(5271 S. K. m. 223, 231) (5237 S. K. m. 52, 53, 62, 86, 125)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Sarayköy ASCM nin 2016/334 (E) ve 2017/178 (K) sayılı hükmü ile yaralama suçundan beraatine karar verildiği, bu karara karşı katılan vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu, ceza dairemizce yapılan değerlendirilmede duruşma açılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNDE YAPILAN YARGILAMADA;
İDDİA:
Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15/06/2016 tarih ve 2016/287 Esas sayılı iddianamesi ile, Sarayköy Toplum Sağlığı Merkezi tarafından Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilen dilekçe içeriğinde bulunan olay tutanağında, Sarayköy 1 Nolu Aile Sağlığı merkezinde görev yapan doktor Ş. B., olay tarihinde polikliniğe kapıyı çalmadan bir şahsın girdiğini, annesinin ilaçlarını yazdırmasını istediğini, kendi aile hekiminin yapması gerektiğini söylediğinde, benim vergimle oturuyorsun burada yazacaksın tabi" dediğini, ayrıca dışarı çıkarken kendisini iteklediğini, söylediğinde ise "iteklemedim sen yalancısın işe yaramazsın" şeklinde tutanak tutulduğu, müştekinin alınan ifadesinde, adamın elinde bir kağıt uzattığını, annesinin ilaçlarını yazılmasını istediğini, kendi aile hekimi tarafından yazılabileceğini belirttiği, bunun üzerine şahsın "benim vergimle oturuyorsun burada yazacaksın" dediğini, şahsın odadan çıkmasını istediğini, çıkmayınca kendisinin kapıya yöneldiğinde bu şahsın kendisini itekleyip dışarı çıktığını, itekleyemeyeceğini söyleyince bu şahsın "iteklemedim sen yaramazsın yalancısın" gibi şeyler söylediğini, daha sonra 155'i aradığını, 2 polisin geldiğini, ancak bu şahsın gitmiş olduğunu, bu suretle kendisine hakaret eden ve eliyle ittiren şahıstan şikayetçi olduğunu beyan ettiği, şüphelinin kollukta alınan ifadesinde, eşiyle birlikte annesinin ilaçlarını yazdırmak için sağlık ocağına gittiğini, aile hekiminin olmaması sebebiyle Ş. B.'in kapısını çalarak içeri girdiğini, kağıdı doktora uzatıp izah ettiğini, doktorun kendisine senin burada işin yok çık dışarı dediğini, bu şekilde davranmanız doğru mu diye söylediğini, bunun üzerine eşinin kendisini dışarı çıkardığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği, F. K. ve K. Ç. isimli şahısların bilgi sahibi sıfatıyla ifadelerinin alındığı, F. K.'in ifadesinde, erkek şahsın doktor hanımın eline temasta bulunarak ittirdiğini, ayrıca bu şahsın doktor hanıma "ben seni ittirmedim yalancısın işe yaramazsın" dediğini belirttiği, müştekinin kamu görevlisi olduğu, şüphelinin üzerine atılı suçların kamu görevlisine karşı işlenmesi halinde nitelikli hal kapsamında bulunduğu ve uzlaştırmaya tabi olmadığı, bu itibarla şüpheli hakkında kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak delil elde edildiği iddiası ile, şüphelinin üzerine atılı bulunan suçtan yargılamasının Mahkememizde yapılarak eylemine uyan Türk Ceza Kanunu 125/1, 125/3.a, 86/2, 86/3.c, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA: Sanığın İlk Derece Mahkemesinde vermiş olduğu savunmasında:
Sanık M. Ç. talimat yoluyla Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/11/2016 tarihli celsesinde; "Ben üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, annem Y. Ç. suç tarihi öncesinde bir ameliyat geçirmişti, bu nedenle ayağının üzerine basamıyordu, bu sırada bazı ilaçları bittiğinden aile hekiminin reçeteye ilaç yazması gerekiyordu, suç tarihinde eşimle birlikte annemin ilaçlarını yazdırmak için Sarayköy 1 Nolu Aile Sağlığı Merkezine gittik, annemin aile hekiminin doktor M. Ö. olduğunu biliyordum, ancak bu doktor yerinde yoktu, görevlilerin yönlendirmesiyle diğer doktorun sırasını beklemeye başladık, bir süre bekledikten sonra sıra bize geldi, eşimle içeriye girdik, burada doktor Ş. B. ile karşılaştık, bana birdenbire sen niye buraya geldin gibi bir soru sordu. Bende annemin ilaçlarının yazılması gerektiğini söylediğimde doktor ayaktaydı, döndü bilgisayara baktı, sonra beni meşgul ediyorsunuz, sizin işiniz burda değil diyerek beni dışarı yönlendirdi, ben bu tavıra şaşırdım, annemin aile hekiminin kendisi olmadığını, görevlinin beni yönlendirdiğini açıklamaya çalıştım, ancak