(İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m. 11) (AİHS. m. 6) (Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Milletlerarası Antlaşma m. 14) (2709 S. K. m. 34) (5237 S. K. m. 106) (5271 S. K. m. 223) (YCGK. 17.11.2009 T. 2009/8-122 E. 2009/266 K.)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Finike Cumhuriyet Başsavcılığınca 02/06/2017 tarih, 2016/2252soruşturma no, 2017/396 esas sayılı iddianame ile; "...30/08/2016 günü meydana gelen olaya yönelik yürütülen soruşturma neticesinde,
Olay günü şüphelinin mağdurların bulunduğu, .... no 15 sayılı adrese gittiği, mağdurlara "dilek isimli bayanı tanıyor musunuz" diye sorduğu, tanımadıklarını söylemeleri üzerine şüphelinin mağdurlara hitaben "sizi silahımla vururum, akıllı olun, ayağınızı denk alın" diyerek evden çıktığı olay yerine geldiği araca yöneldiği araçtan adli emanetimizin 2016/130 sırasında kayıtlı Leopar silah sanayi .... seri nolu Av Tüfeğini alarak mağdurlara yönelerek göstermek suretiyle silahla tehdit ettiği, şüpheli her ne kadar savunmasında eve gitmiş olduğunu kabul etmiş ise de üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, mağdurların birbiri ile uyumlu beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, şüphelinin üzerine atılı zincirleme bir biçimde silahla tehdit suçunu işlediği...." iddiası ile TCK'nin 106/2.a, 43/2, 53, 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Fikine Asliye Ceza Mahkemesinin 22/03/2018 tarih 2017/554 esas 2018/394 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, bu karara karşı mağdur .... vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık .... ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Olay tarihinde .... isimli bayan beni telefon ile aradı. Evime buyur gel, gelirken de sigara alıp gel dedi. .... ile Finike sahilde tanışmıştık. Kendisi ile iki sene dost ilişkimiz vardı. Olay tarihinde de müzeyyen beni çağırdığı için .... isimli arkadaşıma beni Finike ye bırakmasını rica ettim. Aracı ile Finike'ye gittik. ....'in evine vardık. Kapıya tanımadığım bir şahıs çıktı. Senin ne işin var burada dedi. Ben de dedim ki ben buraya .... hanımın yanına geldi. Ben sizi tanımıyorum dedi. O anda da kapıyı açan şahıs ile bir ağız tartışmamız oldu. .... ve .... bu sırada dışarıda değildi. Kendilerinin sadece evin içinden sesini duydum. Dışarıya çıkmadılar. Bende eve girmedim. Kapının ağzında bulunan ismini bilmediğim şahıs ile ...., ....'a her hangi bir tehdit eyleminde bulunmadım. Sadece yanımızda .... vardı. Olaya kendisi şahittir. Benden 5 metre uzaktaydı. Ben kimseyi tehdit etmedim üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Söz konusu bulunan silah bana ait değildir. Araç sahibi ....'ın ruhsatlı imiş, ben araçta silah olduğunu bile bilmiyordum. Silahı kendisi yakalatmış, benim silahtan haberim yok. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, öncelikle beraatimi isterim, aksi takdirde lehime olan yasal hükümlerin uygulanmasını ve şartlar oluşur ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanmasını talep ediyorum, rızam vardır, kamuya yararlı bir işte çalışmak istemem, .... ile önce biz sahilde alkol almıştık. Kendisinden ayrıldıktan sonra müzeyyen beni aramıştı. Bende ....'i tekrar ....in yanına gitmek için çağırdım," şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
1- Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2- Mağdurlar ...., ....ve ....'ın iddia doğrultusundaki beyanları,
3- Tanık .... ve ....'nın ilk derece mahkemesindeki anlatımları,
4- 31/08/2016 tarihli Ekspertiz raporu,
5- Olay yerin inceleme raporu ve krokisi, 30/08/2016 tarihli Görgü Tespit Tutanağı,
6- Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
7- Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 22/03/2018 tarih 2017/554 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 22/03/2018 tarih 2017/554 esas 2018/394 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; "...Dosya içerisinde bulunan 30/08/2016 tarihli olay tutanağında mağdur ....'in evlerine tanımadığı 190 cm boylarında esmer tenli 30-35 yaşlarında iri yapılı siyah seyrek saçlı, bir şahsın tek başına gelerek kendisine .... isimli bayanı sorduğunu, kendisinin de bayanı tanımadığını söylediğini, bunun üzerine şahsın yol kenarında park halinde bulunan beyaz renkli ford connect marka araçtan siyah renkli tabanca aldığını, daha sonra kendisine ait .... plakalı aracın arka camına sert bir şekilde vurarak aracın arka camını kırdığını ve olay yerinden beyaz renkli plakasını alamadığı ford connect marka araçla kaçtığını beyan etmesine rağmen, sanığın kendilerine yönelik tehdit eyleminden bahsetmemiştir. Yine sanık " söz konusu bulunan silah bana ait değildir. Araç sahibi ....'ın ruhsatlı imiş, ben araçta silah olduğunu bile bilmiyordum. Silahı kendisi yakalatmış, benim silahtan haberim yok, " şeklinde savunma yapmıştır. Tanık .... " ben o gün ....'in yanındaydım. .... bir arkadaşına gideceğini söyledi. Arabayı da o kullanıyordu. Araba benimdi. Silah da benimdi. Ben arabadaydım. Evde aralarından nasıl bir diyalog geçti bilmiyorum. Aşağı indikten sonra da arabaya bindi, çıktık gittik. Herhangi bir silah sıkma eylemi olmadı. Araç camı kırılma sesi duydum," şeklinde beyanda bulunmuştur. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabullenmemiştir. Yine sanığın silah sıkıp sıkmadığı hususunda da dosya içerisinde çelişkili beyanlar mevcuttur. Keza tanık .... mağdurlarla beraber oturduğunu beyan etmesine karşın, kesinlikle silah sesi duymadığını belirtmiştir. Mağdur .... '' Öldürürüm deyip demediğini hatırlamıyorum, ben dışarıdayken silah görmedim'' şeklinde beyanda bulunmuş, diğer mağdurlar ....ve .... hakkında talimat yazılmış, adres araştırmaları yapılmış ancak tüm araştırmalara rağmen beyanları alınamamıştır. Sanığın mağdurlara karşı silahla tehdit eylemini gerçekleştirdiğine dair başkaca somut bir delil bulunmamaktadır. Dolayısıyla sanığın üzerlerine atılı suçu işleyip işlemediği konusunda tereddüt hasıl olmuştur. Dosya kapsamında ve yargılama aşamasında sanığın savunmalarının aksini ispat edecek somut herhangi bir delil de bulunamamıştır. Anılan nedenlerle ve tüm dosya kapsamı ile Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.11.2009 tarih ve 2009/8-122-2009/266 Karar sayılı ilamında belirtilen “Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden olan “şüpheden sanık yararlanır” kuralı uyarınca sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm kurmak anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkumiyet, büyük veya küçük olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu budur.” içtihadı da birlikte değerlendirildiğinde sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmamaktadır. Ve yine suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmayan kişinin cezalandırılmaması "masumluk karinesi " ilkesi gereğidir. Anayasamızın 34/4 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 11. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/2 ve Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin 14/2 maddelerinde bu karineye işaret edilmiştir. Masumiyet asıldır ve sanık için bir haktır, bu karine sanığın suçlu olduğu her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller ile ispat edilmedikçe yok edilemez. Sanığın beraati için masum olduğunun anlaşılması şart değildir. Suçlu olduğunun anlaşılmamış olması yeterlidir. Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere sanığın üzerlerine atılı suçu işlediğine dair somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiştir. Dosya kapsamı itibari ile hakkında yargılama yapılan sanık ....'nın atılı suçu işlediğinin Ceza Genel Kurul kararında zikredilen kesinlik derecesinde sübut bulmadığı anlaşılmakla, her türlü şüpheden uzak mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunamadığından ve sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığı...." gerekçesi ile CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Mağdur ....vekili yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DAİREMİZCE YAPILAN İNCELEME SONUCUNDA:
