(5237 S. K. m. 53, 58, 63, 314) (3713 S. K. m. 3)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 31/10/2017 tarih ve 2017/3207 Esas 2017/855 nolu iddianamesiyle sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/02/2018 tarih, 2017/697 esas - 2018/98 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Yasanın 3/1, 5/1, TCK'nun 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca 9 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı sanık ve müdafi tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık yerel Mahkemede alınan savunmasında:"
11.01.2018 tarihinde;
Sanık: Böyle bir ortamda ilk defa bulunuyorum, baştan yapabileceğimiz hatalardan dolayı şimdiden özür dilerim. Bu iddiaların bir kısmını örneğin bunların hepsini diyeceğimde belki bunların neticesinde takdir buyuracağınız şekilde bir cezada belki alacağım ama benim bundan önce üzerinde durmak istediğim farklı bir konu var, orada göz altı süresi 23 gün olarak geçiyor dikkatinizi çekmiştir eminim. Bu 23 günlük sürenin biraz nasıl geçtiği hakkında değerlendirme yapmak istiyorum.
Başkan: Ben sürenin nasıl geçtiğini dinlemek istemiyorum, lütfen savunmana geçer misin
Sanık: Benim açımdan önemli
Başkan: Sizin açınızdan önemli olabilir yargılama aşamasından önemli değil, savunmanızı yapar mısınız
Sanık: Benim buna ihtiyacım var
Başkan: Savunmanı yapar mısın, ben göz altı usulü işlemleri dinlemek istemiyorum, savunma için buradasınız, eğer göz altında bir şikayetiniz var ise bu şikayet ile ilgili olarak savcılığa...
Sanık: Var efendim, işkence gördüm, polisler bana istemediğim bir sürü muamele yaptı
Başkan: Bu iddiaların varsa savcılığa şikayette bulunabilirsin, burası şikayet makamı değil, yaptın mı böyle bir şikayet?
Sanık: Şuana kadar yapmadım
Başkan: Yapmadıysanız yaparsınız varsa böyle bir şikayetiniz, ben usulü işlemleri değil sizin savunmanızı dinlemek istiyorum, savunmanızı yapın.
Sanık: Dolayısıyla orada yaşadığım olayların etkisi ile vermiş olduğum bir ifade var elinizde, genel olarak katılmak ile beraber, bir BYLOCK ile ilgili iddiaları reddediyorum, ikincisi oradaki polisin kötü muamele yapmadığı ilgili diye belirtilen bölümü reddediyorum. Bal gibi de kötü muameleyle karşılaştım, babamdan yemediğim dayağı oradaki polislerden yedim. Güya ben orada devletin emin ellerindeydim göz altındaki süre içerisinde ama bana orada yapılanlar hayatımdan bezdirecek şeylerdi, dolayısıyla bu şartlar altında vermiş olduğum bir ifadeydi. Ben çocuklarımı bir baba olarak iyi geçinmesi amacı ile göndermiş olduğum okulla beraber takviye amacı ile dershaneye de gönderdim, kendim eğitimciğim, öğretmenim, tek maaşımla üç tane çocuğuma bu imkanları verirken hani takdir beklemiyorum sizlerden ama yani buradaki ifade edilen suçlamaları da hiç bir zaman hak ettiğimi düşünmüyorum, çünkü sadece bir suçlamadan bir dershaneye gönderme meselesinden burada iddia makamı orada farklı şeyler çıkarmış ki ben kendi kendime şaşırmış durumdayım, bunların hepsi abartılı şeylerdir. Ben sadece çocuğumu eğitim amaçlı gönderdim, kendi elimle götürdüm, kendi elim ile getirdim, dolayısıyla zannedildiği gibi örgüte insan devşirmek, çocuk devşirmek gibi bir niyetimiz yoktu. Netice itibari ile oraya ben para ödemek durumundaydım çünkü orası özel bir kurumdu ve üstelik kapısında koskocaman Milli Eğitim tabelası vardı. Ben biraz dolasıyla bu konu ile ilgili olarak özellikle dershane ile ilgili olarak söyleyeceklerim şimdilik