doktor beni dinlemedi, kapıya yöneldiğim sırada doktorda kapıya doğru geldi, eliyle çekilmemi işaret etti, ben kendisine hiç dokunmadığım halde sen beni itekledin diye ithamda bulundu, bende kendisinden şikayetçi olacağımı, polisi arayacağımı söyledim, bunun üzerine hem doktor hem de yanındaki görevli çok telaşlandılar, daha sonra dışarı çıkıp vardiya listesinin fotoğrafını çektim, ardından annemle konuştuğumuzda doktor Ş. B.'in ciddi bir rahatsızlığının bulunduğunu, onu şikayet etmemin uygun olmayacağını anlattı, bu nedenle ilk aşamada şikayet yoluna gitmedim, sonradan doktorun benim hakkımda şikayetçi olduğunu öğrendim, savunmam bundan ibarettir" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık M. Ç. Mahkememizin 24/01/2017 tarihli celsesinde; "Daha önceki beyanlarımı ve savunmamı tekrar ederim, talimat mahkemesindeki savunmamı da tekrar ederim, ben olay esnasında müşteki Ş.'ü iteklemedim, bu üzerime atılmış bir iftiradır, olay esnasında Ş. hanım bana kendisini iteklediğimi söyleyince, ben kendisine "Allah Allah neden yalan söylüyorsunuz" şeklinde bir ifade kullandım, kendisine "işe yaramazsın" şeklinde bir ifadem olmadı, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, herhangi bir suçum yok ama gene de kendisinden özür de dilerim, beraatimi isterim, şayet mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim" şeklinde savunmada bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNDE DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ:
Katılan Ş. B. soruşturma evresinde 12/05/2016 tarihinde; "Elinde not kağıdı ile odama dalan adam'a bu şekilde yardımcı olamayacağımı söyleyince adam sesini yükselterek, "benim vergimle oturuyorsun burada, yazacaksın tabi" diye başlayıp, "ne işin var" gibi birçok şey söylemeye başlayınca odadan çıkın lütfen dedim, adam çıkmayacağını kendi hastasının doktoru M. Ö.'ın nerede olduğunu yoksa da benim her işi halletmemi emretti, kişi çıkmayınca ben kapıya yöneldim, tam kapıyı açıyordum ki beni itekleyip dışarı çıktı, beni itekleyemeyeceğini söylediğimde "iteklemedim, sen işe yaramazsın, yalancısın" gibi şeyler söyledi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan Ş. B. talimat yoluyla Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/11/2016 tarihli celsesinde; "Ben sanığı suç tarihi öncesinde tanımıyordum, suç tarihinde ve halen Sarayköy 1 Nolu Aile Sağlık Merkezinde doktor olarak görev yapıyordum, ayrıca suç tarihinde üç poliklinikle ilgilenmeye çalışıyordum, yoğun bir gündü, poliklinikte bulunduğum sırada ismini sonradan öğrendiğim sanık M. Ç. sırasını beklemeksizin birdenbire odaya girdi, elindeki notta Y. Ç. adı, TC numarası ve birkaç ilaç ismi yazıyordu, bu ilaçları reçeteye yazmamı istedi, ben hastayı görmeden ilaç yazmayacağımı bildirdim, bunun üzerine "sen benim vergilerimle burda oturuyorsun, yazacaksın tabi" diyerek bağırmaya başladı, bende bu kişinin olay çıkaracağını anladığımdan Y. Ç.'ın kendisi gelirse yardımcı olabileceğimi açıkladım. Sanık benzer davranışlarını sürdürünce polis çağırmak üzere odadan çıkmaya çalıştım, bu sırada sanık dirseğiyle beni iteleyerek odadan çıkmamı engelledi, gürültüyü duyan diğer hastalar ise odaya yönelmişti, beni niçin iteklediğini sorduğumda "ben seni iteklemedim, yalancısın" benzeri sözler söyledi, sonra kendisi odadan çıktı, polis geldiğinde bu şahsı poliklinikte bulamadılar, bu eylemler nedeniyle sanıktan şikayetçiyim, maddi bir zararım olmamıştır, zararım manevidir, kamu davasına katılmayı talep ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Deliller:
1-) Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
2-) Sanığa ait ekonomik ve sosyal durum araştırması,
3-) 28/04/2016 tarihli olay tutanağı,
5-) Tanık beyanı
a-1) Tanık F. K. soruşturma evresinde 12/05/2016 tarihinde; "Erkek şahıs Dr. Hanıma sesini yükselterek "benim vergimle oturuyorsun burada yazacaksın tabi, ne işin var" diye sesini yükseltince Dr. Hanım erkek şahsı odadan çıkın lütfen diye cevap verdi, şahıs kendi hastasının doktoru olan M. Ö.'ın nerede olduğunu söyledi eğer yoksa kendi işlemini halletmesi gerektiğini söyleyince Dr. Hanım kapıya yöneldi tam kapıyı açıyordu ki erkek şahıs Dr. Hanımı elle temasta bulunarak ileriye doğru ittirdi, Dr. Hanım şahsa beni itekleyemezsin dedi, şahısta "ben seni ittirmedim, yalancısın, işe yaramaz birisin" dedi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
