DAVA: Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine, istinaf başvurusunda bulunan sanıklar ve sanık M. A.müdafinin istinaf dilekçesi içeriğine göre;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR: Müştekilerin Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptıkları, boş arazide kavga olayı anonsu geldiğini ve polis memurlarının olay yerine gittikleri, olay yerindeki kalabalığa dağılmaları için uyarıda bulundukları sırada; M. A.yerden taş alarak "sizi buraya kim gönderdi lan" diyerek taşı katılanlar attığı, taşın isabet etmediği, M.'ın park halinde bulunan aracın bagajından çıkardığı emanete kayıtlı bıçak ile müştekilere doğru saldırdığı, Ş. Ş.'nın ise, katılanlara hitaben " niye bu kadar kalabalık geldiniz orospu çocukları, ben cezaevinden yeni çıktım hepinizi yakarım" diyerek hakarette bulunduğu iddialarıyla; M. A.için; TCK'nun 265/1-3-4, 43/2, 53/1, 54 maddeleri gereğince, Ş. Ş. için ise TCK'nun 125/1-3.a-4, 43/2, 53/1, 265/1-3-4, 53/1 maddelerinden kamu davası açılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından sanık M. A.hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçundan mahkumiyetine, sanık Ş. Ş. hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Kamu Görevlisine Hakaret suçlarından mahkumiyetine karar verildiği, hükümlerin sanıklar tarafından süresinde istinaf edildiği anlaşılmıştır.
Sanık Ş. Ş. hakkında Kamu Görevlisine Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde,
Dava sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı ve bu suretle kabul edilen eylemin kanunda öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği ve cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği kanaatına ulaşılmış ve ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamış bulunmakla, sanığın istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden CMK'nun 280/1-(a) maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Ş. Ş. hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde,
Sanık Ş. Ş.hakkında katılanlara hitaben " ....... ben cezaevinden yeni çıktım hepinizi yakarım " diyerek tehdit ettiğinden bahisle kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesi tarafından katılanların beyanları esas alınarak sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de;
Sanığın yargılamanın aşamalarında yüklenen suçu işlemediğini söylemiş, 07/01/2018 tarihli olay tutanağında sanık Ş.'un hakaret ettiği belirtilmekle birlikte görevlilere yönelik tehdit ya da cebir ihtiva eden bir eyleminden bahsedilmemiştir. Katılanların beyanları ile olay tutanağının örtüşmemesi, sanığın yargılamanın aşamalarında birbiriyle uyumlu katılanları tehdit etmediğine yönelik beyanları karşısında, sanığın katılanlara yönelik tehdit ihtiva eden sözleri söylediği sabit görülmemiş, hakkında CMK'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklandığı şekli ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı ve sanığın istinaf itirazları bu nedenle yerinde ise de; CMK 'nun 303/1-a madde gereğince olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeyip, duruşma açılması ve yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmaksızın CMK'nun 280/1-(a) maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır.
Sanık M. A.hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde,
Dava sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı ve bu suretle kabul edilen eylemin kanunda öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği ve cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği kanaatına ulaşılmış ve ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamış bulunmakla, sanığın sair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık S. Ş. hakkında görevlilere direndiği sabit olmadığından beraat kararı verildiğinden, sanık M. A.'ın da görevlilere yönelik direnme eylemini tek başına gerçekleştirdiğinin kabulünün zorunlu olduğu halde hakkında TCK'nun 265/3. Maddesinin uygulanması hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklandığı şekliyle; İlk derece mahkemesince sanık M. A.hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçundan verilen hükümde, sanığın cezasının TCK'nun 263/3 maddesi uyarınca artırılması hukuka aykırı ise de, bu hususun CMK'nun 280/1-(c) maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmekle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
KARAR: A) Sanık Ş. Ş. hakkında Kamu Görevlisine Hakaret suçundan açılan dava sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı ve bu suretle kabul edilen eylemin kanunda öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği ve cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği kanaatına ulaşılmış ve ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamış bulunmakla, sanığın istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden CMK'nun 280/1-(a) maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
B) CMK’nun 280/2 maddesi gereğince Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2019 tarih 2018/379 esas, 2019/493 karar sayılı kararı ile sanık Ş. Ş. hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına,
1.Sanık Ş. Ş. hakkında her ne kadar Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçundan TCK'nın 265/1, 53/1. maddeleri uyarınca kamu davası açılmış ise de; Sanığın yüklenen suçu işlediği sabit olmadığından CMK.nın 223/2-(e) maddesi gereğince sanığın BERAATİNE,
CMK'nun 280/1-(a) ve 303/1-(a) maddeleri gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
C) CMK’nun 280/2 maddesi gereğince Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2019 tarih 2018/379 esas, 2019/493 karar sayılı kararı ile sanık M. A. hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına,
1.Sanık M. A.'ın üzerine atılı Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçundan sabit olan eylemine uyan TCK’nun 265/1.maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kastının yoğunluğu, güttüğü amaç ve saiki dikkate alınarak takdiren 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2.Sanığın atılı suçu silahtan sayılan aletle işlediği anlaşıldığından TCK'nun 265/4.maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında artırım yapılarak 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3.Sanığın atılı suçu birden fazla görevliye yönelik işlediği anlaşıldığından TCK’nun 43/1 maddesi gereğince cezasından takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak 11 AY 7 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4.Sanığın geçmişi, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edilerek sanığa verilen cezadan TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın neticeten 9 AY 10 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5.Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezası ile mahkumiyetin yasal sonucu olarak; “Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına”,
6.Sanığın Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08/11/2016 tarihli ve 2014/840 Esas 2016/725 Karar sayılı ilamı ile verilen 1 yıl 5 gün Hapis cezasına ilişkin 07/07/2017 tarihinde kesinleşen hükmün tekerrüre esas oluşturduğu anlaşıldığından, sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK’nun 58/6. maddesi uyarınca ve 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 108/1-c maddesine göre MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE ve cezasının infazından sonra da denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
SONUÇ: Sanık M. A. hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçundan verilen karar yönünden CMK'nun 286/2-(b) maddesi uyarınca KESİN,
Sanık Ş. Ş. hakkında Kamu Görevlisine Hakaret suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçundan verilen düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca Yargıtay TEMYİZ yolu açık olmak üzere tensiben oybirliği ile karar verildi. 13/03/2020 (¤¤)