(5237 S. K. m. 4, 43, 52, 53, 62, 106, 125) (5271 S. K. m. 223, 231, 268)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Manavgat 4. ASCM nin 25/04/2017 tarih 2016/428 Esas 2017/661 Karar sayılı hükmü ile hakaret suçundan TCK' nun 125/1,4,3-a maddesi gereğince hüküm kurulmasına yer olmadığına, CMK'nun 223/8 maddesi gereğince düşme karar verildiği, bu karara karşı Katılan S. V. Ç. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu, ceza dairemizce yapılan değerlendirilmede duruşma açılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNDE YAPILAN YARGILAMADA;
İDDİA:
"Müştekilerin Beşkonak Aile Sağlığı Merkezinde doktor, hemşire ve ebe olarak görev yaptıkları, şüpheli Ş. T.'in suç tarihi olan 03/02/2016 tarihinde eşine iğne yaptırmak amacı ile, söz konusu sağlık ocağına gittiği, bura da hemşire S. V.'a söz konusu iğneyi yapmasını söylediği, müşteki söz konusu ilacın reçetesini sorması üzerine, şüphelinin ilacın bir ay önce yazıldığını beyan ettiği, müştekinin bir ay önce yazılmış iğneyi vuramayacağını söylemesi üzerine, şüphelinin doktor olarak görev yapan E. A. ve S. V. Ç.'e yönelik olarak bunun sonucuna katlanacaksınız, sizi şikayet edeceğim, gününüzü göreceksiniz diyerek bağırdığı ve akabinde dışarıya çıktığı esnada orada bulunan her üç müştekiye yönelik olarak "buraya boş bulmuşsunuz burasıda rezil sizde rezilsiniz" diyerek hakaret eyleminde bulunduğu ve bu şekilde kamu görevlisi olan müştekilere yönelik olarak görevleri nedeni ile alenen hakaret eylemini gerçekleştirdiği dosya kapsamındaki mevcut deliller itibari ile sabit olduğundan" denilmekle, sanığın mahkememizce yargılanarak sevk maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olunmuştur.
SAVUNMA:
Sanık Ş. T.' in vermiş olduğu savunmasında: "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ben iddianamede anlatıldığı şekilde kimseye hakarette bulunmadım, iğne yapmadıkları zaman "sizi şikayet edeceğim, sonucuna katlanacaksınız sonunda " dedim ve dışarı çıktım, dışarıda İl Sağlık Müdürlüğünü arayıp şikayetimi bildirdim, müştekiler kendilerine telefon gelmiş olacak ki baskı altında olduklarından koşup karakola şikayette bulunmuşlar, ben suçsuzum beraatimi isterim şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığın soruşturmadaki beyanı okundu görülen lüzum üzerine soruldu: "Ben her ne kadar kolluk ifademde bunun sonucuna katlanacaksınız şeklinde bir şey söylemediğimi beyan etmiş isem de aslında söyledim, şimdiki ifadem doğrudur" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık Ş. T. ek savunmasında: "Ek savunmam için süre talep etmiyorum, önceki savunmalarımı tekrar ederim, benim bu söylediğim tehdit ise kendilerinden özür dilerim ancak ben tehdit içeren birşey söylemedim" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık Ş. T. müdafi Av. Mustafa Özden duruşmada: "İddianameye konu edilen ve ek savunması alının müvekkilimizin tehdit suçunu işlediği kanaatinde değiliz, şöyle ki tehdit suçundan bahsedebilmek için karşı tarafta bir korku ve kaygı yaratması gerekmektedir ancak somut olayda böyle bir durum mevcut değildir, müvekkilimiz yasal hakkını kullanacağından bahsetmiştir, yine hakaret edildiği iddia edilmekteyse de karşı taraf şikayetçi değildir ve müvekkilimiz sadece bir yakınması söz konusudur, bu nedenle beraatına karar verilmesini talep ederiz, kamu davası bakımından mümkünse uzlaşma bürosuna gönderilmesini talep ederiz, müvekkilimizin beraatına karar verilmesini talep ederiz" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Deliller:
