(5237 S. K. m. 43, 53, 54, 106, 125) (5271 S. K. m. 223)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan yargılama sonunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İDDİA:
Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca 13/07/2017 tarih, 2017/2215 esas sayılı iddianame ile; "Olay tarihinde şüphelinin araba ile seyir halinde iken aralarında husumet bulunan eş ve oğlu olan müştekilerin arabasının yanına yaklaşarak açık camdan elinde bulunan adli emanetin 2017/753 sırasına kayıtlı tornavida ile müştekilere "Sizin soyunuzu, sopunuzu, sülalenizi sinkaf edeceğim, sizi vuracağım, öldüreceğim" şeklinde silahla tehdit ve hakaret ettiği, müştekilerin şüpheliden şikayetçi oldukları,
Şüphelinin alınan savunmasında; üzerine atılı suçu inkar ettiği ancak savunmanın müştekilerin beyanı, emanet eşya makbuzu ve tüm dosya kapsamı ile çeliştiğinden savunmasına itibar edilmediği, savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, bu nedenle şüphelinin üzerine atılı suçu işlediği.." iddiası ile Türk Ceza Kanunu 125/1, 43/2, 106/2.a, 43/2, 53, 54 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Manavgat 3. Asliye ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2018 tarih 2017/547 Esas 2018/763 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın üzerine atılı hakaret ve silahla tehdit suçlarından CMK 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiş, bu karara karşı katılan kurum vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olduğundan dosya Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık .... ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Müşteki .... eski eşim olur. .... ise oğlum olur. Olay günü ben .... plaka sayılı aracım ile .... caddesi üzerinde seyir halinde iken oğlum ....'in kullandığı .... plaka sayılı araç ile yanında ....'da bulunduğu esnada benim önüme kesti ve bana sustalı bıçak gösterdi. Ben yanlarından uzaklaştım. Daha sonrasında Sanayide bulunun ....bankın önünde yine araç ile önümü kesti. Yine bana bıçak gösterdi. Bende kendimi korumak amacı ile daha sonrasında polislere teslim etmiş olduğum tornavida ile karşılık verdim. Kesinlikle tehdit etme amacım yoktu. Kendimi korumaya çalıştım. Kendilerine hakaret etmedim. Müştekiler ile aramızda husumet vardır. Husumetin nedeni benden ortanca oğlumun cezaevinde olması nedeniyle 30 bin TL istemeleri ve benimde vermeyi kabul etmememdir. Olay bundan ibarettir ayrıca benim .... isimli tanığım vardır. Kendisi olayı görmüştür ve kamera ile çekmiştir. .... ....plaka sayılı şehir içi minibüs şoförüdür" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
1-Yukarıda açıklanan sanık savunmaları,
2-Katılanlar ...., ....'ın iddia doğrultusundaki beyanları,
3-Tanık ....'in ilk derece mahkemesindeki anlatımları,
4-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
5-Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/547 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından ibarettir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2018 tarih 2017/547 Esas 2018/763 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda;"...Olay günü sanığın elinde bulunan tornavida ile katılanlara hitaben " sizin soyunuzu sopunuzu sülalenizi sinkaf edeceğim, sizi vuracağım, öldüreceğim" şeklinde sözler söylediği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle mahkememize açılan kamu davasında yukarıda saydığımız deliller ışığında tüm dosya mündericatının birlikte değerlendirilmesinde sanık ile katılanlar arasında husumet bulunması, olayın oluşunun sanık ve katılanlar tarafından farklı anlatılması, kolluğa yazılan müzekkere cevabına göre olaya dair görgü tanığının bulunmaması, katılanların açık şekilde sanığın elinde bıçak olduğunu iddia etmelerine karşın sanığın elindeki tornavidayı kendi koruma amaçlı bulundurduğu yönündeki aksi ispatlanamayan savunması birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçları işlediğinin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delillerle ispat edilememesi....." gerekçesiyle CMK 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Katılan kurum vekili yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle istinafta bulunarak yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNDE:
Cumhuriyet savcısı Dairemizde yapılan yargılama sırasında alınan 12/03/2019 tarihli celsedeki esas hakkında mütalaasında; "Sanık ile katılan ....’in, boşanmış oldukları, katılan …..’in sanığın oğlu olduğu,
Katılanların birlikte aynı evde yaşadıkları, suç tarihi öncesinde diğer müşterek çocuklarının cezaevine girmesi sebebiyle katılanların sanıktan para talebinde bulundukları, sanığın, para vermeyi reddettiği, bunun üzerine katılan ....’in, sanığın aracının camını kırdığı, sanığın şikayetçi olması sebebiyle aralarında husumet oluştuğu,