bu kadar. Çünkü resmi bir okul yani merdiven altı bir kuruluş değil benim gönderdiğim dershane, öyle benim reklama ihtiyaç duyacak bir dershanede değil, yıllardır Afyon da açık olan eğitim veren bir dershane yani bununla ilgili olarak terör örgütünün bir kontrolündeymiş vesaire bunları denetlemek benim yetkim değil, ben vatandaş olarak devletin izin vermiş olduğu, açık tutmuş olduğu bir dershaneye öğrencilerimi gönderdim, çocuklarımı gönderdim, yine aynı şekilde 2016 ya kadar açık olan bir bankaya para yatırdım yada banka ile işlem yaptırdım, dolayısıyla o zamanda şimdide herhangi bir yanlış bir şey yaptığımı düşünmüyorum. İddianamede toplu para yatırdığım iddia ediliyor, Allah aşkına bu gün bin lira nasıl toplu para oluyor, bin liranın neresi ile bir banka farklı bir işlem yapacaktır, bin lira bir bankanın mevcut işlem potansiyel içerisinde ne kadar yer tutabilir ki yani, ayrıca bahsettiğiniz gibi birinde verilen bir ifade var, tanımadığım, bilmediğim, haberim olmayan bir beyandan dolayı diyorsunuz ki talimat almışsın, bu talimata göre para yatırmışsınız, hayır efendim ben böyle bir talimattan da haberim yoktu, dolayısıyla para yatırırken böyle bir niyetimde yoktu. İkinci olarak Bank .... ile ilgili olarak söyleyeceklerim bunlar. Aktif Eğitim Sen bir eğitim öğretmenlerin üye olduğu bir sendika gene aynı şekilde resmi olarak duyurusu yapılmış, resmi olarak faaliyet gösteren bir kurumdu, yada sendikaydı. Dolayısıyla bende kendi inisiyatifim ile kendi kararım ile böyle bir sendikaya üye oldum. Yani laf arasında bir sendikaya bile değilsin diye eleştirilirken bu gün ben bir sendikaya üye oldum diye, bir sivil toplum kuruluşuna üye oldum diyerek den hakkımda terör örgütü üyeli iddiası yapılıyor. Okuduğum dergiler, okuduğum gazeteler soruşturmaya yada efendime söyleyeyim terör örgütü üyeliğine delil olarak sunuluyor, ben öğretmenim yani ben öğretmen olarak üniversite tahsili almış olarak yani bir sendikamın soruşturulması, üstelik devletimin izin vermiş olduğu bir sendikanın soruşturulmasını çok hayret ile karşılıyorum, izah etmekte zorlanıyorum, dolasıyla ben bu iddiaları reddediyorum. BYLOCK ile ilgili söylemiş olduğum şeyler tamamen TEM şubeden yapılan baskının, TEM şubede yapılan kötü muamelenin etkisi ile vermiş olduğum ifadedir. Bu konudaki ifadelerimde zaten orada net olarak kullandım diye bir şey yoktu, ben kullanma iddiasını reddediyorum. Soracağınız bir şey varsa şuanda bu kadar efendim.
Başkan: Adliye personeline sohbet hocalığı yaptığınız ve bazılarına örgütün gizli haberleşme programını yüklediğiniz iddiası var.
Sanık: Evet efendim bu iddiayı TEM şubede bana sormuşlardı, ben orada duyduğumda da aynı şeyleri söylemiştim, ben böyle bir iddiayı reddediyorum, kesinlikle reddediyorum. Orada ismini söylemediler şahsın ama daha sonra iddianameyi elime aldığım zaman oradaki şahsın ismini okuduğumu da sadece üzüldüğümü ve hayret ettiğimi belirteyim, çünkü bahsedilen şahıs ........ mahallesinde oturmuş bir dönem dolayısıyla mahalleden tanıdığım ismen bildiğim bir süre hani merhabalaştığımız ama onun ötesine geçmeyen ilişkimiz olan bir kişidir. Dolayısıyla vermiş olduğu beyanlar ya o kadar kısacık süre içeresinde nasıl bu kadar şeyi iddia edebildi doğrusu beni hayretler içinde bırakmıştır.
Başkan: Kim bu şahıs?
Sanık: Ben iddianameden okuduğum kadarı ile ....
Başkan: ....
Sanık: Evet efendim
Başkan: Mahalleden diyorsun aynı binada mı ikamet ediyorsunuz?
