T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:05/12/2024
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ:27/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:27/03/2025
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı yaya geçidinden yaya olarak geçtiği sırada davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacıya çarptığını, kazanın gerçekleşmesinde davacının sorumlu olduğunu, kaza nedeniyle davacıda kalıca maluliyet oluştuğunu, uzun süre yatakta tedavi gördüğünü ve evden çıkamadığını, maddi zararların tazmini için davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, geçici iş göremezlik nedeniyle 300,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden olay tarihinden, diğer davalı yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalıcı iş göremezlik nedeniyle 500,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden olay tarihinden diğer davalı yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin davalılar adına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin mahkemeye sunmuş olduğu 03/03/2021 havale tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde 500,00 TL olarak talep ettiği maluliyet tazminatı alacağının 17.604,91 TL artırılarak 17.904,91 TL olarak faiziyle birlikte, 300,00 TL olarak talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatı alacağının 10.154,28 TL artırılarak 10.454,28 TL olarak faiziyle birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Başvuru konusu zararlara ilişkin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, kazaya sebebiyet veren olayın kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının kalıcı sakatlığının tespiti için trafik sigortası genel şartları gereği özürlülük oranının dikkate alınması ve yönetmeliğe uygun olarak tanzim edilmesinin gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, poliçe teminatının dışında kaldığını, manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, davacının küçük olduğunu bu durumda küçüklerin gelir elde etme durumu olmadığından geçici iş göremezlik tazminatından da bahsedilemeyeceğini, davacının şirket nezdinde yaptığı başvuru eksik evrak sebebiyle geçerli bir başvuru olmadığından müvekkil şirketin temerrüde düşme durumu olmadığını, aleyhe açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kullandığı ... plakalı araç ile 27/08/2018 tarihinde kaza meydana geldiğini, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, kaza sonucunda müvekkilinin davacı ile ilgilendiğini, aracın sigortasının ve kaskosunun bulunduğunu, manevi tazminat yönünden kasko poliçesi ile sigorta şirketinin mesul olduğunu, davacının yaralanmadığını hastaneden hemen çıktığını, davacının 1932 doğumlu olup kazada 86 yaşında olduğunu, davacını yaşı ve sağlığı dikkate alındığında iş gücünden mahrum kaldığı iddiasının inandırıcı olmadığı, gelir ve desteğinin olmadığını, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri de dahil olmak üzere tüm giderlerden sorumluluğun sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle; "mahkememizin ... esas ... karar sayılı kararı ile yargılamanın yapılarak davanın kabulüne dair karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair karar verilmesi üzerine dosyanın mahkememize gelerek yukarıdaki esasına kaydı yapılmak suretiyle yargılamaya devam olunmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 120.maddesinde "Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir." hükmü bulunmaktadır.
Aynı Kanunun 114.maddesinde dava şartalrı düzenlenmiş olup bu maddenin (g) fıkrasında "davacının yatırması gereken avansı yatırılmış olması" dava şartı olarak belirlenmiştir.
Yine aynı Kanunun 115/2.maddesinde ise"Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmü bulunmaktadır.
Aynı Kanunun 448.maddesinde "bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır." düzenlemesi mevcuttur.
Tüm bu hususlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacı tarafa eksik gider avansını yatırması için kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair "davanın 6100 sayılı 114/1-g ve 115/2 maddeleri kapsamında dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine," karar verilmiştir.
Davacı vekili özetle, gönderilen muhtırada avansın ne için kullanılacağının yazılmadığı gibi yasaya göre iki haftalık süre verilmesi gerekirken bir hafta verildiğini, istinaf aşamasına kadar avans eksiği bulunmadığını kararın ek rapor alınması için kaldırıldığını tebliğ masraflarının istinaf eden davalıdan alınması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dava haksız fiil nedeniyle maddi- manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince; İstinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.
Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, 6100 sayılı Kanun'un 344 üncü (mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 434 üncü maddesinin üçüncü fıkrası) üncü maddesi çerçevesinde hakim kararı ile eksik harç ve giderlerin tamamlanması istemiyle ayrıca, bir muhtıra düzenlenmeli ve bu muhtırada, yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; buna yönelik olarak da ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır. Mahkeme kararının Dairemizce ek rapor alınması için kaldırıldığı, mahkemece çıkarılan muhtırada ise tebligat, vs, giderleri için 700 TL gider avansı yatırılmasının istenildiği anlaşıldığından muhtıra usulüne uygun değildir. Diğer yandan karar davacı tarafından istinaf da edilmemiştir. Bu hususlar dikkate alınarak muhtıra çıkartılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, kararın 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-Davacının peşin yatırdığı istinaf karar harcının isteği halinde iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek hükümde dikkate alınmasına,
5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 27/03/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.
...