T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:16/12/2021
DAVA:Maddi tazminat
KARAR TARİHİ:10/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:10/07/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/12/2019 tarihinde meydana gelen kazada davalının sigortalısı ... plakalı aracın kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak hasar bedeli, değer kaybı, ekspertiz ücreti ve ihtarname ücretinden oluşan toplam 26.355,26 TL'nin davalıdan tahsiline kakar verilmesini istemiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanununun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğunun poliçe limiti (39.000,00 TL) ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde sorumlu olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
İDM KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; "kaza tespit tutanağı, gerek mahkememizce yapılan keşif sonrası aldırılan bilirkişi raporu, gerekse ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu nazara alındığında meydana gelen kazada sürücü ...' in tam kusurlu olduğu, keşif mahallinde tanık olarak dinlenen kişinin tarafsız 3. Kişi sıfatının bulunmadığı, kendi kusuru ile ilgili davada tanıklık beyanına itibar edilemeyeceği nazara alınarak bu tanığın beyanlarına hükme esas alınmaksızın, dava dışı ...' in davacının eşi olduğu, bu nedenle davacının zarar gören 3. Kişi konumunda olmadığı kanaatine varılmakla, davasını ispat edemediği kanaatine varılmış, anlatılanlara göre sübut bulmayan davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın hasarlanmasına sebebiyet veren ve tam kusurlu olan tarafın ... plakalı araç sürücüsü ... olduğunu, bilirkişi raporlarında kusur değerlendirmesi yapılırken kaza sonrasındaki araçların hasar durumuna ve hayatın olağan akışına göre değerlendirme yapılmadığını, bilirkişilerin dosyadaki ekspertiz raporlarını göz ardı ederek hatalı ve eksik değerlendirme yaptıklarını, ... plakalı aracın davalının sigortalısı ... plakalı araca arkadan çarpması ve bu aracın çarpmanın etkisi ile davacıya ait ... plakalı araca çarpması üzerine müvekkiline ait araçta bu denli ciddi bir hasarın meydana gelmesinin fizik kuralarına aykırı olduğunu, ... tarihli bilirkişi heyet raporu ile ATK trafik ihtisas dairesinin ... tarihli raporunda araçlardaki hasar durumları incelenmeden araç sürücülerinin kusur oranlarının tespit edildiğini, keşif mahallinde dinlenen ... isimli tanığın beyanlarının hükme esas alınmamasının da yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
G E R E K Ç E
Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Somut olayda, 16/12/2019 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki davalının sigortalısı ... plakalı otomobil ile ... mahallesinde bulunan ... şeritli ... karayolunda ... Bulvarını takiben orta şerit üzerinde ... Mahallesi istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalli olan Karayoları Bölge Müdürlüğü ününe geldiğinde önündeki trafik akışının durması üzerine idaresindeki otomobili ile yavaşladığı esnada idaresindeki otomobilinin arka kısımlarına gerisinden aynı istikamete doğru seyir halinde olan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısmı ile çarpması sonucu ... plakalı otomobilin çarpmanın etkisi ile ötelenerek önünde trafik nedeniyle durmakta olan davacı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarptığı, ... plakalı otomobilinde ötelenerek önündeki dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile çarptığı bu çarpmanın etkisi ile bu aracında ötelenerek önündeki ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile arkadan çarpmak suretiyle maddi hasarlı zincirleme trafik kazası meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece; kazaya ilişkin araç sürücülerinin kusur oranlarının belirlenmesi yönünde rapor aldırılmıştır. Yerel bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ... tarihli rapor ile ATK trafik ihtisas dairesinin ... tarihli raporu birbirini teyit etmekte olup, meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu diğer (davalı şirketi sigortalısı da dahil) araç sürücülerinin ise kusursuz oldukları tespit edilmiştir.
Kazanın oluşumuna dair ... plakalı araç sürücüsünün tanık sıfatıyla beyanı alınmış ise de; bilirkişi raporlarında sabit olduğu üzere bu tanığın davalı sigorta şirketinin sigortaladığı araca arkadan çarpan ilk araç olduğu, ayrıca tanığın davacının eşi olduğu hususu dikkate alındığında bu tanığın beyanın hükme esas alınmamasına dair yerel mahkemenin gerekçesi yerindedir.
Bu duruma göre; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların kusur durumlarına, kaza anında davalı şirketin sigortaladığı araca dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki başka bir aracın arkadan çarpması nedeniyle davalı şirketin sigortalısı aracın ötelenerek davacının aracına, davacının aracının da ötelenerek dava dışı önündeki diğer araca çarpmak suretiyle ötelenen araçların arkadan birbirlerine çarpması sonucu zincirleme trafik kazası meydana geldiği, kusur durumunun olaya uygun olduğu, davalı şirketin sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun olmadığı hususları dikkate alınarak mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine göre; yerel mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına,
4-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-HMK'nun 359/4 maddesi gereğince temyizi kabil kararın dairemiz yazı işleri müdürlüğünce resen tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 10/07/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 361/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
...