T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:04/07/2025
DAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ -İHTİYATİ HACİZ
İSTİNAF TALEP TARİHİ:29/07/2025
İSTİNAF KARAR TARİHİ:14/10/2025
KARARIN YAZIM TARİHİ:17/10/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkili şirket arasında ... tarafından işletilen ticarethanenin elektrik ihtiyacının karşılanması amacıyla elektrik enerjisi satımına yönelik 23/11/2022 tarihli ... hesap numaralı abonelik sözleşmesinin imzalandığını, davalı tarafından abonelik başvurusu yapılırken davacı şirkete sunulan evraklardan da anlaşılacağı üzere davalı dava konusu taşınmazı "Masaj Salonu" olarak kiraladığını, taraflar arasında ticarethane tüketim noktası olarak abonelik sözleşmesi imzalandığını, davalının tacir sıfatına haiz olduğunu, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi gereği olarak müvekkil şirket davalıya uzun süre elektrik enerjisi tedarik ettiğini ancak elektrik enerjisi kullanımının karşılığı olan ... seri numaralı, ... seri numaralı, ... seri numaralı, ... seri numaralı faturalara istinaden şirkete ödemesi gereken borcunu zamanında ifa etmediğini, söz konusu fatura borçlarına ilişkin müvekkili şirket tarafından davalıya yapılan haklı bildirim ve ikazlarında sonuçsuz kalması neticesinde borçlu hakkında kalan bakiye yönünden Antalya MTS ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, borçlu davalı tarafından 23/07/2024 tarihinde takibe borcu ve borcun tüm ferilerine haksız itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi ve davalı tarafından ödenmeyen faturalardan kaynaklanması davalının basiretli tacir sıfatına haiz olması nedenleriyle borçlunun mal kaçırma ihtimaline binaen teminatsız olarak aksi takdirde uygun görülecek teminat karşılığında borçlunun borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME ARA KARARI:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı ve 04/07/2025 tarihli ara kararı ile; " Dava alacak talebine ilişkin itirazın iptaline ilişkin olduğu, ihtiyati hacze konu alacak fatura alacağına dayandığı, davada, dava konusu alacağın düzenlenen fatura alacağına dayalı olması sebebiyle bu aşamada, alacağın varlığına delil olacak başka bir delil sunulmadığı gibi yaklaşık ispat koşulunun varlığına da kanaat oluşturacak bir durumun bu bulunmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından, davada İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle; ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ:Davacı vekili 29/07/2025 tarihli istinaf dilekçesinde; dava konusu faturaların basit bir ticari satın alım ilişkisinden elektrik tüketiminden kaynaklanan abonelik sözleşmesinden kaynaklandığını, dürüst bir insanın her ay elektrik faturasını düzenli olarak ödenmesi gerektiğini bilmemesinin hayatın olağanakışına aykırı olduğunu, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, emsal BAM kararlarının da bu yönde olduğunu, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nun 355/1 maddesi uyarınca, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava; davalı abonenin kullandığı elektrik enerji bedelini ödemediğinden bahisle başlatılmış icra takibine yönelik itirazın iptali olup, davacı vekili ayrıca alacağı teminen davalının mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını da istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle; ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İhtiyati hacize ilişkin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunundaki düzenlemeler incelendiğinde;
İhtiyati haciz, HMK 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise İİK 257. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
“Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklindedir.
Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.
Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacize gerek yoktur.
Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyat haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyat haciz isteyebilir.
Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.
Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK.’nun 257 maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.
İİK'nın 258. Maddesi gereğince; alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Dosyada mevcut; davalının kurum nezdinde faturalara itiraz ettiği gözetildiğinde delil olarak bildirilen faturaların İİK'nun 258. Maddesinde düzenlenen alacağın varlığına kanaat getirecek yeterlilikte delil niteliğinde olmadığından ve mahkemece verilen ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İncelenen ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan peşin alınan istinaf karar harcı ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 14/10/2025
...