(5237 S. K. m. 43, 51, 53, 62, 257) (5271 S. K. m. 325)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkındaki 23/01/2018 gün ve 2016/6 esas, 2018/25 karar sayılı kararı ile ilgili olarak Cumhuriyet Savcısı ve sanığın istinaf başvuruları yerinde görüldüğünden davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılan açık yargılama sonunda:
Gereği düşünüldü:
A) İDDİA: Dazkırı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28/07/2009 tarih ve 2009/193 esas sayılı iddianamesiyle, sanığın Evciler ilçesi ..... köyü muhtarı olduğu dönemde, köy tüzel kişiliğine ait kahvehanenin kiralanmasında gereken usule uymadığı, üye yeter sayısı olmadan karar alarak işlem yaptığı, kira süresini uzun, kiralama bedelini ise düşük tutarak kamunun zarara uğramasına sebep olduğu, ilkokula gelir arazisi olarak kullanılmak üzere hazineden tahsis edilen 44.900 m2 miktarındaki arazinin önceki dönemlere nazaran kiralama süresi üç katı arttığı halde kiralama bedelinin aynı tutarda tutulması suretiyle köy tüzel kişiliğini zarar uğrattığı, bu işlemi yeteri kadar komisyon üyesi bulunmadan yaptığı, bu suretle kendisine yüklenmiş olan kamu görevinin gereklerine aykırı hareket ederek kamunun zarara uğramasına sebebiyet verdiği iddialarıyla; TCK'nun 257/1, 53/1-5 ve CMK'nun 325/1.maddeleri gereğince cezalandırılmasının talep edildiği anlaşılmıştır.
B) DAZKIRI ASLİYE CEZA MAHKEMESİNCE YAPILAN KOVUŞTURMA;
Sanık ilk derece mahkemesince alınan savunmasında; "Muhtarlığım zamanında köy konağına talep olmadığı için Kahvehane boş kalmasın diyerek vatandaşın birisine ihaleyle verdik, ben bu konuda suçsuzum beraatime karar verilsin." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki ilk derece mahkemesince alınan beyanında: "Göreve geldiğim esnada kaymakamlığın bildirmesi üzerine benden önceki muhtarın usulsüzlük yaptığı gerekçesiyle dilekçe vermem istenmişti. Mahkeme esnasında bulduğum evrakları kaymakamlığa sundum. Bunun sonucunda bir usulsüzlük olmadığı evrakların gözden kaçmış olduğu anlaşıldı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Serbest Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 05/10/2010 tarihli raporda, ….. Köyü tüzel kişiliğine ait kahvehane ile ilkokul ihtiyaçlarına tahsisli tarlanın ihale ve kiralama işlemlerinde (3125 ve 3400 TL olmak üzere) 6525 TL kamu zararının oluştuğu belirtilmiş, rapor içeriğinde, her iki işlemde de ihtiyar heyetinin toplanmasının sağlanmadığı, ilgililere gerekli duyuruların yapılmadığı, ihalenin ve pazarlığın ..... tarafından yapıldığı, herkesin duyacağı şekilde ilan yapıldığına ilişkin bir belgenin dosyaya yansımadığı belirtilmiştir.
Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda istinafa konu karar ile sanığın Görevi Kötüye Kullanma suçundan TCK'nun 257/1, 62/1 maddesi gereğince 5 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek cezası TCK'nun 51. Maddesi uyarınca ertelenmiştir.
