(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 284, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafisinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve mahkemenin kabulüne göre istinafa konu hükmün incelenmesinde;
Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 06/10/2016 tarihli 2013/269 E. 2016/342 sayılı kararı ile, sanık L. E. hakkında; 10/5/2011 keşide tarihli İş Bankasına ait 40 bin TL meblağlı sahteliği iddia edilen çek kapsamında Resmi Evrakta Sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, Nitelikli Dolandırıcılık suçundan ise mahkumiyetine hükmedildiği,
Nitelikli Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyetin sanık L. E. tarafından istinaf edildiği, dosyanın istinaf incelemesi amacıyla Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderildiği, halen istinaf incelemesi aşamasında bulunduğu,
Sanık L. E. hakkında 10/5/2011 keşide tarihli İş Bankasına ait 40 bin TL meblağlı sahteliği iddia edilen çek kapsamında Resmi Evrakta Sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına sanık tarafından itiraz edildiği, Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16.12.2016 tarih ve 2016/583 sayılı D.iş sayılı kararı ile itiraz kabul edilerek Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06/10/2016 gün ve 2013/269-342 sayısıyla verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına ilişkin kararın kaldırıldığı,
Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2016/421 esas sayılı dosya kapsamında yeniden kovuşturma yapılarak 26/01/2017 gün ve 2016/421-2017/24 sayılı kararı ile sanığa, TCK 204/1, 62/1, 51/1 maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelendiği, sanık müdafiinin süresinde kararı istinaf etmesi üzerine dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
Dairemizin istinaf konusu olan dosya ile dairemizin istinaf konusu olmayan ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinde istinaf incelemesi aşamasında bulunan Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/269 Esas-2016/341 sayılı fiziki dosyası getirtilerek incelenip UYAP kayıtlarından kontrol edildikleri, Ancak;
Suça konu Türkiye İş Bankası Şanlıurfa Viranşehir şubesinden verilme 239296 hesap numaralı 3253087 çek nolu, 10/05/2011 keşide tarihli 40.000 TL bedelli çek aslının Mersin C. Başsavcılığı tarafından 11/12/2012 gün ve 2011/14741 sayılı dosya kapsamında bilirkişi A. M.'e incelenmek ve rapor düzenlenmek üzere tevdi edildiği ancak rapor aslına, onaylı örneğine ya da fotokopisine dosya içerisinde rastlanmadığı gibi yine Mersin C. Başsavcılığının 21/04/2014 gün ve 3011/14741 sayılı dosyası kapsamında Türkiye İş Bankası Viranşehir şubesine hitaben yazılmış müzekkere ile suça konu 40.000 TL bedelli çekin sahte ve kolonlanmış olup olmadığı, aynı seride başka bir çek bulunup bulunmadığı, keşide edenlerin imzalarının gerçek olup olmadıkları hususunda müzekkere yazılmasına rağmen cevabının dosyada bulunmadığı anlaşılmıştır.
5271 sayılı CMK'nun 34/1 maddesine göre hâkim ve mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiği, CMK 34/2. maddesinde gerekçenin yazımında 230 uncu madde göz önünde bulundurulacağının zorunlu olduğu, CMK 230/2. maddesinde ise delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesinin gerektiği ifade edilmiştir.
CMK 289/1-g maddesinde hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesinin hukuka kesin aykırılık oluşturacağı belirtilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nun 34/1, 230 ve 289/1 g maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve bu işlevin yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma nedenleri ile delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekmektedir.
İstinafa konu yukarıda anılan kararın "Delillerin Değerlendirilmesi ve Kabul" bölümünde "çekin sahte olduğu" belirtilmesine rağmen ne şekilde sahte olduğu, sahteliği kanıtlayan delillerinin nelerden ibaret olduğu karara yazılıp tartışılmadığından bu aykırılığın CMK'nun 34/1, 230 ve 289/1 g. maddelerine muhalefet eder nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu nedenlerle sanık müdafiinin istinaf itirazları yerinde görüldüğünden, hukuka aykırılığın giderilmesi amacıyla hükmün CMK 280/1 -b maddesi gereğince başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nun 284/1 maddesi gereğince kesin olmak üzere 17.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)