T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/01/2026
DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
KARAR TARİHİ:30/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:30/04/2026
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.03.2024 tarihinde, sürücüsü ... sevk ve idaresindeki, ... Poliçe No ile sigorta şirketinde sigortalı bulunan ... şirketine ait ... plakalı şehirler arası yolcu otobüsü sürücüsü ..., direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın ön kısmıyla yol kenarında bulunan bariyerlere çarptığını ve maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının araçta yolcu olarak bulunduğunu ve yaralandığını, belirterek bedel arttırım hakkı saklı kalmak kaydıyla, tedavi giderleri 100,00TL, bakıcı gideri 100,00TL, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı 250,00TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı tazminat 50,00TL, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında yolcu tazminatı olarak da 100,00TL olmak üzere toplam şimdilik 600,00TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt/avans faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi yönünden teminat miktarıyla sınırlı) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, kusur durumunun incelenmesi gerektiğini, davacının emniyet kemerini takmaması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç davalı sigorta şirketi tarafından 27.03.2023/2024 vadeli ... no.lu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, sigorta şirketine usulüne uygun yapılan bir başvuru bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle ‘’ Davamıza gelince; davacı yolcu taşıma sözleşmesi ile bulunduğu otobüsün trafik kazası yapması nedeni ile maddi tazminat istemiyle dava açmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanunun 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hüküm altına alınmış, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/1. maddesi hükmüne göre; aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli kılınmıştır. Söz konusu hüküm ile ticari davalar bakımından görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu benimsenmiştir. Ne var ki bu hükmün uygulanabilmesi kanunda “aksine bir hüküm bulunmaması” koşuluna bağlı tutulmuştur. Davacı ile davalı ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi arasında tüketici işlemi niteliğinde yolcu taşıma sözleşmesi bulunmaktadır. Bu durumda; davacının otobüste yolcu olarak bulunduğu, davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı ve davalılar karşısında davacının tüketici sıfatına sahip olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmesi gerekmiştir. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkemece bakılacağından, bu konuda karar vermek görevli mahkemeye bırakılmıştır. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum edileceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli Alanya Tüketici Mahkemesine gönderilmesine‘’ karar verilmiştir.
Davacı vekili özetle, davanın sadece taşıma şirketine izafe edilmediğini, sigorta şirketine de dava açıldığını, ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna savunmuştur.
Davalı ... Ltd. Şti vekili özetle, müvekkilinin şirket olup dava değerinin miktarına bakılmaksızın ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna savunmuştur.
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı Bölge Adliye Mahkemelerinin kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair kararda 502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 83/2. maddesine göre taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.
Davacının yolcu olarak bulunduğu otobüs/minibüsün trafik kazası yapması sonucu yaralanması nedeniyle davacı yolcu tarafından taşımayı yapan firma ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açılan bedensel zarara ilişkin tazminat davasında, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/l. maddesi uyarınca davacı yolcunun tüketici sayıldığı, davacı yolcu ile davalılardan taşıyıcı firma arasındaki taşıma sözleşmesinin tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu, aynı Kanun'un 73/1. maddesi gereğince tüketici işleminden kaynaklı davalara tüketici mahkemelerince bakıldığı, yine aynı Kanun'un 83/2. maddesinde de diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi 6502 sayılı Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği anlaşılmakla, davacı yolcunun taşımayı yapan firma ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açtığı bedensel zararına ilişkin tazminat davasında görevli mahkeme tüketici mahkemesi olacaktır. Açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın bu yönde giderilmesi gerekmektedir şeklinde belirtildiği üzere mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacı ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacı vekili ile davalı ... Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı ile davalı ... Ltd. Şti'den alınması gereken istinaf karar harcı peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı ile davalı ... Ltd. Şti tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye irat kaydına,
4-Davacı ile davalı ... Ltd. Şti'den tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...