(5237 S. K. m. 135, 136) (5271 S. K. m. 280, 289) (YCGK 17.06.2014 T. 2012/12-1510 E. 2014/331 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafisinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında Gizliliğin İhlali suçundan suçundan verilen beraat kararlarına yönelik Cumhuriyet Savcısı, Katılan Hüseyin Karaaslan vekili ile katılan M. G. tarafından, Müstehcenlik, Resmi Belgede Sahtecilik suçlarına yönelik, sanık müdafi tarafından yapılan istinaf itirazlarının incelenmesinde;
24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E. , 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlarının infaz sırasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Gizliliğin İhlali, Müstehcenlik ve Resmi Belgede Sahtecilik cezalandırılması istemiyle açılan davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı kanaatına ulaşılmış ve ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamış bulunmakla, Sanık hakkında Gizliliğin İhlali suçundan suçundan verilen beraat kararlarına yönelik Cumhuriyet Savcısı, Katılan H. K. vekili ile katılan M. G. tarafından, Müstehcenlik, Resmi Belgede Sahtecilik suçlarına yönelik sanık müdafi tarafından yapılan istinaf itirazları yerinde görülmediğinden CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanık hakkında Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek suçundan verilen beraat kararlarına yönelik Cumhuriyet Savcısı, Katılan H. K. vekili ile katılan M. G. tarafından yapılan istinaf itirazlarının incelenmesinde;
Sanıktan ele geçirilen 15 nolu meteryel kapsamında M. Ü. Ç.'a ait birçok bankanın İBAN numaralarını gösteren belgelerin hangi nedenlerle "kişisel veri" olarak kabul edilmediklerinin gerekçeli karara yazılmaması CMK 230/1- b maddesine aykırı olduğu ve CMK 289/1g maddesi uyarınca hukuka kesin aykırılık oluşturduğu sonucuna varılmakla,
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2014 tarihli, 2012/1510 esas, 2014/331 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; TCK'nın 135 ve 136. maddelerindeki kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemelerde sadece sır niteliğinde kişisel verilerin korunacağına ilişkin bir hükmün bulunmaması ve aksine 135. maddenin gerekçesinde gerçek kişiyle ilgili her türlü bilginin kişisel veri olarak kabul edilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, her türlü kişisel verinin hukuka aykırı olarak başkasına verilmesi, yayılması ve ele geçirilmesi fiilleri TCK'nın 136. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturacağı, bu nedenle herkes tarafından bilinen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olan kişisel bilgiler de, yasal anlamda “kişisel veri” olarak kabul edilmesi gerektiği de gözetilerek yeniden inceleme yapılmak üzere CMK 280/1-b maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Sanık hakkında Zimmet suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafi tarafından yapılan istinaf itirazlarının incelenmesinde;
3628 SK 17 ve 18. Maddeleri gereğince Zimmet suçunun zarar göreni olan Maliye Hazinesinin duruşmalara katılması yönünde tebligat yapılmadığı gibi kararın da tebliğ edilmemesi,
TCK 43/1. Maddesinin "değişik zamanlarda" suç işlenmesi halinde uygulanacağı cihetle, dosya kapsamına göre sanığın meteryalleri değişik zamanlarda zimmetine ne şekilde geçirdiğinin kararda tartışılmaması,
TCK 249. maddesi çerçevesinde zimmet konusu suçun konusunu oluşturan malın değerlerinin denetime uygun olacak şekilde karara yazılmaması CMK 230/1- b maddesine aykırı olduğu ve CMK 289/1g maddesi uyarınca hukuka kesin aykırılık oluşturduğu sonucuna varıldığından CMK 280/1-b maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere Burdur Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nun 284/1 maddesi gereğince kesin olmak üzere 09/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)