a-2) Tanık F. K. Mahkememizin 28/03/2017 tarihli celsesinde; "Olay nedeniyle daha önce vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim, olay günü Sağlık Merkezinde görevli olan M.ve A. doktor o gün için izinlilerdi, Ş. doktor tek başına çalışıyordu, oldukça yoğun bir gündü, huzurdaki sanık M.. yanında bir bayan olduğu halde kapıyı tıklatmadan doğrudan içeriye girdi, elinde ufak bir kağıt vardı, zannediyorum üzerinde ilaç isimleri yazıyordu, bu ilaçları yazdırmak istediğini söyledi, Ş. hanım da hastanın kendisinin gelmesinin gerektiğini, ya da en azından hastanın kimliğinin olmasının gerektiğini söyledi, bunun üzerine sanık "ben özel sektörde çalışıyorum, siz benim vergilerimle burada oturuyorsunuz " dedi, Ş. hanım ayağa kalktı, odadan çıkmasını istedi, sanık dirseği ile Ş. hanımı itti, daha sonra kapıdan çıkarken parmağını uzatarak "sizin için çok kötü olacak" şeklinde sözler söyledi, benim olay hakkındaki bilgim görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık K. Ç. talimat yoluyla Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/11/2016 tarihli celsesinde; "Suç tarihinde kayınvalidem ameliyatlı olduğundan ve reçete yazdırmaya gidemediğinden sanık olan eşimle birlikte Sarayköy 1 Nolu Aile Sağlığı Merkezine gittik, bir süre sıra bekledik, daha sonra ilaç yazdırmak amacıyla doktor Ş. B.'in bulunduğu odaya girdik, esasen kayınvalidemin aile hekimi bulunmadığından bir diğer doktorun yanına girmiştik, bu doktorda Ş. B. idi. Eşim ve ben kayınvalidemin rahatsızlığını, ilaç yazdırmaya gelemediğini, kendi aile hekimini bulamadığımızı açıklamaya çalışırken doktor sert bir tavırla sizin burada işiniz yok dışarıya çıkın demeye başladı. Biz durumumuzu anlatmak için birkaç söz daha söyledik, ancak doktor hanım ısrarla dışarıya çıkmamızı istedi, bunun üzerine eşimle birlikte kapıya yöneldik, doktor hanım da kapıya doğru geliyordu, eşimin kendisine hiçbir fiziksel teması olmadığı halde "sen beni itekledin, bana çarptın" diye sözler söyledi. Bu sözleri söylediğinden kapıyı açmıştı, dışarıdakiler bunları duysun diye böyle davrandı zannediyorum. Ayrıca olay sırasında eşim kesinlikle doktora yönelik "benim vergimle burada oturuyorsun, ben seni iteklemedim, yalancısın, işe yaramazsın" gibi hakaret sözleri söylemedi, aksine eşim ilaçlar yazılmadığından şikayetçi olmak üzere polisi aramaya çalışıyordu, bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Mahkememizce yapılan yargılama, sanığın savunması, katılanın yakınması, tanıkların anlatımları, 28/04/2016 tarihli olay tutanağı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Olay tarihinde katılan Ş. B.'in Sarayköy 1 Nolu Aile Sağlığı merkezinde doktor olarak görev yaptığı, sanık M. Ç.'ın ise annesinin kullandığı ilaçları reçeteye yazdırmak için merkeze geldiği, sanığın annesinin aile hekiminin o gün için izinli olduğu, sanığın da bu nedenle o gün görevde olan katılan doktor Ş. B.'in reçeteyi yazması için katılanın odasına girdiği, katılanın, hastayı görmeden reçete yazmayacağı yönünde ifadesi üzerine gerginlik yaşandığı, gerginliğin devamında tartışma çıktığı, bu esnada sanığın eliyle katılanı iterek odadan çıktığı ve katılana yönelik "ben seni ittirmedim yalancısın işe yaramazsın" dediği katılanın ve tanık F.'nın olayın ardından sıcağı sıcağına hazırlık evresinde verdikleri beyanlardan ve sanığın tevilli ikrar içeren savunmasından anlaşılmakla,
a) her ne kadar sanık M. Ç. hakkında, katılan Ş. B.'i iteklemek suretiyle yaralama suçunu işlediğinden bahisle TCK 86/2 ve 86/3.c maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; yaralama fiilini tanımlayan ve düzenleyen Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin 1. fıkrasında "Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi"nin cezalandırılacağı, 2. fıkrasında ise "Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine," daha az cezaya hükmedileceği öngörülmüş olup, somut olayımızda sanığın işlediği kabul edilen katılanı eliyle iteklemek suretiyle odadan çıkmak şeklindeki fiilin katılanın vücuduna acı verdiği veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde de olsa bozulmasına yol açtığına dair dosyada mevcut herhangi bir somut delil bulunmadığından, bu suretle yaralama suçunun unsurlarını oluşturmadığı anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı yaralama suçundan CMK'nun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine,
