(5271 S. K. m. 253, 254) (5237 S. K. m. 7, 35)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan SSÇ müdafiisi Av. H.D.B.'nin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. Maddesi ile değişik CMK nun 253/1-c maddesi gereğince çocuklar yönünden istinaf incelemesine konu ve TCK nun 86/1 maddesinde tanımı yapılan yaralama suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında; TCK nun 7/2 maddesindeki " suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunu ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, filin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, anılan kanunun 35. Maddesi ile değişik CMK nun 254 maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş olup istinaf başvurusunda bulunan SSÇ müdafiisinin istinaf talebi bu nedenle uygun görülmekle başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 02.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)