Sanık: Hayır efendim aynı bina değil ama bir iki sokak ötede oturan bir insan
Başkan: ........ Mahallesi çok büyük bir mahalle
Sanık: Hayır efendim ........ mahallesi ama bana yakın bir yerde yani
Başkan: Bir iki sokak ötede oturanları Afyon da kim tanıyor acaba sizden başka
Sanık: Ben tanımıyorum yani neticede orada cami var, orada park var,
Başkan: Ben 12 yıldır Afyonkarahisar'dayım komşu binada kimin oturduğunu bilmiyorum, siz nasıl tanıyorsunuz ?
Sanık: Bir şekilde tanıştık efendim orada markette girerken çıkarken alış verişte bu şekilde
Başkan: Mahalleden tanıyorsun ?
Sanık: Evet efendim mahalleden tanıyorum.
Cumhuriyet Savcısı: Başkanım bir soru sorabilir miyim?
Başkan: Buyurun
Cumhuriyet Savcısı: .... BYLOCK isimli haberleşme programında kullanıcı adın "...." çalıştığın kurumun kısaltılmışı bu tesadüf müdür?
Sanık: Efendim ben o konudaki iddiaları reddediyorum zaten yani ona vereceğim bir cevap yok yani
Cumhuriyet Savcısı: Kullanıcı adın "...."
Sanık: Efendim kullanmadığımı söylüyorum ben size, siz bana kullandınız diyerek den şifreyi soruyorsunuz yani
Cumhuriyet Savcısı: Bu şifre kimin peki o zaman?
Sanık: Bilmiyorum
Cumhuriyet Savcısı: Kimin olabilir ?
Sanık: Bilmiyorum.
Başkan: Var mı savunmanıza eklemek istediğiniz husus?
Sanık: Ben 15 Temmuzdan itibaren başlamış olan bu sürecin mağduru olarak görüyorum kendimi. Ben terörist değilim, böyle bir terör örgütünün hele hele silahlı bir terör örgütüne üye olmak gibi bir suçu asla işlemedim, vicdanen müsterihim herhangi böyle bir ve ben aslında bu gün burada bir tanık görmek istiyordum, onunda ağzından vermiş olduğunu beyanların...
Başkan: Şimdi göreceğiz tanığı
Sanık: Peki efendim, dolayısıyla mağdurum, masumum, şimdilik söyleyeceklerim bunlar suçlamaları kabule etmiyorum.
Sanık: Efendim ben bir daha görüşmeyeceğim insana ben niye program yükleyeyim. Bana diyor ki ben bir daha görüşmedim. Yani bir defa program yükleme meselesi tamamen hayal ürünü bu bir, ikincisi ben bu insanı böyle bir kimlik ile, böyle bir sıfat ile varmış, davet etmiş falanda değilim. Bütün bunlar arkadaşın kendi hayal ürünü olarak değerlendiriyorum ve bunların hepsini reddediyorum.
Başkan: Avukat hanım
Sanık Müdafii: Efendim biz yani çok samimi bulmadık sanırım etkin pişmanlıktan faydalanmak için bu tarz söylemlerde bulunduğunu düşünüyoruz, çünkü birisi arıyor gidiyor, o bir kere görüştüğü kişinin evine gazete almak için gidiyor, burada boşluklar ve çelişkiler olduğunu düşünüyoruz ve dediğim gibi ne kadar bu hani yapı içinde olduğu söylense de telefon özel bir şeydir, birine verip bırakın herhangi bir şeyi paylaşılmayan bir şeydir, tanımadığını iddia ettiği kişiye telefonu verip yükletmesini de biz sırf etkin pişmanlıktan faydalanmak için böyle bir beyanda böyle bir isimde bulunduğunu düşünüyoruz. Diğer beyanlara da katılmıyoruz efendim.
Başkan: .... Savcı bey silahlı terör örgütü suçundan cezalandırılman yönünde görüş bildirdi, bu görüşe karşı savunma yapmak üzere süre ister misiniz savunma yapacak mısınız ?
Sanık: Evet efendim ben bir daha ek süre istiyorum.
Başkan: Ek süre istiyorsunuz, avukat hanım
Sanık Müdafii: Efendim bizde esas hakkında beyanda bulunmak için süre talep ediyoruz.
Başkan: Tutukluluk hali yönünden de avukat hanım
Sanık Müdafii: Tahliyesini talep ediyoruz,
Başkan: Siz
Sanık: Aynı şekilde efendim. " Şeklinde savunmada bulunmuştur.