Müşteki E. A. vermiş olduğu beyanında: "Konuyla ilgili olarak daha önce vermiş olduğum ifademi tekrar ediyorum, olay tarihinde Beşkonak Aile Sağlığı Merkezinde doktor olarak çalışmaktayım, hastam olan sanık Ş. T. elinde ilaç poşetiyle sağlık ocağına geldi, ben odamdayım, kızım N. C. Ö. ve hemşire S. V. Ç. koridordaydı, benim de odamın kapısı açıktı, sağlık ocağı zaten küçük bir yerdir, sanık elinde ilaç poşetiyle geldi, hemşire Sibel hanımdan iğneyi yapmasını istedi, hemşire de reçeteyi sordu, sanık reçetenin 1 ay önce yazıldığını söyledi, bunun üzerine hemşire Sibel hanım reçete olmadan iğne yapamayacağını belirtti, ardından sanık bağırmaya başladı, hemşire benim yanıma geldi, olayı söyleyince reçete olmadan hemşireye iğnenin yapılamayacağını söyledim, hatta sanık benim yanıma geldiğinde, ona da reçetesiz iğne yapılamayacağını belirttim, bunun üzerine sanık bize hitaben gününüzü göreceksiniz, burası da rezil, siz de rezilsiniz diyerek bağırdı, sonrasında sağlık ocağından ayrıldı, sanıktan şikayetçi değilim, maddi zararım yoktur, davaya katılmak istemiyorum, uzlaşmak isterim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki N. C. vermiş olduğu beyanında: "Olay tarihinde annemin çalıştığı Beşkonak Aile Sağlığı Merkezinde koridorunda bekleme salonunda idim, adını sonradan öğrendiğim sanık Ş. T. sağlık ocağına yanında bir bayanla geldi, elinde bir poşet vardı, hemşire S. V. Ç.'ten poşetin içindeki iğneyi eşine yapmasını istedi, hemşire Sibel hanım reçeteyi sordu, sanık da reçetenin 1 ay önce yazıldığını söyledi, bunun üzerine sanık bağırmaya başladı, bunun sonucuna katlanacaksınız, gününüzü göreceksiniz, burası rezil, siz de rezilsiniz diyerek bağıra bağıra sağlık ocağından çıktı, sanıktan şikayetçi değilim, maddi zararım yoktur, davaya katılmak istemiyorum, uzlaşmak isterim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan S. V. vermiş olduğu beyanında: "Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, ben Beşkonak Aile Sağlığı Merkezinde Hemşire olarak görev yaparım, sanığı daha önceden tanırım, kendisi sıkıntılı birisiydi, olay günü de eşine iğne yapmak için yanıma geldi, ben reçeteye baktığımda bir ay önce kendisine yazılan ilaçlar olduğunu gördüm ve sanığa ben bu ilaçların iğnesini eşine yapamam dedim, o da nasıl yapamazsın diyerek bağırmaya başladı, o sırada yanımda doktor E. ve kızı N. de vardı, bize sizi şikayet edeceğim sonuçlarına katlanacaksınız, gününüzü göstereceğim dedi, yine burayı boş bulmuşsunuz, siz de rezilsiniz, burası da rezil şeklinde sözler söyleyerek çıktı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan vekili duruşmada: "Şikayetimiz devam etmektedir, davaya katılmak istiyoruz, sanığın cezalandırılmasını istiyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İlk derece mahkemesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi:
İddia, müştekiler ve katılanın beyanları, sanık savunması, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık Ş. T.'in olay tarihinde Beşkonak Aile Sağlığı Merkezinde görev yapan müştekiler N. C. Ö., E. A., S. V. Ç.'e hitaben söylediği belirtilen "...sizi şikayet edeceğim, sonucuna katlanacaksınız sonunda..., burasıda rezil sizde rezilsiniz..." şeklindeki sözlerin bütünlük arz ettiği ve nitelik itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 106/1-2 cümle fıkrasında düzenlenen eylemi oluşturduğu bu itibarla iddianame sevk maddesinde belirtilen kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 125/1,4,3-a hükümlerinin somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla anılan sevk maddeleri gereğince hüküm kurulmasına yer olmadığına; sanık Ş. T.'in olay tarihinde Beşkonak Aile Sağlığı Merkezinde görev yapan müştekiler N. C. Ö., E. A., S. V. Ç.'e hitaben söylediği belirtilen "...sizi şikayet edeceğim, sonucuna katlanacaksınız sonunda..., burasıda rezil sizde rezilsiniz..." şeklindeki sözlerin bütünlük arz ettiği ve nitelik itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 106/1-2 cümle fıkrasında düzenlenen eylemi oluşturduğu, müştekilerin kamu davası aşamasında ayrı ayrı tespit edilen beyanlarında sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri, atılı suçun takibinin şikayete bağlı suçlardan olduğu anlaşılmakla sanık üzerine atılı bulunan suç nedeniyle söz konusu kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8 fıkrası gereğince düşürülmesine,
İstinaf istemi:
Katılan S. V. Ç. vekilinin istinaf talebi ile Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının usul ve yasalara uygun olmadığı gerekçesiyle bozulmasını talep etmiştir.
