(5237 S. K. m. 7, 289) (5271 S. K. m. 251, 281)
Yerel Mahkemece verilen Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, Cumhuriyet Savcısı, sanık ve katılan vekili tarafından istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığa isnat edilen eylemin, TCK'nın 289/1-1.maddesinde düzenlenen “Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma” suçuna ilişkin olduğu, yasa maddesinde temel ceza üst sınırının 2 yıla kadar hapis cezası olarak belirlendiği; CMK'nun, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24.maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1.fıkrasında yer alan "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasının ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5.maddesinin 1-d bendinde yer alan "01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesi'nin 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile; "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "...basit yargılama usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle, kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251.maddesinin 3. fıkrasına göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7.maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş olup, C.Savcısı, sanık ve katılan vekilinin istinaf talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden, Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/01/2021 tarih, 2020/184 Esas, 2021/58 Karar sayılı kararının bu sebepten dolayı CMK'nın 280/1 maddesi gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nın 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 26/05/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)