19.02.2018 tarihinde;
Başkan: .... geçen celse savcı bey görüşünü sunmuştu, görüşe karşı süre almıştınız, ayrıca BYLOCK ile ilgili bir savunma yapacağım demiştiniz. Celse arasında yazılı savunmalarını göndermişsin, el yazısı yazılı tüm iddialara cevap vermişsin, esasa ilişkin son savunmaların nelerdir, daha önceki eklemek istediğin bir husus var mı?
Sanık: Yani yazılı bir savunma gönderdim, elimden geldiği kadar orada cevap vermeye çalıştım. Özellikle ben tanık savunması üzerinde durmak istiyorum çünkü ben aşağı yukarı bir aya yaklaşık göz altı sürem, 16 aydır da burada tutuklu olarak bulunuyorum. Tanığın beyanlarını geçerli kılacak ikinci bir beyan bulunmamaktadır. Dolayısıyla ben bu verilen beyanların birazda pişmanlıktan yada etkin pişmanlıktan yararlanmak amacı ile söylenmiş iddialar olduğunu söylüyorum, diğer daha önce söylemiş olduğum ifadelerime ilave olarak. BYLOCK ile ilgili olarak yani ben bir dönem bu mesajlaşma programları ile ilgilendim. Yani biraz mesaj giderleri yada daha ücretsiz yararlanabilir miyim, yada maliyeti sıfırlayabilir miyim diyerek den çeşitli programları indirdim, yani bu dönemde BYLOCK indirmiş olabilirim, netice itibari ile o zaman 2014 leri düşünürsek çok böyle ismi bilinen şey değildi haklı olarak. Ancak bana iddia edilen o görüşmelerle ilgili olarak iki tane ID numarası var, zaten ID numaraları ile ilgili oradaki verileri ben çok karşılaştıramadım açıkçası tutarlı bulmadım yani, ikinci olarak da o ID numaraları ile ilgili zaten birisi ile ilgili hiç görüşme yok, ikincisi ile ilgili olan görüşmelerin de çoğu zaten çözümlememiş yani dolayısıyla benim üstlenebileceğim, benim diyebileceğim hiç bir şey yok orada
Sanık: Maalesef kabul etmiyorum tabi ki
Başkan: Savcı bey görüşünüzde bir değişiklik var mıdır?
Cumhuriyet Savcısı: Yok başkanım tekrar ediyoruz.
Başkan: Cumhuriyet Savcısının 11/01/2018 tarihli celsedeki görüşü okundu, o görüşünde sanığın silahlı terör örgütü üyesi olma iddiası ile cezalandırılması yönünde görüş beyan etmişti. Avukat hanım yazılı savunmalarınızı sunmuşsunuz, tanık beyanları ve diğer hususlarda açıklama getirmişsiniz, son savunma hakkı sizin daha sonra sanığa son sözlerini soracağız.
Başkan: .... son sözlerin nelerdir karar vereceğiz?
Sanık: Ben yaklaşık 17 aydır bu günü bekliyorum, yani durumumu arz etmeye çalıştım geçen celseden itibaren, takdir sizlerin, vereceğiniz kararı saygı ile karşılayacağım." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığın savunması Dairemizce kayıt altına alınmış olup buna ilişkin çözümleme tutanağı dosya içerisine konulmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Tanık beyanları
3-ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı
4-CGNAT kayıtları
5-Bank.... kayıtları
6-Sendika kayıtları
7-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
8-Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/697 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Sanık ve müdafi, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
YARGITAY İLAMI:
Dairemizce verilen 16/05/2018 tarih, 2018/1203 esas - 2018/1301 karar sayılı ilam, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 06/11/2018 tarih, 2018/3669 esas - 2018/3871 karar sayılı ilamıyla;"1-Sanığın dosyaya yansıyan faaliyetlerine göre; Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik, sanığın örgüt içindeki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin nitelik süreklilik ve çeşitliliği gözetilerek işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken; dosya içerisinde bulunan deliller dikkate alındığında suçun unsurları ayıca teşdit sebebi kabul edilerek yetersiz gerekçe ile temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/3 maddesine aykırı davranılarak fazla ceza tayini,
2-Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden geçmişte hakkında herhangi bir suç kaydı ve sabıkası bulunmayan ve dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanık hakkında yazılı şekilde yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi" usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında alınan esas hakkında mütalaasında; "Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/02/2018 tarih 2017/697 (E) ve 2018/98 (K) sayılı kararı ile sanık .... hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan netice itibari ile verilen 9 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine kararı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 16.05.2018 tarih 2018/1203 Esas - 2018/1301 Karar sayılı istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair hükmünün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine kararı inceleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 06/11/2018 tarih 2018/3669 Esas 2018/3871Karar sayılı ilamında özetle;
