Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve mahkemenin kabulüne göre istinafa konu hükmün incelenmesinde;
Antalya Cumhuriyet başsavcılığının 2017/6968 E, 19/04/2017 tarihli iddianamesi ile; Muratpaşa Belediyesi sınırlarındaki iş yerinin 21/02/2017 tarihinde mühürlendiği, sanığın 22/02/2017 tarihinde bozduğundan;
Antalya Cumhuriyet başsavcılığının 2017/7748 E, 03/05/2017 tarihli iddianamesi ile; Muratpaşa Belediyesi sınırlarındaki iş yerinin 11/03/2017 tarihinde mühürlendiği, sanığın 12/03/2017 tarihinde bozduğundan;
Antalya Cumhuriyet başsavcılığının 2018/13522 E, 23/05/2018 tarihli iddianamesi ile Kepez Belediyesi sınırlarındaki iş yerinin 08/03/2018 tarihinde mühürlendiği, sanığın 09/03/2018 tarihinde bozduğundan;
Antalya Cumhuriyet başsavcılığının 2018/7157 E, 13/03/2018 tarihli iddianamesi ile Kepez Belediyesi sınırlarındaki iş yerinin 16/02/2018 tarihinde mühürlendiği, sanığın 20/02/2018 tarihinde bozduğundan;
Antalya Cumhuriyet başsavcılığının 2018/4980 E,06/03/2018 tarihli iddianamesi ile Kepez Belediyesi sınırlarındaki iş yerinin 09/02/2018 tarihinde mühürlendiği, sanığın 13/02/2018 tarihinde bozduğundan;
Antalya Cumhuriyet başsavcılığının 2018/5784 E, 28/02/2018 tarihli iddianame ile Kepez Belediyesi sınırlarındaki iş yerinin 27/01/2018 tarihinde mühürlendiği, sanığın 30/01/2018 tarihinde bozduğundan;
Antalya Cumhuriyet başsavcılığının 2018/4515 E,16/02/2018 tarihli iddianamesi ile Kepez Belediyesi sınırlarındaki iş yerinin 15/01/2018 tarihinde mühürlendiği, sanığın 27/01/2018 tarihinde bozduğundan;
Antalya Cumhuriyet başsavcılığının 2017/9471E, 31/05/2017 tarihli iddianamesi ile Kepez Belediyesi sınırlarındaki iş yerinin 09/05/2017 tarihinde mühürlendiği, sanığın 10/05/2017 tarihinde bozduğundan;
Antalya Cumhuriyet başsavcılığının 2017/7703E, 02/05/2017 tarihli iddianamesi ile Kepez Belediyesi sınırlarındaki iş yerinin 07/01/2017 tarihinde mühürlendiği, sanığın 09/01/2017 tarihinde bozduğundan;
Antalya Cumhuriyet başsavcılığının 2017/6972E, 19/04/2017 tarihli iddianamesi ile Kepez Belediyesi sınırlarındaki iş yerinin 22/03/2017 tarihinde mühürlendiği, sanığın 23/03/2017 tarihinde bozduğundan;
Antalya Cumhuriyet başsavcılığının 2017/2171E, 02/02/2017 tarihli iddianamesi ile Kepez Belediyesi sınırlarındaki iş yerinin 03/01/2017 tarihinde mühürlendiği, sanığın 04/01/2017 tarihinde bozduğundan; Bahisle Mühür bozma suçlarından kamu davalarının açıldığı, bu davaların istinaf edilen dosya kapsamında birleştirildikleri anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29/03/2011 gün ve 294/24 sayılı ve benzer birçok kararında vurgulandığı üzere aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, suçun mağdurlarının aynı olması ve suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi koşullarının gerçekleşmesi durumunda fail hakkında TCK'nun 43/1 maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerekeceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 26/03/2018 gün ve 2017/12 E 2018/2599 sayılı kararı ile Yargıtay 17 Ceza Dairesi'nin 16/10/2017 gün ve 2016/15202 E -2017/11763 sayılı kararında da açıklandığı üzere "aynı mağdura karşı, farklı adreslerde" bulunan mühürlerin bozulması halinde de zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu belirtilmiştir.
Dairemizin de uygulamalarının aynı yönde olduğu, buna göre adreslere bakılmadan aynı belediye sınırları içerisinde işlenen mühür bozma suçlarına diğer koşulların da uygun olması halinde zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır.
Zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gereken mühür bozma suçları nedeniyle açılan kamu davalarının farklı dosyalar üzerinde yargılamalarının devam etmesi halinde, bu davaların birleştirilmelerinin zorunlu olduğu Dairemizce kabul edilmektedir. Nitekim birleştirilen dosyalarda delillerin hep birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi nedeniyle ayrı görülmesi halinde farklı kararlar verilmesini de engelleyeceğinden adalete olan güveni de koruduğu değerlendirilmektedir.
Aynı sanık hakkında aynı belediye sınırları içerisinde işlediği mühür bozma suçundan düzenlenen iddianamelerin hukuki kesinti oluşturduğu, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değerlendirilmesi halinde iddianame tarihleri arasındaki suçlara kendi içerisinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, hukuki kesintinin bulunması halinde ise ayrı suç olarak değerlendirilmesi zorunludur.
Diğer taraftan İlk derece mahkemelerinden verilen kararların istinaf edilmesi halinde CMK'nun 280/1-(g) maddesi uyarınca duruşma açılarak davanın yeniden görülmesi mümkün ise de, ilk derece mahkemesinde devam eden dosya ile aralarında irtibat bulunması halinde istinafta birleştirilmesi mümkün görülmemiştir. Nitekim 7188 Sayılı Kanun'un 27.maddesi ile CMK'nun 280/ 1 fıkrasına eklenen (f) bendi uyarınca "davanın ilk derece mahkemesince yürütülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması halinde yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere bozulmasına" karar verilmesi mümkün hale getirilmiştir.
