T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:21/04/2021
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ:20/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:24/03/2025
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/06/2017 tarihinde davalı ...Sigorta AŞ'ye başvuru yapıldığını, bunun akabinde davalı sigorta şirketi tarafından hasar dosyası açıldığını ancak taraflarına her hangi bir dönüş yapılmadığını, dava açmak zorunda kaldıklarını, olay günü 28/08/2016 tarihinde, Korkuteli ilçesi, ... mahallesi, ... sokak üzerinde davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile kontrolsüzce geri geri manevra yaparken davacıya çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve davacının oğlu tarafından devlet hastanesine götürüldüğünü, meydana gelen kaza sonucu Korkuteli Asliye Ceza mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı ...'nin yaralandığını ve 12/07/2017 tarihli duruşmada davalı ... hakkında cezalandırılmasına ilişkin hüküm kurulduğunu, müvekkil meydana gelen bu kaza sonucunda günlerce ... Devlet Hastanesinde fizik tedavi gördüğünü ve yapılan tedavilere rağmen müvekkilinin omuzunda ve kolunda halen hareket kısıtlılığının devam ettiğini, müvekkil yaşlı biri olduğundan ihtiyaçlarını tek başına gidermede zorlandığını, bakıcı yardımı ile hayatını devam ettirdiğini, fizik tedavi sürecinde hastaneye taksi ile gitmek zorunda kaldığını, taksi ücreti ödediğini, müvekkilin maaşında kesinti olduğunu beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 4.000,00 TL maddi, 6.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı ...Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru yapılmadan, doğrudan dava açılması halinde davanın reddine karar verilmesini, bahsi geçen aracın müvekkil sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, sorumluluğun kusur ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının ATK'ya sevkini talep ettiklerini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve davalı ... ltd. şti. temsilcisi 16.10.2019 tarihli celsede davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece;
"1-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile, 15.823,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı Sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına,
2-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile, 4.709,83 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı Sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına,
3-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, 1.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ticaret Ltd. Şti'nden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili, 07.06.2021 tarihli dilekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurmuş, davalı ... sigorta vekili, 22.06.2021 tarihli dilekçesi ile katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili 05.08.2021 tarihli dilekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurudan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Dairemizin 29.09.2021 tarihli geri çevirme kararı üzerine davalı ... Ltd. Şti. vekili, söz konusu dosyada, davalı şirkete ilişkin vekaletnamenin taraflarınca Mahkemeye sunulmuşsa da Mahkeme tarafından taraflarına herhangi bir tebligat yapılmamış, böylelikle bilirkişi raporuna, kusur tespitine ve ıslah dilekçesine ilişkin beyanlarımızın dosya içerisine girmesi engellenmiştir. Tebligat Kanunu m.11 gereğince " Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır." ibaresi açıkça ortadadır. Anılan usul işlemleri hukuka aykırı olarak gerçekleştirildiğinden dolayı dosyaya dahiliyetimiz sağlananamış, müvekkil şirket lehine işlem ve beyanlar bu nedenle hükme esas alınamamıştır. Öncelikli olarak bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmektedir. Devamla ; aktüer bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, maluliyete ilişkin iki rapor arasında çelişki olduğunu, tüm taleplerin reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dava haksız fiil nedeniyle maddi- manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince; İstinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.
Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi ise "vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır" düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda; davalı ... Ltd. Şti vekilinin davada hiç yer almadığı tüm raporların davalı asile tebliğ edildiği davalı vekili tarafından, tebliğe ilişkin bu usulsüzlüğün de istinaf sebebi yapıldığı; Oysa; davalı şirket davada kendisini vekille temsil ettirmekte olup, TK madde 11 gereği vekilin bildirdiği adrese tebliğlerin yapılması gerektiği gözetilmelidir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; vekille temsilin sözkonusu olduğu davada yapılacak tüm tebliğlerin vekile yapılması gereği de gözetilerek, raporların davalı vekiline tebliği sağlanıp eksikliğin bu şekilde giderilmesi ve davalı vekilinin raporlara itirazlarının alınıp değerlendirilmesi ile oluşacak sonuca göre, davalı vekilinin diğer itirazları hakkında değerlendirme yapılması gerekirken, usule aykırı biçimde ve davalı yanın savunma haklarını da kısıtlayacak şekilde yargılamaya devam edilip karar verilmesi doğru olmadığından hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, kararın 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince KALDIRILMASINA, davacı ve davalı sigortanın istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-Davalının peşin yatırdığı istinaf karar harcının isteği halinde iadesine,
4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek hükümde dikkate alınmasına,
5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 20/03/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.
...