Katılan S. V. Ç. vekilinin dairemizce alınan beyanında: "İstinaf dilekçemizi tekrar ediyoruz. Sanığın üzerine atılı hakaret suçu sübut bulmuştur. Cezalandırılmasına karar verilmesini talep ediyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık müdafisinin dairemizce alınan savunmasında: "Daha önceki savunmalarımıza tekraren olay tarihinde müdafiisi bulunduğum sanık görmüş olduğu memurlardan muameleye karşılık kabaca şikayet edeceğine dair beyanda bulunmuştur. Kaldıki bu olaydan hemen sonra müdafiisi bulunduğum sanık Antalya Sağlık İl Müdürlüğüne şikayette bulunmuştur zaten bu da müdafiisi bulunduğum sanığın kastını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla müdafiisi bulunduğum sanık suç kastıyla hareket etmemiştir." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık Ş. T.'in dairemizce alınan savunmasında: "Daha önceki savunmalarımıza tekraren ayrıca avukatımın beyanlarına iştirak ediyorum ben kendimde 30 yıl devlet memurluğu yaptım. Böyle bir suç işlemem mümkün değildir. Özür diliyorum. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Dairemizce yapılan duruşma sırasında iddia makamı esas hakkındaki mütalasında:
Sanık Ş. T.'in suç tarihinde Beşkonak Aile Sağlığı Merkezine geldiği, eşine iğne yaptırmak istediği, ancak, reçetenin olmaması sebebiyle iğne yapılmaması üzerine mağdurlar N. C. Ö., E. A., S. V. Ç.'e hitaben tek bir fiille, birden çok mağdura karşı çoğul sözlerle "...sizi şikayet edeceğim, sonucuna katlanacaksınız, sizi şikayet edeceğim, gününüzü göreceksiniz, burayı boş bulmuşsunuz, burası da rezil, siz de rezilsiniz” sözleriyle zincirleme hakaret ve sair tehdit suçlarını işlediği, ancak, sair tehdit suçu yönünden açılan bir kamu davasının bulunmadığı, sanığın kamu görevlisi olan mağdurlara hitaben “burası da rezil siz de rezilsiniz..." şeklindeki sözlerin Yargıtay 18. CD.nin, 24/06/2015 tarih, 2015/3793 esas, 2015/3415 sayılı kararından da anlaşılacağı üzere hakaret suçunu oluşturduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla,
Sanık Ş. T.’in atılı suçtan eylemine uyan TCK. 125/1-3/a-4, 43/2 delaletiyle 43/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.
Dairemizin dosyadaki delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dosya içerisinde bulunan sanık Ş. T.'in savunması, katılan S. V. Ç.'in beyanı ve tüm dosya kapsamıyla, suç tarihi olan 03/02/2016 tarihinde sanık Ş. T.'in iğne yaptırmak üzere Beşkonak Aile Sağlığı Merkezine geldiği ve burada görevli olan hemşire katılan S. V. Ç.'e iğne yapmasını istediği, katılan hemşire S. V. Ç.' in sanıktan ilacın reçetesine sorması üzerine, sanığın ilacın 1 ay önce yazıldığını beyan etmesi üzerine katılan S. V. Ç.'in daha önce yaklaşık 1 ay önce yazılmış iğneyi vuramayacağını sanığa söylediğini bunun üzerine sanık Ş. T.'in aynı Aile Sağlık Merkezinde görev yapan doktor E. A.'yı da kastederek "burayı boş bulmuşsunuz, burasıda rezil, sizde rezilsiniz" diyerek birden çok kamu görevlisine hakaret ettiği gerekçesiyle Manavgat C. Başsavcılığınca kamu davası açıldığı, yargılamanın Manavgat 4 ASCM'nde yürütüldüğü, yargılama sonunda, sanığın bu sözlerinin TCK nun 106/1-2 cümlesinde düzenlenen eylemi oluşturduğu, bu eyleminde şikayete tabi olduğu, şikayetten feragat sebebiyle CMK nun 223/8 maddesi gereğince ayrı ayrı düşürülmesine karar verildiği, bu karara karşı katılan S. V. Ç. vekilinin aleyhe istinaf etmesi üzerine dosya dairemize geldiği anlaşılmıştır. Dairemizce yapılan değerlendirmede sanık Ş. T.' in suç tarihinde katılan S. V. Ç. ve mağdure E. A.'ya karşı söylemiş olduğu "Burayı boş bulmuşsunuz, burasıda rezil, sizde rezilsiniz" şeklindeki sözlerin kamu görevlisine karşı hakaret suçunu oluşturduğu hususunda dairemizde vicdanı kanaat hasıl olmakla, katılan S. V. Ç. vekilinin istinaf talebinin kabulü ile Manavgat 4 ASCM'nin 25/04/2017 tarih, 2016/428 esas, 2017/661 karar sayılı kararın kaldırılmasına, sanık Ş. T.'in sübut bulan üzerine atılı birden çok kamu görevlisine karşı hakaret suçundan eylemine uyan TCK nun 125/1-3-a, 125/4, 43/2, 62 ve 52/2 maddeleri gereğince neticeden 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın geçmişte sabıkasız olması, ileride bir daha suç işlemeyeceği hususunda dairemizde olumlu vicdanı kanaat uyandırdığı ayrıca katılan S. V. Ç. ve mağdure E. A.'