"...1-Sanığın dosyaya yansıyan faaliyetlerine göre; Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik, sanığın örgüt içindeki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin nitelik süreklilik ve çeşitliliği gözetilerek işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken; dosya içerisinde bulunan deliller dikkate alındığında suçun unsurları ayıca teşdit sebebi kabul edilerek yetersiz gerekçe ile temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/3 maddesine aykırı davranılarak fazla ceza tayini,
2-Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden geçmişte hakkında herhangi bir suç kaydı ve sabıkası bulunmayan ve dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanık hakkında yazılı şekilde yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi..."noktalarından bozulması üzerine açılan duruşmada;
Sanığın soruşturmadan önce Afyonkarahisar Kamil Miras Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yaptığı, örgüte müzahir olan Aktif Eğitim- Senisimli sendikaya üye olduğu, Bank ....'ya örgüt elebaşı ....'in "Bankaya sahip çıkılması ve para yatırılması" yönündeki talimatı üzerine 01.01.2014 tarihinden sonra bankada bankada bulunan mevcut hesabında 11.09.2014 tarihinde 1000 TL'lik 91 günlük katılım hesabı açtırdığı,
Sanığın ByLock isimli kriptolu programı sanığın ilk tespit tarihi olan 16.08.2014 tarihinden itibaren .... IMEI numaralı telefon ile .... nolu GSM hattı ile erdoğanarslan03@ ttnet adsl hattı üzerinden .... User ID kullanarak Bylock programını kullandığı,
Tanık .... sanığın sohbet adı altındaki toplantılara kendisini çağırdığını, birlikte gittiklerini, telefonuna COVERME adlı kriptolu haberleşme programını sanığın yüklediğini beyan ettiği de anlaşılmakla;
Sanığın eylemlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluğa göre örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından,
Yargıtay 16 Ceza Dairesinin bozma gerekçeleri de nazara alınarak Sanığın eylemine uyan TCK 314/2, 62, 3713 Sayılı yasanın 5/1, TCK 53/1, 58/9, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, sanığa atılı suça ve mevcut delil durumuna göre tutukluluk halinin devamına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Yukarıda belirtilen tüm deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Sanık ....'ın Afyonkarahisar Kamil Miras Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapmaktayken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı, irtibatı ve aidiyeti olduğu gerekçesiyle görevinden uzaklaştırıldığı ve 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 01.09.2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiği,
Dosya içerisinde mevcut sendika kayıtlarına göre sanığın örgütle iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan Aktif Eğitim Sen üyesi olduğu,
Dosya içerisinde mevcut Bank.... kayıtlarına göre sanığın, 07/04/2006 tarihinde açılı hesabına 11.09.2014 tarihinde 1.000,00.-TL yatırarak katılım hesabı açtırdığı,
Dosya içerisinde mevcut ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre, sanığın, .... GSM numaralı hat ile ID numarası ...., son online tarihi 26/10/2015 olacak şekilde Bylock sunucularına bağlantı sağladığı, .... ID numarasını ekleyen diğer ByLock kullanıcılarının sanığın ID'sine "...." ismini verdikleri, yine dosyada mevcut ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre, sanığın .... internet hattı üzerinden ID numarası ...., kullanıcı adı ...., şifresi ........, ilk online tarihi 12/11/2014, son online tarihi 05/04/2015 olacak şekilde çok defa ByLock sunucularına bağlantı sağladığı,
Dosyada mevcut HIS/CGNAT kayıtlarına göre sanığın .... GSM numaralı hat ile 16/08/2014 ila 21/02/2016 tarihleri arasında toplam 2507 defa ByLock sunucularına bağlantı sağladığı,
Dosya kapsamında fotoğraf teşhisli ifadesi alınan ...., Afyon ilinde yaşamaya başladığı süreçte sanığın kendisi ile irtibata geçtiğini, kendisini sohbetlere çağırdığını, telefonuna Cover Me isimli örgütsel mesajlaşma yazılımını yüklediğini beyan ettiği ve sanığı fotoğrafından teşhis ettiği anlaşılmıştır.
