T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2020
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 18/04/2023
YAZIM TARİHİ : 18/04/2023
Davacılar vekili; davalı ...'in yönetimindeki ... Belediyesi'ne ait ... plaka sayılı otobüsü ile .... Caddesi istikametinden .... istikametine doğru seyir halindeyken kırmızı ışıkta geçerek ... plakalı araçla çarpışmaları sonucunda müteveffa ...'in hayatını kaybettiğini, kazada belediye otobüsünün asli ve tam kusurlu olduğundan bahisle tüm davacılar için toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın sigorta dışındaki davalıdan, şimdilik 400,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının (... Sigorta Şirketinden sigorta limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) ise davalılardan kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı Belediye vekili; müvekkili kuruma husumet düşmeyeceğini, kazaya karışan otobüs sürücüsü ...'in belediye işçisi olmadığını, ... Belediyesi ile Ulaşım A.Ş arasında 01/01/2014 tarihli ve beş yıl süreli hizmet sözleşmesi imzalandığını, akdin 15. maddesi gereğince sorumluluğun ..... A.Ş'de olduğunu, husumetten red kararı verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekili; ödeme yaptıklarını, bunun zararı karşıladığını, müvekkillerinin temerrüte düşürülmediği için faizin dava tarihinden başlatılması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; sigorta şirketi hakkındaki davanın feragattan reddine, ... Belediyesine yönelik davanın ise, pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Bu kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 05/12/2017 gün ve ... esas, ... karar sayılı ilamıyla "...kazaya karışan ... plakalı otobüs ... Belediyesi'ne aittir. Üzerinde ... Belediyesi'nin adı yazılıdır. Otobüsün ... Belediyesi tarafından .... Aş.'ye kiralanmış olması belediyenin sorumluluğunu ve işletenlik sıfatını ortadan kaldırmaz. Çünkü otobüs üzerinde büyükşehir belediyesinin gözetim ve denetimi aynen ve olduğu gibi devam etmektedir. Kaldı ki ... Belediyesi .... Aş.'nin tüm sermayesi de ... Belediyesine aittir. Aralarında organik bir birlik vardır. Nitekim Yargıtay da bu hallerde ... belediyesinin sorumluluğunun devam edeceğini kabul etmektedir. (örneğin, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 22/02/2010 gün ve 2010/956-1743 E.K.; 01/01/2004 gün ve 2003/13238 Esas, 2004/2440 Karar; Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 18/06/2009 gün ve 2009/3126-7497 E.K.). Bu açıklamalar uyarınca, mahkemece aksi düşünce ile yazılı gerekçelerle davalı belediye hakkında pasif husumet yokluğundan usulden red kararı verilmiş olması hatalı olmuştur..." şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca kaldırılmıştır.
Dairemiz kaldırma kararı sonrasında mahkemece yeni bilirkişi raporları dosyaya kazandırılmış nihayetinde; davalı sigorta şirketi yönünden önceki karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... Belediyesi aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 274.743,07 TL maddi, 20.000,00 TL manevi; davacı ... için 90.583,42 TL maddi, 15.000,00 TL manevi; davacı ... için 39.804,64 TL maddi, 20.000,00 TL manevi ve davalı ... için 56.533,56 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatların 01/08/2014 kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacılara verilmesine hükmolunmuştur.
Müddetinde verdikleri istinaf dilekçelerinde özetle,
Davacılar vekili;
1-Müvekkillerinin, sigorta limiti olan 268.000,00 TL'nin, 103.633,00 TL'sini davadan önce, kalan 164.367,00 TL'sini ise yargılama sırasında aldıklarından müvekkilleri tarafından feragat edilen bir kısım bulunmadığını, mahkemece dava öncesinde aldıkları ödemenin gözden kaçırıldığını, bu nedenle de maddi tazminat davasının kısmen kabul edildiğini, müvekkillerinin sigorta şirketinden limitin tamamını tahsil ettiklerini, sigorta şirketi yönünden 103.633,00 TL'lik kısımdan feragat etme durumunun söz konusu olmadığını, mahkemenin bu hususu tamamen yanlış değerlendirerek istemlerini kısmen kabul ettiğini,
2-Davacıların ölene yakınlıkları ve ölüm olayı neticesinde yaşadıkları elem ve üzüntü nazara alındığında talep edilen manevi tazminatın makul olduğunu, kabul edilen tutarların olay karşısında çok düşük kaldığını, davacı ...'un talebi yönünden ise herhangi bir değerlendirme yapılmadığını,
Davalı ... Belediyesi vekili ile feri müdahil ... .... A.Ş. vekili farklı fakat benzer mahiyetteki istinaf dilekçelerinde;
1-Husumet, hak düşürücürü süre ve zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını,
2-Bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini ve desteğin gelirinin yüksek belirlendiğini,
3-Ceza yargılamasının halen derdest olduğunu, gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmediğini,
4-Davacı tarafça ek beyan dilekçesiyle davacı ...'un değerlendirilmeyen manevi tazminat talebini de istinaf etmesini kabul etmediklerini,
5-Hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu,
ileri sürerek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353 ve 355'inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
1-Öncelikle fer'i müdahil ... A.Ş istinaf dilekçesinde, zamanaşımı itirazıyla, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kaza tarihinde çalışmayan desteğin aylık gelirinin devlet kadrosunda öğretmenlik yaptığı kabul edilerek gelir hesabı yapıldığını, desteğin, anne ve babasına fiili destek verdiğinin ispatlanamadığını, hüküm altına alınan manevi tazminatların yüksek olduğunu, hesap raporlarındaki çelişkilerin giderilmediğini, sigorta şirketinin yaptığı ödemelerin yeterli olduğunu ileri sürmektedir. Bilindiği üzere HMK'nın 66. ve devamı maddeleri uyarınca feri müdahil davada taraf yardımcısıdır. Bir başına usulü muameleleri yürütme ve kendi sıfatına yönelik haller dışında (müdahale talebinin reddi, hükmün kendisine izafeten kurulması gibi...) müstakilen hükmü istinaf etme yetkisi bulunmamaktadır. Bu sebepten başvurusunun bu cihetten usulden reddi gerekir.