Her ne kadar sanık hakkında, suç tarihinde, elinde bulunan tornavida ile katılanlara hitaben " sizin soyunuzu sopunuzu sülalenizi sinkaf edeceğim, sizi vuracağım, öldüreceğim" diyerek hakaret ve tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; sanık ile katılanlar arasında geçmişe dayalı husumet olması, olayın oluşunun katılanlar tarafından çelişkili anlatılması, kolluğa yazılan müzekkere cevabına göre olaya dair görgü tanığının bulunmaması, kamera kayıtlarının olmaması, katılanların açık şekilde sanığın elinde bıçak ile tehdit sözlerini kullandığını belirtmiş olmalarına rağmen, sanığın, katılan ....’in, bıçaklı saldırısından korunmak amacıyla elindeki tornavidayı kendini koruma amaçlı bulundurduğunu, tehdit sözünü kullanmadığını savunması karşısında, sanığın, tehdit sözlerini kullandığına ve tehdit kastıyla tornavidayı katılanlara gösterdiğine dair cezalandırılmasını gerektirecek nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil elde edilemediği, sanığın atılı suçtan beraatine ilişkin ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından buna yönelik istinaf talebinin CMK. 280/2 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Tüm yukarıda belirtilen deliller, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre; Sanık ile katılan ....'nin 20/09/2001 tarihinde boşandıkları, katılan ....'ın ise müşterek çocukları olduğu, olay tarihi öncesinde sanık .... ve katılan ....'ın diğer müşterek çocuklarının cezaevinde olması ve katılanların bu nedenle sanıktan avukat parası istemeleri, sanığın da para vermeyi red etmesi üzerine aralarında husumet bulunduğu, olay günü de sanık ....'ın oğlu olan katılan ....'in, yanında katılan .... da olduğu halde araba ile önünü keserek bıçakla saldırması üzerine kendisini korumak amacıyla tornavida ile karşılık verdiği yolundaki savunmasının aksine delil elde edilememesi, sanığın olay sonrası elinde bulunan tornavidayı emniyet güçlerine teslim edip, yine olayı gören kamera kayıtlarının temini için kolluğa başvuru yaparak bu yönde araştırma yapması, katılan ....'ın sanığın kendisini tehdit etmesi nedeniyle araçla takip ettiği yolundaki beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eylemini katılan ....'in bıçaklı saldırısı üzerine, kendisini korumak amacıyla yasal savunma koşulları altında gerçekleştirdiği sonucuna varılmakla, Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2018 tarih 2017/547 Esas 2018/763 Karar sayılı hüküm fıkrasındaki sanığın hakaret ve tehdit suçlarından ayrı ayrı CMK 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine ilişkin 1 numaralı hükmündeki "silahlı tehdit" ve" ayrı ayrı" ibarelerinin hükümden çıkartılarak 2 numaralı hüküm fıkrası olarak teselsül edecek şekilde "Sanık ....'ın üzerine atılı silahlı tehdit suçunu yasal savunma koşulları altında gerçekleştirmesi nedeniyle sanığın TCK 25/1 ve CMK 223/2-d maddesi uyarınca beraatine," cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilen hükme yapılan istinaf başvurusunun CMK 280/2 maddesi 1. Cümlesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarı açıklandığı üzere:
1-Katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2018 tarih 2017/547 Esas 2018/763 Karar sayılı dosyasında sanık ....'ın silahlı tehdit suçundan CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine yönelik istinaf istemlerinin incelenmesinde;
Sanık .... ile katılan ....'nin 20/09/2001 tarihinde boşandıkları, katılan ....'ın ise müşterek çocukları olduğu, olay tarihi öncesinde sanık .... ve katılan ....'ın diğer müşterek çocuklarının cezaevinde olması ve katılanların bu nedenle sanıktan avukat parası istemeleri, sanığın da para vermeyi red etmesi üzerine aralarında husumet bulunduğu, olay günü de sanık ....'ın oğlu olan katılan ....'in, yanında katılan .... da olduğu halde araba ile önünü keserek bıçakla saldırması üzerine kendisini korumak amacıyla tornavida ile karşılık verdiği yolundaki savunmasının aksine delil elde edilememesi, sanığın olay sonrası elinde bulunan tornavidayı emniyet güçlerine teslim edip, yine olayı gören kamera kayıtlarının temini için kolluğa başvuru yaparak bu yönde araştırma yapması, katılan ....'ın sanığın kendisini tehdit etmesi nedeniyle araçla takip ettiği yolundaki beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eylemini katılan ....'in bıçaklı saldırısı üzerine, kendisini korumak amacıyla yasal savunma koşulları altında gerçekleştirdiği sonucuna varılmakla, Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2018 tarih 2017/547 Esas 2018/763 Karar sayılı hüküm fıkrasındaki sanığın hakaret ve tehdit suçlarından ayrı ayrı CMK 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine ilişkin 1 numaralı hükmündeki "silahlı tehdit" ve" ayrı ayrı" ibarelerinin hükümden çıkartılarak 2 numaralı hüküm fıkrası olarak teselsül edecek şekilde "Sanık ....'ın üzerine atılı silahlı tehdit suçunu yasal savunma koşulları altında gerçekleştirmesi nedeniyle sanığın TCK 25/1 ve CMK 223/2-d maddesi uyarınca BERAATİNE, " cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilen hükme yapılan istinaf başvurusunun CMK 280/2 maddesi 1. Cümlesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair; sanık ve katılanlar ile katılan kurum vekilinin yokluklarında C.savcısı ....'ın (.....) huzuru ile talebe uygun olarak CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca oybirliği ile KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2019 (¤¤)