T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:11/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:15/04/2026
DAVANIN KONUSU:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ:11/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:11/06/2026
Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalı şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın 12/11/2023 günü davacının maliki olduğu ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı şirkete ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, davacıya ait araçta kaza sonucunda 130.000,00-TL'nin üzerinde hasar oluştuğunu, davacıya ait aracın hasar kayıtlı hale geldiğini, büyük oranda değer kaybına uğradığını, davacıya ait aracın kaza sonucunda kaza tarihinden, aracın hasar dosyasının açılıp eksperin aracı inceleyip parça siparişinin yapılıp, aracın tamir onarım gördüğü ve davacıya teslim edildiği tarihe kadar sürede serviste kaldığını, bu nedenle araç mahrumiyet bedeli istemleri bulunduğunu, davalı sigorta şirketine değer kaybı için başvuru yapıldığını beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davanın kabulü ile tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak davacıya ait araçta 12/11/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle oluşan 100,00 TL bakiye hasar bedelinin ve 100,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının 12/11/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle aracından, aracın kullanımından ve sağladığı yarardan mahrum kalmış olması nedeniyle 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte yalnızca ... Ticaret ve Sanayi AŞ' den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalısının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlardan araç başına azami 120.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, uyuşmazlık öncesinde müvekkili şirketçe davacının kasko şirketi ... Sigorta A.Ş. hesabına 19/01/2024 tarihinde 102.731,99 TL tutarında araç hasarı tazminatı ödemesi ve 15/01/2024 tarihinde 17.268,01 TL tutarında değer kaybı ödemesi gerçekleştirildiğini, başvuru öncesinde yapılan ödemeyle müvekkili şirketin teminat limitinin tamamen tüketildiğini, bakiye teminat limiti bulunmadığından davanın müvekkili şirket nezdinde husumet yokluğundan reddine yönelik hüküm tesis edilmesini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin KDV'den sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla müvekkili şirketçe teminat limitinin tamamı kadar ödeme yapılmış olduğundan husumet yokluğundan davanın müvekkili şirket yönünden reddine yönelik hüküm kurulmasını, müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru gerçekleştirilmemesi nedeniyle işbu hususun tamamlanamaz dava şartı olması nedeniyle başvurunun reddine yönelik hüküm kurulmasını, müvekkili şirketçe başvuru öncesinde araç hasar tazminatı yönünden ödeme yapılarak başvuranın bu husustaki tüm zararının giderilmiş olması nedeniyle aksini ispatlar hiçbir delilin dosyada mevcut olmaması nedeniyle başvurunun reddine yönelik hüküm tesis edilmesini, aksi takdirde ZMSS Genel Şartlar uyarınca hesaplama yapılmasını, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin dikkate alınmasını, Yargıtay içtihatları doğrultusunda üç kişilik bilirkişi heyetine dosyanın atanmasını talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle dava dilekçesinde aracın ticari araç olup olmadığının anlaşılamadığını, dolayısı ile görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, görev yönünden itiraz ettiklerini, müvekkilinin MERNİS adresinin de şirket merkezinin de İstanbul olduğunu, olayın meydana geldiği yerin de İstanbul olduğunu, usul ekonomisi gereği davanın İstanbul' da görülmesi gerektiğini, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkiline ait aracın hem trafik hem kasko sigortası bulunduğunu, bu dava konusu bedelin bir talep ile sigorta şirketlerinden tahsil edilebiliyorken direk dava açılmasının usule ve etiğe aykırı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak görülebilmesinin mümkün olmadığını, çünkü davacının zararının açıkça tespit edilebilir durumda olduğunu, davaya konu aracın müvekkili tarafından dava dışı ...' a kiralandığını, müvekkili şirketin araç kiralama firması olduğunu beyanla öncelikle dava değeri belirlenerek eksik harç tamamlatılıncaya kadar yargılamanın durdurulmasına, davanın ... Sigorta A.Ş. Ve dava dışı ...' a ihbarına, haksız, mesnetsiz ve usule aykırı açılmış iyi niyetten uzak huzurdaki davanın itiraz ve savunmaları uyarınca öncelikle görev ve yetki yönünden, görev ve yetki yönünden itirazları vaki görülmezse aracın kirada olduğu dikkate alınarak müvekkili şirket açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince özetle davanın kabulüne, 32.731,99 TL değer kaybı tazminatının ve 459,84 TL hasar tazminatının kaza tarihi olan 12/11/2023 tarihinden davalı sigorta şirketi yönünden ise 08/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; 10.000,00 TL ikame araç bedeli tazminatının kaza tarihi olan 12/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Tic. ve San. A.Ş.’den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı işleten vekili tarafından özetle asliye ticaret mahkemesinin görevli olmadığı, davanın yetkili mahkemede açılmadığı, aracın kiralanması nedeniyle işleten sıfatlarının kalmadığı ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur.
Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının iddiasına, davalının savunmasına, tarafların dayandıkları bilgi ve belgelere, davalılar arasında ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin bulunmasına, ZMMS poliçesinin TTK'de düzenlenmesine, ticari dava bulunduğundan asliye ticaret mahkemesinin görevli olmasına, haksız fiilden doğan davalarda davacının yerleşim yerindeki mahkemenin de yetkili olmasına (HMK Md. 16), aracın uzun süreli kiralanmaması nedeniyle istinaf edenin işletenlik sıfatının devam etmesine (2918 sayılı Kanun Md. 3 ve 85), usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK’nin 355. maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurusunun yerinde olmadığının anlaşılmasına göre HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle
1- HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine,
2- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken harçtan, peşin harcın mahsubu ile eksik 2.212,82 TL istinaf karar harcının başvurandan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,
3- İstinaf yoluna başvuru için yapılan masrafların istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,
4- Yatırılan istinaf gider avansının kullanılmayan kısmının istinaf yoluna başvurana iadesine,
HMK’nin 361/1. ve 365/1 maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Dairemize yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile 11/06/2026 tarihinde karar verildi.
...