T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/12/2020
DAVANIN KONUSU: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 05/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 05/04/2024
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/08/2015 tarihinde sürücü .... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet aracı ile bölünmüş yolda .... caddesinde, .... şehir merkezi istikametine seyir halindeyken .... kavşağına geldiğinde kendi beyanından ve kamera kayıtlarından anlaşıldığı üzere sol taraftaki kavşağa kontrolsüz bir şekilde girmiş bulunan kendi aracının sağ teker kısımlarıyla sürücüsünün davacının sevk ve idaresinde ... plakalı ... Caddesi ... istikametinde seyir halinde bulunan otomobilin sol ön kısmıyla çarpışıp daha sonra kontrolden çıkan otomobilin yolun sağında bulunan ikametin bahçe duvarına aracın tüm ön bölgesini çarpması sonucu çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketince sigortalandığını, kazayla ilgili olarak ... C.Başsavcılığı'nca soruşturma yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili mahkemeye vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; husumet, zamanaşımı, görev ve yetki itirazında bulunmuş, 07/08/2015 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde ... numaralı 02/02/2015-02/02/2016 vadeli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, işbu poliçedeki sürekli sakatlık tazminatı teminat limitinin 290.000,00 TL olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle; "Tüm dosya kapsamı ve ilgili yasa hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; davalı sigorta şirketince sigortalanan, dava dışı ... sevk ve idaresindeki .... plakalı kamyonet ile davacının sevk ve idaresindeki .... plakalı otomobil arasında meydana gelen trafik kazasında, hükme esas alınan 15/11/2018 tarihli rapora göre, kazanın oluşumunda dava dışı sürücü ... %90 oranında, davacının %10 oranında kusurlu olduğu ve davacının bu kaza sebebi ile PAÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan .... havale tarihli adli tıp raporuna göre %28,02 oranında sürekli iş göremez olacak şekilde yaralandığı, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği belirtilmiş, bu yaralanması sebebiyle, kusur oranları, davacının maluliyet oranı ve iyileşme süresi, davacının aylık kazanç durumu ve PMF 1931 tablosuna göre yapılan tazminat hesabında 20/07/2020 havale tarihli hüküm kurmaya elverişli bilirkişi ek raporunda davacının geçici iş göremezlik zararının 7.100,72 TL olarak, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık/maluliyet) tazminatının 140.817,16 TL olarak hesaplandığı tespit edilmiş ise de; talep aşılamayacağından davacının ıslah talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, dava dilekçesi ile dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğu ve dava tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü kabul edileceğinden, ıslah miktarına göre ve dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilerek "Davanın kabulü ile, 3.601,94 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 103.600,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
Davalı vekili, ATK tarafından davalıya yüklenen kusur oranının çok fazla olduğunu, davacı tarafın emekli olup, fiilen çalışmadığını, bu sebeple dava konusu trafik kazası sebebiyle herhangi bir kazanç kaybına uğramadığını, emekli maaşı üzerinden hesaplama yapılmış olması hatalı olduğunu, pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olduğunu, ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif devre zararının hesaplanması sırasında dikkate alınamayacağını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353 ve 355'inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dışı sürücü .... Acıpayam Asliye Ceza mahkemesince asli kusurlu kabul edilip taksirle yaralamadan 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı eldeki dosyada ATK tarafından da dava dışı sürücü ... % 90 kusur verilmesinde olayın oluşuna göre bir usulsüzlük bulunmadığı, öte yandan davacının kazada %28 oranında malul olduğu ve 2019 yılında emekli olduğunun anlaşıldığı davacının bu maluliyeti nedeniyle ekonomik geleceğinin sarsılmasından dolayı kazanç talep edebileceği ve 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Davalıdan peşin alınan 1.830,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.492,25 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Yapılan istinaf başvuru giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, kullanılmayan avansın iadesi, kararın kesinleştirilmesi vs. gibi işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme ve müzakere sonucunda miktar itibarıyla 05/04/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.