C) İSTİNAF KOVUŞTURMASI:
İlk derece mahkemesinin kararı Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından istinaf edilmiş olup, istinaf taleplerinin süresinde olduğu, istinafa konu hükmün istinaf edilebilir nitelikte bulunduğu ve dairemizin yetkili olduğu, Cumhuriyet savcısının istinafının sanığın aleyhine olduğu değerlendirilerek istinaf itirazlarının incelendiği, CMK 280/1-(e) maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi ve duruşma hazırlıklarının başlatılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesine yazılan talimat aracılığı ile sanığın TCK'nın 43/1-2.maddesinden ek savunması alınmıştır.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı Esas hakkındaki mütaalasında: "İlk Derece Mahkemesince sanık .....'nun görevi kötüye kullanma suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık ve Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf (aleyhe) edildiği,
Dosyanın yapılan incelemesinde; Sanığın suç tarihlerinde ..... Köyü Muhtarı olarak görev yaptığı, köy muhtarlığına ait kahvehanenin 20/01/2009 tarihinde 4 yıllığına 3.000 TL'ye kiraya verildiği, oysa aynı kahvehanenin 27/10/2005 tarihinde 1 yıllığına 2.900 TL karşılığı 05/11/2006 tarihinde ise 2 yıllığına 3.200 TL karşılığı kiraya verildiği dikkate alındığında; kamunun zarara uğratıldığı,
Hazine tarafından geliri okul giderlerinde kullanılmak üzere muhtarlığa tahsis edilen tarlanın 26/08/2008 tarihinde 6 yıllığına 2.950 TL karşılığı kiraya verildiği, oysa aynı tarlanın 06/09/2004 tarihinde 2.100 TL, 02/10/2006 tarihinde 2.025 TL karşılığı kiraya verildiği nazara alındığında; kamunun zarara uğratıldığı, bilirkişi raporuna göre de tespit edilen zararın 6.525 TL olduğunun tespit edildiği,
Eylemlerin farklı tarihlerde gerçekleşmesi nedeniyle sanık hakkında TCK'nun 43. maddesi gereğince arttırım yapılmasının gerektiği anlaşılmakla;
Sanık ve Cumhuriyet Savcısının istinaf taleplerinin kabulüne, Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2018 tarih, 2016/6 Esas, 2018/25 sayılı kararının kaldırılmasına, sanığın eylemine uyan TCK'nun 257/1, 43/1, 53/1-5 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına mütalaa olunur" demiştir.
DELİLLER: Sanık savunması, 4483 SK gereğince verilen soruşturma izni, 11/10/2010 havale tarihli bilirkişi raporu, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları ile diğer tüm belgeler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Sanığın, suç tarihinde Evciler ilçesi ..... Köyünde muhtarlık yaptığı ve bu dönemde, köy tüzel kişiliğine ait kahvehanenin kiralanmasında gereken usule uymadığı, üye yeter sayısı olmadan karar alarak işlem yaptığı, kira süresini uzun, kiralama bedelini ise düşük tutarak kamunun zarara uğramasına sebep olduğu, bunun yanı sıra ilkokula gelir arazisi olarak kullanılmak üzere hazineden tahsis edilen 44.900 m2 miktarındaki arazinin önceki dönemlere nazaran kiralama süresi üç katı arttığı halde kiralama bedelinin aynı tutarda tutulması suretiyle köy tüzel kişiliğini zarara uğrattığı, bunun haricinde bu işlemi yeteri kadar komisyon üyesi bulunmadan yaptığı iddiasıyla başlatılan kovuşturmada, Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi aracılığıyla 11/10/2010 havale tarihli bilirkişi raporunun alındığı, alınan rapora göre, köy muhtarlığına ait kahvehanenin 20/01/2009 tarihinde 4 yıllığına 3.000 TL'ye kiraya verildiği, oysa aynı kahvehanenin 27/10/2005 tarihinde 1 yıllığına 2.900 TL karşılığı 05/11/2006 tarihinde ise 2 yıllığına 3.200 TL karşılığı kiraya verildiği dikkate alındığında, kamunun zarara uğratıldığı gibi ayrıca hazine tarafından geliri okul giderlerinde kullanılmak üzere muhtarlığa tahsis edilen tarlanın 26/08/2008 tarihinde 6 yıllığına 2.950 TL karşılığı kiraya verildiği, oysa aynı tarlanın 06/09/2004 tarihinde 2.100 TL, 02/10/2006 tarihinde 2.025 TL karşılığı kiraya verildiği nazara alındığında; kamunun zarara uğratıldığı, bilirkişi raporuna göre de tespit edilen zararın 6.525 TL olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
Sanığın, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere farklı tarihlerde köy muhtarlığına ait kahvehane kiralanması ve hazine tarafından geliri okul giderlerinde kullanılmak üzere muhtarlığa tahsis edilen tarlanın kiralanması işlemlerinde köy muhtarı olan sanığın ihtiyar heyetinin toplanmasının sağlanmadığı, ilgililere gerekli duyuruların yapılmadığı, ihalenin ve pazarlığın ..... tarafından yapıldığı, herkesin duyacağı şekilde ilan yapıldığına ilişkin bir belgenin dosyaya yansımadığı gözetildiğinde görevinin gereklerine aykırı hareket ettiği sonucuna varıldığı, bunun sonucunda bilirkişi raporundan da görüleceği üzere kamu zararlarının oluştuğu, sanığın bu şekilde yüklenen Görevi Kötüye Kullanması suçunu işlediği sabit görülmüştür.
