T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:18/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:20/01/2022
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ:18/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:18/09/2025
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde istinaf yolu ile tetkikinin istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup dava dosyası için düzenlenen inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle davacının olay yerindeki iş yerinde çalıştığı, 08/11/2013 tarihinde davacının öğle vaktinde dinlenmek amacıyla iş yerinden dışarı çıkıp iş yeri merdivenlerine oturduğu; bu sırada aynı iş yerinde çalışan davalı sürücünün, davalı iş yerine ait aracı çalıştırıp hareket ettirdiği ve merdivende oturmakta iken kendisine çarptığı, çarpmanın etkisiyle davacının ayağında kırık oluştuğu, aracın davalı sigorta şirketine sigorta ettirildiği, davacının kusurunun bulunmadığı, davalı sürücünün kusurlu olduğu, davacının yaralanan ayağı için tedavi gördüğü ancak sağlığına tam olarak kavuşamadığı, maluliyet oluştuğu, olay nedeniyle davacı bedensel zarar gördüğü gibi manen de zarar gördüğü ileri sürülerek fazla ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL geçici iş göremezlik, 50.000 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatı ile 20.000 TL manevi tazminatın 08/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 21/12/2021 tarihli dilekçesiyle sürekli iş göremezlik maddi tazminat miktarını 6.272,77 TL arttırdığı anlaşılmıştır.
Davalı ... … Şirketi vekili tarafından özetle davalı sürücünün kusurunun bulunmadığı, kazadan sonra davacı ile ilgilenildiği, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğinin ileri sürüldüğü anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili tarafından özetle zamanaşımı, husumet, görev ve yetkiye yönelik itirazlarının bulunduğu, olayda kusurlarının bulunmadığı, davacıda önceden menüsküs ve şeker hastalığının bulunduğu, davacının sağlığına kavuştuğu, davacının sağlık durumu ile ilgili abartılı anlatımda bulunduğu, davacıya 4.000 TL ödendiği, maddi ve manevi zararların karşılandığı, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğu ileri sürülerek davanın reddinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından özetle davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince özetle sürücü belgesiz sürücü davacı ...'in sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine sigortalı ... plaka sayılı aracı ... isimli iş yeri ön kısmında park halinde bulunduğu noktadan iş yeri girişindeki merdivenlerinin bulunduğu nokta istikametine öne doğru manevra yaptığı esnada aracının ön kısımları ile üç basamaklı merdivenin en alt basamağında oturmakta olan yaya davacı ...'ın sol ayak ve diz kısımlarına çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği ve davacının yaralandığı, oluş ve kanaate göre davalı sigorta şirketine sigortalı aracın davalı sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Dairesinin 25/08/2021 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında düzenlenen maluliyet raporuna göre davacının geçirdiği trafik kazası sonucu maluliyet kaybının %5,1 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, 29/09/2021 tarihli rapor ile aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde geçici iş göremezlik zararının 3.314,63 TL, kalıcı iş göremezlik zararının 56.272,77 TL olarak hesaplandığı bu haliyle kalıcı işgücü kaybı zararının oluştuğu anlaşılmakla tarafların kusur oranı, bedel artırım dilekçesi ve tazminat bedeli dikkate alınarak kalıcı maluliyet zararına ilişkin tazminat talebi yönünden davanın kabulüne dair karar vermek gerektiği; her ne kadar 29/09/2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının geçici iş göremezlik zararının 3,314,63 TL olduğu yönünde hesaplama yapılmış ise de raporun dosya arasına alınmasından sonra dosya kapsamına kazandırılan 18/11/2021 tarihli Pamukkale Sosyal Güvenlik Merkezi müzekkere cevabına göre 08/11/2013-01/05/2014 tarihleri arasında davacıya 3.893,93 TL rücuya tabi geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı; bu haliyle davacının geçici iş göremezlik zararının kalmadığı anlaşılmakla geçici iş göremezlik zararı tazminine ilişkin talebin reddine dair karar vermek gerektiği; davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin dava tarihi olan 08/02/2016 tarihi olduğu; diğer davalılar yönünden temerrüt tarihinin olay tarihi olan 08/11/2013 tarihi olarak kabul edildiği, yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği; manevi tazminat yönünden olay tarihi, ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, davacının maluliyet durumu ve tarafların kusur oranları dikkate alınarak meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacı için 20.000,00 TL manevi tazminatın verilmesinin uygun olacağı hususunda tam bir vicdani kanaat ve takdir oluştuğundan manevi tazminat talebinin kabulüne dair karar vermek gerektiği şeklindeki gerekçeyle davanın kısmen kabulü ile geçici iş göremezlik maddi tazminat talebinin reddine; 56.272,22 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatın davalılar ... ve ... Hayvancılık Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi yönünden olay tarihi olan 08/11/2013 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden temerrüt tarihi olan 08/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (... Sigorta A.