ın somut giderilmesi gerekir bir zararının da bulunmadığı göz önüne alınarak sanığa verilen 8.840,00 TL adli para cezasının CMK'nun 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıdaki şekilde açıklandığı üzere;
1-Katılan S. V. Ç. vekilinin istinaf talebinin kabulü ile Manavgat 4 Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2017 tarih 2016/428 Esas ve 2017/661 karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
2-Sanık Ş. T.'in sübut bulan üzerine atılı birden çok kamu görevlisine karşı hakaret suçundan eylemine uyan TCK nun 125/1-3-a maddesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın kastının derecesi göz önüne alınarak takdiren ve tercihen 365 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık Ş. T. üzerine atılı hakaret suçunu aleni yerde işlemiş olduğu anlaşılmakla, sanığa verilen cezadan TCK nun 125/4 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında artırım yapılarak 425 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın üzerine atılı eylemin birden fazla kişiye karşı tek bir fiil ile işlemiş olduğu anlaşılmakla sanığa verilen cezada TCK 43/2 maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak 531 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezadan, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 442 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen gün adli para cezasının 5237 Sayılı TCK’nin 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığının sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri dikkate alınarak takdiren 20,00 TL olarak belirlenmesine ve bu miktarın gün sayısı ile çarpımı sonucu sanığın 8.840,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen 8.840,00 TL adli para cezasının sanığın ekonomik ve şahsi durumu gözönüne alınarak 1'er ay taksitler halinde 24 taksitte tahsiline,
Sanığın sabıkasının olmaması kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulduğunda yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşması, mağdurun zararının da bulunmadığı hususunda dairemizde vicdani kanaat hasıl olmakla 5271 sayılı CMK nun 231 maddesinin 5. fıkrası gereğince sanık hakkında belirlenen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
5271 sayılı CMK nun 231/8 maddesi gereğince sanığın takdiren 5 yıl süreyle denetim süresine tabii tutulmasına,
Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle mahkum olması veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde açıklanması geri bırakılan hükmün mahkemence açıklanacağının 5271 sayılı CMK nun 231/11 maddesi gereğince sanığa ihtarına (ihtar edildi)
Katılan S. V. Ç. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre ilk derece mahkemesi için 1.980,00 TL ve dairemizde bir duruşma gideri vekalet ücreti 990,00 TL olmak üzere toplam 2.970,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan S. V. Ç.' e verilmesine,
Bu dosya ile ilgili olarak yapılan 22 davetiye gideri 300 TL ile PTT gideri 9 TL olmak üzere toplam 309 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair; sanık, sanık müdafiisi ve katılan S. V. Ç. vekilinin yüzüne karşı, C. Savcısı Hacı Aykut Aydın'ın huzuru ile birlikte mütalaaya uygun olarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 268 inci maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26.10.2017 (¤¤)