Farklı tarihlerde meydana gelen köy muhtarlığına ait kahvehane kiralanması işlemi ile hazine tarafından geliri okul giderlerinde kullanılmak üzere muhtarlığa tahsis edilen tarlanın kiralanması işleminin her birinin ayrıca görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilmiş, ancak sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı mağdura değişik zamanlarda aynı suçu işlediği gözetilerek, sanığa ek savunma hakkı da tanınmak suretiyle aleyhine zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Böylece, sanığın üzerine atılı Görevi Kötüye Kullanma suçundan sabit olan eylemine uyan suç tarihinden sonra 08/12/2010 tarihli ve 6086 sayılı kanun ile yürürlüğe giren lehe yasa değişikliği dikkate alınarak, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar da gözetilmek suretiyle TCK'nun 257/1 maddesi uyarınca alt sınırdan cezalandırılmasına karar verilmiş, TCK'nun 43/1 maddesi uyarınca eylem sayısı da gözetilerek zincirleme suç hükümleri uygulanmış, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri birlikte değerlendirilerek sanık lehine TCK'nun 62/1 maddesi gereğince cezasından indirim yapılmış ve sonuç ceza tayin edilmiştir.
CMK’nun 231/6.maddesi gereğince zarar giderilmediğinden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması yer olmadığına karar verilmiş, ancak suç tarihi itibariyle sabıkasız oluşu, geçmişi ve suç işleme konusundaki eğilimi gözetilerek suç işlemekten çekineceklerine dair olumlu kanaat oluştuğundan, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nun 51. maddesi uyarınca takdiren ertelenmesi yoluna gidilmiş, Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2018 tarih ve 2016/6 Esas, 2018/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
CMK’nun 280/2 maddesi gereğince Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2018 tarih ve 2016/6 esas,2018/25 karar sayılı kararı ile sanık hakkında Görevi Kötüye Kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına,
1.Sanığın üzerine atılı Görevi Kötüye Kullanma suçundan sabit olan eylemine uyan TCK’nun 257/1 maddesi gereğince , suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar dikkate alınarak taktiren 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2.Sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak TCK’nun 43/1-2 maddesi gereğince cezası taktiren 1/4 oranında artırılarak 7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3.Sanığın, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri birlikte değerlendirilerek sanığın cezasından TCK'nun 62.maddesi gereğince taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak 6 AY 7 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Başkaca artırım veya indirim yapılmasına taktiren yer olmadığına,
4.CMK’nun 231/6.maddesi gereğince zarar giderilmediğinden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına,
5.Sanığın suç tarihi itibariyle sabıkasız oluşu, geçmişi ve suç işleme konusundaki eğilimi gözetilerek suç işlemekten çekineceklerine dair olumlu kanaat oluştuğundan, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nun 51. maddesi uyarınca takdiren ERTELENMESİNE,
6.Cezası ertelenen sanık hakkında TCK.nun 51/3 maddesi uyarınca takdiren 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
7.TCK.nun 51/6. maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde sanık hakkında herhangi bir yükümlülük belirlemeye ve uzman kişi görevlendirmeye, takdiren yer olmadığına,
8.Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemeleri halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz edileceğinin TCK.nun 51/7. maddesi uyarınca sanığa ihtaratına (ihtarat yapılamadı),
9.Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nun 53. maddesinin 5.fıkrası gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan hapis cezası dikkate alınarak taktiren 5 ay süreyle sanığın TCK’nun 53/1-(a) maddesinde düzenlenen kamu görevini üstlenme hak ve yetkisini kullanmasının yasaklanmasına,
10.İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sanığın sarfına neden olduğu tebligat gideri 80,00 TL, posta gideri 34,45 TL, sarf gideri 200,00 TL olmak üzere toplam 314,45 TL yargılama gideri ile İstinaf duruşması için yapılan 1 davetiye gideri karşılığı 14,00 TL ve posta gideri olan 7,40 TL 'nin CMK'nın 325/1 maddesi gereğince sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair; sanığın yokluğunda,
İddia makamında C.Savcısı ..... (…..)’in huzuru ile mütalaaya uygun,
CMK’nun 286/1,291/1-2 maddesi gereğince; iş bu kararın yüze karşı karar verilenler için tefhim tarihinden itibaren, yokluklarında karar verilenler yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Dairemize verilecek bir dilekçe veya zabıt katibine bulunulacak beyanın tutanağa geçirilip Hakime havale ettirilmesi suretiyle Yargıtay Temyiz yasa yolu açık olarak, süresinde temyiz edilmediği taktirde ise hükmün kesinleşeceğine dair oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18.04.2019 (¤¤)