(5237 S. K. m. 86, 87)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın müştekiye karşı kemik kırığı oluşacak şekilde yaralama eylemine ilişkin TCK'nın 87/3 maddesinde 06/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı yasa ile yapılan değişiklik sonucu kemik kırığının yalnızca arttırım maddesi olarak düzenlenmesi nedeniyle TCK 86/1 maddesi gereğince belirlenecek cezada kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezada arttırım yapılmasının gerekmesi, yasada yapılan bu değişiklik öncesi suç tarihi itibariyle de yürürlükte bulunan haliyle temel ceza olarak 1 yıldan 6 yıla kadar ceza verilmesi şeklinde düzenleme olduğu gözönünde bulundurulduğu verilen cezanın miktar itibariyle sanık lehine olduğu anlaşılmakla;
İlk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
5271 sayılı Kanunun 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)