T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/07/2023
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 15/05/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.05.2022 tarihinde dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili ... nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün alkollü şekilde araç kullanırken davacının seyir halinde olduğu şeride geçmesi yani şerit ihlali yapması sebebiyle meydana geldiğini, bu kazadan kısa bir süre sonra dava dışı sürücü...'ın da yine alkollü olarak kullandığı ... plakalı araç ile davacıya ait kaza halinde duran otomobile çarptığını, kazadan sonra düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına göre davalı sigorta şirketlerine sigortalı olan araç sürücüleri ...ve ...ın kusurlu olduklarını, sürücü...'nin kusursuz olduğunu, Karacasu Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D. İş sayılı dosyasında araç başında keşif yapıldığını, kazaya neden olan ... plakalı aracın davalı ...A.Ş tarafından ... nolu sigorta ile sigortalandığını, ... plakalı aracın davalı ...tarafından ...nolu poliçe ile sigortalandığını, kazada müvekkilinin aracının hasar gördüğünü, hasar bedeli için sigorta şirketlerine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını tüm bu nedenlerle müvekkilinin maliki olduğu...plakalı araca çarpılması suretiyle meydana gelen kaza nedeniyle belirlenecek hasar bedelinin dava tarihinden işleyecek avans faizi yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile davalıda alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ...A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, aracın taraflarını gösterilmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibari ile benzer hasardaki onarım uygulamasına göre eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamında parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, davayı kabul etmediklerini reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, sigortalı araç sürücvüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığından reddine, kusur ve hasara yönelik itirazlarının kabulü ile kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından reddine, fahiş tamirat bedeli taleplerinin reddine, teminat dışı olan kazanç kaybı araç ikame bedeli ve sair taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Davanın kabulü ile,35.000,00 TL maddi tazminatın (her bir davalı için kaza tarihindeki poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere) her iki davalı için de (taleple bağlı kalınarak) dava tarihi olan 23/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararda iki farklı sigorta şirketinin sorumlu olduğu kusur oranları belirtilmemiş olup hangi sigorta şirketinin hangi kusur oranında ne kadar tutarı ödemesi gerektiği karar içeriğinden anlaşılamadığını, mahkemece kusur oranları bakımından yeterli araştırma yapılmamış olup salt ''müşterek müteselsil'' ödeme yapılması şeklinde karar verimesi usule ve hukuka aykırı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı belli olmadığını, eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu, müvekkili olduğu şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kabul anlamına gelmemekle birlikte sorumluluk hususu değerlendirirken poliçe teminat limiti dikkate alınması gerektiğini, Dava konusu kaza birden fazla aracın karıştığı kaza olduğunu, burada dikkat edilmesi gereken hususun davacının hangi aracın çarpması ve darbesiyle yaralandığının tespiti olduğunu, 05.04.2023 tarihli raporda da görüldüğü üzere, kusur tespiti her bir araç için ayrı olarak tespit edilmiş ancak KTK maddeleri belirtilmiş olup oransal kusur belirtilmediğini, sigortalı araç sürücüsünün her iki kazada da kusurunun olmadığını eğer bir kusur tespiti yapılacaksa yargıtay denetimine elverişli olarak atk tarafından her bir sürücünün kazada etkeninin oransal olarak gösterildiği şekilde yapılması gerektiğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 16.11.2009 gün ... E....sayılı kararına atıfta bulunarak, uzmanlığı bilinmeyen trafik polis memurundan kusur konusunda alınan rapora dayanılarak hüküm kurulmasının doğru olmadığını, dava konusu olayda sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğunu, Sigortalı kendisinden beklenebilecek tüm özen ve yükümlülüklere uygun davrandığını, kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığını, müvekkili olduğu şirketin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı oldğunu yerel mahkemece bu husus göz ardı edildiğini, davacının mevcut bir zararı bulunmadığını., hesaplanan tazminat fahiş ve hatalı olduğunu, dava konusu talep zamanaşımına uğradığını, hesaplanan vekalet ücreti, harç, yargılama giderleri hatalı olup, düzeltilmesini talep ettiklerini, faiz başlangıç tarihi ve faiz türüne itiraz ettiklerini tüm bu hususların değerlendirilerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddini talep etmiştir.
