T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/09/2020
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle)
KARAR TARİHİ: 10/04/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 10/04/2023
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın davalılardan Güvence Hesabı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili; 17/06/2016 günü saat 19.00 sıralarında, davacının yolcu konumunda bulunduğunu, dava dışı ...nın sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı motosiklet ile davalı ....in sevk ve idaresindeki sigortasız .. plaka sayılı aracın çarpıştığını, kazada davacının özürlü kalacak şekilde yaralandığını beyanla davalı .... yönünden 30.04.2017 temerrüt tarihinden ve diğer davalı yönünden ise 17.06.2016 kaza itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ve artırılmış haliyle 93.985,00 TL kalıcı iş göremezlik , 10.833,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 4.412,00 TL tedavi ile bağlantılı ulaşım masrafının davalılardan müteselsilen, 20.000,00 (yirmibin) TL manevi tazminatın ise davalı ... den alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... vekili; dava tarihine göre vekil edeni kuruma usulünce başvuru yapılması gerektiğini, usulsüz müracaat sebebiyle davanın esasına girilmeden usulden reddi gerektiğini, kazaya karışan aracın kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacının maddi zararı ancak aktüeryal inceleme sonucu tespit edilebileceğini, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile dolaylı zararların teminat kapsamı dışında olduğunu, tedavi amaçlı ulaşım giderlerinin dolaylı zararlardan olduğunu ve talebin reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin işletilmesi gerektiğini beyanla davanın usul ve esasa ilişkin olarak sunulan gerekçeler dikkate alınarak reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; temin ettiği kusur raporunda dava dışı motor sürücüsünün asli %75, davalı otomobil sürücüsünün ise tali %25 nispetlerinde kusurlu oldukları, İstanbul ATK raporuna göre, Özürlülük Ölçütü Değerlendirilmesi Ve Özürlülere Verilecek Raporlar Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının %23 daimi ve 9 ay geçici iş göremezliği bulunduğunu, buna göre aktüerya bilirkişisinden temin edilen rapora değer verilmesi gerektiğini, davalılar cevap müddeti içinde hatır taşıması defiinde bulunmadıklarından bunun nazara alınmaması icap ettiği, yine davacıdaki yaralanma baş bölgesi dışında olduğundan kask takmamanın zararın doğmasına/artmasına bir etkisi olmadığından müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı gerekçesi ile ıslah doğrultusunda maddi tazminat davasının kabulü ile 93.985,00 TL kalıcı, 10.833,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.412,00 TL tedavi ile bağlantılı gider olmak üzere toplam 109.230,00 TL'nin faiziyle davalılardan tahsiline, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza gününden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı .....den tahsili ile davacıya verilmesine hükmolunmuştur.
İstinaf eden davalı ...... vekili; dava açılmadan önce gerekli belgelerle vekil edenin kuruma başvuru yapılmadığını ve davanın usulden reddi yerine işin esasının incelenmesinin usulsüz olduğunu, müvekkili şirketin sigortasız araç sürücüsünün %25 kusuruna göre tazminattan sorumlu kılınması gerekirken, tüm zarardan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü Değerlendirilmesi ve Özürlülere Verilecek Raporlar Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmiş bir rapor olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olmasına rağmen hüküm altına alınmasının isabetsiz olduğunu, yine davacının 62 yaşında olup, fiilen çalıştığı ispat edilemediği ve bu yolda bir tespit bulunmamasına rağmen, bu zarar kalemine hükmedilmesinin usulsüz olduğunu, SGK'dan rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmadan karar verildiğini, KTK'nun değişik 98.maddesi ve yeni Genel Şartlar hükümleri uyarınca tedavi ve bağlantılı giderlerin teminat dışı olduğunu, SGK'nın sorumluluğunda bulunmasına rağmen anılan zararın kalemine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ulaşım giderlerinden müvekkili kurumun sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, motorla yolculuğu sırasında koruyucu kask, koruyucu elbise dizlik kullanmadığı kaza tutanağı ile sabit olan davacı yararına hükmedilen tazminatlardan katışık kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılması ile istekleri gibi hüküm kurulmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazası nedenli ve kazaya karışan araçların zorunlu mali mesuliyet sigortası olmaması nedeniyle ..... ile sürücüye açılan maddi tazminat ile işleten/ sürücü aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353 ve 355'inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu taktirine, dava açılmadan önce davalıya başvuru yapılmış olmasına, 6098 sayılı TBK’nın 61.nci maddesi uyarınca davalı ... zarardan müteselsilen sorumlu olmasına göre her bir davalının zararın tümünden kusur nispeti gözetilmeksizin mesul tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, maluliyet raporunun usule uygun olup davalının bu hususta gerekçeli istinafının olmayışına, zabıtaca ifadesi alınan davacının ressamlık yaptığını beyan edip emekli maaşının da bulunmamasına göre mahkemece geçici iş verememezlik tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine, SGK ‘nın sorumluluğu dışında kalan tedavi ile bağlantılı ulaşım giderlerinin hüküm altına alınmasının doğru olmasına,davacının yaralanma bölgesine göre kask takmamasına zarara bir etkisi bulunmamakla hesap edilen tazminattan 6098 Sayılı TBK’nun 52.nci maddesi uyarınca katışık kusur indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalı Güvence Hesabına istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
Davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE; alınması gereken 7.461,50 TL harçtan peşin yatan 1.919,40 TL’nin mahsubu ile bakiye 5.542,10 TL istinaf ilam harcının davalı ....ndan alınarak Hazineye irat kaydına, başvuru giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansların ilgililerine iadesine; avans iadesi, tebligat, kesinleştirme ve benzeri işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, dair 10/04/2023 gününde, oy birliğiyle ve HMK'nın 362/1-a madde ve fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildi.
......