b) Sanık M. Ç.'ın, katılan Ş. B.'e karşı işlediği sabit olan kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan TCK'nun eylemine uyan125/1,3-a maddesi gereğince cezalandırılmasına, sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak ve duruşmadaki saygılı tutum ve davranışları lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek TCK'nun 62. maddesi gereğince cezasının takdiren altıda bir oranında indirilmesine, sanığın adli sicil kaydında görülen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamdaki denetim süresinin dolması hususu dikkate alınarak ve mahkememizce gözlemlenen kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaate varılması, bu suç nedeni ile dosyaya yansıyan somut bir maddi zararının bulunmaması hususları dikkate alınarak CMK'nun 231/5-6. maddesi gereğince hakkındaki hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş ve sair yönleri açıklandığı üzere ayrı ayrı hükümler kurulmuştur.
İSTİNAF İSTEMİ:
Katılan vekilinin istinaf talebi ile Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin kararının usul ve yasalara uygun olmadığı gerekçesiyle bozulmasını talep etmiştir.
DAİREMİZCE YAPILAN DURUŞMA SIRASINDA İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALASINDA:
Katılanın Sarayköy 1 Nolu Aile Sağlığı merkezinde doktor olarak görev yaptığı, sanığın suç tarihi olan 28.04.2016 tarihinde, kapıyı çalmadan poliklinik kapısından içeri girdiği, katılandan annesinin ilaçlarını yazmasını istediği, katılanın kendi aile hekiminin yapması gerektiğini söylediği, sanığın, “ benim vergimle oturuyorsun burada, yazacaksın tabi" dediği, katılanın dışarı çıkmak istediği, sanığın dışarı çıkarken katılanı dirseği ile iteklediği, tanık F. K.'in sanığın, katılan doktorun eline temasta bulunarak ittirdiği yönündeki beyanının da katılanı doğruladığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla;
Sanık M. Ç.’ın atılı suçtan eylemine uyan TCK. 86/2-3/c, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur dedi.
DAİREMİZİN DOSYADAKİ DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dosya içerisinde bulunan sanık M. Ç.'ın savunması, katılan Ş. B.'in beyanı, tanıklar F. K., K. Ç.'ın anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihi olan 28/04/2016 tarihinde katılan Ş. B.'in Sarayköy 1 Nolu Aile Sağlığı Merkezinde doktor olarak görev yaptığı, sanık M. Ç.'ın doktor Ş. B.'in odasına kapısını çalmadan girdiği ve annesine ilaçlarını doktor Ş. B.'ten yazmasını istediği, bunun üzerine katılan Ş. B.'in sanığa bu ilaçları annesinin aile hekimi tarafından yazdırması gerektiğini söylediğinde sanığın katılan Ş. B.'e "burada benim vergimle oturuyorsun" diye söz söylediğini, ayrıca odadan dışarı çıkarken katılan Ş. B.'i iteklediğini, doktor Ş. B.'in bu durumu söylediğinde bu sefer sanığın "iteklemedim, sen yalancısın, işe yaramazsın" şeklinde söz söylediği ve bunun üzerine tutanak düzenlendiği ve sanık M. Ç. hakkında Sarayköy C. Başsavcılığınca kamu görevlisine karşı hakaret ve kamu görevlisine karşı kasten yaralama iddiasıyla kamu davası açıldığı, yargılamanın Sarayköy ASCM de yürütüldüğü ve yargılama sonunda sanık M. Ç. hakkında kamu görevlisine karşı kasten yaralama suçundan suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle CMK 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verildiği, sanık M. Ç.'ın üzerine atılı hakaret suçundan TCK 125/1-3-a, 62, 52/2 maddesi gereğince neticeden 6080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve sanığa verilen 6080 TL APC nin CMK 231/5 maddesi gereğince HAGB kararı verildiği, sanık hakkında kamu görevlisine karşı kasten yaralama suçu yönünden verilen beraat kararına karşı katılan vekilinin istinaf dilekçesi verilmesi üzerine, dosya dairemize gelmiştir. Dairemizce yapılan değerlendirmede, katılan Ş. B.'in beyanı, tanık F. K.'in "... Bunun üzerine sanık M. Ç. ben özel sektörde çalışıyorum, siz benim vergilerimle burada oturuyorsunuz diyerek dirseği ile Ş. hanımı itti..." şeklindeki beyanı dosya içerisinde bulunan 28/04/2016 tarihli olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile sanık M. Ç.'