(5237 S. K. m. 53, 155, 168) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine, istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet Savcısının istinaf dilekçeleri içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve mahkemenin kabulüne göre istinafa konu hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında iddianame ile Güveni Kötüye Kullanma suçundan TCK'nun 155/1, 168/1 ve 53. Maddeleri gereğince kamu davasının açıldığı, yapılan yargılama sonucu sanığın eyleminin Görevi Kötüye Kullanma suçunu oluşturacağı gerekçesiyle mahkemece Görevi Kötüyle Kullanma suçundan TCK'nun 257/1. maddesinden hüküm kurulduğu, Cumhuriyet Savcısının istinaf dilekçesi ile sanığın eyleminin TCK'nun 155/2 maddesine uyduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.
5271 sayılı CMK'nun 34/1 maddelerine göre hâkim ve mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılmasının, CMK 34/2. maddesinde gerekçenin yazımında 230 uncu madde göz önünde bulundurulacağının zorunlu olduğu, CMK 230/2. maddesinde ise delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesinin gerektiği ifade edilmiştir.
CMK 289/1-g maddesinde hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesinin hukuka kesin aykırılık oluşturacağı belirtilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nun 34/1, 230 ve 289/1 g maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve bu işlevin yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat ile delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekmektedir.
Sanığın eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ise de; iddia, savunma ve delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile sanığın suçu oluşturduğu sabit görülen fiil ve bunun nitelendirilmesi ile ulaşılan kanaatin gerekçede gösterilmesi gerektiği ve hükmün yeterli gerekçeyi içermediği anlaşılmakla, ne şekilde TCK'nun 257/1 maddesindeki suçun oluştuğunu gerekçeli şekilde tartışılıp açıklanmayarak hüküm kurulması CKM'nun 289/1-g, 230/1-b, 230/1-c maddesine aykırılık teşkil ettiği anlaşılmakla; CMK 280/1-b maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nun 284/1 maddesi gereğince kesin olmak üzere 23/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)