veya vazifesiyle alakalı saike de lüzum yoktur. (Erem, Adı geçen makale)
Hakaret suçları ifade özgürlüğünü sınırlayan hallerden bir tanesidir. Doğal haklardan kabul edilen ifade hürriyeti, çoğulcu demokrasilerde vazgeçilmez ve devredilmez bir niteliğe sahiptir. İfade hürriyeti insanın özgürce fikirler edinebilme, edindiği fikir ve kanaatlerinden dolayı kınanmama, bunları meşru yöntemlerle dışa vurabilme imkan ve özgürlüğüdür. Temel hak ve özgürlüklerden olan bu hak birçok uluslararası belgeye anayasa ve yasalara konu oluşturmuştur.
Avrupa İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19. maddesinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10/1. maddesinde, T.C. Anayasasının 25 ve 26. maddelerinde ifade özgürlüğüne yer verilmiş olup, birbirlerine benzer şekilde; “Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ve verme özgürlüğünü de içerir.” biçiminde ifade edilmiştir.
Ancak; ifade hürriyetinin sonsuz ve sınırsız olmadığı kısıtlıda olsa sınırlandırılmasının gerekeceği uluslararası ve ulusal alanda normlara konu edilmiştir.
Bu cümleden olarak uluslararası alanda İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 10/2. maddesinde; “kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, gerekli tedbirler niteliğinde olarak ... başkalarının şöhret ve haklarının korunması ... için yasayla öngörülen bazı merasime, koşullara sınırlamalar veya yaptırımlara bağlanabilir.”
Anayasanın 26/2. maddesinde “Bu hürriyetlerin kullanılması ... başkalarının şöhret veya haklarının ... korunması amaçlarıyla sınırlanabilir.” denilmiştir.
Özet olarak sınırlama veya müdahale için; yasal bir düzenleme, sınırlamanın meşru bir amacı ve nedenlerinin bulunması, sınırlamanın meşru amaçla orantılı ve önlemin demokratik toplum bakımından zorunlu olması gerekmektedir.
Demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden birini ve toplumun ilerlemesi ve bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade hürriyeti sadece kabul gören veya zararsız veya kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar içinde geçerlidir. Bunlar demokratik bir toplumun olmazsa olmaz tolerans ve hoşgörüsünün gerekleridir. (Tezcan, Erdem Sancaktar, Türkiyenin İnsan Hakları sorunu 2. baskı s. 462)
Ne var ki; iftira, küfür, onur, şeref ve saygınlığı zedeleyici söz ve beyanlar, müstehcen içerikli söz, yazı, resim ve açıklamalar, savaş kışkırtıcılığı, hukuk düzenini cebir yoluyla değiştirmeye yönelen, nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve şiddet yaratmaya yönelik bulunan ifadeler ise düşünce özgürlüğü bağlamında hukuki koruma görmemekte, suç sayılmak suretiyle ceza yaptırımlarına bağlanmaktadır.
Bu doğrultuda Cumhurbaşkanına hakaret suçları da 5237 sy. TCK 299. maddesinde yaptırıma bağlanmıştır. Suçun koruduğu hukuki yarar yukarıda da izah edildiği üzere Cumhurbaşkanının şeref ve saygınlığıdır. Bu suçun oluşumu için “Onun sosyal değeri konusunda kendisinin veya toplumun düşünce veya duyguları sarsıcı fiil veya sıfatlar isnat veya izafe edilmelidir. Ne tür hareketlerin şeref ve itibari ihlal edici olduğu, toplumda hakim olan ortalama düşünüş ve anlayışa göre belirlenmelidir, bunun tayininde ölçü bireyin özel duyarlılığı değildir. Bu itibarla basit bir saygısızlık hakaret ve sövme olarak nitelendirilemez” (Erman, hakaret ve sövme suçları s. 80 vd)
Bir eylemin hukuk düzeni tarafından cezalandırılması ancak onu hukuka uygun kılan diğer bir anlatımla hukuka aykırılığı ortadan kaldıran bir nedenin bulunmamasına bağlıdır. İfade hürriyeti, basın özgürlüğü gibi bir hakkın kullanmasına ilişkin hukuka uygunluk nedenleri mevcut ise, hukuk düzeni tarafından kişi cezalandırılmayacaktır. Ancak, eleştiri hak ve görevi kötüye kullanmamalı, yazıda küçültücü, incitici, abartılı sözlerden kaçınılmalıdır. Sayılan öğelerden birinin olması halinde haber verme ve eleştiri hakkından söz edilmeyecek, eylem hukuka aykırı olacaktır.