UYAP Sisteminden yapılan araştırmada, aynı sanık hakkında açılmış bir çok dava bulunduğu, bu davaların bir kısmının derdest, bir kısmında verilen mahkumiyet kararlarının bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında, hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihleri de gözetilerek yapılan değerlendirmede;
Muratpaşa Belediyesi sınırları içerisinde sanığın 22/02/2017 tarihinde işlediği iddia edilen mühür bozma suçunun; Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/60 Esas sayılı dosyası kapsamındaki suç tarihleri 17/02/2017 ve 24/02/2017 olan suçlar ve Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/401 Esas sayılı dosyası kapsamındaki suç tarihi 21/02/2017 olan suç ile zincirleme suç hükümleri yönünden değerlendirilmesi,
Muratpaşa Belediyesi sınırları içerisinde sanığın 12/03/2017 tarihinde işlediği iddia edilen mühür bozma suçunun; 03/07/2018 tarihinde kesinleşen Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/226 E sayılı dosyasının gözetilmesi,
Kepez Belediyesi sınırları içerisinde sanığın 09/03/2018 tarihinde işlediği iddia edilen mühür bozma suçunun; Antalya 20.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/574 Esas sayılı dosyası kapsamındaki, suç tarihleri 08/03/2018, 09/03/2018 ve 10/03/2018 olan mühür bozma suçu ile zincirleme suç hükümleri yönünden değerlendirilmesi, Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kesinleşen 2018/348 E ve Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kesinleşen 2018/179 Esas sayılı dosyalarının gözetilmesi,
Kepez Belediyesi sınırları içerisinde sanığın 20/02/2018 tarihinde işlediği iddia edilen mühür bozma suçunun; Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/385 Esas sayılı dosyası kapsamındaki 23/02/2018 tarihli, Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/367 Esas sayılı kapsamındaki 23/02/2018 ve 26/02/2018 tarihli suçlarla zincirleme suç hükümleri yönünden değerlendirilmesi,
Kepez Belediyesi sınırları içerisinde sanığın 27/01/2018, 30/01/2018 ve 13/02/2018 tarihinde işlediği iddia edilen mühür bozma suçlarının zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi,
Kepez Belediyesi sınırları içerisinde sanığın 10/05/2017 tarihinde işlediği iddia edilen mühür bozma suçunun; Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/405 Esas sayılı dosyası kapsamındaki 15/05/2017 tarihli suç ile zincirleme suç hükümleri yönünden değerlendirilmesi,
Kepez Belediyesi sınırları içerisinde sanığın 04/01/2017 ve 09/01/2017 tarihinde işlediği iddia edilen mühür bozma suçunun; Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/94 Esas sayısı kapsamındaki 30/12/2016 tarihli, Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/60 Esas sayılı dosyası kapsamındaki 03/01/2017,10/01/10217 ve 11/01/2017 tarihli, Antalya 22. Asliye Ceza mahkemesi'nin 2016/818 Esas sayılı dosyası kapsamındaki 05/01/2017 tarihli suçlar ile zincirleme suç hükümleri yönünden değerlendirilmesi,
Kepez Belediyesi sınırları içerisinde sanığın 23/03/2017 tarihinde işlediği iddia edilen mühür bozma suçunun; Antalya Cumhuriyet başsavcılığının 07/02/2017 tarihinde düzenlenen 2017/2181 Esas sayılı ve 19/04/2017 tarihli 2017/6972 Esas sayılı iddianameler arasında başkaca mühür bozma suçu bulunmadığının gözetilmesi,
Kepez Belediyesi sınırları içerisinde sanığın09/10/2016 tarihinde işlediği iddia edilen mühür bozma suçunun; Antalya Cumhuriyet başsavcılığının 21/01/2016 tarihinde düzenlenen 2016/1488 Esas sayılı ve 17/10/2016 tarihli 2016/19521 sayılı iddianameler arasında başkaca mühür bozma suçu bulunmadığının gözetilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, aynı sanık hakkında, aynı suçtan açılan kamu davalarında, aynı delillerle farklı kararlar verilmesinin de önlenmesi amacıyla, sanık hakkında yukarıda anılan derdest dosya ile UYAP sisteminden araştırılarak mühür bozma suçundan açılmış ya da kesinleşen başkaca dosyaları var ise getirtilerek incelenmesi, aynı belediye sınırları içerisinde işlenip işlenmedikleri, suç tarihleri, iddianame tarihlerinin tespitinden sonra suç tarihleri arasındaki zaman da dikkate alınmak suretiyle aynı suç işleme kararı altında mühür bozma suçunu işleyip işlemediği değerlendirilmesi, zincirleme suç hükümleri uygulanacak olan suçlar yönünden dosyaların birleştirilmesi, mahkumiyet halinde, kesinleşen suçlar nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulandığında mahsup cihetine gidilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi amacıyla gönderilen dosyalar ile ilk derece mahkemesinde görülmekte olan ve henüz hüküm verilmediğinden istinaf incelemesine gönderilmeyen dosyaların Bölge Adliye Mahkemesi'nde birleştirilmelerinin de mümkün olmadığı, bu nedenle katılan vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmekle,
CMK 280/1-(f) maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nun 284/1.maddesi gereğince kesin olmak üzere 04/03/202 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)