Sanığın üzerine atılı silahlı tehdit suçunu işleyip işlemediği hususunun yeniden değerlendirilmesi için duruşma açılmasına karar verilmiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında alınan 09/04/2019 tarihli celsedeki esas hakkında mütalaasında; "Sanık ....’nın, mağdurların annesi olan .... ile bir süre birlikte yaşadığı, suç tarihi olan 30.08.2016 tarihinde saat 02:00 sıralarında,....’i telefonla aradığı, eve geleceğini söylediği, bunun üzerine ....’in korktuğu ve arkadaşı olan ....0’un evine gittiği, çocuklarına da sanık ....’in geleceğini, zarar verebileceğini söyleyerek evden gitmeleri yönünde telkinde bulunduğu,
Sanığın saat 02.30 sıralarında, alkollü vaziyette tanık ....’a ait .... plaka sayılı araçla .... .... sitesi, No: 15 sayılı yerde bulunan adrese geldiği, aracı sanığın kullandığı, tanık alper’in araç içerisinde kaldığı, sanığın, kapıyı çaldığı, kapıyı açan mağdur ....’a, "....’e bakmıştım” diye sorduğu, mağdur ....’in, “sen ne arıyon lan, buradan s…iktir git” diyerek hakaret ettiği, bunun üzerine sanığın, mağdurları " sizi silahımla vururum, akıllı olun, ayağınızı denk alın" diyerek tehdit ettiği, evin önünden ayrılarak geldiği araca yöneldiği, araç içerisinden adli emanetin 2016/130 sırasında kayıtlı Leopar silah sanayi .... seri nolu Av Tüfeğini aldığı, tüfeği, mağdurlara doğru göstererek ve bir el ateş ederek silahlı tehditte bulunduğu, sonrasında araca binerek olay yerinden uzaklaştığı,
30/08/2016 tarihli olay tutanağına göre, mağdurların sanığın silahla ateş ettiği ve olay yerinden kaçtığı yönündeki ihbarı üzerine, görevli polislerin sanığın kullandığı aracı takibe başladıkları, aracı durdurdukları, ancak, sanığın durmasına rağmen, tekrar aracı hareket ettirerek kaçmaya başladığı, polis takibinden kurtulduğunun bildirildiği,
Sanığın suçta kullandığı av tüfeğinin, .... plaka sayılı araçta yapılan arama sırasında ele geçirildiği,
Aralarında önceye dayalı husumet bulunmayan mağdurların anlatımlarının oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu ve olay tutanağı ile de doğrulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla;
Sanık ....’nın, atılı suçtan eylemine uyan TCK. 106/2-a, 43/2 maddesi delaletiyle TCK. 43/1, 53/1, 54/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına,
Suçta kullanılan ve adli emanetin 2016/130 sırasında kayıtlı bulunan tüfeğin TCK madde 54 uyarınca müsaderesine" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Tüm yukarıda belirtilen deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre;
Sanık ....’nın, mağdurların annesi olan .... ile bir süre birlikte yaşadığı, suç tarihi olan 30.08.2016 tarihinde saat 02:00 sıralarında,....’i telefonla aradığı, eve geleceğini söylediği, bunun üzerine ....’in korktuğu ve arkadaşı olan ....0’un evine gittiği, çocuklarına da sanık ....’in geleceğini, zarar verebileceğini söyleyerek evden gitmeleri yönünde telkinde bulunduğu, sanığın saat 02.30 sıralarında, alkollü vaziyette tanık ....’a ait .... plaka sayılı araçla .... .... sitesi, No: 15 sayılı yerde bulunan adrese geldiği, aracı sanığın kullandığı, tanık ....’in araç içerisinde kaldığı, sanığın, kapıyı çaldığı, kapıyı açan mağdur ....’a, "....’e bakmıştım, .... isimli bayanı tanıyor musunuz? " diye sorduğu, mağdur ....’in, “sen ne arıyon lan, buradan s…iktir git” diyerek hakaret ettiği, bunun üzerine sanığın, mağdurları " sizi silahımla vururum, akıllı olun, ayağınızı denk alın" diyerek tehdit ettiği, evin önünden ayrılarak geldiği araca yöneldiği, araç içerisinden adli emanetin 2016/130 sırasında kayıtlı Leopar silah sanayi .... seri nolu Av Tüfeğini aldığı, tüfeği, mağdurlara doğru göstererek ve bir el ateş ederek silahlı tehditte bulunduğu, sonrasında araca binerek olay yerinden uzaklaştığı şeklinde gelişen olayda,