2-Davacının istinaf itirazlarının incelenmesine göre;
a-Dava dilekçesiyle davacı ... için de manevi tazminat talep edilmiş, mahkemece bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. Davacı istinafında haklıdır, kabulü gerekir.
b-Kabule göre de; davalı sigorta şirketi tarafından davacılara davadan önce 21/10/2014 tarihli ibraname gereğince 24/10/2014 tarihinde 103.633TL, davadan sonra 20/02/2017 tarihinde de 164.367TL ödeme yapılmış, davacı vekili tarafından sigorta şirketi tarafından limitin tamamının ödenmesi nedeniyle onun hakkındaki davadan feragat edilmiştir. Hükme esas alınan raporda da dava öncesi ödeme yasal faiziyle güncellenerek zarardan mahsup edilmiştir. Mahkemece buna rağmen ödeme unutularak, davacının sigorta şirketinden yalnızca 164.367TL almasına rağmen onun hakkındaki davadan feragat ettiği, bu durumda bakiye 103.633TL limit kadar diğer davalı yönünden de feragatin geçerli olacağı kabul edilmiş ve bu miktar garame hesabı yapılarak tazminatlardan resen mahsup edilmiş olup, yapılan uygulama hatalıdır. Davacıların bu husustaki itirazı haklıdır, kabulü gerekir.
c-Olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, desteğin yaşı, haksız fiilin ölümle sonuçlanması, davalının kusurunun yoğunluğu dikkate alındığında davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarları dosya kapsamına göre azdır. Davacılarca talep edilen tazminatlar makul olup tümden kabulü gerekirken, davacıların manevi zararlarını karşılamayacak bir tazminata hükmedilmesi dosya kapsamına aykırı düşmüştür.
3-a-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu taktirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle kaza tarihine bakıldığında, öngörülen 15 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına, soruşturma dosyası içeriğinden davalı sürücünün kırmızı ışıkta geçmekle tam kusurlu olduğunun açıkça anlaşılmasına, anne ve babası yüksek tahsil görmüş olan ve ailenin tek çocuğu olan davacı ...'in 25 yaşına kadar anne ve babasından destek alacağının kabul esilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, talepte bulunulduğu halde mahkemece olumlu olumsuz hiç karar verilmemesi hali kamu düzeninden olup, ek istinaf dilekçesiyle ifade edilmesine bir engel bulunmamasına göre davalı ... Belediyesinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
b-Davalının desteğin geliri yönünden yaptığı itirazın incelenmesine gelince;
Destek ... , Anadolu Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliğini 28 yaşında bitirmiş, kaza tarihinde 34 yaşında olmasına rağmen, o zamana kadar devlet kurumlarında veya özel sektörde bir çalışması olmamış, ..... İl Milli Eğitim Müdürlüğünün cevabi yazısında yeni başlayan okul öncesi öğretmeninin maaşı 2.150TL olarak bildirilmiş, bu da o dönemki asgari ücretin 2,4129 katı olmakla, bilirkişi tarafından bu miktar hesaplamaya esas alınmıştır. Oysa bu kabul somut olayın özellikleri ve ülke gerçekleri ile uyuşmamaktadır. Öncelikle desteğin kaza tarihinde çalışmadığı sabit olduğundan, bu tarihten itibaren 2 yıl sonrasında iş bularak mesleğini icra edeceği kabul edilerek, kazadan sonraki ilk iki yıl, hesaplamada asgari ücret kullanılmalıydı. Ayrıca desteğin geliri kamuda çalışan bir öğretmene göre belirlenmiştir. Oysa okul öncesi öğretmenlerinin çoğunun özel sektörde istihdam edildikleri ve özel sektör ücretlerinin kamu ücretlerinin çok aşağısında kaldığı da herkesin malumudur. Üstelik kamu hizmetine girmede yaş sınırı da vardır. Destek öldüğü tarihte 34 yaşındadır. O halde mahkemece özel sektör ücretlerinin de araştırılarak, kamu sektörü ile özel sektör maaşının ortalaması alınarak desteğin muhtemel gelirinin belirlenmesi ve kazadan 2 yıl sonrasından itibaren aktif devre sonuna kadar bu ücretin hesaplama baz alınması gerekirdi. Bu hususa yönelen davalı istinafı yerindedir, kabulü gerekir.
4-HMK 353/1-a,6 maddesine göre, mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması durumunda, bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir. (Değişik 28.07.2020T.7251 Sy. Kanun-35.madde)
5-Tarafların istinaf başvurularının kabulüne, yukarıda izah edildiği şekilde gereği yapılarak sonuca göre gerekli kararın verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Feri müdahil ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun usulden reddine,
2-Davacılar vekili ile davalı ... Belediyesi vekilinin istinaf başvurularının esastan kabulüne; HMK'nın 353/1-a,6 madde ve bendi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
3-Peşin ödedikleri istinaf ilam harçlarının istemleri halinde taraflara iadesine; harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
18/04/2023 gününde, oy birliğiyle ve HMK'nın 353/1-a madde ve bendi uyarınca kesin olarak karar verildi.
...