T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:04/07/2022
DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
KARAR TARİHİ:08/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:08/05/2025
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ... 'in sevk ve idaresindeki ... plakalı ... Model ... Marka araç 05/09/2020 tarihinde Denizli İli ... İlçesinde normal hızda kendi şeridinde ve kurallara uygun şekilde seyir halindeyken maliki ve sürücüsü ... olan ... plakalı aracın müvekkilinin aracına tam kusurlu olarak çarpmış ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, oluşan bu kaza sonucunda taraflarca kaza tespit tutanağı tutulmuş olup tutulan bu tutanakta tarafların kazanın yukarıda belirtikleri gibi gerçekleştiğini beyan ve imza ettiğini, karşı tarafın aracının ... Sigorta A.Ş tarafından ... nolu poliçe ile sigortalandığını, ilgili sigorta şirketine 15/01/2021 tarihinde değer kaybı talebi ile başvuruda bulunulmuş olup, başvuruya istinaden sigorta şirketince 22/01/2021 tarihinde 710,00 TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkilinin aracının markası, modeli km'si ve araçtaki ciddi hasar dikkate alındığında yapılan bu ödemenin çok düşük olduğunun ortada olduğunu, bu nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin aracında meydana gelen 50,00 TL bakiye değer kaybının davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacının değer kaybı ödemesi yapıldığını, davacının başkaca hak ve alacağının kalmadığını, müvekkili şirketin yalnızca gerçek zarar ile sorumlu olup kaza tarihinde alınan rapora istinaden ödemeyi yaptığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, her türlü müvekkili şirketin ancak ZMSS genel şartlarında öngörülen şekilde belirlenecek gerçek zarar miktarından sorumlu tutulabileceğini, talebi kabul etmemek üzere müvekkili şirketin temerrüt tarihinden aşağıda belirtilen esaslara uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, bu nedenlerden dolayı usule yönelik itirazlarının karara bağlanmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle; "somut olayda ise dava konusu aracın geçmiş 4 adet hasar kaydı bulunmakta olup, inceleme konusu aracın davaya konu kaza öncesi 05/06/2020 tarihine ait sağ ön kısımlarından 22.000,00 TL hasar oluşması ve 05/01/2017 tarihli, ön kısımlarından 14.192,22 TL toplam 36.192,22 TL hasar kaydının bulunması sebebi ile aracın 05/09/2020 tarihinde davaya konu kazada oluşan sağ ön kısım hasarının söz konusu 2 hasar olayına göre küçük kalması ve aynı yerden 2 kez daha ağır hasarlı olması sebebi ile aracın orijinalliğinin bu kazalar ile daha önce bozulduğu tespit edildiği, bu sebeple 05/09/2020 tarihindeki kaza olayından sonra piyasa değerinde daha fazla düşüklük yaşanmayacağı, buna göre davacıya ait aracın söz konusu kaza öncesinde karıştığı trafik kazaları nedeniyle yine aynı bölgeden hasar gördüğünden değer kaybı oluşmayacağına (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/1807 esas, 2018/3201 karar sayılı ilamı) ilişkin bilirkişi raporu mahkememizce de oluşa uygun bulunmuş olup, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili, bilirkişi raporunda detaylı araştırma yapılmadığını, aynı parçalarda değişim olup olmadığının belirlenmediğini, rapora itiraz ettiklerini itirazlı rapora göre karar verilmeyeceğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, haksız fiil nedeniyle değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere ve fotoğraflara göre davaya konu aracın daha önce de aynı yerden hasarlandığı bilirkişi tarafından önceki hasarın raporda değerlendirildiği, (önceki hasarların aynı parçalara ilişkin ve daha fazla olduğu) aynı yerden meydana gelen ikinci hasarın değer kaybına neden olmayacağı mahkemece verilen kararda usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Davacıdan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Yapılan istinaf başvuru giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, kullanılmayan avansın iadesi, kararın kesinleştirilmesi vs. gibi işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 08/05/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 361/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
...