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda soruşturma aşamasında beyanlarına başvurulan tanık ....'nın ve mağdur ....'ın soruşturma aşamasındaki beyanları ile yargılama aşamasındaki beyanları arasında çelişkiler olup, mağdurlar ....ve ....'ın yargılama aşamasında ifadelerinin alınamamış olması, sanığın üzerine atılı suçu kabul etmemesi ve olayda ele geçirilen tüfeğin kendisine ait olmadığını beyan etmesi nedenleriyle sanığın üzerine atılı silahlı tehdit suçunu işlediği hususunda tereddüt hasıl olduğundan ve sanığın savunmasının aksine de delil bulunmadığından bahisle sanığın CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği,
Dairemizce yapılan yargılama neticesinde, mağdurların soruşturma aşamasında alınan beyanları, bu olay nedeniyle emniyet görevlilerince yapılan tahkikat ve tahkikat sırasında tanzim edilmiş 30/08/2016 tarihli görgü tespit tutanağı, .... plaka sayılı araç üzerinde yapılan arka camının kırılması olayına ilişkin görgü tespit tutanağı, .... plakalı araçta ....'a ait yapılan arama ve bu araçta ele geçirilen otomatik av tüfeği, sanığın olay tarihinde yanında bulunduğu anlaşılan .... beyanları, soruşturma aşamasında sanık ile daha önceden aralarında husumet bulunmayan mağdurların "sanığın tüfeği bize doğru doğrulttu" yönündeki samimi anlatımları, yargılama aşamasında mağdurlar .... ve ....'un şikayetlerinden vazgeçmeleri ve sanığı suçtan kurtarmaya yönelik kovuşturma aşamasında alınan kısmi çelişki içeren beyanları, mağdur .... anlatımları birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı silahlı tehdit suçunu işlediği hususunun sabit olduğu kabulü yapılarak ilk derece mahkemesinin beraate ilişkin hükmünün kaldırılarak aşağıda yazılı olduğu şekilde cezalandırılması yönünde karar verilmesi gerektiği vicdani kanaatine ulaşılmış olmakla;
HÜKÜM: Gerekçesi yukarı açıklandığı üzere:
1- Sanık ....'nın istinaf isteminin kabulü ile; Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 30/08/2016 tarih, 2017/554 esas ve 2018/394 karar sayılı dosyasında, sanık ....'nın mağdurlara yönelik tehdit suçundan beraatine ilişkin hükmün CMK'nın 280/2. maddesi 2. cümlesi uyarınca kaldırılmasına,
2- Sanık ....'nın üzerine atılı silahla tehdit suçunu işlediği sabit olduğundan, 5237 sy.TCK 61 maddesi uyarınca ,suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu gözönüne alınarak eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nun 106 (2)-a maddesi uyarınca takdiren 2 YIL hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın bu suçu birden fazla kişiye karşı işlediği anlaşıldığından TCK'nın 43/1. Maddesi gereğince verilen cezadan 1/4 oranında arttırılarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezadan, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, nedeniyle TCK'nın 62(1) maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen ceza süresi dikkate alınarak TCK'nın 50, 51. ile CMK'nın 231/5. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında kasten işlediği suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK.nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının uygulanmasına,
Suçta kullanılan ve adli emanetin 2016/130 sırasında kayıtlı bulunan tüfeğin TCK madde 54 uyarınca müsaderesine,
İlk derece mahkemesince yapılan 80,90 TL. ile Dairemizce yapılan 4 adet davetiye 56,00 TL. İle 11,75 TL. posta gideri olmak üzere toplam 148,65 TL. yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dair; sanığın yokluğunda, C. Savcısı ....'ın (....) huzuru ile birlikte mütalaaya uygun olmak üzere; CMK'nın 286/1. maddesi gereğince temyizi kabil olması nedeniyle kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut Cezaevi İdaresine bir dilekçe verilmesi veyahut Cezaevi İdaresine bu hususta beyanda bulunarak düzenlenecek tutanağın Dairemize gönderilmesi veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere temyiz yolu açık oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09.04.2019 (¤¤)