(5237 S. K. m. 35, 53, 58, 149) (5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Kabule göre uzlaşmaya tabi olmayan kasten yaralama suçu ile birlikte işlenen tehdit ve hakaret suçlarından uzlaştırma nedeniyle düşme, kasten yaralama eyleminden mahkumiyet yönünden hüküm kurulmuş ise de; tüm dosya kapsamı, özellikle sanık ve mağdurun olayın hemen sonrasında alınan hazırlık beyanlarına göre sanığın suç tarihinde annesi mağdurdan para istediği, mağdurun parasının olmadığını söylemesi üzerine bu defa sanığın mağdura "bana para verecen" diyerek vantilatörün ayağı ile mağdurun göğüs kısmına vurduğu, ayrıca "seni kıtır kıtır keserim" diyerek sinkaflı küfürler ettiğinin anlaşıldığı, iddianame içeriğine göre de olayın para meselesinden kaynaklandığı belirtildiği,sanığın mağdura yönelik yaralama ve tehdit eylemlerinin bir bütün halinde TCK 149/1-d, 35, 53, 58 maddelerindeki yağmaya teşebbüs suçunu oluşturabileceği, delilleri takdir ve yargılama yapma görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu halde,;
Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli görmesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden; CMK'nın 289/1-d, 280/1-d maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, KESİN olmak üzere 07/01/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)