TCK'nın 314. maddesi bakımından; bir oluşumun, bir yapılanmanın silahlı terör örgütü sayılabilmesi için, TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen suç işlemek için örgüt kurma suçunda örgütün varlığı için gerekli koşullar yanında, Türk Ceza Kanununun ikinci kitap, dördüncü kısım, dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları "amaç suç" olarak işlemek üzere kurulmuş ve amaca matuf bir eylem gerçekleştirmeye yeterli derecede silahlı olması ya da bu silahları kullanabilme imkanına sahip bulunması gerekir. Bu suçu, TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen suçtan ayıran en önemli ölçüt budur.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/1. maddesinde; terör örgütlerini kurma, yönetme ve üye olma suçları düzenlenmektedir. Maddede; "TCK 314. maddesi hükümlerine göre cezalandırılacağı" hükmüne yer verilerek 314. maddenin ceza hükümlerine atıf yapmıştır.
Buna göre Türk Ceza Hukukunda silahlı terör örgütünün unsurları şu şekilde kabul edilmektedir;
Üye sayısı; en az 3 kişiden oluşur. (TMK 7/1, TCK 220-314 maddeleri.)
Amaç ve saik; terör örgütü siyasi maksatla faaliyet gösterir. Bu doğrultuda, “Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme ve tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetlerini yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak” amacıyla faaliyet gösterir. (TMK m.1)
Yöntem; terör örgütü cebir ve şiddet kullanarak baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle hareket eder. (TMK 1-7.md.)
Elverişlilik; terör örgütünün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması gerekir. (TCK 220.md.)
Araç gereç; terör örgütü silahlı bir örgüt türüdür. (TCK 314. madde) Silah suçun unsurudur. Üyelerinin tamamının silahlı olması gerekmez, nitelik ve nicelik bakımından amaç suçu işlemeye yetecek kadar elemanında silah bulunması yeterlidir. Örgütün silahlı olup olmaması sahip olunan silahların cins, nitelik ve miktarı somut tehlikenin belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. Örgütün, silahlı örgüt vasfını kazanması için mensuplarının silah sahibi olmaları gerekmez. Silahlar üzerinde gerektiğinde tasarruf imkanının olması gerekli ve yeterlidir. Elverişlilik somut olaya göre hakim tarafından takdir edilecektir.
Terörle Mücadele Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında, bir oluşumun, örgüt niteliğinde bulunup bulunmadığı ve niteliğinin belirlenmesi hususunda özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Yargılama safahatında, dava ya da soruşturmaya konu oluşumun nerede, ne zaman, kimler tarafından, ne amaçla kurulduğu, ülke genelinde amaca elverişli eylem ve faaliyetlerine ilişkin bilgiler ilgili Devlet kurumlarından dosyaya getirtilmek suretiyle dosyada mevcut olay ve deliller doğrultusunda yargılama makamlarınca belirlenmekte ve yargı kararının kesinleşmesi ile oluşumun suç, terör ya da silahlı terör örgütü niteliğinde bulunup bulunmadığı kesin olarak tespit edilmektedir.
Bir oluşumun örgüt olarak kabulü için uygulanacak kriterler yukarıda açıklanmıştır. Bu oluşum çıkar amaçlı suç örgütü olabileceği gibi, terör örgütü ya da silahlı terör örgütü olarak da yapılanmış olabilir. Örgütün niteliklerinin mahkemece belirlenmesi bir tespit kararıdır. Önceden var olan ancak hakkında karar verilmediği için kamuoyu tarafından bilinmeyen örgütün hukuki varlık kazanması mahkemeler tarafından verilecek karara bağlı ise de, örgütün kurucusu, yöneticileri ya da üyeleri açısından, kuruluş tarihinden veya meşru amaçlarla kurulup daha sonra suç örgütüne dönüştüğü andan itibaren ceza hukuku bakımından işledikleri fiile göre sorumlu olacaklardır.
