T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:18/02/2025
DAVANIN KONUSU:BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ - İHTİYATİ TEDBİR
İSTİNAF TALEP TARİHİ:24/02/2025
İSTİNAF KARAR TARİHİ:28/03/2025
KARARIN YAZIM TARİHİ:07/04/2025
Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı 18/02/2025 tarihli ara kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... abone numarasıyla davalı kurum nezdinde su aboneliği bulunduğunu, 2024 yılı Ağustos, Eylül ve Kasım aylarına ait su faturalarının olağanın çok üzerinde gelmesi üzerine davalı kuruma yaptıkları başvuru neticesinde su sayacının arızalı olduğu tespit edilerek değişiminin yapıldığını ve Ağustos ile Eylül aylarındaki faturaların düzeltildiğini, ancak 1.149.359,98 TL bedelli Kasım ayı faturasında herhangi bir düzeltme yapılmadığını, davalı kuruma yaptıkları başvuruda tesisatta su kaçağı olabileceğinin belirtilmesi üzerine yapılan kontrollerde su kaçağına rastlanmadığını, faturanın yüksek gelmesinin su sayacının arızalı olmasından kaynaklanmasına rağmen fatura tutarının düzeltilmediğini beyanla, faturanın iptali ile önceki dönem tüketim ortalamaları esas alınarak yeniden faturalandırma yapılmasına ve Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE GEREKÇESİ :Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı, 30/01/2025 tarihli ara karar ile; mahkemenin 13/12/2024 tarih ve ... E.K. sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmiş; karara yönelik davalı vekilinin itirazını duruşmalı inceleyen mahkeme 18/02/2025 tarihli kararı ile itirazın reddine karar vermiştir.
İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ :Davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde sunulan istinaf dilekçesi ile; ihtiyati tedbir kararı için gereken koşulların oluşmadığını, resmi kurum olan davalı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, hukuka aykırı olan ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak, tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 355/1 maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin olarak yapılan incelemede;
Dava, su kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen fatura bedelinin hatalı olduğu iddiasına dayalı borçlu olmadığının tespiti ve ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yeterli koşulların oluştuğundan mahkemenin ... D.İş E.K. sayılı kararındaki ihtiyati tedbir kararının devamına karar verildiği; davalı vekili tarafından ara karara itiraz edilmesi üzerine 18/02/2025 tarihli duruşmada itirazın reddine karar verilmiştir.
Ara karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
HMK'nun 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır” hükmü düzenlenmekle ihtiyati tedbir açıklanmıştır.
6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen İhtiyati tedbir hukuki müsessesi ile davanın açılması ile hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir.
HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır.
İhtiyatî tedbirde asıl olan, ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmıştır.
HMK'nun 390/1 maddesi gereğince; dava açıldıktan sonra ihtiyati tedbir davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir, bu nedenle davaya bakan mahkeme tedbir konusunda görev ve yetkilidir.
Somut olayda; Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş E.K. sayılı dosyası ile davacının ihtiyati tedbir talebinin teminat karşılığında kabulüne karar verildiği, değişik iş dosyası üzerinden verilen kararın karşı taraf ... Genel Müdürlüğüne tebliğe çıkartılmadığı, davacının işbu dava dosyası ile tahakkuk ettirilen su faturası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile birlikte değişik iş dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece değişik iş dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbirin devamına karar verildiği, kararın tebliği üzerine davalı tarafından tedbire itiraz edildiği, itiraz üzerine açılan duruşmada, davalının ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş E.K. sayılı dosyası üzerinden verilen tedbir kararı tebliğe çıkartılmadığından, ilk derece mahkemesince tedbirin devamına yönelik olarak verilen karara ilişkin davalı tarafın itirazının, HMK'nun 394/2. maddesi gereğince ihtiyati tedbire itiraz mahiyetinde olduğu, yine mahkemece ihtiyati tedbirin devamına yapılan itirazın reddine ilişkin kararın da HMK'nun 341/1. maddesi gereğince ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen ret kararı niteliğinde bulunduğu ve istinaf kanun yolunun açık olduğu kabul edilerek, istinaf incelemesi yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde sakıncalı bir halin veyahut telafisi imkansız ciddi bir zararın doğma ihtimalinin bulunduğu, 6100 sayılı HMK'nun 389 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati tedbirin yasal koşullarının oluştuğu, teminat miktarının yeterli olduğu, davalının istinaf itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varıldığından; HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İncelenen ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalının peşin yatırdığı istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine, yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalının yaptığı istinaf başvuru giderinin ilk derece mahkemesince nihai kararda gözetilmesine,
4-Kararın tebliği vs. işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.28/03/2025
...