Davalı .... A.Ş.
vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağından kazanın meydana gelmesinde sigortalılarının kusursuz olduğunu yapılan kusur tespitinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan ilgili rapor yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, yapılan kusur tespiti hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından sigortalı aracın hızını azaltmadığına ilişkin belirlemesini dayandırdığı “somut” deliller rapor ekinde sunulmadığı gibi rapor gerekçesinde de somut bir dayanağın olmadığı raporun tahmin üzerine kurulmuş olduğu görüldüğünü, Yargıtay Ceza Genel Kurulu esas: ..., karar:..., tarih: 24.05.2016 ve Yargitay 17. Hukuk Dairesi Esas,..., Karar:..., sayılı kararlarına atıfta bulunarak, kusur durumu dikkate alınarak tazminat belirlenmesi gerektiğini, yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Esas No:..., Karar No: ..., sayılı kararına atıfta bulunarak, müvekkilinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olup tazminata hükmedilirken kusur tenzili yapılması gerekirken bunun yapılmadığını, Müvekkili olduğu sigorta şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, verilen kararda bu hususun dikkate alınmadığı, tüm zarar bakımından müvekkilinin sorumlu tutulduğunu,Türk Borçlar Kanunu 61.maddesine müteselsil sorumluluk düzenlenmiş olup bu maddeye göre; Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağını, Türk Borçlar Kanunu 163.maddesine atıfta bulanarak, zararının tümünü zincirleme sorumlulardan birine karşı açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsine karşı açacağı tek dava ile de isteyebileceğini, davacı tarafından zararın tazmini sadece müvekkili olduğu şirketten veya diğer sigorta şirketinden istenmiş olsaydı müşterek müteselsil sorumluluk gereği karar verilebileceğini, fakat görüleceği üzere her iki zarar verenden de kusurları oranında ayrı ayrı talepte bulunduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
G E R E K Ç E
Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı istemine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Mahkemece kaza nedeniyle tarafların kusur durumlarını gösterir rapor ile davacının aracında meydana gelen hasar miktarının tespitine ilişkin bilirkişi raporlarının alındığı, sunulan bilirkişi raporlarında kusur durumlarında ve aracın hasar değerinin belirlenmesinde bir isabetsizlik olmadığı, aracın tespit edilen hasar bedeli yönünden raporun denetime açık ve elverişli olması sebebi ile aracın hasar bedelinin 35.000,00 TL olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Davalı araç işleteni-maliki olanlar ve sürücü ile zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı TBK'nun 61.maddesi uyarınca tazminattan müteselsilen sorumlu olduklarından aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcuttur. Buna göre, davacı, müteselsil sorumlulardan biri hakkında dava açabileceği gibi hepsi hakkında da dava açabilir. Ancak ne var ki, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından müteselsil sorumlulardan biri hakkında dava açıldıktan sonra diğer sorumlu hakkında dahili dava işlemi uygulanamaz.
Trafik kazası neticesinde bir zarar doğmuşsa, zararın tazmininden trafik kazasının meydana gelmesine kusuruyla sebep olanlar, kusursuz sorumlu olduklarından araç işleteni-maliki olanlar ve sözleşme sorumlusu olan motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı müteselsilen sorumludurlar. Trafik kazası sebebiyle farklı sebeplerden dolayı zarar görene karşı müteselsilen sorumlu olanlar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olup, zarar gören sorumlulardan birisi, birkaçı ya da tamamından zararın tazminini talep edebilir. Zarar görene karşı, zararın tamamını ya da payına düşenden fazlasını ödeyen 6098 sayılı TBK.nun 62/2.maddesi uyarınca diğer sorumlulardan rücuan tazmin edebilir. Ancak zarar gören davacının müteselsil sorumlulara karşı açtığı davada müteselsil sorumluların birbirlerine karşı açacakları davada araştırılacak kusur oranları o davanın konusu olduğundan, buna yönelik oransal kusur raporunun alınması istinaf itirazları yerinde değildir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, dosyada alınan kusur ve hasar bilirkişisi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, davalıların istinaflarında belirttiği itirazlarının tümüyle yerinde olmamasına göre, kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde davalılar ... ve ... A.Ş. vekillerinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar ... Şirketi ve ...A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 2.390,85 TL istinaf karar harcının peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.121,00 TL'nin davalı ...den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 2.390,85 TL istinaf karar harcının peşin alınan 867,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.523,00 TL'nin davalı...Şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
4-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 15/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...