T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/04/2022
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 22/05/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı dava dilekçesinde özetle; 23/10/2021 tarihinde Antalya Alanya karayolunda Ilıca kavşağında kırmızı ışıkta beklerken davalı...'ın sevk ve idaresinde olan...plakalı araçla durmayıp kendi arabasının arka tarafına çarptığını, kendisinin kusurunun olmadığını, kendisine çarpan ...plakalı aracın davalı....Şti. adına kayıtlı olduğunu, diğer davalı ...A.Ş.'de ...araçı sigortalayan firma olduğunu, aracının tamir masrafının 15.000 TL olduğunu, davalının zararını ödemeye yanaşmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000 TL maddi tazminatın 23/10/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle: Açılan davayı kabul etmediklerini, yetki itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin Maslak Sarıyer/İstanbul olduğunu, yetkili mahkemelerin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu ve yetkisizlik kararı verilerek gönderilmesi gerektiğini, davacının dava açmadan önce müvekkili şirkete başvuruda bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, davacının eksik evrak ile başvuru yaptığını, uyuşmazlık konusu maddi hasar talebi bakımından müvekkili şirketin davacıdan evrak talep ettiğini, ancak davacı tarafından ilgili evrakların iletilmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacıya ait araçta değer kaybı zararının meydana gelmediğini, davacının araç mahrumiyeti bedelinin talep edildiğini, bu bedelin zorunlu mali sorumluluk sigortasından talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İDM KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; "Davanın ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadan açıldığı anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; Davayı açarken maddi hasardan müteselsilen sorumlu olan araç maliki ... Ltd Şti, araç sürücüsü ...ve karşı aracın sigorta şirketi olan...AŞ aleyhine birlikte dava açtığını, ancak mahkemece davanın tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedildiğini, kendisinin davayı tüm davalılara birlikte yöneltiğini, davalı sigorta şirketi yönünden kendisine arabuluculuk yoluna başvurulması için süre verilmesi gerektiğini, mahkemece verilen kararın yerinde olmadığını, ayrıca dava usulden reddedilmiş olup, harç ve davalı lehine vekalet ücretinden sorumlu olmadığı yönünde karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
G E R E K Ç E
Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Somut olayda, Davacı tarafından davalı sürücü ... ile araç maliki... Şti ve karşı tarafın aracını sigortalayan ... A.Ş aleyhine trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeline ilişkin Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açılmıştır.
Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/11/2021 tarih ve... Esas...Karar sayılı ilamı ile açılan davaya bakma görev ve yetkisinin Alanya Asliye Ticaret Mahkemesine ait olması nedeniyle görevsizlik kararı verildiği, kararın 11/01/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında davalı sigorta şirketi yönünden dosyanın tefrikine ve yeni bir esasa kaydının yapılmasına davalılar ... ve ....... Ltd, Şti yönünden yargılamaya devam olunmasına karar verilmiştir.
Davalı ... AŞ yönünden tefrik edilen dosya Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esasına kaydedilmiş ve yargılamaya bu davalı yönünden devam edilmiştir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/a maddesinde arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olarak kabul edildiği, arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya bir haftalık kesin süre içinde eksikliği tamamlaması için süre verileceği, verilen sürede eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir.
7155 sayılı kanunun 20. Maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. Maddesinden sonra gelmek üzere "dava şartı olarak arabululuculuk " başlıklı 5/a maddesi eklenmiş olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içerir ticari davalar hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Yasanın yürürlük tarihi ise 01/01/2019 dur.
Bu itibarla; davacı tarafından ...A.Ş aleyhine 05/11/2021 tarihinde trafik kazasından kaynaklı tazminat davası açıldığı, ancak davacının dava açmadan önce arabulucuya başvurduğuna dair dava dilekçesine anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağı eklemediği, davacının beyanından anlaşıldığı üzere dava açmadan önce arabulucuya başvurmadığı sabit olup, yerel mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye irad kaydına
4-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 22.05.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...