Siyasiler, üst düzey bürokratlar ile kamuya mal olmuş kişiler, diğer insanlara nazaran ağır eleştirilere daha fazla katlanmak zorunda oldukları demokratik toplumlarda geniş bir kabul görmüştür. Ancak eleştiri kırıcı, şok edici ya da rahatsız edici olsa bile hakarete varmamalıdır, zira hiçbir kimse hakarete katlanmak zorunda değildir. İfade hürriyeti bakımından eleştiri ile hakaret arasındaki ince çizgi toplumda hakim olan ortalama düşünüş ve anlayışa göre, kişilerin ifade hürriyeti ile mağdurun birey olarak onur ve şerefi arasındaki dengede gözetilmek suretiyle hakim tarafından belirlenmelidir. Kaba sövme hiçbir koşulda eleştiri olarak kabul edilmemelidir. Türk toplumunun önemli bir kesiminin kendilerini siyasi liderlerle özdeşleştirdiği bu kişiler yapılan ve kamuya yansıyan hakaretlerin kendilerine yapılmış gibi tepkilere sebebiyet verip toplumdaki kutuplaşmayı artırdığı, adi olaylarda dahi birçok öldürme ve nitelikli yaralama ile sona eren eylemlerin başlangıcında hakaret ve sövme fiillerinin olduğu gözetildiğinde, bu fiillerin yaptırımsız bırakılmasının demokratik toplum düzenini bozacağı gözden uzak tutulmamalıdır..." denilmiştir.
Tüm bu açıklamalar karşısında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın sosyal paylaşım sitesi facebookta ".... ve ...."isimli hesaplarından, Sayın Cumhurbaşkanı ....'ın çocuklarının para montajlı fotoğraflarının üzerinde "OF YAA BIBICIM! ŞİMDİ İŞİN YOKSA BU KADAR PARAYI SARAYA TAŞI! .... SALLANMA KIZ!" paylaşımına "Baban öle bilal anan öle bilal sülalen öle bilal" şeklinde yorum ile paylaştığı, sanığın, paylaşımında, Cumhurbaşkanına yönelik, "hırsızlık imasında" bulunarak, aşağılayıcı, onur, şeref ve saygınlığı zedeleyici şekilde fiil isnat etmek suretiyle hakaret ettiği yönünde Dairemizde tam bir vicdani kanı oluşmuş olup, yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılması yerine beraatine dair yazılı şekilde hüküm kurulması;
Usul ve yasaya aykırı olup, o yer Cumhuriyet savcısı istinaf isteminin kabulü ile; Cumhurbaşkanına hakaret suçundan sanık .... hakkında verilen Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2018 tarih, 2017/365 esas - 2018/439 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanık ....'ın üzerine atılı cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan TCK'nın 299/1. maddesi uyarınca, aynı kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın üzerine atılı suçu sosyal paylaşım sitesinde alenen gerçekleştirmesi nedeniyle hükmolunan cezanın TCK'nın 299/2. maddesi uyarınca 1/6 oranında arttırılarak 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak TCK'nın 62/1. maddesi gereğince verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılara....1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1-Cumhurbaşkanına hakaret suçundan sanık .... hakkında verilen Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2018 tarih, 2017/365 esas - 2018/439 karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanık ....'ın üzerine atılı cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği sübuta erdiğinden eylemine uyan TCK'nın 299/1. maddesi uyarınca, aynı kanunun 3/1. ve 61. maddelerinde belirtilen; fiilin ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın üzerine atılı suçu sosyal paylaşım sitesinde alenen gerçekleştirmesi nedeniyle hükmolunan cezanın TCK'nın 299/2. maddesi uyarınca 1/6 oranında arttırılarak 1 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak TCK'nın 62/1. maddesi gereğince verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak .... AY 20 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
6-Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunmaması, Dairemizce sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi ve suç nedeniyle maddi bir zararın bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Yasanın 231/5. maddesi uyarınca hakkındaki HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
Sanığın, CMK'nun 231/8 maddesi uyarınca BEŞ YIL SÜRE İLE DENETİME TABİ TUTULMASINA, sanığın şahsi ve sosyal durumu göz önüne alınarak hakkında takdiren DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA, CMK'nun 231/10-11 maddeleri uyarınca denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemediği ve denetimli serbestlik tedbirlerine uygun davrandığı takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceği, aksi halde mahkemenin hükmü açıklayacağı hususunun sanığa ihtar edilmesine (edildi)
7-Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 1.362,00.-TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,
8-Aşağıda dökümü yapılacak olan ..................................TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-SEGBIS kayıtlarının çözümlenerek dosya arasına konulmasına,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 268 inci maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere iddia makamının talebine uygun, tarafların yokluğunda, Cumhuriyet savcısı …. (…)'ün yüzüne karşı oybirliğiyle karar verildi. 12/02/2019 (¤¤)