(5237 S. K. m. 43, 44, 106) (5271 S. K. m. 286)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın tehdit suçundan mahkumiyetine ilişkin yapılan incelemede;
Sanığın elindeki bidon içerisindeki benzini kendisine ve katılan ……'ın üzerine dökerek yine olay yerinde bulunan tanık ….’de olduğu halde "sizi de yakarım kendimi de yakarım" şeklindeki sözleri nedeniyle silahlı tehdit suçunun birden fazla kişiye karşı işlenmesi karşısında, belirlenen temel ceza üzerinden TCK nun 43. maddesi gereğince artırım yapılmaması aleyhe istinaf olmadığından inceleme dışı bırakılarak,
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanığın istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
5271 sayılı Kanunun 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere,
2-Sanığın mala zarar verme suçuna ilişkin yapılan incelemede;
Sanığın 30/04/2017 tarihinde gerçekleştirdiği iddia edilen eylemde, katılana ait işyeri önünde benzin bidonunu bırakarak eyleminden kendi iradesiyle vazgeçmesi karşısında, TCK nun 36/1 maddesi kapsamında bu eylemin suç oluşturmadığı, 07/05/2017 tarihindeki eyleminin ise kül halinde silahla tehdit suçunu oluşturup, herhangi bir şekilde ortaya çıkan bir zarar bulunmaması dikkate alındığında eylemlerinin TCK nun 44 maddesi kapsamında silahla birden fazla kişiye karşı tehdit suçunu oluşturup olayda TCK nun 106/3 maddesinin uygulama olanağı bulunmadığından ayrıca mala zarar verme suçunun unsurları itibariyle oluşmaması nedeniyle mala zarar verme suçundan beraati yerine sanığın mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı ise de, bu aykırılığın giderilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden,
Hükmün 3. Numaralı şıkkının tümden hükümden çıkartılmasına, yerine aynı şık altında “Her ne kadar sanık hakkında mala zarar verme suçundan kamu davası açılmış ise de, TCK nun 106/3 maddesi dikkate alındığında mala zarar verme suçunun yasal unsurları oluşmadığından CMK nun 303 ve 223/2-a maddeleri gereğince BERAATİNE," şeklindeki paragrafın eklenerek,
CMK nun 280/1-a maddesi yollaması ile CMK nun 303 maddesi gereğince sanığın İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
5271 sayılı Kanunun 286/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay ilgili Ceza Dairesine hitaben dairemiz zabıt katibine beyanda bulunmak veya dairemize bizzat veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile veya bulunduğu Cezaevi müdürlüğüne dilekçe vermek suretiyle ya da Cezaevi idaresine yapılacak beyanın tutanağa geçirilerek dairemize gönderilmesi suretiyle TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 04/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)