Bu açıklamalar ışığında; 5237 sayılı TCK'nun 314. maddesinde düzenlenen silahlı örgüt üyeliği suçu; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Örgüte üye olmak fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur. Tek taraflı irade ile bile örgüte katılmak mümkündür. Silahlı örgüte üye olmak; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, devletin anayasal nizamını; cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY örgütü silahlı bir terör örgütüdür.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Dairemizce, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 06/11/2018 tarih, 2018/3669 esas - 2018/3871 karar sayılı bozma ilamına uyularak ve ilamda belirtilen eksikliklerin giderilmesinin ardından yapılan yargılama neticesinde;
Sanık, her ne kadar FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmadığını ve üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş ise de; ByLock iletişim programının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğu, örgüt talimatı ile sanığın bu ağa dahil olduğu ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullandığının teknik verilerle tespit edildiği, dosya içerisinde mevcut tanık beyanları, sendika kayıtları, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, CGNAT kayıtları, Bank.... kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşisine dahil olarak, eylemlerinde çeşitlilik ve yoğunluk göstererek örgüt lideri ve üst yöneticilerinin emir ve talimatları kapsamında hareket ederek 5237 sayılı TCK'nun 314. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği yönünde Dairemizde tam bir vicdani kanı hasıl olmuştur.
Ancak Anayasanın 138/1. maddesi hükmü ile TCK’nun 61. maddesinde belirtilen ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesinde yazılı orantılılık ilkesi ile hak ve nesafet kuralları da gözetilerek uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği cihetle, sanık hakkında ceza hükmü tesis edilirken temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, atılı suçtan fiilinin ağırlığıyla orantılı ve daha az bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmesi, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranış ve kişilik özelliği bulunmayan sanık hakkında; fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkiler gözönünde bulundurularak takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerekirken, dosya kapsamına uygun yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden TCK’nın 62. maddesinin uygulamasına yer olmadığına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı görülerek; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık .... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/02/2018 tarih 2017/697 (E) ve 2018/98 (K) sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına, sanık ....'ın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden sabit görülen eyleminde TCK'nın 61. maddesi dikkate alınarak, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki gözönüne alınarak 3713 sayılı kanunun 3/1. maddesi yollamasıyla eylemine uyan TCK'nın 314/2. maddesi gereğince takdiren ve teşdiden 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 s. Kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK 221/4 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere:
1-Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık .... hakkında verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/02/2018 tarih 2017/697 (E) ve 2018/98 (K) sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanık ....'ın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden sabit görülen eyleminde TCK'nın 61. maddesi dikkate alınarak, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki gözönüne alınarak 3713 sayılı kanunun 3/1. maddesi yollamasıyla eylemine uyan TCK'nın 314/2. maddesi gereğince takdiren 5 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 s. Kanunun 3. maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 7 YIL 15 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK 221/4 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
5-Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak6 YIL 10 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
6-Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine hükmedilen sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 1. fıkrasında belirtilen haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası ile 3. fıkranın ilk cümlesi gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
7-Sanığa verilen cezanın TCK’nın 58/9 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
8-Sanığa verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre gözetilerek sanık hakkındaki tutukluluk kararının kaldırılarak TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise serbest bırakılmasına,
Sanığın karar kesinleşinceye kadar 5271 Sayılı CMK'nın 109/3-a. maddesi gereğince YURT DIŞINA ÇIKIŞININ YASAKLANMASINA,
9-TCK'nın 63. maddesi uyarınca sanığın hükmün kesinleşmesinden önce gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin cezasından mahsubuna,
10-Aşağıda dökümü yapılan ........................... TL yargılama giderlerinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yüze karşı verilen kararlarda verildiği tarihten, tarafların yokluğunda verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe ya da tutanağa geçirilmek üzere Dairemiz zabıt katibine beyanda bulunularak, yasa yoluna başvuracak kişi yargı sınırları dışında bulunuyor ise Dairemize ulaştırılmak üzere bulunduğu yerdeki nöbetçi ceza mahkemesine dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere bulunduğu yer nöbetçi ceza mahkemesi zabıt katibine beyanda bulunularak, taraf ceza evinde bulunuyor ise Dairemize iletilmek üzere bulunduğu yer cezaevi müdürlüğüne bir dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek üzere tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak Dairemiz kararına karşı Yargıtay TEMYİZ yasa yoluna müracaat edilebileceği hatırlatılarak oy birliği ile verilen karar, Cumhuriyet savcısının görüşüne uygun olarak Cumhuriyet savcısı …. (….) ile sanık ve müdafinin yüzüne karşı tefhim edilerek açıkça okunup usulen anlatıldı.02/04/2019 (¤¤)