T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:17/02/2022
DAVANIN KONUSU:ALACAK
İSTİNAF TALEP TARİHİ:24/07/2023
İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/05/2025
KARARIN YAZIM TARİHİ:16/05/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya ait ... plaka sayılı aracı 57.000,00 TL karşılığında ... Galeriden satın aldığını, 12.000,00 TL'yi banka aracılığı ile 4.500,00 TL'yi elden ödeyerek 40.500,00 TL için ... adına bono tanzim etmiş ve bono bedelini ödeyebilmek için ... Otomotiv Şirketinin aracılığıyla kullandığı kredi bedeli davalıya vekaleten çekildiği halde ...'ya araç bedeli bakiye kısmının ödenmediğini, bu sebeple müvekkili aleyhine 40.500,00 TL icra takibi yapıldığını, ayrıca müvekkilinin kullandığı kredi bedelini de ödemek suretiyle mükerrer ödeme yapmak zorunda bırakıldığını, icra dosyasında tüm masraflar dahil 79.000 TL ödeme yapan müvekkilinin bu araç sebebiyle ...'ya 62.000 TL fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını, Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile 5.000 TL davalıdan tahsil edildiğini belirterek, bakiye kalan 57.000,00 TL'nin 14.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği 57.000,00 TL zararı kabul etmemekle birlikte, Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin hükmünün 5.000,00 TL'si bakımından genel zaman aşımı süresini durdurduğunu, davacının aracı 27/12/2007 tarihinde satın aldığını, davacının 57.000,00 TL yönünden hakkını süresi içerisinde kullanmadığını zaman aşımına uğradığını, davanın öncelikle ... Otomotiv...A.Ş.'ye karşı açılması gerektiğini, husumetin hatalı olarak müvekkiline yöneltildiğini, ...Otomotiv aracılığıyla kullanılan kredinin sahte vekalet kullanılarak ...'e ödendiğini, sahtecilik ile noter satış sözleşmesinde satış işlemlerinin taraflarının tespiti ve bedel konusundaki fazla ödemenin akıbetinin satış sözleşmesinde belirtilip belirtilmediği hususlarının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin iş bu gerçekleşen olaylardan haberi olmamakla birlikte, davalının ...'ya verdiği bononun sorumluluğunun kendisine ait olduğunu, davacı tarafın bonodan dolayı ödemiş olduğu bedel nedeniyle zarara uğradığını da iddia etse de müvekkilinden kaynaklı bir zararı bulunmadığını, ... ile davacı arasındaki borç ilişkisinin taraflarını ilgilendirdiğini, kredi bedeli eğer kredi sağlayan kuruluş tarafından başkasına ödenmişse bu müvekkilini alakadar eden bir husus olmadığını, bu nedenlerle davanın husumet, zaman aşımı ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ve 17/02/2022 tarihli kararı ile; "... davacının davalı ...'dan 62.000,00 TL alacaklı olduğu hususu yapılan yargılamalar sonucu tespit edildiği ve bu tespite ilişkin karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı iş bu davamız yönünden maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiği, davacı daha önce 5.000,00 TL lik alacağını kısmi dava yoluyla almış bakiye 57.000,00 TL'yi talep ettiği iş bu dava maddi anlamda kesin hüküm nedeniyle mahkememizce haklı görüldüğü, öte yandan davalının zamanaşımı itirazına itibar edilmediği, zira alacağın doğum tarihi 14.10.2009 tarihi olup dava genel zamanaşımı (10 yıl ) süresinde 03.09.2018 tarihinde açıldığı," gerekçesiyle; davanın kabulü ile; 57.000,00 TL'nin 14.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Davalı 24/07/2023 tarihli istinaf dilekçesinde; kendisine ait ... plakalı mercedes marka aracın 27.12.2007 tarihinde Kartal 11. Noterliğinin ... yevmiye numarası ile düzenlenen satış sözleşmesine istinaden davacıya satıldığını, bu işlemlerden sonra davacının düzenleyeni kendisi, kefili ... olan 15.02.2008 düzenleme ve 15.03.2008 ödeme tarihli alacaklısı ... olan bono tanzim edip ...ya verdiğini, ancak davacının tüm bu işlemler yapılırken tarafına herhangi bir yazılı bildirim yapmadığını, sözlü bildirimde de bulunmadığını, söz konusu işlemlerden davacı tarafından Sakarya 1. Asliye hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile haberdar olduğunu, bonoya istinaden bir menfaat elde etmediğini, bononun araç satın alma işlemlerinden sonra düzenlendiğini, araç mülkiyetini kazanan davacının ... lehine bono düzenlemesinin kendi açısından herhangi bir hukuki külfet doğurmayacağı açıkken bono düzenlemesinin kendi kusuru olduğunu, kendisinin sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığını, araç bedelinin ...'dan satıştan önce tahsil edildiğini, davacının kullandığı kredi bedelinin kendi hesabına tahsil edilen bir bedel olmadığını, husumet itirazlarının nazara alınmadığını, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nun 355/1 maddesi uyarınca, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, ek dava mahiyetinde alacak davasıdır.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından istinaf edilmiştir.
Taraflar arasında görülen Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında; davacının, davalıdan 62.000,00 TL alacaklı olduğu belirlenmiş ve taleple bağlı kalınarak 5.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmiş, karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ve 03.10.2023 tarihli kararı Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ve 05.11.2024 tarihli kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas, ... Karar sayılı ve 01.12.2022 tarihli kararlarında da belirtildiği gibi kısmi davada tespit edilen alacak miktarı taraflar açısından bağlayıcı niteliklidir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece; kısmi davada verilen kararın tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu gerekçesiyle eldeki ek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalının yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1.b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 3.893,67 TL istinaf karar ve ilam harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 974,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.919,67 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, (Harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince yazılmasına)
3-İstinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine,
4-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 13/05/2025
...