T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/11/2021
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ: 26/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 26/02/2024
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacılar vekili; 24.07.2016 günü meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacıların müşterek çocuğu ... ın vefat ettiği olayda davalı tarafa sigortalı dava dışı araç sürücüsü ... in asli kusurlu olduğu, müvekkilerinin çocuklarının ölümü nedeniyle onun desteğinden yoksun kaldığını, sigorta tarafından 09.11.2018 günü yapılan başvuru üzerine bir miktar destekten yoksunluk tazminatı ödendiğini, ancak zararı karşılamadığını, Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada aktüre raporu alındığını, ödenen miktarların düşümü ile bakiye zarara hükmolunduğunu, söz konusu dosyada davalı sürücü ... den alacağın tahsil edilemediğini, sigortaya yapılan başvuru üzerine ise davalı şirketin uzlaşmaya varmadığını ileri sürerek tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bakiye zararın davalı sigorta şirketinden tahsilini fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak üzere davacı anne için 40.714,09 TL, davacı baba için 54.013,09 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında bilirkişi raporu doğrultusunda 14.09.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebinin davacı .... yönüyle 70.677,37 TL, davacı .... yönüyle 63.340,21 TL yükseltilmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili; davanın zaman aşımına uğradığını, davacı tarafa başvuru üzerine 10.12.2018 tarihinde ödeme yapılarak zararın karşılandığını, davacılar murisinin ehliyetsiz ve kasksız araç kullanması nedeniyle müterafik kusurlu sayılacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile davacı .... için 63.340,21 TL, davacı .... yönüyle 70.677,37 TL hükmetmiştir.
Davalı vekili istinafında; istemin zaman aşımından dolayı reddi gerektiğini, 2918 sayılı Kanunun 111. maddesindeki 2 yıllık sürenin geçirildiğini, ayrıca ödeme nedeniyle davanın esastan reddi gerektiğini, ödeme güncellendiğinde zararın o tarihte giderilmiş olduğunu, hesap bilirkişisi raporunun yeni genel şartlara uygun hazırlanmadığı, teknik faiz iskontosu yapılmadan hesaplama yapıldığını, desteğin kaza sırasında ehliyetsiz ve kasksız olduğu için %25 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle sigorta şirketine karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. Ve 355. Maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
2918 sayılı KTK'nın 111. maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü süre ibraname tarihinden itibaren geçerli olup, davalı vekilince sunulan 03.12.2018 tarihli ibra-mutabakat-temlik tazminat makbuzu başlıklı belge ibraname hükmünde olup, davanın açıldığı tarih olan 18.11.2020 tarihi itibariyle yasada düzenlenen hak düşürücü süre geçmediğinden davanın süresi içinde açılmış olduğu gibi zaman aşımı yönüyle taksirle ölüme sebebiyet verme suçu için TCK'nın 66. maddesinde öngörülen 15 yıllık ceza zaman aşımı süresi olayda uygulanacağından, davanın açıldığı ve ıslah tarihi itibariyle ceza zaman aşımının henüz dolmadığı, ceza dosyası içerisinde bulunan 25.07.2016 tarihli otopsi tutanağına göre ölümün genel beden tramvasına bağlı kafa içi değişimleri, iç organ rüptüründen gelişen iç kanama ve prömotoraks sonucu olduğu, boyun omur kırığı bulunduğu anlaşılmakla ölüm sebebine göre desteğin kasksız olup olmamasının sonuca etkili olmadığı, kaldı ki kaza tespit tutanağına göre kask olup olmadığının belirlenemediği, kazada sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün ağır kusurlu olduğu, kazanın ehliyetsizlikten meydana gelmediği, dava dışı araç sürücüsünün dur levhasına rağmen ilk geçiş hakkını desteğin kullandığı araca vermediği, yine tazminat hesabının Yargıtayın yerleşik uygulamalarına uygun olarak prograsif rant yöntemine göre usulünce yapıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 9.154,74 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 2.889,00+2.2290 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.975,74 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince yazılmasına, artan gider avansı var ise iadesine, yapılan masrafların istinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına,
Dair, 26/02/2024 gününde, oy birliğiyle ve HMK'nın 362/1-a madde ve fıkrası uyarınca KESİN olarak karar verildi.
...