Ş. sigorta teminat limitleri ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla); 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Hayvancılık Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nden olay tarihi olan 08/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı ... … Şirketi vekili tarafından özetle davacı ile sürücü davalının kusuru bulunduğu, araç sahibi olan istinaf edenin bir kusurunun bulunmadığı, sürücü davalının habersizce istinaf edene ait aracı alıp kullandığı, davacının, davalı sürücüden şikayetçi olmaması nedeniyle davalı sürücü hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, keşif yapılmadan kusur tespiti yapıldığı, maluliyet oranının yerinde olmadığı, adli tıp raporları arasındaki maluliyet oranındaki çelişkilerin giderilmediği, davacının tedavisine devam etmemesinden kaynaklı arazdan istinaf edenin sorumlu olamayacağı, ıslah dilekçesi sunulmasından sonra zamanaşımı savunmasında bulundukları ancak dikkate alınmadığı, manevi tazminat miktarının yüksek belirlendiği, sigorta şirketinin unvanının gerekçeli karar başlığında hatalı gösterildiği ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından özetle gerekçeli karar başlığında istinaf edenin unvanın “... Sigorta AŞ (...Sigorta AŞ) olarak yazıldığı, zamanaşımı süresinin dolduğu, davalı sürücünün kusursuz, davacının tam kusurlu olduğu; bu haliyle bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı, keşif yapılmadığı, kusur oranının tespiti için ATK trafik ihtisas dairesinden rapor alınması gerektiği, kusur tespiti yerinde olmadığı gibi hükmedilen tazminat miktarının da yerinde olmadığı, tazminat miktarının fazla olduğu ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili tarafından özetle zamanaşımı, husumet, görev ve yetkiye yönelik itirazlarının yerinde görülmediği, zamanaşımı süresinin dolduğu, süresinde ıslah yapılmadığı, istinaf edenin kusurunun bulunmadığı, kusur tespiti için keşif yapılmadığı, kusur tespiti için ATK’den rapor alınmadığı, iş görmezlik oranı için ATK’den rapor alınmadığı, meydana gelen yaralanmanın doğurduğu sonuçların artmasında kişide önceden bulunan hastalıkların neden olduğu kabul edilerek, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davacıya 4.000 TL ödendiği halde 2.500 TL indirim yapıldığı, geçici iş göremezlik tazminatı için fazladan ödeme yapıldığı, fazla yapılan 4.177,29 TL’nin sürekli iş göremezlik tazminatından indirilmesi gerektiği, geçici iş göremezlik süresinde SGK ve ATK’nin farklı süreler tespit ettiği, dokuz ay yerine altı ay geçici iş göremezlik hali bulunduğu kabul edildiği takdirde maddi tazminat miktarının düşeceği, muhtemel 30 yıllık yaşam süresinin kaza tarihine eklenmesi gerekirken hesap tarihine eklendiği, müterafik kusur indirimi yapılmadığı, manevi tazminat miktarının yüksek belirlendiği ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemenin görevli olması, dava şartlarındandır (HMK Md. 114/1-c).
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir (HMK Md. 115/2).
Mahkemenin görevli olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması ortadan kaldırma nedeni olarak düzenlenmiştir (HMK Md. 353/1-a-3).
7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesine göre iş mahkemeleri 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemi adamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ikinci kısmının altıncı bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına; idari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara; diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara ilişkin dava ve işlere bakar.
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesine göre avlu gibi eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür.
Davalı ...'in, davalı işveren şirkete ait ... plakalı aracın bulunduğu yeri değiştirmek amacıyla aracı hareket ettirip aynı iş yerinde çalışan ve dinlenmek amacıyla merdivende oturmakta olan davacıya 08/11/2013 tarihinde çarpması nedeniyle davacının yaralanmasına neden olduğu olayda, davalı işverene ait aracın davalı işçi tarafından kullanıldığı sırada ve iş yeri eklentisinde davacı işçiye çarpmasıyla gerçekleşen ve davalılar arasında işveren ve işçinin de gösterildiği işbu davada uyuşmazlığın işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklandığı kabul edilmelidir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince davanın görev yönünden reddine ve dosyanın yetkili ve görevli Denizli İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nin 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın esasının incelenmeksizin mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçe ile
1-İstinaf başvurularının kabulü ile HMK'nin 353/1-a-3 maddesi uyarınca başvurunun esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
2- Başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvuranlara iade edilmesine,
HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
...