T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/11/2023
DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ
İSTİNAF TALEP TARİHİ: 25/12/2023
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/05/2025
KARARIN YAZIM TARİHİ: 02/06/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket, davacı şirketin dağıtımında bulunan ve ...elektrik dağıtım şirketi ile ...elektrik perakende satış şirketi arasındaki görev ve yetki ayrımına göre sayaç okuma işlemlerinin davacı şirkette olduğunu, davalının kaçak elektrik kullandığının müvekkili şirketin ekiplerince tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, davalı şirkete yönetmeliğe aykırı kullanımına ilişkin 11/05/2022 tarihli 41.125,04 TL tutarında kaçak elektrik kullanım bedeli tahakkuk ettirildiğini ancak davalı tarafça bu faturanın ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Denizli İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket yetkilileri tarafından düzenlenen kaçak elektrik kullanım bedelini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği 11/05/2022 tarihinden önce yaklaşık 1,5 aydır kiracı olarak ilgili taşınmazı kullanmadığını, müvekkili şirkette çift vardiyanın söz konusu olmadığını, kaçak elektrik kullanım tespit edildiği söylenen makinenin 2-3 günde bir sefer çalıştırdığını, genelde yapım işi ile birlikte montaj işlemi yaptığı için haftanın belirli günlerinde kendi iş yerini bile kapatmak zorunda kaldığını belirterek, davanın dava şartı yokluğundan reddine, olmadığı takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ve 09/11/2023 tarihli kararı ile; "... davalı adına kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, kaçak elektrik tespit tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu, davalının kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği ticarethanede faaliyet gösterdiğinin sabit olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile harici hat çekilmesi neticesinde kaçak/usulsüz elektrik kullanıldığı, kaçak elektrik tüketim bedelinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olduğu ve enerji tüketim bedelinin 4.837,26 TL olarak hesaplandığı anlaşılmakla, elektrik enerji tüketim bedelinden abone ve fiili kullanıcının müştereken ve müteselsilen sorumlu olmakla birlikte davalının iş yerini fiili olarak kullandığı zaman diliminden sorumlu olması gerektiği ve davalının tek vardiya olarak çalıştığı, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının talepte bulunması, geçerli bir icra takibi yapılmış olması, geçerli bir itirazın olması, süresinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması ve alacağın haksız fiilden kaynaklanıp tespitinin yargılamayı gerektiği" gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile; Davalının Denizli İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu vaki itirazın iptali ile takibin 4. 810,01 TL asıl alacak, 27,25 TL gecikme zammı ve 4,9 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 4.842,16 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar reeskont avans faizi ve KDV Kanunu 24/c maddesine göre işleyecek faize %18 KDV uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Davacı vekili 25/12/2023 tarihli istinaf dilekçesinde; mahkemece kaçak elektrik tespit tutanağının aslı sabit oluncaya kadar geçerli olduğu kabul edilmiş ise de tutanağın hükme esas alınmadığını, müvekkil şirket yetkililerince düzenlenen faturaların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak hazırlandığını, davaya konu yerdeki ticarethanenin 2 vardiyalı çalıştığı tespit edilerek ve çalışma saati 14 saat olarak hesaplama yapıldığını, dosyaya sunulan ve her zaman düzenlenmesi mümkün adi kira sözleşmesi dışında davalının ilgili adresi fiilen kullanmaya başladığı tarihe ilişkin hiçbir somut delil bulunmadığını, davanın tümden kabulü gerektiğini, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nun 355/1 maddesi uyarınca, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava; kaçak elektrik kullanıldığı iddiasına dayalı tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin tahsili için başlatılmış icra takibinden kaynaklı itirazının iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı kurum tarafından 12/05/2022 tarihinde ...seri nolu kaçak kullanım tutanağının düzenlendiği, tutanağın ...seri numaralı sayaca ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin... Esas,... Karar sayılı ve 16.05.2022 tarihli kararında da belirtildiği gibi; kaçak kullanım tutanağı HMK'nun 204. Maddede düzenlenen; aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir.
Davaya konu 12/05/2022 tarihli kaçak/ usulsüz elektrik tespit tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve 30/05/2018 tarihli resmi gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 44. maddesinde; "(1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için;
a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre,
b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.
(2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın;
a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak,
b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir.
(3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.
(4) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır."
45. maddesinde; "(1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;
a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.
b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.
c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.
ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.
1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.
(2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir.
(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri;
a) Meskenlerde; 5 saat,
b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat,
c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat,
ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir.
(4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir.
(5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır." şeklinde düzenlenmeler bulunmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında; dosya kapsamına göre bilirkişi raporunda tek vardiya çalışma yapıldığı kabul edilerek ve yönetmelik hükümlerine göre yedi saat üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; dosyaya sunulan adi yazılı kira sözleşmesinin her zaman düzenlenmesi mümkün olduğu, davalının hangi tarihten itibaren fiili kullanıcı olduğunun belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bu konu üzerinde durulmamıştır. Mahkemece zabıta araştırması yapılarak ve nüfus müdürlüğü, belediye ve vergi dairesi gibi resmi kurumlar vasıtasıyla araştırma yapılarak ve davalının hangi tarihten itibaren davaya konu yerde fiili kullanıcı olarak kullanıma başladığı belirlenerek ve gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK'nun 353/1.a-6 maddesi gereğince, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-HMK'nun 353/1.a-6 maddesi uyarınca Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas, ... Karar sayılı ve 09/11/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacıdan peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,
5-Davacıdan peşin alınan istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararla değerlendirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere,oybirliği ile karar verildi. 27/05/2025
...