ın katılan Ş. B.'i dirseği ile itekleyerek üzerine atılı kamu görevlisine karşı basit kasten yaralama suçunu işlemiş olduğu hususunda dairemizde vicdani kanaat hasıl olmakla Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2017 tarih 2016/334 (E) ve 2017/178 (K) sayılı sanığın kamu görevlisine karşı basit kasten yaralama suçu yönünden kaldırılmasına, sanık M. Ç.'ın sübut bulan üzerine atılı kamu görevlisine karşı basit kasten yaralama suçu yönünden eylemine uyan TCK 86/2, 86/3-c, 62 ve 52/2 maddesi gereğince 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın sabıkasının olmaması kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulduğunda yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşması, mağdurun zararının da bulunmadığı hususunda dairemizde vicdani kanaat hasıl olmakla 5271 sayılı CMK nun 231. maddesinin 5. fıkrası gereğince sanık hakkında belirlenen 3000 TL adli para cezasının, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıdaki şekilde açıklandığı üzere;
1-Katılan vekilinin istinaf talebinin kabulü ile Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesi 28/03/2017 tarih 2016/334 (E) ve 2017/178 (K) sayılı kararın kasten yaralama suçu yönünden KALDIRILMASINA,
2-Sanık M. Ç.'ın sübut bulan üzerine atılı katılan Ş. B.'ye karşı basit kasten yaralama suçundan eylemine uyan TCK nun 86/2 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın kastının derecesi göz önüne alınarak takdiren ve tercihen 120 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık üzerine atılı eylemi kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlemiş olduğu anlaşılmakla sanığa verilen cezadan TCK 86/3-c maddesi gereğince yarı oranında arttırım yapılarak 180 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezadan, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 150 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen gün adli para cezasının 5237 Sayılı TCK’nin 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığının sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri dikkate alınarak takdiren 20,00 TL olarak belirlenmesine ve bu miktarın gün sayısı ile çarpımı sonucu sanığın 3.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen adli para cezasının sanığın ekonomik ve şahsi durumu gözönüne alınarak 1'er ay taksitler halinde 15 taksitte tahsiline,
Sanığın sabıkasının olmaması kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulduğunda yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşması, mağdurun zararının da bulunmadığı hususunda dairemizde vicdani kanaat hasıl olmakla 5271 sayılı CMK nun 231 maddesinin 5. fıkrası gereğince sanık hakkında belirlenen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
5271 sayılı CMK nun 231/8 maddesi gereğince sanığın takdiren 5 yıl süreyle denetim süresine tabii tutulmasına,
Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle mahkum olması veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde açıklanması geri bırakılan hükmün mahkemence açıklanacağının 5271 sayılı CMK nun 231/11 maddesi gereğince sanığa ihtarına (ihtar edilemedi)
Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre ilk derece mahkemesi için daha önceden 1980 TL vekalet ücreti verildiği anlaşılmakla, sanıktan dairemizde bir duruşma bedeli 990 TL alınarak katılan Sağlık Bakanlığı'na verilmesine,
Bu dosya ile ilgili olarak yapılan 7 davetiye gideri 87,50 TL ile 1 PTT gideri 49,25 TL olmak üzere toplam 136,75 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair; katılan Ş. B., Sağlık bakanlığı vekili Av. Z. K., sanık M. Ç. ve sanık müdafii Av. A. Y.'nın yokluğunda, C. Savcısı H. A. A.'ın huzuru ile birlikte mütalaaya uygun olarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 268 inci maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23.11.2017 (¤¤)